T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/687KARAR NO: 2026/40
KARAR TR: 12/01/2026ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda tabelanın kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın iptali istemiyle açılan davanın; idari para cezasına konu işlem kapsamında, olumsuzluğun giderilmesi için muhatabına verilen sürede olumsuzluğun giderilmemesi üzerine tabelanın kaldırılmasına ilişkin verilen kararın da davaya konu edilmesi nedeniyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca İDARİ YARGI yerinde çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: H. B. G. S. T. A. Ş.
Vekili : Av. Ö. A.
Davalı: Ankara Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili : Av. A. Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait adresinde bulunan işyerinde 10/12/2024 tarihinde yapılan kontrolde, Kabahatler Talimatnamesinin 9. maddesinin (i) bendine aykırı olarak mecburi unvan levhası dışında izinsiz tanıtım elemanı (totem) taktığından bahisle, 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince 2.052 TL para cezası verilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeni'nin 26/12/2024 tarih ve 2746 sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın ve bu kapsamda tabelanın kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın ve tesis edilen idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 27. İdare Mahkemesi 12/03/2025 tarih ve E.2025/112, K.2025/373 sayılı kararı ile, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''...Dava, 1608 sayılı Kanun'un 1'inci ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32'nci maddesi uyarınca 'Emre Aykırı Davranış' fiili nedeniyle 2.052,00-TL idari para cezası verilmesine, para cezasının ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilmesine, olumsuzluğun giderilmemesi halinde tabelanın kaldırılarak masraflarının tahsil edilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 26/12/2024 tarih ve 2746 sayılı
1.
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
kararının iptali istemiyle açılmıştır.Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırım türleri ve türler arasında sayılan idari para cezaları ve idari tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itiraz yolları 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir.Belediye encümenlerinin Kabahatler Kanununun hükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbir kararları verebileceğine dair hüküm 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik ahkamı Cezaiye Hakkında 16 nisan 1340 tarih, 486 numaralı Kanununun Bazı maddelerini muaddil kanunun 1 nci maddesinde belirtilmiştir. Somut olayda da belediye encümeni tarafından tatbik edilen idari para cezası da bu kapsamda uygulanmıştır.5326 sayılı Kabahatler Kanunun "Çeşitli Kabahatler" üst başlığını taşıyan "Emre Aykırı Davranış başlıklı 32. maddesinde, "Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir.Aynı Kanununun 3 ncü maddesi "(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." hükmüne amirdir.5326 sayılı Kanunun "Yaptırım Türleri" başlıklı 16 ncı maddesinde "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibaret olduğu, (2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu hükme bağlanmış; 19. maddesinde, "- (1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.5326 sayılı Kanunun "Başvuru yolu" başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında " (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." hükmü yer almakta olup, idari para cezasına karşı hangi yargı organına müracaat edilebileceği kanun tarafından gösterilmiş bulunmaktadır.Bu düzenlemelere göre, Kabahatler Kanununun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Dosyanın incelenmesinden, Sincan İlçesi Gökçek Mahallesi 362 Cadde No:11/D adresinde bulunan davacı şirkete, 21.11.2024 tarihinde yapılan kontrolde? İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliğinin Uygulama Esasları başlıklı 6'ncı Maddesinin 2'nci fıkrasına aykırı olarak izinsiz totem tabela dikildiği tespit edildiğinden, davalı idarece Durum Tespit İdari Yaptırım Tutanağının düzenlendiği, bu tutanak uyarınca Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 26/12/2024 tarih ve 2746 karar sayılı kararı ile davacı şirkete 1608 sayılı Kanunun 1 nci maddesi ve Kabahatler Kanunu 32 nci maddesi gereğince 2.052,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine encümen kararının iptali istemiyle bakılan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bakılan uyuşmazlıkta; 1608 sayılı Kanunun 1 nci maddesine dayanılarak davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılı Kanunda bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmaktadır.
1.
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
Bu durumda; görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde anılan Kanunun 27 nci maddesi uyarınca Adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine, ...''3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.B. Adli Yargıda4. Ankara 11. Sulh Ceza Hakimliği 26/06/2025 tarih ve D.İş No:2025/2172 sayılı kararı ile, eylemin Ankara ili, Sincan ilçesi yargı sınırları içinde gerçekleştiğinden bahisle Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinin yetkili olduğu cihetle Hakimliklerinin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesine karar vermiştir.5. Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliği 31/07/2025 tarih ve D.İş No:2025/8552 sayılı kararı ile, başvurunun reddine, karşı görevsizlik niteliğindeki kararı kapsamında karar kesinleştiğinde görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, karara itiraz edilmesi üzerine Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliği 30/9/2025 tarih ve D.İş No:2025/9034 sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...İtirazın, yasal mevzuatın ve tüm dosya kapsamının birlikte yapılan incelemesi neticesinde; muterizin dilekçesinde özetle "İdari para cezasının iptalini ve tabelanın kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini" talep ettiğini açıkça belirttiği, Tabelanın kaldırılmasına ilişkin kararın niteliği gereği idari bir işlem olduğu ve Sulh Ceza Hakimliğince incelebilecek nitelikteki kararlardan olmadığı aksine idari işlem olması nedeni ile idari yargının görev alına girdiği, bu kapsamda muterizin talebinin hem idari para cezasına hem de idari işlem kararına yönelik olduğu, 5326 sayılı yasanın 27/8. maddesinde "İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak İdarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; İdarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte İdarî yargı merciinde görüleceğinin" açıkça hüküm altına alınması karşısında talep hakkında karar verme yetkisinin idari yargı makamlarında bulunduğu anlaşıldığından Hakimliğimizin görevine girmediğinden talebin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Ankara 27. İdare Mahkemesinin 12.03.2025 tarihli 2025/112 Esas 2025/373 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Hakimliğimizin iş bu karşı görevsizlik niteliğindeki kararı üzerine dosyanın görevli yargı kolunun belirlenmesi için T.C. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR : Ayrıntılı Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Başvurunun REDDİNE,2-Karşı görevsizlik niteliğindeki kararımız kapsamında iş bu kararımız kesinleştiğinde Görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3. Uyuşmazlık Mahkemesince İdari yargının görevli olduğuna dair karar verilmesi halinde 2577 sayılı kanunun 9. maddesi gereğince itiraz edenin 30 gün içerisinde GÖREVLİ VE YETKİLİ İDARİ YARGI YERİNE BAŞVURU YAPMAKTA MUHTARİYETİNE,..."6. Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğince görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli yargı dava dosyası, ekinde idari yargı UYAP çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
1.
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
III. İLGİLİ HUKUK7. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Encümenin görev ve yetkileri" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi şöyledir:"Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:......e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek......."8. 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) tarih ve 486 Numaralı Kanun'un Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesi şöyledir: “(Değişik: 23/1/2008-5728/66 md.)Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir.Bu madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”9. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdarî yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır."10. 5326 sayılı Kanun’un "Tanım" başlıklı 2. maddesi şöyledir: “(1)Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.”11. 5326 sayılı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir:"(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”
1.
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
12. 5326 sayılı Kanun’un “Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesi şöyledir: "(1)Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.(2)Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir."13. 5326 sayılı Kanun'un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."14. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”15. 5326 sayılı Kanun'un “Çeşitli Kabahatler” üst başlığı altında düzenlenen “Emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi şöyledir: “(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEİlk İnceleme1.16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada, idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
1.
17. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak, hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.18. Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008-5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir...” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir. 19. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.20. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.21. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uyulmamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek, adli yargı yerince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek usul ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.2. Esasın İncelenmesi22. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
1.
23. Dava, 1608 sayılı Kanun uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda tabelanın kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın kaldırılması istemiyle açılmıştır. 24. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.25. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının adresinde bulunan işyerinde 10/12/2024 tarihinde yapılan kontrolde, Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeni'nin 26/12/2024 tarih ve 2746 sayılı kararı ile "...hakkında 1 (bir) adet Durum Tespit İdari Yaptırım Tutanağı tanzim edilen Sincan İlçesi Gökçek Mahallesi J62. Cadde No: Ü/D adresinde faaliyet yürüten H. B. G. S. v. T. A.
'ye (4581221672) 1608 sayılı Kanunun 1'inci maddesi gereğince 5326 sayılı Kabahatler Kanununun Emre aykırı davranış başlıklı 32'nci maddesine istinaden 2.052,00 TL (İkibinelliikiTürkLirası) idari para cezası uygulanmasına, cezanın 5326 sayılı Kanunun İdari para cezası başlıklı 17'nci maddesinin 3. 4 ve 6'ncı fıkralarına istinaden Ankara Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı hesaplarına yatırılması için muhatabına 1 (bir) ay süre verilmesine, tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) ay içerisinde muhatabın ödeme yapması halinde ceza miktarının 3/4 oranına denk gelen tutarı olan 1.539.00 TL (BinbeşyüzotuzdoktızTürkLirası) olarak tahsil edilmesine, verilen süre sonunda para cezasının ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsilatın yapılmasına, ayrıca olumsuzluğu gidermesi için muhatabına süre verilmesine, verilen süre sonunda olumsuzluğu gidermediği takdirde tabelanın Belediyemizce kaldırılarak masrafların %20 zammı ile muhatabından tahsil edilmesine..." karar verildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 08/05/2025 tarihli Ankara 11. Sulh Ceza Hakimliğine hitaben yazdığı dilekçeye göre kararın işyeri yetkilisine 09/01/2025 tarihinde tebliğ edilerek olumsuzlukların giderilmesi için 15 gün süre verildiği ve 10821636 kentli numarası ile idari para cezası tahakkuk işlemi yapıldığı, verilen süre sonu olan 24/01/2025 tarihinde görevli ekipçe yapılan kontrolde, adı geçen işletmenin Encümen Kararında belirtilen olumsuzluğu gidermediğinin görülmesi üzerine söz konusu olumsuzluğun (totem) kaldırılması konusunda ilgili birimlerle 31/01/2025 tarih ve E-1593513 yazı ile gerekli yazışmaların yapıldığı ve söz konusu tabelanın kaldırıldığı anlaşılmıştır. 26. Yukarıda anlatılan nedenler ile tabelanın belli bir süre için değil süresiz olarak kaldırıldığı hususu dikkate alındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır. 27. İncelenen uyuşmazlıkta, tabelanın kaldırılmasına ilişkin kararın idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olduğu, bu durumda 5326 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, tabelanın kaldırılması işlemine karşı açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.28. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca verilen idari para cezası, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olup, 1608 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkeme gösterilmemiştir. Ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak tabelanın süresiz kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın da iptali talep
Esas No : 2025/687 Karar No: 2026/40
1.
edildiğinden, idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. 29. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda tabelanın kaldırılmasına ilişkin idari yaptırımın kaldırılması istemiyle açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.30. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin başvurusunun kabulü ile Ankara 27. İdare Mahkemesinin 12/03/2025 tarih ve E.2025/112, K.2025/373 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 27. İdare Mahkemesinin 12/03/2023 tarih ve E.2025/112, K.2025/373 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 12/01/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN