T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/725KARAR NO: 2026/55
KARAR TR: 16/02/2026 ÖZET: 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç sonrası Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen davacının, mali ve özlük haklarının 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tarafına ödenmesi talebiyle açmış olduğu davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b. maddesi kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı
: M. Z. K.
Vekili: Av. R. E. K.
Davalı
: T. U. H. K. T. v. İ. A.
Vekilleri
: Av. A. Ş.
, Av. O. Ç.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumda uydu kontrol direktörü olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı KHK ile görevden çıkarılmasını müteakip Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde göreve iade edildiğini, çalışmadığı döneme ilişkin tüm mali ve özlük hakların davacı tarafa ödenmesi talebiyle davalı idareye müracaat ettiklerini, bu talebin 16/09/2019 tarih ve E.25955 sayılı işlem ile "iş mahkemesindeki işe iade davasındaki kararlar gibi değerlendirilerek boşta geçen süreye ilişkin dört aylık ücretin ödenmesine karar verildiği" gerekçesiyle reddedildiğini; oysa 7075 sayılı Kanun düzenlemesinin açık olduğunu, Kanun'un özel Kanun olup uygulama önceliğine sahip olduğunu belirterek, 16/09/2019 tarih ve E.25955 sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılmasını takip eden ay başından göreve başladığı süreye tekabül eden dönem için aylık brüt ücretlerinin ve diğer tüm sosyal ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 11. İdare Mahkemesi 27/05/2020 tarih ve E.2019/2009, K.2020/824 sayılı kararı ile, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi 30/09/2020 tarih ve E.2020/1243, K.2020/935 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Mahkeme Kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dosyasının incelenmesinden; davacının T. U. H. K. T. v. İ. A. Ş.
'nde uydu kontrol direktörü olarak görev yapmakta iken, 20.07.2016 tarihinde iş aktinin feshine karar verildiği, davacı tarafından açılan işe iade istemli tespit davasında iptali istemiyle açılan davanın Ankara 1. İş Mahkemesi'nin 16.03.2017 tarih ve E:2016/673, K:2017/95 sayılı kararıyla feshin geçersizliğine ve 672 sayılı KHK'da isminin yayımlanması sebebiyle işe iade talebinin reddine karar verildiği, davacının 672 sayılı KHK ile görevden çıkarılmasına karşı yaptığı başvurunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun 31.07.2019 tarih ve 2019/33131
Esas No : 2025/725 Karar No: 2026/55
sayılı başvurunun kabulüne karar verildiği, 09.09.2019 tarihinde görevine iade edilen davacı tarafından, 11.09.2019 tarihli dilekçeyle çalışmadığı döneme ilişkin tüm parasal ve özlük haklarının iadesinin talep edildiği, davacının isteminin 16.09.2019 tarihli ve 64993426-900-E.25955 sayılı işlemle iş mahkemesindeki işe iade davasındaki kararlar gibi dört aylık ücretin ödenmesine karar verildiği belirtilerek talebin reddi üzerine, anılan ret işleminin iptali ile kamu görevinden çıkarılmasını takip eden ay başından göreve başladığı süreye kadar geçen süreye tekabül eden aylık brüt ücretlerinin ve diğer tüm sosyal ve mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; dava konusu uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulan davalı kurumda 4857 sayılı İş Kanunu'na göre iş akdi ile çalışan davacı ile işveren davalı kurum arasındaki iş sözleşmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca adli yargı kolunda yer alan iş mahkemelerinin görevli bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır..." 3. Davacı vekili bu kez, aynı maddi ve hukuki sebebe dayanarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000 TL ücret alacağı, 1.000 TL yönetim ve denetim tazminatı, 1.000 TL ikramiye alacağı, 1.000 TL ilave tediye alacağı, 1.000 TL kira yardımı alacağı, 1.000 TL AGİ alacağı ve 21/07/2016-09/09/2019 tarihleri arası ödenmemiş SGK primlerinin, SGK'ya ödenmesi ve bu sürelerin hizmet süresine eklenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.B.Adli Yargıda4. Ankara 19. İş Mahkemesi 24/04/2024 tarih ve E.2021/806, K.2024/222 sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar vermiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 25/02/2025 tarih ve E.2024/1941, K.2025/480 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, bu karara karşı temyiz isteminde bulunulmuştur. 5. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 02/07/2025 tarih ve E.2025/4176, K.2025/5728 sayılı kararı ile, temyiz başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı nezdinde kadrolu işçi olarak çalışmakta iken 21.07.2016 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiş, akabinde de 01.09.2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 672 sayılı KHK'ya Ekli (1) Sayılı Liste'de ismine yer verilmiştir. 31.07.2019 tarihli ve 2019/33131 sayılı OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile davacının terör örgütleri ile Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belge elde edilmediği gerekçesiyle kamu görevine iadesine karar verilmiş ve Türksat Yönetim Kurulu kararı ile davacı 09.09.2019 tarihinde işe başlatılmıştır. Davacının talebi, iş sözleşmesinin feshedildiği 21.07.2017 tarihi ile işe başladığı tarih arasındaki döneme ilişkin hak ve alacakların davalıdan tahsiline ilişkin olup talebin yasal dayanağını 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi oluşturmaktadır. Zira 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinde; "...İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir..." düzenlemesi yer almaktadır. 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan OHAL Komisyonunun, kendisine yapılan başvurular hakkında vereceği kabul veya ret kararları birer idari işlemdir. Davacı 672 sayılı KHK'ya ekli liste uyarınca ihraç edilmiş ve OHAL Komisyon kararı ile işe iade edilmiş olduğuna göre idari işlem olan OHAL Komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığın idari
Esas No : 2025/725 Karar No: 2026/55
yargıda çözüme bağlanması gerekir. Hâl böyle olunca davanın, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddi yerine esastan reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Her ne kadar davacı tarafça eldeki dava açılmadan evvel aynı taleplerle idari yargıda açılan davada uyuşmazlığın çözümünde adli yargı kolunda yer alan iş mahkemelerinin görevli bulunduğuna karar verilmiş ve bu karar istinaf aşamasından geçerek kesinleşmiş ise de, yukarıda yer verilen açıklamalara göre uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması, adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildikten sonra, ayrıca idari yargı yerinin de vermiş olduğu kesin karar bulunduğundan, görevli yargı yolunun belirlenmesi için dosyanın talep hâlinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır..." 6. Ankara 19. İş Mahkemesi 23/09/2025 tarih ve E.2025/224, K.2025/363 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir.Mahkememizce Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan OHAL Komisyonunun, kendisine yapılan başvurular hakkında vereceği kabul veya ret kararları birer idari işlemdir. Davacı 672 sayılı KHK'ya ekli liste uyarınca ihraç edilmiş ve OHAL Komisyon kararı ile işe iade edilmiş olduğuna göre idari işlem olan OHAL Komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığın idari yargıda çözüme bağlanması gerekir. Hâl böyle olunca davanın, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı tarafça eldeki dava açılmadan evvel aynı taleplerle idari yargıda açılan davada uyuşmazlığın çözümünde adli yargı kolunda yer alan iş mahkemelerinin görevli bulunduğuna karar verilmiş ve bu karar istinaf aşamasından geçerek kesinleşmiş ise de uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması, adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca idari yargı yerinin de vermiş olduğu kesin karar bulunduğundan, görevli yargı yolunun belirlenmesi için dosyanın talep hâlinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ..."7. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Ankara 19. İş Mahkemesince, adli ve idari yargı dava dosyası Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. Anayasa'nın "B. Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından
Esas No : 2025/725 Karar No: 2026/55
açılan tam yargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"10. Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanun Hükmünde Kararname ile 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, kamu personeline ilişkin bazı tedbirlerin alınması amaçlanmaktadır."11. 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan;a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından,c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından,ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından,başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.12. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül
Esas No : 2025/725 Karar No: 2026/55
eden mali ve sosyal hakları ödenir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mustafa EROL, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/02/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dava dosyası ve ekinde idari yargı dava dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin ve Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, 672 sayılı OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilen davacının, hakkında yapılan adli soruşturma ve OHAL Komisyonu incelemesi sonucu, görevine iadesine karar verilmesi üzerine, iade sürecinde kendisine yapılan mali ve sosyal haklara ilişkin eksik ödemelerin tahsili istemiyle açılmıştır.16. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.17. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde “İdari dava türleri” arasında sayılan “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel kakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.18. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş'de uydu kontrol direktörü olarak görev yapmakta iken, 20/07/2016 tarihinde iş aktinin feshine karar verildiği, davacı tarafından açılan işe iade istemli tespit davasında, Ankara 1. İş Mahkemesinin 16/03/2017 tarih ve E.2016/673, K.2017/95 sayılı kararıyla feshin geçersizliğine ve 672 sayılı KHK'da isminin yayımlanması sebebiyle işe iade talebinin reddine karar verildikten sonra 690 sayılı KHK'nın 56. maddesi uyarınca devam eden dava dosyalarının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna devrinin yapıldığı; davacı tarafından da 672 sayılı KHK ile görevden çıkarılması işlemine karşı Komisyona başvuruda bulunulduğu; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 31/07/2019 tarih ve 2019/33131 sayılı kararı ile davacının başvurunun kabulüne karar verilmesi üzerine 09/09/2019 tarihinde görevine iade edildiği; bilahare davacı tarafından, 11/09/2019 tarihli dilekçeyle, çalışmadığı döneme ilişkin tüm mali ve özlük haklarının
Esas No : 2025/725 Karar No: 2026/55
tarafına ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin davalı idarenin 16/09/2019 tarih ve E.25955 sayılı ve "iş mahkemesindeki işe iade davasındaki kararlar gibi değerlendirilerek boşta geçen süreye ilişkin dört aylık ücretin ödenmesine karar verildiği" yönündeki yazısının davacı tarafa tebliği üzerine, anılan işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılmasını takip eden ay başından göreve başladığı süreye kadar geçen süreye tekabül eden aylık brüt ücretlerinin ve diğer tüm mali ve sosyal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davaların açıldığı anlaşılmaktadır.19. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve davacının davalı şirkette iş akdiyle çalıştığı, 672 sayılı OHAL KHK'sı ile görevinden çıkarılmasına karar verildikten sonra, davacı hakkında yapılan adli soruşturma ve OHAL Komisyonu incelemesi sonucu görevine iadesine karar verildiği ve bu karar uyarınca da yine yönetim kurulu kararı ile işe iade edildiği görülmektedir. Eldeki davada, dava konusu edilen mali ve sosyal hakların, toplu iş sözleşmesi ve iş akdi çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiği düşünülse de, uyuşmazlığın esasının iş akdinden kaynaklanmadığı, OHAL Komisyonu kararı nedeniyle işe iade sürecinde davacı tarafa ödenmesi gereken mali ve sosyal hakların, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesine ve diğer mevzuata uygun olarak işlem tesis edilip edilmediğinin belirlenmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 20. Bu duruma göre, idarenin işleminden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olduğu ileri sürülen davacı tarafından açılan davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 27/05/2020 tarih ve E.2019/2009, K.2020/824 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 11. İdare Mahkemesinin 27/05/2020 tarih ve E.2019/2009, K.2020/824 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/02/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Bayram
Döndü Deniz
Mustafa
YAŞAR
ŞEN
BİLİR
EROL
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN