T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/661KARAR NO: 2025/775 KARAR TR : 22/12/2025ÖZET: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, işlemin eski hale getirmeye ilişkin kısmının idari yargı yerinde dava konusu edilmesi karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8. maddesi uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümü gerektiği hk. K A R A R Davacı
: S. D.
Vekili
: Av. R. Y.
Davalı: Şanlıurfa İl Tarım ve Orman MüdürlüğüI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin Şanlıurfa ili, Bozova ilçesi, K. Mahallesindeki arazisine hafriyat dökmek suretiyle toprağın doğal yapısını bozduğu gerekçesiyle, Bozova Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün bila tarihli ve E-15457360 sayılı işlemi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.917 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Bozova Sulh Ceza Hakimliği 01/11/2024 tarih ve D.İş.2024/600 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı vermiş; bu karara yapılan itiraz Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/12/2024 tarih ve D.İş.2024/7258 sayılı kararı ile kabul edilerek dosya Bozova Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiş; Bozova Sulh Ceza Hakimliği 04/03/2025 tarih ve D.İş.2024/600 sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiş ve bu karara itiraz edilmiştir.3. Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hakimliği 20/05/2025 tarih ve D.İş 2025/1962 sayılı kararı ile, işlemin eski hale getirmeye ilişkin kısmının idari yargıda dava konusu edildiği ve görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılarak 5326 sayılı Kanun'un 28/1-b. maddesi gereğince başvurunun görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...İtiraza konu Bozova Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı, itiraz dilekçesi ve tüm dosya incelendiğinde; Muteriz Bozova Kaymakamlığı İlçe Tarım ve orman Müdürlüğünün E-29072188-858[858;230.99;230.04.02]-15457360 sıra numaralı tutanağıyla uygulanan idari para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek idari para cezasının kaldırılmasını talep ettiği, yukarıda bulunan somut olaya emsal mahiyetteki Uyuşmazlık Mahkemesi kararında Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların
Esas No : 2025/661 Karar No: 2025/775
da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır... Ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargı yerinde derdest bir davanın da bulunduğu anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur... şeklinde olduğu, hakimliğimizce incelenen dosyanın yanı sıra aynı muteriz hakkında işbu eldeki tutanağa yönelik eski hale getirme işlemi yapılmadığından dolayı üç katı olarak hesaplanan meblağa ilişkin düzenlenen idari yaptırım tutanağına karşı yapılan itirazın görülmekte olduğu Bozova Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/833 değişik iş sayılı kararı içeriğinde muteriz tarafından idare mahkemesine başvuru yapıldığı, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 2024/2067 esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve yürütmenin durdurulması kararında eldeki idari para cezasının akıbetine yönelik işlemler tesis edildiği, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargı yerinde derdest bir davanın da bulunduğu anlaşıldığından; idari yargının görevine giren konuya dayanak olan idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği anlaşıldığından başvurunun idari yargının görev alanında kalması nedeniyle yapılan itiraz başvurusunun 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28/1-b maddesi gereğince görev yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..."4. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi 20/10/2025 tarih ve E.2025/883 sayılı kararı ile, Kabahatler Kanun'u uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dosyasının incelenmesinden; Bozova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün E.29072188-858(858:230.99:230.04.02)-15457360 sayılı tutanakla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 21. Maddesinin (a) bendi uyarınca 1.917.000,00 TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Bozova Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/600 D.iş sayılı dosyası ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu verilen karara, davacı vekilinin itirazı üzerine Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2025/1962 değ. iş esas sayılı kararı ile Sulh Ceza Hakimliği tarafından incelecek kararlardan olmadığı, itiraza konu yaptırımın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, "Görev Yönünden Reddine" karar verildiği, verilen kararının kesin olarak verilmesi üzerine, Mahkememizce bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de; uyuşmazlıkta, 5403 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5403 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, dava konusu idari para cezalarına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmış olup, görevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurma zarureti hasıl olmuştur. Nitekim; benzer uyuşmazlıklarda verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 23/01/2023, 27/12/2021, 20/06/2022 tarihli ve E:2022/448-K:2023/75, E:2021/732-K.2021/699, E:2022/279,-K:2022/381 sayılı kararları da bu doğrultudadır...."6. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
Esas No : 2025/661 Karar No: 2025/775
III. İLGİLİ HUKUK7. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesi şöyledir:“(Değişik: 30/4/2014-6537/1 md.)Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”8. 5403 sayılı Kanun'un“Kapsam” başlıklı 2. maddesi şöyledir:“ (Değişik: 30/4/2014-6537/2 md.)Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.” 9. 5403 sayılı Kanun'un“Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 21. maddesi şöyledir:“(Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/25 md.)Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya araziyi bozana bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 üncü veya 14 üncü maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.b) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve bu bendin birinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.
Esas No : 2025/661 Karar No: 2025/775
İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilir. Ayrıca bu tüzel kişi hakkında elli bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Tarım arazisinin bütünlüğünün sağlanması ve tarımsal üretime uygun duruma getirilmesi halinde, bu fıkra uyarınca kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.19 uncu ve 20 nci maddeler ile bu maddenin uygulanmasında kusurlu bulunan sorumlular, fiillerinin niteliğine göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar.Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir."10. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31.md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”11. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”12. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir....(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür. ”
Esas No : 2025/661 Karar No: 2025/775
IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 22/12/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyasının UYAP çıktısı ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi..B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, davacının arazideki toprak yapısını bozduğundan bahisle 5403 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hakkında verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.16. Dosyanın incelenmesinden; davacının Şanlıurfa ili, Bozova ilçesi, K. Mahallesinde bulunan dava dışı şahsa ait
parsel sayılı taşınmaz üzerindeki toprağın ve topoğrafik yapının bozulmasına sebebiyet verildiğinden bahisle, 5403 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.917 TL idari para cezası verilmesine ve taşınmazın en geç iki ay içerisinde eski haline getirilmesinin istenilmesine ilişkin 21/08/2024 tarih ve E-15501924 sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, işlemin eski hale getirmeye ilişkin kısmının da Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinde dava konusu yapıldığı, Mahkemece 10/01/2025 tarih ve E.2024/2067, K.2025/19 sayılı kararı ile "2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi kapsamında idari yargıda iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşımadığı" gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği ve bu davanın başvuru tarihi itibarıyla temyiz aşamasında olduğu görülmüştür. 17. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. 5403 sayılı Kanun'da, Kanun kapsamındaki idari yaptırımlara ilişkin herhangi bir kanun yolu düzenlemesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, dava konusu işlemin eski hale getirmeye ilişkin kısmının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olup olmadığı hususunun idari yargı yerince değerlendirilebileceği ve yine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır. 18. İncelenen uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararının "taşınmazın en geç iki ay içerisinde eski haline getirilmesi" kısmının idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olup olmadığı hususunun ancak idari yargı yerince denetlenebileceği, bu durumda 5326 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan idari yaptırımın eski hale getirmeye ilişkin kısmının iptali işlemine karşı idari yargıda dava açılması karşısında, idari
Esas No : 2025/661 Karar No: 2025/775
para cezasına ilişkin itirazın da 5326 sayılı Kanun'un 27/8. maddesi uyarınca idari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesinin 20/10/2025 tarih E.2025/883 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesinin 20/10/2025 tarih E.2025/883 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 22/12/2025 tarihinde OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN