T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/704KARAR NO : 2026/33KARAR TR : 12/01/2026 ÖZET: Görev uyuşmazlığına konu edilen adli yargı kararı, yargı yolu bakımından bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.K A R A RDavacı : E. Ç. T. A. S. İ. B. D. H. S. v. T. L. Ş.Vekili : Av. S. Y.
Davalı
: Burdur ValiliğiVekili
: Av. M. Y. İ.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin aleyhine Burdur Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 27/11/2023 tarihli 032558 seri numaralı denetim tutanağına istinaden "Aylık Çalışma Takviminin Sistem Üzerinden Hazırlanmaması" nedeniyle 10 puan ve "İşletmenin Geçici Faaliyet Belgesi ve Çevre İzni veya Çevre İzin ve Lisans Belgesinin Bulunmaması" nedeniyle 20 puan olmak üzere cezai işlem uygulandığını, cezai işlemin iptali için yapılan başvurunun davalı tarafından reddedildiğini belirterek, puan cezalarının idari işlemin şekil, sebep ve konu unsurlarındaki eksiklik nedeniyle usul ve kanuna aykırı olmasından dolayı iptali istemiyle, idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2.Ankara 13. İdare Mahkemesi 06/03/2024 tarih ve E.2024/397, K.2024/463 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın Isparta İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.3. Isparta 1. İdare Mahkemesi 15/10/2024 tarih ve E.2024/258, K.2024/778 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin idarenin iç işleyişine ilişkin olduğundan bahisle davanın reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 20/02/2025 tarih ve E.2024/2333, K.2025/351 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir. 4. Isparta 1. İdare Mahkemesi 19/03/2025 tarih ve E.2025/227, K.2025/179 sayılı kararı ile davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 25/06/2025 tarih ve E.2025/1319, K.2025/1223 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve mahkeme kararı kesinleşmiştir. Görevsizlik kararının ilgili kısımları şöyledir:
Esas
No : 2025/704Karar No : 2026/33
"...Dava dosyasının incelenmesinden; davacının çevre danışmanlık firması olarak faaliyette bulunduğu, bu kapsamda
ile 08.11.2023 tarihinde Çevre Yönetimi Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihte Entegre Bilgi Sistemi (EÇBS) ve alt uygulamalarını kullanmak üzere EÇBS tesis/şube kaydının yapılması için davalı idareye başvuru yaptığı, davalı idare personelleri tarafından
'de 27.11.2023 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tutanakta; Çevre İzin ve Lisans Belgesinin ibraz edilmediği tespitine yer verildiği, davalı idare tarafından sistem üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacıya; Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında ''Aylık Çalışma Takviminin Sistem Üzerinden Hazırlanmaması'' düzenlemesi uyarınca 10 ceza puanı ve ''İşletmenin Geçici Faaliyet Belgesi ve Çevre İzni veya Çevre İzin ve Lisans Belgesinin Bulunmaması'' düzenlemesi uyarınca 20 ceza puanı verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta; Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince davacı şirketin toplam 30 ceza puanı cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemin bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden birisi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı bu nedenle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, işbu davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle;1-2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine..."5. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerine başvurmuştur. B. Adli Yargıda6. Burdur Sulh Ceza Hakimliği 29/08/2025 tarih ve D.İş. 2025/2455 sayılı kararı ile, uyuşmazlıkta karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, karara karşı yapılan itiraz Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/10/2025 tarih ve D.İş. 2025/3525 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...İdari yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan
vekili
14/07/2025 havale tarihli dilekçesinde özetle, İdare tarafından 27/11/2023 tarihli 032558 seri No'lu denetim tutanağına binaen uygulanan 10.01.2024 tarihli puan cezalarına ilişkin idari yaptırım kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Kabahatler Kanunu 27. maddesinde "İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." hükmü mevcuttur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar itiraz eden vekili tarafından sunulan dilekçe ile Burdur Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün müvekkil şirket hakkında düzenlediği 20 puanlık cezai işlemin iptal edilmesini talep etmiş ise de, Kabahatler Kanunu 27. maddesine göre Sulh Ceza Hakimliklerine idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararlarına karşı itiraz edilebileceği, söz konusu puan cezası kararı Sulh Ceza Hakimliklerince incelenebilecek kararlardan olmadığından karar verilmesine yer olmadığına...." 7. Davacı vekilinin 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunması üzerine, Burdur Sulh Ceza Hakimliğince adli ve idari yargı dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Esas
No : 2025/704Karar No : 2026/33
III. İLGİLİ HUKUK8. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesi şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır.”9. 2247 sayılı Kanun'un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 14. maddesi şöyledir:"Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir."10. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:12. Başvurunun esastan incelenebilmesi için, öncelikle 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulların bulunması gerekmektedir. 13. Dava dosyalarının incelenmesinden; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak idari yargı yerince, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verildiği, adli yargı yerince ise "
vekili
'ın itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu kararın uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğuna yönelik bulunmadığı, diğer bir anlatımla yargı yolu bakımından bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.14. Görüldüğü üzere, adli yargı yeri kararının, idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, adli yargı merciince
Esas
No : 2025/704Karar No : 2026/33
verilmiş bir görevsizlik kararı bulunduğundan söz edilemeyecektir. 15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesinde belirtilen biçimde, adli ve idari yargı yerlerince, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararı bulunmadığından, olumsuz görev uyuşmazlığının oluşmadığı anlaşılmış olup, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca başvurunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 14. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca REDDİNE,12/01/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN