T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/731KARAR NO: 2026/17
KARAR TR: 12/01/2026ÖZET: Vakıf Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yaparken 30/06/2023 tarihinde davalı üniversiteyle çalışma ilişkisi sona eren davacının 01/02/2011-30/06/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak ücret alacağı ve kıdem tazminatı alacağının faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: A. S.
Vekilleri: Av. O. G.
, Av. B. G.
Davalı: Çağ ÜniversitesiVekilleri : Av. F. Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, davalı Çağ Üniversitesi bünyesinde önce araştırma görevlisi akabinde öğretim görevlisi olarak görev yaparken 30/06/2023 tarihinde çalışma ilişkisi sona eren müvekilinin 01/02/2011-30/06/2023 tarihleri arası döneme ilişkin (şimdilik) 50 TL ücret alacağı ile 50 TL kıdem tazminatı alacağının temerrüt tarihinden ve dönemlere göre işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek faiz tutarlarıyla birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Tarsus 1. İş Mahkemesi 24/06/2025 tarih ve E.2024/427, K.2025/190 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, taraflarca yasal süresi içerisinde istinaf edilmeyen karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Uyuşmazlık Mahkemesi'nin "Vakıf Üniversitesinde akademik personel olarak görev yaparken iş akdi sonlanan davacının, kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği" noktasında verdiği 2024/155 Esas- 2024/413 K ve 07/10/2024 tarihli emsal kararında özetle; "22.Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 40. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.23. İdari rejime dayalı olarak düzenlenen Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.24.Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi Vakıf Üniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır. Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskı grupları ile düşünce
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarını sağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır.25. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının, statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır.26. Buna göre, davacının sözleşmesinin sona ermesinden dolayı talep ettiği tazminat ve alacaklarının asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir." denilmiştir. Eldeki davada davacının davalı Çağ Üniversitesi bünyesinde iş akdinin feshedildiği tarih itibari ile öğretim görevlisi olarak görev yaptığı hususunda tartışma bulunmamaktadır. 2809 sayılı Kanun'un Çağ Üniversitesi başlığını taşıyan Ek 46. Maddesi; (Ek: 9/7/1997-4282/1 md.) Tarsus’ta Bayboğan Eğitim Vakfı tarafından, 2547 sayılı Kanunun Vakıf Yükseköğretim Kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzelkişiliğini haiz “Çağ Üniversitesi” adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;a) Fen-Edebiyat Fakültesi,b) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,c) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi,d) Meslek Yüksekokulu,e) Sosyal Bilimler Enstitüsü,f) Fen Bilimleri Enstitüsünden,Oluşur." hükmünü içermekte olup anılan madde gereğince davalı Çağ Üniversitesinin
vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulduğu sabittir. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2024/155 Esas- 2024/413 K ve 07/10/2024 tarihli kararı, 2809 sayılı Kanun'un Ek 46. Maddesi, 2547 sayılı Kanunun Vakıf Yükseköğretim Kurumlarına ilişkin hükümleri, dosyaya celp edilen evraklar çerçevesinde davanın yanlış yargı yolunda ikame edildiği kanaatine varılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114./1-b maddesinde "Yargı yolunun caiz olmaması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. Maddesinde ise dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde "dava yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine" dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-DAVA YOLUNUN CAİZ OLMAMASI NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE..."3. Davacı vekili bu kez, aynı istemlerle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Mersin 2. İdare Mahkemesi 18/11/2025 tarih ve E.2025/1706 sayılı kararı ile, idari yargının görev alanına giren bir idari işlemin sonucu olmayan, tamamen iş mezuatından kaynaklanan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
"...İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, kamu tüzel kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum oluşturabilirler. Bu nedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet üniversitelerinde olduğu gibi vakıf üniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan bilimsel özerkliğe sahip olmaları bu kurumların bir diğer ayrıcalığıdır. Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretim kurumlarını çeşitli siyasal çevre ve baskı grupları ile düşünce kümelerinin etkisi dışında tutarak, bilimsel amaçlar, hedefler ve ihtiyaçlara bağlı kalarak faaliyet gösterebilmelerini sağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının atanmaları, görevleri, unvanları, yükselmeleri, emeklilikleri, disiplin ve görevlerine son verilmesi işlemleri gibi özlük hakları hakkında çıkan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanına girdiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.Bununla birlikte yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, vakıf yükseköğretim kurumları, mali konular yönünden, devlet yükseköğretim kurumlarının tabi olduğu hükümlere bağlı olmadıklarından, akademik personelin aylık ve ücretleri ile kıdem tazminatı gibi iş hukukundan kaynaklı alacakların İş Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi ve bu hususta çıkan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu konudaki istisna ise, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile getirilen ve giderek istikrar kazanan bir ölçüt olarak, uyuşmazlık konusu edilen parasal hakkın, idari yargının görev alanına giren bir idari işlemden (örneğin hizmet sözleşmesinin idarece feshi işleminden) kaynaklanmasıdır. Bu durumda, yani uyuşmazlık konusu edilen parasal hak, İş Kanunu hükümlerine göre belirlense dahi, idari yargının görev alanına giren bir idari işlemin sonucu olarak ortaya çıkmış ise görevli ve yetkili mahkeme söz konusu idari işlemi inceleyip çözüme kavuşturmakla görevli ve yetkili olan İdare Mahkemesi olacaktır. Bu kapsamda taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin idarece tek taraflı olarak feshedilmesi halinde, fesih işleminin sonucu olarak ortaya çıkan iş sonu tazminatı (kıdem tazminatı) alacağından kaynaklı davalar İdari Yargıda çözüme kavuşturulacaktır. Bakılan davada ise uyuşmazlık; davalı üniversite bünyesinde 01.02.2011 tarihinden bu yana görev yapmakta iken iş akdi (davacının iradesiyle) 30.06.2023 tarihinde son bulan davacının, görev yaptığı süre içinde tarafına eksik ödendiği belirtilen maaş ödemeleri ve kıdem tazminatına karşılık tazminat ödenmesi talebinden kaynaklanmış olup, bütünüyle geçmişe ait ücretlerin ve kıdem tazminatının eksik ödendiği iddiasına dayanan ve idari yargının görev alanına giren bir idari işlemin sonucu da olmayan, bu niteliği ile tamamen iş mevzuatından kaynaklandığı anlaşılan uyuşmazlığın görüm ve çözümü bu amaçla kurulmuş İş Mahkemesinin görev alanına girmektedir...."5. Mersin 2. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ve adli yargı dava dosyasına esas Uyap çıktıları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkraları şöyledir:“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. ... Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir."7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 2. maddesi şöyledir:“(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.; Değişik : 18/6/2008-5772/7 md.)Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup, Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitim bölgesinde gereksinim duyulması esastır." 8. 2547 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi şöyledir: “(Ek :17/8/1983 -2880/32 md.)(Değişik: 28/12/1999 - 4498/1 md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmü uygulanır.”9. 2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: "(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.)Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.(Ek fıkra: 15/4/2020-7243/11 md.) Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.10. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun "Çağ Üniversitesi" başlıklı Ek 46. maddesi şöyledir:
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
"(Ek: 9/7/1997-4282/1 md.)Tarsus’ta Bayboğan Eğitim Vakfı tarafından, 2547 sayılı Kanunun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzelkişiliğini haiz “Çağ Üniversitesi” adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;a) Fen-Edebiyat Fakültesi,b) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,c) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi,d) Meslek Yüksekokulu,e) Sosyal Bilimler Enstitüsü,f) Fen Bilimleri Enstitüsünden,Oluşur."11. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesi şöyledir:"Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır."12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 02/07/2018-KHK-703/185 md.)" IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktılarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, davalı Çağ Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yaparken 30.06.2023 tarihinde çalışma ilişkisi sona eren davacının 01/02/2011-30/06/2023 tarihleri arası döneme ilişkin (şimdilik) 50 TL ücret alacağı ile 50 TL kıdem tazminatı alacağının temerrüt tarihinden ve dönemlere göre işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek faiz tutarlarıyla birlikte tahsili istemiyle açılmıştır .16. Dava dosyasının incelenmesinden; vakıf yükseköğretim statüsü ile faaliyet gösteren davalı Çağ Üniversitesi bünyesinde 2011-2023 yılları arasında önce araştırma görevlisi ve daha sonra öğretim görevlisi olarak çalışmakta iken çalışma ilişkisinin 30/06/2023 tarihinde davacı tarafından sonlandırıldığı, 2020 yılı Nisan ayı ile 2023 yılı Haziran ayı sonuna kadar olan döneme ait birtakım mali hakların eksik ödendiğinden ve 2011-2023 yılları arasında yaptığı çalışmaya karşılık kıdem tazminatının eksik ödendiğinden bahisle söz konusu mali hakların tazmini amacıyla dava açıldığı anlaşılmıştır . 17. Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 46. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.18. İdari rejime dayalı olarak düzenlenen Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.19. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi Vakıf Üniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır. Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskı grupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarını sağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır.20. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının, statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır.
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
21. Buna göre, davacının sözleşmesinin sona ermesinden dolayı talep ettiği tazminat alacağının asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Mersin 2. İdare Mahkemesinin 18/11/2025 tarih ve E.2025/1706 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B.Mersin 2. İdare Mahkemesinin 18/11/2025 tarih ve E.2025/1706 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,12/01/2026 tarihinde, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram Şen ve Döndü Deniz BİLİR'in KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN
Esas No : 2025/731 Karar No: 2026/17
KARŞI OY Dava , davalı Çağ Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yaparken 30.06.2023 tarihinde çalışma ilişkisi sona eren davacının 01.02.2011-30.06.2023 tarihleri arası döneme ilişkin olarak (şimdilik) 50,00-TL ücret alacağı ile 50,00-TL kıdem tazminatı alacağının temerrüt tarihinden ve dönemlere göre işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek faiz tutarlarıyla birlikte tahsili istemiyle istemiyle açılmıştır .Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 46. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalanan iş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin uyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yukarıda ve Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere, 2547 sayılı Kanun kapsamındaki kamu hizmetini yürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışma esasları yönünden aynı Kanun'a tabi olduğu tartışmasız ise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlık konusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmeti niteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı kanun'un 5/a maddesi uyarınca da iş mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak, davada adli yargının görevli olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Üye
Üye Eyüp SARICALAR
Bayram ŞENDöndü Deniz BİLİR