T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/726KARAR NO: 2026/56
KARAR TR: 16/02/2026 ÖZET: Davacının, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu sürelerin, memur olarak atamasının yapılmış olması nedeniyle, mevcut hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfisinin buna göre belirlenmesi talebinin reddine dair işlemin iptali istemiyle açtığı davada, 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi bir hizmetin bulunmadığı gözetilerek, aynı Kanun'un 101. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğu hk.K A R A R Davacı
: Y. K.
Vekili
: Av. H. A.
Adli YargıdaDavalılar : 1- Sağlık BakanlığıVekili
: Av. M. A.
2- Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıVekili
: Av. Z. E. U.
İdari YargıdaDavalı
: Sağlık BakanlığıVekilleri: Av. A. Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, 18/09/2014 tarihinde davalı idare bünyesine memur olarak atamasının yapıldığını, daha sonra Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arası geçen hizmetlerinin mevcut hizmet süresi ile birleştirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 14/04/2019 tarih ve 14/91275 sayılı yazısı ile "01/01/2013-31/12/2013, 01/01/2014-28/02/2014, 01/03/2014-14/07/2014 tarihleri arasında sigortalı/Bağ-Kur'lu olarak geçen 286 gün hizmetinin 3/4'ü olan 7 ay 4 gün hizmeti 657 sayılı Kanunun 36. maddesinin C-2 bendi kapsamında değerlendirilerek terfi durumunun güncellenmesine karar verildiğinin" müvekkiline bildirildiğini, oysa bu sürenin tamamının hizmet birleştirilmesinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, davalı idare işleminin iptali ile 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arası geçen süresinin, emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Eskişehir 1. İdare Mahkemesi 03/12/2019 tarih ve E.2019/357, K.2019/701 sayılı kararı ile, dava konusu işlem açısından davanın görev yönünden reddine, "21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasındaki hizmet süresinin emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfi işlemlerinin yapılmasına" karar verilmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dosyasının incelenmesinden; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürlüğünde radyoloji teknikeri olarak görev yapan davacının, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi bünyesinde görev yaptığı, çalışmalarını Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında radyoloji alanında tekniker olarak yaptığı ileri sürülerek burada SSK/Bağ-Kur'a tabi hizmet süresinin mevcut hizmeti ile birleştirilmesi talebiyle yaptığı başvurunun kısmen kabulüne ilişkin 14/04/2019 tarih ve 14/91275 sayılı Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü işleminde; "01/01/2013-31/12/2013, 01/01/2014-28/02/2014, 01/03/2014-14/07/2014 tarihleri arasında sigortalı/Bağ-Kurlu olarak geçen 286 gün hizmetinin 3/4'ü olan 7 ay 4 gün hizmeti 657 sayılı Kanunun 36. maddesinin C-2 bendi kapsamında değerlendirilerek terfi durumunun güncellenmesine" karar verildiği mezkur işlem üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bakılan davada; yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı birlikte nazara alındığında, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunmayan davacının, geçmiş hizmet sürelerinin mevcut hizmeti ile birleştirilmesi talebine ilişkin uyuşmazlıkta, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, uyuşmazlığın bu kısmının görüm ve çözümünde, 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır.Bu durumda; hizmet sürelerinin birleştirilmesi talebi üzerine tesis edilen dava konusu işlemin görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğundan, uyuşmazlığı esasının Mahkememizce incelenmesi olanaklı bulunmamaktadır.Nitekim; Ankara Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesinin 30/04/2019 tarih ve E:2019/1115, K:2019/2973 sayılı kararı da bu yöndedir.Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; '21/01/2006- 14/07/2014 tarihleri arasındaki hizmet süresinin emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfi işlemlerinin yapılmasına' karar verilmesi talebinin incelenmesi hukuken olanaksızdır..."3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Eskişehir 2. İş Mahkemesi 04/05/2023 tarih ve E.2020/110, K.2023/572 sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karar istinaf edilmiştir.5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 31/10/2024 tarih ve E.2023/1506, K.2024/2789 sayılı kararı ile, istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 21/01/2006-14/07/2014 arasında dava dışı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Onkoloji Anabilim Dalı Onkoloji Radyoterapi Ünitesinde Radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, 18/09/2014-31/03/2016 arasında ise aday memurluk süreci sonucunda memuriyet görevine atandığını, davalı idareden memuriyet görevi öncesi SGK tabi radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu döneminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/C-2 bendine göre hizmetine dahil edilmesinin talep ettiği ancak sadece 01/01/2013 -14/07/2014 arası 286 günün ¾’lük kısmı olan 7 ay 4 günlük hizmetinin 657 sayılı yasanın 36/C-2 bendi kapsamında sayıldığını, tüm dönemin kanun kapsamında sayılması gerektiğini beyanla, hizmet süresinin emekli sandığında geçen hizmet ile birleştirilmesini ve kademe/terfi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesini talep ettiği, Danıştay Onikinci Dairesi’nin benzer uyuşmazlıkla ilgili vermiş olduğu 2018/4234 Esas-2019/968 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın 657 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..."6. Eskişehir 2. İş Mahkemesi 26/12/2024 tarih ve E.2024/863, K.2024/1007 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara istinaf isteminde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 11/09/2025 tarih ve E.2025/456, K.2025/2365 sayılı kararı ile, istinaf isteminin esastan reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Mahkeme Kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 21/01/2006-14/07/2014 arasında dava dışı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Onkoloji Anabilim Dalı Onkoloji Radyoterapi Ünitesinde Radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, 18/09/2014-31/03/2016 arasında ise aday memurluk süreci sonucunda memuriyet görevine atandığını, davalı idareden memuriyet görevi öncesi SGK tabi radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu döneminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 36/C-2 bendine göre hizmetine dahil edilmesinin talep ettiği ancak sadece 01/01/2013 -14/07/2014 arası 286 günün ¾’lük kısmı olan 7 ay 4 günlük hizmetinin 657 sayılı yasanın 36/C-2 bendi kapsamında sayıldığını, tüm dönemin kanun kapsamında sayılması gerektiğini beyanla, hizmet süresinin emekli sandığında geçen hizmet ile birleştirilmesini ve kademe/terfi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesini talep ettiği, Danıştay Onikinci Dairesi’nin benzer uyuşmazlıkla ilgili vermiş olduğu 2018/4234 Esas-2019/968 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın 657 Sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin 2024/863 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller, İstinaf karar ilamı ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın 657 Sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş..."
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
7. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Eskişehir 2. İş Mahkemesince adli yargı ve idari yargı dava dosyasına ilişkin bir kısım belgelerin UYAP çıktıları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir."9. 5510 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar." 10. 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:"Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,c) Kamu idarelerinde;1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,sigortalı sayılırlar."
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
11. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 12. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 4. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir: " (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır....Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.) (Değişik cümle:9/1/2025-7538/13 md.) Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilenlerden öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, yetim aylıklarının bağlanmamasını veya bağlanan yetim aylıklarının kesilmesini gerektirmez. (Ek cümleler:9/1/2025-7538/13 md.) Bu madde kapsamında aylık alan ya da hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylığa hak kazanacak erkek çocuklar için 5434 sayılı Kanunun mülga 74 üncü maddesinin altıncı fıkrası hükümleri uygulanmaz. Bu fıkranın ikinci ve üçüncü cümlesi hükümleri bu Kanunun geçici 18 inci maddesi kapsamındaki yetimler hakkında da ilgisine göre uygulanır....Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanunun yürürlüğe girmeden önceki hükümleri uyarınca işlem yapılır. (Değişik ikinci cümle: 31/7/2008-5797/3 md.) Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurum tarafından devralındığı tarihten itibaren, kamu idarelerince bu kapsamdaki sigortalılar için her ay emekli keseneklerine esas aylıklarının %12’si oranında ayrıca genel sağlık sigortası primi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h) fıkrası uyarınca ödenecek ek karşılıkların hesabında, genel sağlık sigortası primi tutarları dikkate alınmaz...."
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
13. 5510 sayılı Kanun'un "506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri" başlıklı geçici 7. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:"(Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir."B. Yüksek Yargı Kararı 14. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararında, özetle; 5510 sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun ile eklenen geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği belirtilmiş, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılık görülmemiştir.IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mustafa EROL, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 16/02/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dava dosyası ve ekinde idari yargı dava dosyasına ilişkin belgelerin Uyap çıktıları15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 16. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Onkoloji Kliniğinde radyoloji teknikeri olarak görev yapan davacının, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu sürelerin, memur olarak atamasının yapılmış olması nedeniyle, mevcut hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
terfisinin buna göre belirlenmesi talebinin reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.18. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun bazı maddeleri yürürlükten kaldırılmış, kamu tüzel kişiliğine sahip Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, hiç bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanun'un yürürlük tarihi itibarıyla görevleri ile birlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir. 19. 5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun'u, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanun'u, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanun'u ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun'u kapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra göreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalı sigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak ve yükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplanmıştır.20. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalıştığı, 18/09/2014 tarihinde davalı idare bünyesine aday memur olarak atamasının yapıldığı, bilahare Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında geçen hizmetinin mevcut hizmet süresi ile birleştirilmesi talebinde bulunduğu, bu talebin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 14/04/2019 tarih ve 14/91275 sayılı yazısı ile "01/01/2013-31/12/2013, 01/01/2014-28/02/2014, 01/03/2014-14/07/2014 tarihleri arasında sigortalı/Bağ-Kur'lu olarak geçen 286 gün hizmetinin 3/4'ü olan 7 ay 4 gün hizmeti 657 sayılı Kanunun 36. maddesinin C-2 bendi kapsamında değerlendirilerek terfi durumunun güncellenmesine karar verildiğinin" davacı tarafa bildirilmesi üzerine, bu sürenin tamamının hizmet birleştirilmesinde dikkate alınması gerektiği ileri sürülerek, davalı idare işleminin iptali ile 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında geçen sürenin, emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.21. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazara alındığında; davacının, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetinin bulunmadığı, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştığı, 18/09/2014 tarihinde davalı idare bünyesinde memur olarak çalışmaya başladığı, bu kapsamda davacının 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin davalı işleminin, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi kapsamında bulunduğu gözetildiğinde, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 26/12/2024 tarih ve E.2024/863, K.2024/1007 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 26/12/2024 tarih ve E.2024/863, K.2024/1007 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/02/2026 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Bayram
Döndü Deniz
Mustafa
YAŞAR
ŞEN
BİLİR
EROL
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
KARŞI OYDava, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Onkoloji Kliniğinde radyoloji teknikeri olarak görev yapan davacının, 21/01/2006-14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu sürelerin, memur olarak atamasının yapılmış olması nedeniyle, mevcut hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfisinin buna göre belirlenmesi talebinin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Dosyanın incelenmesinden; davacının 21/01/2006 - 14/07/2014 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalında sigortalı radyoloji teknikeri olarak çalıştığı, 18/09/2014 tarihinde davalı idare bünyesine aday memur olarak atamasının yapıldığı, bilahare Tepebaşı ilçe Sağlık Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile, 21/01/2006 - 14/07/2014 tarihleri arasında geçen hizmetinin mevcut hizmet süresi ile birleştirilmesi talebinde bulunduğu, bu talebin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 14/04/2019 tarih ve 14/91275 sayılı yazısı ile “01/01/2013 - 31/12/2013, 01/01/2014 - 18/02/14, 01/03/2014 - 14/07/2014 tarihleri arasında sigortalı/Bağ-Kur’lu olarak geçen 286 gün hizmetinin %’ü olan 7 ay 4 gün hizmeti 657 sayılı Kanunun 36. Maddesinin C- 2 bendi kapsamında değerlendirilerek terfi durumunun güncellenmesine karar verildiğinin" davacı tarafa bildirilmesi üzerine, bu sürenin tamamının hizmet birleştirilmesinde dikkate alınması gerektiği ileri sürülerek, davalı idare işleminin iptali ile 21/01/2006 - 14/07/2014 tarihleri arasında geçen sürenin, emekli sandığında geçen hizmet süresi ile birleştirilerek kademe ve terfi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. Maddesinin (C) bendinin 2. fıkrasında ; 'Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel kurumlarda yapanlarla, memurluktan ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memurluğa girmek isteyenlerin sağlık hizmetlerinde geçen süresinden, bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen süreleri ile 196 ncı maddede belirtilen şekilde tespit edilecek mahrumiyet bölgelerinde en az 3 yıl çalışanların veya çalışacak olanların sürelerinin tamamı ve geri kalan sürelerinin 3/4 ü toplamı memurlukta geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı için bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.' hükmü yer almaktadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. Maddesinin (C) bendinin 2. fıkrasında memuriyet dışındaki çalışmaların değerlendirilmesi için bu sürelerin sağlık hizmetlerinde geçmesi gereği bildirilmiştir.Davacı, davalı idareden memuriyet görevi öncesi Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olarak radyoloji teknikeri olarak çalışmış olduğu sürenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. Maddesinin C-2 bendi uyarınca hizmet süresine dahil edilmesini talep ettiği, ancak sadece özel sektörde çalıştığı 01/01/2013 - 14/07/2014 tarihleri arasındaki 286 günün %’lük kısmının (7 ay 4 günlük hizmet süresi olarak) 657 sayılı Kanunun 36. Maddesinin C-2 bendi uyarınca sayıldığı , oysa hizmet süresinin tamamının sayılarak kazanılmış hak aylık derecesinin hesabında değerlendirilmesini istemiştir.Bu durumda, davacının memuriyet öncesi çalışmasının 657 sayılı Kanunun kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleri uygulanarak kazanılmış hak aylık derecesinin hesabında değerlendirilmemesi işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü idari yargının görevindedir.
Esas No : 2025/726 Karar No: 2026/56
Açıklanan nedenlerle .uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.ÜyeÜye Ahmet ARSLAN
Bilal ÇALIŞKAN