T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/676KARAR NO : 2025/815KARAR TR : 22/12/2025 ÖZET: Devlet Memurluğundan çıkarılan
davacının emeklilik ikramiyesinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: M. G.
Vekili: Av. M. F. K.
Davalı: Nevşehir İl Sağlık MüdürlüğüVekili: Av. B. K.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılında Nevşehir Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde hizmete başladığını, 1998 yılında Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğüne geçiş yaptığını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre hizmette bulunduğu 03/03/2020 tarihine kadar da hizmetinin fiilen devam ettiğini; 05/11/2019 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında Sosyal Güvenlik Kurumunda sigortasının sona erdirildiğini, ancak 03/03/2020 tarihine kadar fiilen çalıştığını ve maaş almaya da devam ettiğini, müvekkiline ihbar tazminatı ve emeklilik ikramiyesinin ödenmediğini, Emeklilik Daire Başkanlığına yapmış oldukları başvuruya verilen cevapta "...Emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptali talebiyle kurumumuz aleyhine açmış oldukları davalarda, ilk derece mahkemelerinde ve ilk derece mahkemelerinin kararlarına yönelik istinaf veya itiraz süreçlerinin sonuçlandırıldığını Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay kararlarında (ilk derece mahkeme kararlarında kurumumuz lehine hükmedilmiş olsa dahi) anılan mahkemeler; ilgililerin 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesi kapsamında hizmet sürelerinin emekli aylığı bağlanması için öngörülen 20 veya 25 yılın üzerinde olması nedeniyle tek başına bu hizmet süreleri ile de emekli aylığına hak kazanabildiklerini ve bu nedenle 5434 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında emekli ikramiyesine hak kazanmış olduklarını belirterek emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptaline karar verilmektedir." ibaresi yer almasına rağmen emekli ikramiyesinin ödenmediğini; müvekkilinin 657 sayılı Kanuna tabi olarak geçirdiği hizmet süresi hesaplandığına, emekli ikramiyesi almaya hak kazandığını, müvekkilinin fiilen çalışmaya devam ettiği 05/11/2019 tarihinde haksız ve hukuksuz olarak sigorta çıkışının yapıldığını ve hak kaybı yaşamaya neden olduğunu, fiilen çalışmaya devam ettiği süreçte kıdemini tamamlayıp emeklilik ve emekli ikramiyesi hakkını kazanabilecekken zarara uğradığını, emeklilik hakkını kazanabilmek için askerlik borçlanması yapmak ve harici işlerde çalışmak zorunda kaldığını, müvekkilinin yanlış hesaplanan hizmet süresi sebebiyle emekli ikramiyesi ödenmemesi ve 05/11/2019 - 03/03/2020 tarihleri arasındaki sigortasız çalıştığı sürelerin ihmal edilmesi nedeniyle zarar doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tespitine, şimdilik 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte idareden tazminine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Kayseri 2. İdare Mahkemesi 04/06/2024 tarih ve E.2024/904, K.2024/996 sayılı kararı ile, görevli yargı merciinde ayrı ve müstakil bir dava açılmakta serbest olmak üzere, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacının 1989 yılında Nevşehir Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nde hizmete başladığı, 1998 yılında Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğü'ne geçiş yaparak hizmetinin 03/03/2020 tarihine kadar fiilen devam ettiği, davacının 05/11/2019 tarihinde bilgisi dışında davalı idare tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'nda sigortası sona erdirildiğini ancak 03/03/2020 tarihine kadar fiilen hizmetine devam ettiği, davacının iş akdine son verildiği 03/03/2020 tarihinde bildirildiği halde kendisine ihbar tazminatı ve emeklilik ikramiyesi ödemesi yapılmaması üzerine, iş akdi hukuksuz olarak sona erdirilen davacının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik mahrum kaldığı 10.000,00-TL maddi zararının yasal faizi ile davalı idareden tahsili ve özlük haklarının iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İş Kanunu'na tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü hukuki uyuşmazlığın görüm ve çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu açık olup sürekli işçi statüsüne geçiş yapan ve İş Kanunu'na tabi olarak belirsiz süreli iş akdi ile çalışan davacının, iş akdinin feshi üzerine açtığı davada ihbar tazminatı ve emekli ikramiyesinin ödenmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın, işçi-işveren arasında ortaya çıkan uyuşmazlık kapsamında kaldığı anlaşıldığından, iş bu davanın görüm ve çözümünde (adli yargının) İş Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır... "3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Nevşehir İş Mahkemesi 29/05/2025 tarih ve E.2024/168, K.2024/184 sayılı kararı ile, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğundan HMK 114/1-b ile 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 15/10/2025 tarih ve E.2025/1687, K.2025/1891 sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir."...Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 5434 sayılı Yasaya tabi olarak çalışmaya başladığı, 01/04/2023 tarihinde 4/c kapsamında emekliye ayrıldığı, somut olayda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; davacının 01/10/2008 tarihinden önce 5434 sayılı yasaya tabi olarak çalışmaya başladığı ve 4/c kapsamında emekli olduğu, 5510 sayılı Kanunun geçici 4'üncü maddesi gereğince, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığa ve ikramiyeye ilişkin eldeki uyuşmazlığın çözümünde; 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olup, 506 veya 5510 sayılı Kanunların uygulama yeri bulunmadığı, bu tür davaların idari yargının görev alanı içerisinde olduğu, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine... "
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
5. Davacı vekilinin 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Nevşehir İş Mahkemesince adli yargı dosyası Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Tesis edilen sınıflar" başlıklı 36. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"... (Değişik: 30/5/1974 - KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir....X - YARDIMCI HİZMETLER SINIFI:Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi anahizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar.(Ek: 28/3/1988 – KHK-318/1 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi,tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür.(Ek fıkra:18/5/1994 – KHK-527/1 md.; Mülga: 28/2/1995 - 4081/3 md.)..."7. Kanun'a ekli 1 Sayılı Cetvel'in ilgili kısmı şöyledir:
"IX.YARDIMCI HİZMETLER SINIFIKadroları bu sınıfa dahil olanlarda 1-4 dereceler 600 ek gösterge..."8. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun “İkramiye” başlıklı 89. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Değişik: 17/1/2012-6270/1 md.)Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.Yukarıdaki fıkralara göre (…) mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz..."9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” başlıklı 101. maddesi şöyledir:"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."B. Yargı Kararı10. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda, Anayasa Mahkemesinin 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararıyla davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararını Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği açıktır…” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'nın katılımlarıyla yapılan 22/12/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, Mahkememizce idari yargı dosyasının aslının Mahkemesinden temin edildiği ayrıca dava dosyasına UYAP üzerinden erişim sağlandığı ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi12. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:13. Dava, 1998-2019 yılları arasında Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğünde 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olarak hizmetli kadrosunda görev yapan davacının, görevine son verilmesi nedeniyle emekli ikramiyesinin ödenmediğinden bahisle açılmıştır.14. 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Kanun, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanun'lar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kurlular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kurluları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak ve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır. 15. 5510 sayılı Kanun'un iptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15/12/2006 tarih ve E.2006/111, K.2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanun'un birçok maddesi ile birlikte, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan, başta 4/1(c) maddesi olmak üzere, hükümlerin
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'la 5510 sayılı Kanun'da düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun'a eklenen Geçici 1. ve Geçici 4. maddelerle, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar yani memurlar ile diğer kamu görevlileri ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesinin 30/03/2011 tarih ve E.2008/56, K.2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 16. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği; ancak, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun'un 4/1(c) maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.17. Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158. maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.18. Dava dosyasının incelenmesinden, Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğünde 1998- 2019 tarihleri arasında, 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetli olarak, görev yapan davacının, İl Sağlık Müdürlüğünün 10/02/2020 tarih ve E.597 sayılı yazısına ekli Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05/11/2019 tarih ve 2019/13271 sayılı onama kararı ile iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla mahkumiyetinin onandığı ve mezkur kararın kesinleştiği; bu çerçevede davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde belirtilen devlet memurluğuna alınmada aranan genel şartlardan birisini kaybettiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca 05/11/2019 tarihinden itibaren memuriyetine son verildiği; ancak davacı tarafından emeklilik ikramiyesinin davalı idarece ödenmediği, ikramiyesinin ödenmesi gerektiği sebebiyle davalı idareye yapılmış olan başvurusunun reddi üzerine dava açıldığı anlaşılmıştır.19. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun kapsamında kamu görevlisi olan davacı tarafından açılan ve 657 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun kapsamında iddialar içeren davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.
Esas
No : 2025/676Karar No : 2025/815
20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 04/06/2024 tarihli ve E.2024/904, K.2024/996 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 04/06/2024 tarihli ve E.2024/904, K.2024/996 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22/12/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN