T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/737KARAR NO : 2026/42KARAR TR : 12/01/2026 ÖZET: İki sokak kesişiminde bulunan ve kapağı olmayan rögara basarak kanalizasyon çukuruna düşmesi sonucu yaralanan davacının, uğradığı zararlarının tazmini istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: B. K.
Vekili: Av. D. A.
Davalı: Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel MüdürlüğüVekilleri: Av. Ö. Z. E.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 16/03/2025 günü
tarafına doğru yürüyüşe çıktığını ve cadde üzerinde
Sokağın biraz ilerisine doğru ilerlediği esnada 2-3 metre derinliğindeki kapağı olmayan rögara düşerek kasığından ve ağzından yaralandığını, 3-4 dişinin kırıldığını, doktorların ifadesine göre 6 ay süreyle herhangi bir işte çalışamayacağını, davalı idarenin rögar kapağı bakım, onarım ve değişim hizmetlerindeki gecikme ve ihmalinin müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL geçici, 50 TL sürekli sakatlık tazminatı, 50 TL dişlerindeki hasar dolayısı ile maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 02/07/2025 tarih ve E.2025/55, K.2025/219 sayılı kararı ile, dava konusunun idari yargının görev alanına girmesi sebebiyle davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmamasından dolayı dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Bir kamu kuruluşu tarafından, kamu yasaları uyarınca tesis yapma, yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. Anılan görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. Anılan nitelikteki kamu hizmetinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması, bakımı veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2.bendi hükmüne
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
göre tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2.maddesi hükmüne idari yargı yerinde açılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarından olup,mahkemece resen incelenmesi gerekir.Yargı yoluna ilişkin olarak Konya BİM 4. İdari Dava Dairesinin 18/10/2022 tarih 2021/1972 E ve 2022/1820 K sayılı ilamı ile ilk derece idare mahkemesi tarafından davacının yaya olarak ilerlemekte iken rögar kapağı açık unutulan çukura düşmesi sonucu (%96 oranında) felç kalarak engelli hale geldiği, yatalak olduğu ve davalı idarelerin ağır hizmet kusurunun bulunduğu belirtilmek suretiyle açılan davada yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olup karar Bölge İdare Mahkemesine taşınmış olmakla aynı mahiyetteki olaya ilişkin idari yargıda Bölge İdare Mahkemesi tarafından hüküm verilmiştir.Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 17/09/2013 tarihli kararı ile 2013/10823 E ve 2013/12412K sayılı ilamı ile "Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın rögar kapağının olması gerektiğinden yüksek olması ve yoldaki kısmen çökme nedeniyle hasarlandığını, yol bakım ve yapımından sorumlu olan davalının kusurlu olduğunu, sigortalıya 3,393,54 TL tazminat ödendiğini, davalıya hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı idareye karşı açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..." dair karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçeler, Yargıtay ve Bölge İdare Mahkemesi kararı dikkate alınarak İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı idareye karşı açılan davanın İ.Y.U.K. 2/1-6 maddesi uyarınca idari yargıda görülmesi gerektiğinden..."3. Davacı vekili, aynı olay nedeniyle bu kez 50.150 TL maddi-manevi tazminat istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Van 5. İdare Mahkemesi 28/11/2025 tarih ve E.2025/1637 sayılı kararı ile, dava konusu uyuşmazlıkta görevsizlik kararı veren Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanısına varılmakla görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın, adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Bu durumda, davacının karayolunda rögar kapağı bulunmayan bir rögar çukuruna düşmesi neticesinde yaralanmasından kaynaklı olarak açılan işbu davanın da 2918 sayılı Kanundan doğan sorumluluk davası niteliğinde bulunması sebebiyle görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.Nitekim, "davacının, yaya kaldırımında bulunan rögar çukuruna düşmesi sonucunda yaralanması nedeniyle" açılan davada verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/03/2024 tarih ve E:2024/41, K:2024/81 sayılı kararı ile "davacının, trafiğe de açık yol üzerinde, üst demirleri kırık rögar çukuruna düşmesi sonucunda yaralanması nedeniyle" açılan davada verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 31/01/2022 tarih ve E:2022/1, K:2022/16 sayılı kararında da benzer mahiyetteki uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir..."
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
5. Van 5. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."7. 2918 sayılı Kanun'un “Kapsam” başlıklı 2. maddesi şöyledir:"Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,Bu Kanun hükümleri uygulanır."8. 2918 sayılı Kanun’un "Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesi şöyledir:"(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür. a) Kuruluş Her belediye başkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesi gözönünde tutularak İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genel hükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur. b) Görev ve yetkiler 1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak,2. Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,3. Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek,4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak,5. Yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,6. Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak,7. Bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak."
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
9. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"(Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.)Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür."10. 2918 sayılı Kanun'un "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesi şöyledir:“(Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.)İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” 11. 2918 sayılı Kanun'un geçici 21. maddesi şöyledir:“(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” B. Yargı Kararı12. Anayasa Mahkemesinin 27/03/2014 tarih ve 28954 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, davacının yürüyüşe çıktığı esnada iki sokak kesişiminde bulunan ve kapağı olmayan rögara basması sonucunda, kanalizasyon çukuruna düşmesi nedeniyle yaralanması sonucu uğradığı maddi zararların tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.16. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, yukarıda belirtilen gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. 17. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. 18. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı; davacının, sokakta bulunan rögar çukuruna düşmesi sonucunda yaralanması nedeniyle dava açıldığı, dolayısıyla açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Van 5. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ve E.2025/55, K.2025/219 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Van 5. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ve E.2025/55, K.2025/219 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,12/01/2026 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKANKARŞI OY
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
Dava, davacının yürüyüşe çıktığı sırada, iki sokak arasında bulunan kapağı olmayan rögara düşmesi sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, davalının karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki İhmali sonucu zarara neden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir.Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin 2. bendinde ulaşım, şehir içi trafiği düzenlemek görev, yetki ve sorumlulukları arasında saymıştır.Bu bağlamda, bir kamu tüzel kişisi olan davalının karayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetini idare hukuku ilke ve kurallarına göre yürüteceği ve anılan işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıklarında Anayasanın 125., 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddelerine göre idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği hususunda kuşku bulunmamaktadır.Karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda adli yargıyı görevli kabul eden kararda hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esas almıştır.11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.Yapılan bu değişiklik sonucu, 2918 sayılı Yasa'dan doğan sorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların neden olduğu zararlara ilişkin olanları da dahil olmak üzere adli yargıda görüleceği, zarar görenin kamu görevlisi olmasının bu Yasa hükmünün uygulanmasının önlemeyeceği ve hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Yasa hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.Uyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Zira, 2918 sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkça belirtildiği üzere yasa motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bu kanundan doğan ve adli yargıda görülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85. maddesinde düzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır.Sonuç olarak, idarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda
Esas
No : 2025/737Karar No : 2026/42
hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlıkta adli yargıyı görevli kabul eden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
ÜyeÜye Üye
Ahmet ARSLAN
Mahmut BALLI
Bilal ÇALIŞKAN