T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/73KARAR NO: 2025/222
KARAR TR: 03/03/2025 ÖZET: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi işleten davacı şirketin, kamera kayıtlarının sunulmamasından ve gerçek dışı beyanda bulunularak fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinden bahisle, engelli bireyler adına ödenen eğitim bedelinin 652 sayılı KHK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince iki katı tutarında tahsil edilmesi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: ... Eğitim Sosyal Hizmetler Tic. ve San. Ltd. Şti.Vekili : Av. D. D. ADavalı : Sultangazi KaymakamlığıVekili
: Av. G. İ. VI. DAVA KONUSU OLAY1.Davacı vekili, Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirket tarafından, 2023 yılı Nisan ayında verilen eğitime ilişkin kamera kayıtlarının sunulamaması sebebiyle, 5.447,34 TL fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinin Maarif Müfettişlerince yürütülen soruşturma sonucu tespit edildiğinden bahisle, 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu miktarın iki katına karşılık gelen 10.894,68 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İstanbul 3. İdare Mahkemesi 09/07/2024 tarih ve E.2024/1228, K.2024/1278 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Dava dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin ... G... G... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin sahibi olduğu, söz konusu kurum hakkında yapılan denetim neticesinde Sultangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 03.04.2024 tarihli,
Esas No : 2025/73 Karar No: 2025/222
E-31520825-903.08.02-100079598 sayılı yazısı ve 25.03.2024 tarihli, E-61493584-663.07-99417428 sayılı soruşturma raporuna istinaden dava konusu kuruma fazladan ödenmiş olan destek eğitim ücretlerinin (bireysel eğitim saat ücretleri) 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iki katı suretiyle 10.894,68-TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesini öngören Sultangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 04.04.2024 tarihli, E-57890215-903.08.02-100157410 sayılı işleminin tesis edildiği, bakılan davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık konusu idari para cezası yaptırımının 5326 sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesi uyarınca verilen idari para cezası yaptırımına karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği görülmektedir.Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3.maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı hükmü dikkate alındığında ve davacı hakkında işyeri kapatmaya dair herhangi bir işlem tesis edilmediği hususu da gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu idari para cezası yaptırımına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde anılan Kanunun 27. maddesinin 1. bendi uyarınca "Adli Yargı" yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır."3. Davacı vekili, bunun üzerine aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hâkimliği 02/12/2024 tarih ve D.İş No.2024/3546 sayılı kararı ile, talep konusunda görevli ve yetkili Mahkeme, İstanbul İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle hakimliklerinin görevsizliğine ve ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, taraflarca itiraz edilmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dosyanın incelenmesinde, başvuran vekilinin yukarıda belirtilen idari işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi'ne karşı başvuru yaptığı, başvuru dilekçesi ekinde sunulan İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih 2024/1228 esas ve 2024/1278 sayılı kararı ile "...Uyuşmazlık konusu idari para cezası yaptırımının 5326 sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesi uyarınca verilen idari para cezası yaptırımına karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği görülmektedir.Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı hükmü dikkate alındığında ve davacı hakkında işyeri kapatmaya dair herhangi bir işlem tesis edilmediği hususu da gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu idari para cezası yaptırımına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde anılan Kanunun 27. Maddesinin 1. Bendi uyarınca "Adli Yargı" yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, 25.12.2017, E: 2017/742, K: 2017/820 sayılı ve 07.06.2021 tarih ve E:2021/326; K:2021/334 sayılı kararları ile de 5580 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarının iptali istemiyle açılacak davalarda adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Ancak itiraz eden ... Eğitim Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hakkında Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 1 ve 2. fıkraları doğrultusunda gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verdikleri gerekçesiyle dosya arasında bulunan ve
Esas No : 2025/73 Karar No: 2025/222
kurumca gönderilmiş yazışmalardan anlaşıldığı üzere "kurum borcu cetveli" şeklinde bir yazının tebliğ edildiği, bu yazının idari para cezası niteliğinde olmadığı, kaldı ki 652 sayılı KHK'nın 43. maddesinin 2. fıkrasında "... Fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanuni faizi ile birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir..." şeklinde belirtildiği, bu madde de yine idari para cezasından bahsedilmediği, yine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 27/02/2023 tarih 2022/707 esas ve 2023/86 karar sayılı ilamında da "müfettiş raporu üzerine Valilik oluru ile tesis edilen işlem para cezası olarak nitelendirilmiş ise de; itiraza konu husus para cezası değil, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazla ödemeye sebebiyet verilmekten kaynaklı ödenen ücretlerin tahsil edilmesine yönelik mali teklif..." olduğunun belirtildiği, yine "KHK'nın 43/2. maddesinde de lafzi olarak idari para cezasından veya kabahat fiilinden bahsedilmediği" belirtilerek "bu işlemin idareye tanınan yetki kapsamında tesis edildiği ve işlemin kamu gücüne dayalı re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen idari işlem niteliği taşıdığı açık olduğundan idari yargı yerlerinin görevli olduğu" belirtilmiştir.Yukarıda belirtilen bütün bu hususlar göz önüne alındığında, Hakimliğimizin görevsizliğine, itiraz edilen konu yönünden İstanbul İdare Mahkemesi'nin görevli olduğuna, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih 2024/1228 esas ve 2024/1278 sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar vermiş olması ve bu kararın kesinleşmesi dikkate alındığında Hakimliğimiz ile İdare Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olmakla, karar kesinleştiğinde dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Talep konusunda görevli ve yetkili Mahkeme, İstanbul İdare Mahkemesi olduğundan Hakimliğimizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-İstanbul 3. İdare Mahkemesi ile Hakimliğimiz arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından, CMK'nın 17/1 maddesi uyarınca dosyanın mercii tayini için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,..."5. Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğince adli yargı dava dosyasının aslı ve idari yargı dava dosyası evraklarının UYAP sistemi üzerindeki suretleri re'sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK6. 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 22. maddesi ile değişik 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Özel eğitim giderleri" başlıklı 43. maddesinin 1. ve 2. fıkraları şöyledir:"(1) Engelliler için sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuyla asgari %20 oranında engelli olduğu, 18 yaş altı çocukların Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile özel gereksinimi olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, zihinsel, bedensel yetersizliği olan bireyler ile dil ve konuşma, özel öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerden ilgili destek eğitim programında belirtilen yaşlardaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu engelli bireylerin engel grupları ve dereceleri ile engelinin niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yönetmelikle belirlenir.(2) Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim
Esas No : 2025/73 Karar No: 2025/222
okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir."7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme8. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 03/03/2025 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.9. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.10. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce
Esas No : 2025/73 Karar No: 2025/222
görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.11. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma imkânını tanımıştır.12. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.13. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı hususu da gözetilerek, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ve Başraportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in sözlü açıklamaları ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, 652 sayılı KHK'nın 43/2. maddesi uyarınca, kamera kayıtlarının sunulmaması ve gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinden bahisle, bu miktarın iki katına karşılık gelen tutarın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 16. Dosyanın incelenmesinden, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25/03/2024 tarihli ve ...428 sayılı raporuna göre özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi olarak faaliyet gösteren davacı şirket tarafından 2023 yılı Nisan ayında verilen eğitime ilişkin kamera kayıtlarının sunulamaması sebebiyle, 5.447,34 TL fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinin tespit edildiğinden bahisle, 652 sayılı KHK'nın 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu miktarın iki katına karşılık gelen 10.894,68 TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline ilişkin 04/04/2024 tarih ve ...410 sayılı, kurum borcu cetveli işleminin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. 17. Olayda, inceleme/soruşturma raporu üzerine Kaymakamlık Oluruyla tesis edilen işlem para cezası olarak nitelendirilmiş ise de, dava konusu işlem, itiraza ve iptal davasına konu husus para cezası değil, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazla ödemeye sebebiyet verilmekten kaynaklı ödenen ücretlerin iki katı olarak tahsil edilmesine yönelik malî tekliftir. Kaldı ki, yaptırımın konusu olan 652 sayılı KHK'nın 43/2. maddesinde de lafzi olarak idari para cezasından veya kabahat fiilinden bahsedilmemektedir.
Esas No : 2025/73 Karar No: 2025/222
18. Bu durumda, dava konusu edilen bu işlemin 652 sayılı KHK'nın 43/2 maddesi kapsamında idareye tanınan yetki kapsamında tesis edildiği ve işlemin, kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen idari işlem niteliği taşıdığı açık olduğundan, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-a maddesinde sayılan iptal davaları kapsamında görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin başvurusunun kabulü ile İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 09/07/2024 tarih ve E.2024/1228, K.2024/1278 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 09/07/2024 tarih ve E.2024/1228, K.2024/1278 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 03/03/2025 tarihinde OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan VekiliKenanYAŞAR ÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMANÜyeEyüpSARICALAR ÜyeAhmetARSLANÜyeMahmutBALLI ÜyeBilalÇALIŞKAN