T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/740KARAR NO: 2026/138 KARAR TR: 09/03/2026 ÖZET: Özel hukuk tüzel kişisi T. K. v. Y. B. A.
'nin özel hukuk hükümlerine göre gerçekleştirdiği ihalenin iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: A. O. D. Y. Y. G. S. v. T. A.
Vekili: Av. Ö. C.Davalı: T. K. v. Y. B. A.
Vekili: Av. A. D.I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, davalı tarafından "kapalı zarfla teklif alma" usulüyle gerçekleştirilen
parselde kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin 18/06/2025 tarihli ihalenin; Gayrimenkul Satış Şartnamesinin “İhale Yöntemi” başlıklı 1. maddesinde; “Bankamız mülkiyetinde bulunan ve yukarıda belirtilen gayrimenkuller “Kapalı Zarfla Teklif Alma” usulüne göre, peşin bedelle satılacaktır. Satış, kapalı zarfla teklif veren teklif sahipleri arasında açık artırma yapılmak ve açık artırımda en yüksek peyi süren teklif sahibine peşin bedelle satılmak suretiyle gerçekleşecektir.” hükmün yer aldığı halde, söz konusu hükme uyulmadan ihale sonuçlandırıldığını; ihalenin açık artırma sürecinde, açık arttırmaya katılacak isteklilerin hangi sıralama ile tekliflerini söyleyeceğinin belirtilmediğini ve açık artırmada 68.000.000 TL'den bir anda başka bir şirket tarafından 230.000.000 TL'ye çıkılarak teklif verildiğini; daha sonra ihaleye ara verildiğini ve İhale Komisyonu tarafından söz konusu teklifin afaki olduğu düşünülerek araya teklif alındığını ve bu tekliflerin sağ baştan sırasıyla alınmak suretiyle ihaleye devam edildiğini ve 144.000.000 TL pey süren bir başka firmanın ihalede en yüksek ikinci teklif sahibi olarak ilan edildiğini; ancak söz konusu artırma sürecinde, İhale Komisyonunun, Gayrimenkul Satış Şartnamesinin 1. maddesi gereği ilk pey süren isteklinin teklifine kadar açık artırmaya devam edeceği ve bu teklif bedeli veya daha üzerinde bir pey sunan istekliye ihalenin verileceği düşüncesiyle, müvekkili tarafından kapalı zarfta 40.000.000 TL olarak sunulan teklifin daha sonra açık arttırmada 144.000.000 TL’ye kadar yükseltildiğini; bu haliyle ihaleye ilk teklif veren şirket varken daha sonra ara teklif ile 144.000.000 TL pey süren diğer firmanın ikinci en yüksek teklifi verdiğini; ayrıca şartnameden birinci en yüksek teklifi veren isteklinin vazgeçmesi durumunda ikinci en yüksek istekliye hangi bedelle taşınmazın teklif edileceğinin anlaşılamadığını ve müvekkilinin ihaleye tüm belirsizliklerden dolayı devam edemediğini ileri sürerek, ihalenin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.2. Davalı vekili, yasal savunma süresi içinde, müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olduğundan bahisle yargı yolu bakımından görev itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
3. İstanbul 8. İdare Mahkemesi 23/10/2025 tarih ve E.2025/1876 sayılı görevlilik kararı ile, davada idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davalı şirketin görev itirazının reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları, idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sayılarak idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.7147 sayılı Türkiye Kalkınma Ve Yatırım Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 1.maddesinde Kanun'un amacı, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketinin (Banka), çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını kullanarak, ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda, sürdürülebilir büyümeye yönelik yatırımların ve projelerin desteklenmesi, sermaye ve fon kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması, yurt içi, yurt dışı ve uluslararası ortak yatırımların finanse edilmesi ile kâr ortaklığı veya kiralama esaslı kredi işlemleri dâhil, tüm kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerinin rekabetçi, dinamik ve etkin bir şekilde yerine getirebilmesini sağlamak olarak tanımlanmış, Kanun'un 3. maddesinde, "Banka; kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, kalkınma planı, programı ve stratejik planlar doğrultusunda kaynağı tahsis edilmek suretiyle görevlendirilebilir. Bu görevlendirmelere ilişkin usul ve esaslar ile görevlendirme kapsamında ihtiyaç duyulan kaynağın hangi kurum veya kuruluş bütçesinden karşılanacağı Cumhurbaşkanınca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, aynı Kanun'un 7. maddesinde de, " Banka ve iştirakleri; 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa, 18/11/1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanuna, 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanuna, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununa, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye, 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Teşvik ve Muafiyetleri Kanununa, 18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye, 12 nci maddesi hariç 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi değildir." düzenlemesi yer almaktadır. İdare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis edilen işlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirmesinden, davalı Türkiye Kalkınma Bankası'nın ülkenin kalkınmasına yönelik politikalara yön vermek üzere finansman gücüne de sahip olarak sermaye piyasasının gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla özel bir statü ile kurulduğu ve kamusal amaçla faaliyet gösterdiği anlaşıldığından davalı banka tarafından gerçekleştirilen uyuşmazlık konusu ihale işleminin idari nitelikte bir işlem olması karşısında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görevinde olduğu sonucuna varılmıştır. ..."4. Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebiyle başvurusu üzerine,
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın çözümünün adli yargının görevine girdiği görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... 233 sayılı KHK kapsamında olmayan 7147 sayılı Kanun'un I. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde anonim şirket statüsünde olan 5411 sayılı Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre örgütlenen, özel hukuka tabi ve özel işletmecilik esaslarına dayanarak ve çağdaş bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren, personeli 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan T. K. v. Y. B. A.
nin özel hukuk tüzel kişisi olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Kanun ve Esaslarla birtakım kamusal ayrıcalıklar tanınması, adı geçen bankanın hukuki statüsünü değiştirmeyecektir.Bu itibarla, kamu kuruluşu niteliği taşımayıp büyük oranda özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip ve anonim şirket statüsünde bulunan davalı bankanın taşınmaz satışı ihalesinin iptali talebine ilişkin davanın çözümünün adli yargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli ve 2021/208 Esas. 2021/306 Karar sayılı ve15.05.2023 tarihli ve 2022/458 E., 2023/379 K.sayılı kararında da, İ. B. A.
nin statüsüne ilişkin açıklamalarda benzer hususlar vurgulanmıştır. ..."6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının yazılı düşüncesi istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 7. Danıştay Başsavcısı, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu ve 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca yapılmış başvurunun kabulü gerektiği yönünde yazılı düşünce vermiştir. Düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"... İdare tarafından, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı irade beyanıyla tesis edilen icraî işlemler veya eylemlerden doğan uyuşmazlıkların idarî yargı merciinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bir uyuşmazlığın çözümünde idarî yargı yerlerinin görevli olabilmesi için, öncelikle ortada idarî bir işlem ve buna bağlı bir uyuşmazlık bulunmalıdır. Uyuşmazlığın idarî işlem olarak sayılabilmesi için ise, tesis eden makamın idarî makam olarak nitelendirilebilmesinin yanı sıra uyuşmazlığın idari nitelikteki bir faaliyetten doğmuş olması ve bu faaliyetin de kamu hukuku kurallarına göre kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin olması gerekmektedir. Buna ilişkin tespit yapılırken de, işlemi tesis eden idare, uygulanan mevzuat, işlemin kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin olup olmadığı ve kamu gücü ayrıcalığından yararlanıp yararlanmadığı dikkate alınmalıdır. Yukarıda belirtilen mevzuat bu yönüyle incelendiğinde, T. K. v. Y. B. A.personelinin 4857 sayılı Kanuna tabi olduğu; Bankanın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu,yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi olmadığı ve 5411 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre özel hukuk kurallarına göre teşkilatlanmış, özel işletmecilik ve çağdaş bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren bir anonim şirket olduğu görülmekte olup, bankanın 7147 sayılı Kanun ve esas sözleşmesinde sayılan taşınmaz alım satımına yönelik tasarruflarının Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilen genel idare esaslarına göre yürütülen bir kamu hizmetine ilişkin tasarruf olarak nitelendirilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
Uyuşmazlıkta T. K. v. Y. B. A.
'nin özel hukuk hükümlerine tâbi bir banka olduğu, bankanın amacı doğrultusunda gayrimenkul alım satımı konusunda Yönetim Kuruluna yetki verildiği, dava konusu ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre değil, özel hukuk hükümlerine tâbi olan Bankanın, Yönetim Kurulunca kabul edilen Gayrimenkul Alım/Satım ve Kiralama Yönergesi çerçevesinde gerçekleştirildiği, bu hususun ihale dökümanlarında da açık olarak belirtildiği ve ihalenin kamu tüzel kişisi bir makamın değil Banka Yönetim Kurulu kararıyla onaylanarak kesinleştirildiği ve bu yöndeki tasarrufun normal bir bankacılık faaliyeti olduğu dikkate alındığında, özel hukuk hükümlerine tâbi bir bankanın özel hukuk hükümlerine istinaden gerçekleştirdiği taşınmaz satış ihalesinin iptali istemiyle açılan bu davanın görüm ve çözümünde adlî yargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ..."
III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat 8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"9. 7147 sayılı Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı; Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketinin (Banka), çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını kullanarak, ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda, sürdürülebilir büyümeye yönelik yatırımların ve projelerin desteklenmesi, sermaye ve fon kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması, yurt içi, yurt dışı ve uluslararası ortak yatırımların finanse edilmesi ile kâr ortaklığı veya kiralama esaslı kredi işlemleri dâhil, tüm kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerinin rekabetçi, dinamik ve etkin bir şekilde yerine getirebilmesini sağlamaktır."10. 7147 sayılı Kanun'un 4. maddesi şöyledir: “(1) Banka personeli 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre iş sözleşmesi ile istihdam edilir.(2) Bankada 4857 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlarla Banka arasında çıkan ihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir.
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
(3) Personelin aylık ücret ve diğer mali hakları Banka Genel Kurulunca tespit olunur. Genel Kurul bu yetkilerini Yönetim Kuruluna devredebilir. Personel istihdamına ilişkin diğer hususlarda karar almaya Yönetim Kurulu yetkilidir."11. 7147 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası şöyledir: “(1) Banka ve iştirakleri; 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa, 18/11/1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanuna, 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanuna, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununa, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye, 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Teşvik ve Muafiyetleri Kanununa, 18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye, 12 nci maddesi hariç 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi değildir.”12. 7147 sayılı Kanun'un 8. maddesi şöyledir: “14/10/1999 tarihli ve 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 4456 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.”13. 7147 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:"(1) Bankada, 1/1/2021 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılmaz." 14. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinin "Faaliyet konuları" başlıklı 4. maddesinin ilgili 1. fıkrası ile 2. fıkrasının 6 nolu bendi şöyledir:"(1) Faaliyet konusu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre kalkınma ve yatırım bankalarının yapabilecekleri her türlü bankacılık faaliyetlerinin yürütülmesidir. Banka, kredi ve iştirak politikalarını oluştururken, kalkınma ve yatırım bankacılığının kendisine yüklemiş olduğu kalkınma ve sürdürülebilir büyümeyi destekleme misyonu çerçevesinde, kalkınma planı, programı ve stratejik planları, yapısal dönüşüm programlarını, yıllık ve orta vadeli programları da dikkate alabilir.(2) Banka amaçlarını gerçekleştirmek için 7147 sayılı Kanun, Bankacılık Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerinin tanıdığı tüm yetkileri kullanır ve aşağıdaki konularda faaliyette bulunabilir.(...)6- İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla Banka Yönetim Kurulu kararı ile her türlü menkul ve gayrimenkul malları, hakları ve özellikle sınai ve fikri ve benzeri hakları, iştira ve vefa hakkı ile intifa, irtifak ve üst hakkı gibi ayni haklar ve alacak haklarını iktisap edebilir, verebilir, bunları başkalarına satabilir, devredebilir, rehin veya ipotek edebilir, menkul ve gayrimenkul mallar üzerinde kendi lehine rehin ve ipotek alabilir, mevcut ipotekleri fek edebilir, alacağını ve buna bağlı teminatlarını temlik edebilir, menkul ve gayrimenkul malları, sınai ve fikri ve benzeri hakları kiralayabilir veya kiraya verebilir, kira ve satış vaadi
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
sözleşmelerini kendi lehine tapuya şerh ettirebilir, şerhleri kaldırtabilir. Münferiden veya müctemian ve garameten rehin ve ipotek tesis edebilir.(...)"B. Yargı Kararı15. 7147 sayılı Kanun'un bir kısım maddelerinin iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine konuyu inceleyen ve 12/11/2020 tarih ve E.2018/162, K.2020/66 sayılı kararla istemi reddeden Anayasa Mahkemesinin karar gerekçesindeki bir kısım tespitleri şöyledir: “…3. 7147 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre; Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketinin (Banka) amacı, çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını kullanarak ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir büyümeye yönelik yatırımların ve projelerin desteklenmesi, sermaye ve fon kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması, yurt içi, yurt dışı ve uluslararası ortak yatırımların finanse edilmesi ile kâr ortaklığı veya kiralama esaslı kredi işlemleri dâhil tüm kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerinin rekabetçi, dinamik ve etkin bir şekilde yerine getirebilmesini sağlamaktır.4. Banka özel statülü bir anonim şirket olarak kurulmuş olup Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Bankanın merkezi, amacı, kaynakları, sermaye yapısı, organları, hesapları, faaliyet konuları ile kârının dağıtımına ilişkin hususlar esas sözleşmesinde belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketi Esas Sözleşmesi’nin 3. maddesinde ise Bankanın hizmet alanı ve işlevleri, “Türkiye’nin kalkınması ve sürdürülebilir büyümesi için; bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılmasına yönelik yatırımları ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak projeleri desteklemek, girişim sermayesinin gelişmesine katkıda bulunmak, fon kurmak, katılmak ve yönetmek, kredi vermek, iştirak etmek, proje finansmanı yapmak, kâr ortaklığı veya kiralama esaslı kredi işlemleri yapmak, yurtiçi, yurtdışı ve uluslararası ortak yatırımları finanse etmek ve danışmanlık hizmetleri de dâhil kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmek” olarak belirtilmiştir.(...)47. Banka personelinin statüsü ise Kanun’un 4. maddesinde açık biçimde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre Banka personeli 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre iş sözleşmesi ile istihdam edilir. Bankada 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışanlarla Banka arasında çıkan ihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir. Personelin aylık ücret ve diğer mali hakları Banka Genel Kurulunca tespit olunur. Genel Kurul bu yetkilerini Yönetim Kuruluna devredebilir. Personel istihdamına ilişkin diğer hususlarda karar almaya Yönetim Kurulu yetkilidir.48. Kanun’un geçici 1. maddesi Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte çalışmaya devam etmekte olan Banka personelinin durumunu düzenlemektedir. Buna göre; Bankada, 1/1/2021 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılmaz. Bankanın yeniden yapılanma sürecinde, 4857 sayılı Kanun’a tabi çalışmak istemeyen personel bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak ilk Genel Kurul tarihini takip eden doksan gün içinde Bankaya bildirimde bulunur. Bu personel, Bakanlıkça bir kamu kurumunda göreve başlatılıncaya kadar Bankanın ihtiyaç duyduğu uygun işlerde görevlendirilir. Bu personel, Banka Yönetim Kurulu kararlarına istinaden 30/9/2020 tarihine kadar Bakanlığa bildirilir. Bakanlığa bildirilen personelin Bankada herhangi bir statüde tekrar istihdamı mümkün değildir. Bankaca isimleri bildirilen personelin atama teklifleri, Bakanlıkça 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen usul ve esaslar ile gerçekleştirilir.(...)"IV. İNCELEME VE GEREKÇE
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
A. İlk İnceleme 16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 09/03/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 17. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, davalı özel hukuk tüzel kişisi Banka tarafından taşınmaz satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.19. Dava dosyasının incelenmesinden; T. K. v. Y. B. A.
'nin özel hukuk hükümlerine tâbi bir banka olduğu, Bankanın amacı doğrultusunda taşınmaz alım satımı konusunda Yönetim Kuruluna yetki verildiği, dava konusu ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre değil, özel hukuk hükümlerine tâbi olan Bankanın, Yönetim Kurulunca kabul edilen Gayrimenkul Alım/Satım ve Kiralama Yönergesi çerçevesinde gerçekleştirildiği, bu hususun ihale dökümanlarında da açık olarak belirtildiği ve ihalenin kamu tüzel kişisi bir makamın değil Banka Yönetim Kurulu kararıyla onaylanarak kesinleştirildiği ve bu yöndeki tasarrufun normal bir bankacılık faaliyeti olduğu dikkate alındığında, özel hukuk hükümlerine tâbi bir bankanın özel hukuk hükümlerine istinaden gerçekleştirdiği taşınmaz satış ihalesinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. 20. 7147 sayılı Kanun'un 24/10/2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde; davalı Bankanın 7147 sayılı Kanun dışında Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde özel hukuka tabi ve özel işletmecilik esaslarına dayanarak faaliyet gösteren, anonim şirket statüsünde bir tüzel kişilik olduğu, Bankanın yürüttüğü faaliyetin Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevlerden sayılamayacağı dikkate alındığında, Banka yönetim kurulu kararı ile yapılan ihalenin feshi istemine ilişkin davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. 21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı başvurunun kabulü ile davalının görev itirazının reddine ilişkin İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 23/10/2025 tarih ve E.2025/1876 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.VI. HÜKÜM
Esas No : 2025/740 Karar No: 2026/138
Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalının görev itirazının reddine ilişkin İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 23/10/2025 tarih ve E.2025/1876 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,09/03/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN