T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/734KARAR NO : 2026/41KARAR TR : 12/01/2026 ÖZET: Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkin açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A RDavacı: K. M. S. H. v. Ü. T. S. A.Ş.
Vekili
: Av. M. A.
Davalı: İstanbul ValiliğiVekili
: Av. M. B.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait hastanede "merkezde laboratuvar teknisyeni bulunmadığı ve Hemşire D. Ç.
'ın çalışma belgesi olmadan görev yapıyor olduğunun" tespit edilmesi üzerine Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 7. ve 8. fıkralarının ihlal edildiğinden bahisle, Yönetmeliğin Ek-17. müeyyide formunda belirtilen "Eksikliğin giderilmesi için 3 (üç) ay süre verilir. Eksikliğin giderilmemesi halinde, en fazla bir yıl süre ile eksiklik giderilene kadar merkezin faaliyeti durdurulur. Bu süre sonunda faaliyete geçmeyen merkezin ruhsatı/faaliyet izin belgesi Bakanlıkça iptal edilir." hükmü ve aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen "Özel hastane ve tıp merkezi bünyesindeki merkezlerde tabip ve sağlık meslek mensupları, çalışma belgesi düzenlenerek çalışabilir." hükmünün ihlalinden dolayı Yönetmeliğin Ek-17 müeyyide formunda (11 No) belirtilen "8 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırılık halinde, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası verilmesi ve ayrıca aykırılığın giderilmesi için otuz gün süre verilmesi" hükmü uyarınca 42.344,472 TL idari para cezası verildiğini ancak bu yaptırımın hukuka uygun olmadığını belirterek, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Beykoz Sulh Ceza Hâkimliği 16/05/2025 tarih ve D.İş.2024/2619 sayılı kararı ile, başvuruyu değerlendirme görev ve yetkisinin idare mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle, başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliği 15/09/2025 tarih ve D.İş.2025/7854 sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Bu itibarla; talebin, 30/09/2014 tarih ve 29135 sayılı Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesi 7 ve 8. fıkralarında öngörülen merkezde laboratuvar teknisyeni bulunmadığı hemşire D. Ç.
'ın çalışma belgesi olmadan görev yaptığının tespit edilmesi nedeniyle tahakkuk olunan idari para cezası kararına itiraz olduğu, Hakimliğimizin 5237 sayılı TCK, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun ve diğer kanunlarda belirtilen işlere bakmakla görevli olduğu, dava konusunun
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
Hakimliğimizin görevine girmediği ve İdare Mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, talep bakımından görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğundan talebin görev yönünden reddine..."3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda4. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 12/11/2025 tarih ve E.2025/1967 sayılı kararı ile, davaya konu idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından "merkezde laboratuvar teknisyeni bulunmadığı ve hemşire D.Ç.'nin çalışma belgesi olmadan görev yapıyor olduğu" tespit edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik'in 17.maddesi uyarınca 42.344,472-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin
İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 09.08.2024 tarih ve E-(...) 250927488 sayılı işleme karşı Beykoz Sulh Ceza Hakimliği'nin Değişik İş No: 2024/2619 sayılı dosyasında itirazda bulunulduğu, Beykoz Sulh Ceza Hakimliği'nin 16.05.2025 tarihli kararı ile uyuşmazlığın çözümünde idari yargı görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan itirazın, İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hakimliği'nin 15.09.2025 tarih ve Değişik İş No: 2025/7854 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmesi üzerine davacı şirket tarafından aynı taleple bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise gösterilen yargı yerinde görüleceği belirtilmekle beraber, dava konusu idari para cezasının 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanun'a istinaden çıkarılan Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik kapsamında verildiği, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu'nda para cezasına ve idari tedbirlere itiraz konusunda görevli yargı yerinin belirtilmediği ve bu davada sadece para cezasının yönelik işlemin dava konusu edildiği dikkate alındığında, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve 27. maddesinin (1) numaralı bendindeki düzenleme uyarınca, dava konusu para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin benzer nitelikteki uyuşmazlıkta verdiği 27.11.2023 tarih ve E:2023/540 K:2023/680 sayılı kararı da bu yöndedir..."5. İstanbul 13. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 11. maddesi şöyledir: "(Ek: 2/1/2014-6514/46 md.)(Değişik birinci fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Bu hüküm uluslararası sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetlerini de kapsar.(Değişik ikinci fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunanlar iki yüz elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik üçüncü fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik dördüncü fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.(Ek fıkra:21/7/2025-7557/15 md.) Özel sağlık kuruluşları, sağlık hizmetlerine yönelik tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşan reklam niteliğindeki faaliyetlerde bulunamaz. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri; adres ve iletişim bilgileri, çalışma gün ve saatleri, hasta kabul edilen uzmanlık dalları, çalıştırılan sağlık meslek mensuplarının mesleki ve akademik ünvanları ve hizmet verilen sağlık alanıyla ilgili sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgiler ile sınırlıdır. Bu sınırları aşanlar ile yanıltıcı, aldatıcı, insan sağlığını tehlikeye düşüren veya haksız rekabet ortamı yaratan fiillerde bulunanlar, yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisine kadar idari para cezası ile cezalandırılır.Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." 7. 30/09/2014 tarih ve 29135 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Yönetmeliğin amacı; çocuk sahibi olamayan evli çiftlerden, tıbben uygun görülenlerin üremeye yardımcı tedavi metotları vasıtasıyla çocuk sahibi olmaları için yapılacak uygulamanın esaslarını, bu uygulamayı yapacak merkezlerin açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir."
8. Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Yönetmelik, bünyesinde üremeye yardımcı tedavi merkezi bulunan üniversite ile kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve hastaneleri, tıp merkezleri ile özel hastaneleri ve gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerine ait müstakil üremeye yardımcı tedavi merkezlerini ve bunların üremeye yardımcı tedavi yöntemleriyle ilgili faaliyetlerini ve işletenlerini kapsar."
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
9. Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelik; 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesi, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile ek 11 inci maddesi ve 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 40 ıncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." 10. Yönetmeliğin "Personel durumu" başlıklı 17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"...(2) Mesul müdür: Müstakil merkezde kadrolu olarak görev yapan uzman tabiplerden birisi veya kadrolu olmamakla birlikte tam zamanlı olarak görev yapan bir tabip mesul müdür olarak görevlendirilir. Hastane veya tıp merkezi baştabibi/mesul müdürü aynı zamanda merkezin de mesul müdürüdür.a) Mesul müdür olarak görevlendirilecek olan tabibin aşağıdaki nitelikleri taşıması şarttır:...7) Bu Yönetmeliğe, tâbi olunan diğer ilgili mevzuata ve merkezin iç işleyişi konusunda hazırlanıp çalışanlara duyurulan düzenlemelere, ilgililer tarafından uyulmasını sağlamak ve bunun için gerekli iç denetimleri yürütmek,...(8) İstifa, yer değişikliği, ölüm ve benzeri sebeplerle yapılan değişiklikler ile ilgili olarak;a) ÜYTE laboratuvarı sorumlusu ve ÜYTE ünite sorumlusu değişikliği Müdürlük onayı ile yapılır. ÜYTE ünite sorumlusu ve ÜYTE laboratuvarı sorumlusunun ayrılması halinde derhal Müdürlüğe bildirim yapılır. Merkezde ÜYTE ünite sorumlusu ve ÜYTE laboratuvarı sorumlusu olma özelliklerini taşıyan personelin bulunması halinde Müdürlükçe yeni sorumlu onaylanıncaya kadar bu personel tarafından ilgili laboratuvar/ünitenin sorumluluğu geçici olarak yürütülür. Bu özellikleri taşıyan personelin bulunmaması halinde merkezin faaliyeti üç ay süreyle durdurulur. Bu sürenin bitiminde ÜYTE ünite sorumlusu ve ÜYTE laboratuvarı sorumlusu başlatılamaması halinde merkezin faaliyeti en fazla bir yıl süreyle durdurulur. Merkezin faaliyeti durdurulduktan sonra eksikliğin giderilmesi halinde merkez yeniden faaliyete geçirilir. Faaliyetin durdurulması ve tekrar faaliyete geçirilmesi işlemi müdürlükçe yapılır ve Bakanlığa bilgi verilir. Bu süre sonunda faaliyete geçmeyen merkezin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir veya faaliyet izin belgesinden çıkartılır.b) Merkezin diğer personel değişiklikleri ise beş gün içerisinde müdürlüğe bildirilir. Merkezde uzman tabip dışındaki asgari sağlık çalışanının merkezden ayrılması durumunda üç ay içerisinde yerine sağlık çalışanı bulunamaması halinde, en fazla bir yıl süre ile eksiklik giderilene kadar merkezin faaliyeti durdurulur. Bu süre sonunda faaliyete geçmeyen merkezin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir veya faaliyet izin belgesinden çıkartılır.c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde tanımlanan merkezin faaliyetinin durdurulması ve ruhsat iptalinin yapılması halinde tedavisi devam eden hastaların işlemleri başka bir merkez ile anlaşılarak aksatılmadan devam ettirilir veya en yakın kamu kurumlarına bağlı merkezlere yönlendirilir..." 11. Yönetmeliğin "Müeyyideler" başlıklı 28. maddesi şöyledir:"(1) Bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uymayanlar hakkında, Ek-17’te yer alan müeyyideler uygulanır.(2) Merkezlere ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, uygulamanın yapıldığı ilgili sağlık kuruluşunun tabi olduğu mevzuatta yer alan müeyyideler ile ilgili diğer mevzuatta belirlenen idarî ve cezaî müeyyideler uygulanır."
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
12. Yönetmeliğin Ek-17 Müeyyide Formu 11. sırası şöyledir: "8 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırılık halinde,Bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idarî para cezası verilir. Ayrıca aykırılığın giderilmesi için otuz gün süre verilir.Bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde ikisi oranında idarî para cezası verilir. Ayrıca eksikliğin giderilmesi için otuz gün süre verilir.Merkezin faaliyeti bir gün süreyle durdurulur." 13. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “ (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”14. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”15. 5326 sayılı Kanun’un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, davacı şirkete verilen idari para cezası yönünden görev uyuşmazlığının doğduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi17. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli yargının
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, davacı şirkete ait hastanede, merkezde laboratuvar teknisyeni bulunmadığı ve bir hemşirenin çalışma belgesi olmadan görev yapıyor olduğunun tespit edildiğinden bahisle uygulanan ve İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 09/08/2024 tarih ve 250927488 sayılı Valilik Makam Olur'u ile bildirilen, 42.344,472 TL idari para cezasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.19. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrasında; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.20. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı, ancak idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, idari yargının görev alanına giren bir yaptırım kararının verilmiş ve bunun dava konusu edilmiş olması halinde idari yargının bu davaya ve aynı maddi olaya ilişkin idari para cezası kararına karşı açılan veya açılacak davaya da bakacağı kuşkusuzdur.21. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesince de, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren idari yaptırım kararının da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.22. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait hastanede "merkezde laboratuvar teknisyeni bulunmadığı ve Hemşire D. Ç.
'ın çalışma belgesi olmadan görev yapıyor olduğunun" tespit edilmesi üzerine, Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 7 ve 8. fıkralarının ihlal edildiğinden bahisle Yönetmeliğin Ek-17., müeyyide formunda belirtilen "Eksikliğin giderilmesi için 3 (üç) ay süre verilir. Eksikliğin giderilmemesi halinde, en fazla bir yıl süre ile eksiklik giderilene kadar merkezin faaliyeti durdurulur. Bu süre sonunda faaliyete geçmeyen merkezin ruhsatı/faaliyet izin belgesi Bakanlıkça iptal edilir." hükmü ve aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen "Özel hastane ve tıp merkezi bünyesindeki merkezlerde tabip ve sağlık meslek mensupları, çalışma belgesi düzenlenerek çalışabilir." hükmünün ihlalinden dolayı Yönetmeliğin Ek-17 müeyyide formunda (11 No) belirtilen "8 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırılık halinde, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası verilmesi ve ayrıca aykırılığın giderilmesi için otuz gün süre
Esas
No : 2025/734Karar No : 2026/41
verilmesi" hükmü uyarınca 42.344,472 TL idari para cezası verildiği, idari para cezasının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.23. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise gösterilen yargı yerinde görüleceği belirtilmekle beraber, dava konusu idari para cezasının 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanun'a istinaden çıkarılan Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik kapsamında verildiği, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu'nda para cezasına ve idari tedbirlere itiraz konusunda görevli yargı yerinin belirtilmediği ve bu davada sadece para cezasına yönelik işlemin dava konusu edildiği dikkate alındığında, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve 27. maddesinin (1) numaralı bendindeki düzenleme uyarınca, dava konusu para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 13. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile Beykoz Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/05/2025 tarih ve D.İş No.2024/2619 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 13. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile Beykoz Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/05/2025 tarih ve D.İş No.2024/2619 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 12/01/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN