T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/678KARAR NO : 2025/829KARAR TR : 22/12/2025 ÖZET: Davacının Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle, İş Kanunu'ndan kaynaklanan kıdem tazminatı ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A RDavacı: M. D.
Vekili: Av. M. T. T.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili: Av. Şemsi Sultan ÇEVİKASLANI. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Aralık 2009 - 24/07/2024 tarihleri arasında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak görev yapmakta iken, 24/07/2024 tarihinde iş akdinin davalı tarafından sona erdirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 50 TL ihbar tazminatı, 50 TL eksik ödenen ücret farkı, 50 TL yıllık izin ücreti ve 50 TL ilave tediye ücreti alacağının arabulucuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 24. İş Mahkemesi 16/09/2025 tarih ve E.2025/294, K.2025/339 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevine girmesi nedeniyle, davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Davacı, davalı iş yerinde Usta Öğretici olarak çalışmaktadır. Davacının atanması İl Milli Eğitim Müdürlüğünün istemi ve Valiliğin onayıyla görevlendirildiği ve davacıya ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89. Maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretleriyle ödendiği sabittir. Davacının Sosyal Güvenlik Hukuku yönünden SGK kapsamında olması davacının İş Sözleşmesiyle çalıştığını göstermez. Davacı 657 sayılı yasanın 89. Maddesinde belirtilen statü içinde ve Valilik onayıyla görevlendirilmiştir. Bu kapsamda davacıyla davalı arasında İş Sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişki Statü Hukukundan kaynaklanmaktadır. Statü Hukukundan kaynaklanan ilişkilerden dolayı çıkan uyuşmazlıklarda görevli Mahkeme İdari Yargıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16/01/2018 tarih ve 2017/10569 E. , 2018/330 K. Sayılı ilamı ile Hukuk Genel Kurulunun 30/11/2021 tarih , 2019/9-786 E. , 2021/1518 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir. Gerek Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin gerekse Hukuk Genel Kurulunun kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi davacıyla davalı arasındaki ilişki Statü Hukukundan kaynaklandığını, uyuşmazlığın çözüm yeri İdari Yargıdır. Kaldı ki, davacı yönünde, davanın adli yargının görev alanına girdiğine
Esas
No : 2025/678Karar No : 2025/829
dair de herhangi bir Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine..."3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Ankara 10. İdare Mahkemesi 05/11/2025 tarih ve E.2025/1669 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın 2577 sayılı Kanun'un 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddi ile, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen işçilik alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 22/09/2025 tarih ve E.2025/485, K.2025/588 sayılı kararı da aynı doğrultudadır..."5. Ankara 10. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."
Esas
No : 2025/678Karar No : 2025/829
9. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk
Esas
No : 2025/678Karar No : 2025/829
Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 22/12/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, davacının Halk Eğitim Müdürlüklerinde Aralık 2009 - 24/07/2024 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken, iş akdinin davalı kurum tarafından feshedildiği belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 50 TL ihbar tazminatı, 50 TL eksik ödenen ücret farkı, 50 TL yıllık izin ücreti ve 50 TL ilave tediye ücreti alacağının arabulucuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
Esas
No : 2025/678Karar No : 2025/829
20. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatı ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 10. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 24. İş Mahkemesinin 16/09/2025 tarih ve E.2025/294, K.2025/339 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 10. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 24. İş Mahkemesinin 16/09/2025 tarih ve E.2025/294, K.2025/339 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22/12/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN