T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/743KARAR NO: 2026/27
KARAR TR: 12/01/2026 ÖZET:Davacının, Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin sona ermesi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan tazminat ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı: Ş. Y.
Vekili: Av. M. T. T.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili: Av. C. Ç. Ç.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsünde Ekim 2007 - Ağustos 2022 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken, iş akdinin sona erdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 50 TL kıdem tazminatı, 25 TL ihbar tazminatı, 50 TL eksik ödenen ücret alacağı, 50 TL yıllık izin alacağı, 50 TL ilave tediye alacağı ve 25 TL ayrımcılık tazminatı olmak üzere toplam 250 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 35. İş Mahkemesi 10/07/2024 tarih ve E.2022/536, K.2024/655 sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 10/07/2025 tarih ve E.2024/3142, K.2025/1993 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olduğundan, istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir. 4. Ankara 35. İş Mahkemesi 25/09/2025 tarih ve E.2025/254, K.2025/273 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizin 10/07/2024 tarih 2022/536 Esas 2024/655 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönünde karar verildiği, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin 24/07/2025 tarihli ilamıyla "...Dosya içeriğine göre, davacı hakkında uyuşmazlık mahkemesi kararı bulunmadığı, davacının davalı nezdinde çalışması için 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olduğu
Esas No : 2025/743 Karar No: 2026/27
anlaşılmaktadır. Şu hâlde davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi/hizmet ilişkisi bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğinden taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğunun kabulü gerekmektedir.Bu maddi ve hukuki olgulara göre uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup Mahkemece davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. (Aynı mahiyette; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23/01/2023 tarih, 2022/17656 Esas-2023/1210 Karar sayılı kararı.)O halde, bir kez daha belirtelim, mahkemece yapılması gereken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermektir.Belirtilen nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanumm 353. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde dosyanın mahkemesine gönderilmesi gereken durumlar düzenlenmiş olup, "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" bu hallerden biri olarak hüküm altına alınmıştır. Buna göre uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delil ya da delillerin toplanmaması veya söz konusu delil ya da delillerin değerlendirilmemesi iade sebebidir....'' şeklinde hüküm kurularak mahkememize gönderilmiştir.Mahkememizce 2025/254 yeni esas alınarak yargılamaya devam olunmuştur.657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde ”Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumlan ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dâhil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur," hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer alan düzenlemeye istinaden çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik'in 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında da, uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslar'da belirtilen miktarda, ek ders görevi verilebileceği düzenlenmiştir.7036 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca 4857 sayılı Kanun'a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya 4857 sayılı Kanuna dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında gösterilmesi iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermeyeceği, davacı hakkında uyuşmazlık mahkemesi kararı bulunmadığı, davacının davalı nezdinde çalışması için 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olduğu, şu hâlde davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi/hizmet ilişkisi bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda aradaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup mahkememizce davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,..."5. Davacı vekili bu kez, 50 TL kıdem tazminatı, 25 TL ihbar tazminatı, 50 TL eksik ödenen ücret alacağı, 50 TL yıllık izin alacağı ve 50 TL ilave tediye alacağı olmak üzere toplam 225 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2025/743 Karar No: 2026/27
B. İdari Yargıda6. Ankara 6. İdare Mahkemesi 15/12/2025 tarih ve E.2025/1545 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın 2577 sayılı Kanun'un 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddi ile 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü nezdinde Ekim 2007 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında oluşturulan atölyelerde usta öğretici olarak görev yaptığı dönem için tarafında ödenmeyen kıdem/iş sonu tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı/ücret farkı alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, ilave tediye ücreti alacağı ve ayrımcılık tazminatına karşılık olarak 250,00.-TL'nin ödenmesi istemiyle Ankara 35. İş Mahkemesi'nde açılan davada, 25.09.2025 tarih ve E:2025/254. K:2025/273sayılı kararla, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü nezdinde Ekim 2007 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında oluşturulan atölyelerde usta öğretici olarak görev yaptığı dönem için tarafında ödenmeyen kıdem/iş sonu tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı/ücret farkı alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ve ilave tediye ücreti alacağına karşılık olarak 225,00.-TL'nin 29.09.2022 (adli yargıda açılan ilk dava tarihi) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Mahkememize işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem/iş sonu tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı/ücret farkı alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ve ilave tediye ücreti alacağının iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nce verilen 08.01.2024 tarih ve E:2023/649, K:2024/28 sayılı kararda aynı yöndedir..."7. Ankara 6. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli ve idari yargı dava dosyalarının asılları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 9. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."
Esas No : 2025/743 Karar No: 2026/27
10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."11. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.12. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."13. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."14. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.15. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."
Esas No : 2025/743 Karar No: 2026/27
16. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."17. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 18. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2025/743 Karar No: 2026/27
B. Esasın İncelenmesi20. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:21. Dava, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsünde Ekim 2007 - Ağustos 2022 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken, iş akdinin feshinden kaynaklanan tazminat ve alacaklarının faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.22. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 6. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 35. İş Mahkemesinin 25/09/2025 tarih ve E.2025/254, K.2025/273 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 6. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 35. İş Mahkemesinin 25/09/2025 tarih ve E.2025/254, K.2025/273 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,12/01/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN