T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/744KARAR NO: 2026/151
KARAR TR: 13/04/2026 ÖZET: Görev uyuşmazlığına konu edilen adli yargı kararı, yargı yolu bakımından bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.K A R A R
Davacı : N. A.
Vekili : Av. E. E.
Davalı
: Silivri Kaymakamlığı İlçe Nüfus MüdürlüğüI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 30/12/2020 tarihinde şirket işlemleri için Stuttgart Konsolosluğunda vekaletname çıkartırken ikametini zorunlu olarak Almanya'ya taşıdığını, ancak bu işlem sırasında yetkili memurlar tarafından Almanya adresine taşınma tarihinin kayıtlara 30/12/2020 yerine maddi bir hata sonucu sehven 30/12/2014 olarak geçirildiğini belirterek; müvekkilinin söz konusu yıllar arasında Türkiye'de mukim olduğunun yurda giriş-çıkış kayıtlarıyla da sabit olması ve bu hatalı kaydın Alman hükümetiyle yürütülen resmi işlemlerde mağduriyet yaratması nedeniyle, e-devlet üzerinden alınan tarihçeli yerleşim yeri belgesindeki bu maddi hatanın giderilerek Almanya'ya taşınma tarihinin gerçeğe uygun şekilde 30/12/2020 olarak düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına tescil edilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Silivri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 12/02/2025 tarih ve E.2024/430, K.2025/26 sayılı kararı ile, "davacının talebinin 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 38. maddesindeki nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğinde olmadığı, idari işlem mahiyetinde olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine, karar vermiş davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 25/06/2025 tarih ve E.2025/936, K.2025/1328 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1).b.1 maddesi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararının ilgili kısmı şöyledir: "Mahkememizde görülmekte bulunan Nüfus (Diğer Kayıtların Düzeltilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacının iddiası, müvekkilinin ikamet değişikliği işleminde taşınma tarihinin yetkili memurlar tarafından 30/12/2020 olarak belirtilmesi gerekirken sehven 30/12/2014 olarak kayıtlara geçtiğini, bu kaydın yanlış yazılması nedeniyle halen Almanya'da oturum izni bulunan müvekkilinin Alman hükümetiyle ilgili olan resmi iş ve işlemlerde problem yaşadığını, işbu nedenle müvekkiline ait tarihçeli yerleşim belgesinde bulunan ikamet değişikliği işleminde Almanya adresine taşınma tarihinin 30/12/2020 tarihi olarak düzeltilmesine ve bu değişikliği davacının nüfus kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Esas No : 2025/744 Karar No: 2026/151
DELİLLER:Silivri İlçe Nüfus Müdürlüğüne yazılan N. A.
'nun tüm yerleşim yeri adreslerinin tarihleri ile birlikte gönderilmesine istinaden yazılan müzekkere cevab-i yazısının dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, yanlış yazılan taşınma tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. (E. Ö.
, Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s:243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143).Aynı Kanunun Aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgilerin düzenlendiği 7. maddesinde, her mahalle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulacağı ve bu aile kütüklerinde; Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası, kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları, doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi, evlenme, boşanma,soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler, dini, medenî hali, yerleşim yeri adresi, fotoğrafı bulunacağı belirtilmiştir.5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 38. maddesinde ise; yukarıda 7 nci maddede sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtların maddî hata kapsamında değerlendirileceği, bu tür maddî hataların ise Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltileceği veya tamamlanacağı düzenlenmiştir (NHKUİ Yön.m. 79.)Somut olayda; davacı, ikamet değişikliği işleminde taşınma tarihinin 30/12/2020 olarak yazılması gerekirken sehven 30/12/2014 olarak yazıldığı, işbu durumun resmi iş ve işlemlerinde sıkıntılar meydana getirdiğinden hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. Davacının talebinin 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 38. maddesindeki nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğinde olmadığı, idari işlem mahiyetinde olduğu, varsa maddi hata düzeltimi de idari işlem niteliğinde olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın REDDİNE..."3. Davacı vekili bu kez, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne kayıt düzeltme işleminin gerçekleştirilmesi amacıyla yapılan 13/12/2024 tarih ve 243137 evrak kayıt numaralı başvurunun davalı kuruma intikali üzerine davalı kurumca zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve davacıya ait tarihçeli yerleşim belgesinde bulunan ikamet değişikliği işleminde Almanya adresine taşınma tarihinin 30.12.2020 tarihli olarak düzeltilmesi ve bu değişikliğin davacı nüfus kayıtlarına tescili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 26/09/2025 tarih ve E.2025/1520, K.2025/1762 sayılı kararı ile, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine ve dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.5. Ankara 12. İdare Mahkemesi 21/11/2025 tarih ve E.2025/1589 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından ilk olarak Silivri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2024/430 sayılı dosyasında dava açıldığı, ilgili Mahkemenin 12.02.2025 tarih ve
Esas No : 2025/744 Karar No: 2026/151
K:2025/26 sayılı kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin E:2025/936 sayılı dosyasıyla yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun 25.06.2025 tarih ve K:2025/1328 sayılı kararıyla ve kesin olarak esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, ardından Mahkememizde bakılmakta olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davacının talebinin nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu ve yukarıda aktarılan kanun hükmü uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davaların görüm ve çözümünde adli yargı yerinin (Asliye Hukuk Mahkemelerinin) görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Mahkememiz ile Ankara 29. İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan, bu uyuşmazlığın kesin olarak karar bağlanması ve görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla iş bu dava dosyasının ve Mahkememiz ara kararı ile dosyaya kazandırılan Silivri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2024/430 sayılı dosyasının 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce bir karar verilinceye kadar dosyanın incelenmesinin ertelenmesine, 21/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."6. Ankara 12. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyası ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesi şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır.”8. 2247 sayılı Kanun'un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."9. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder." IV. İNCELEME VE GEREKÇE
Esas No : 2025/744 Karar No: 2026/151
A. İlk İnceleme 10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mahmut BALLI, Bilal ÇALIŞKAN ve Yüksel NAVDAR’ın katılımlarıyla yapılan 13/04/2026 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:11. Başvurunun esastan incelenebilmesi için, öncelikle 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen koşulların bulunması gerekmektedir. 12. Dava dosyalarının incelenmesinden; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak adli yargı yerince "Davanın REDDİNE" karar verildiği, idari yargı yerince ise 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu, adli yargı yerince verilen bu kararın uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğuna yönelik bulunmadığı, diğer bir anlatımla yargı yolu bakımından bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.13. Görüldüğü üzere, adli yargı yeri kararı, idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, adli yargı merciince verilmiş bir görevsizlik kararı bulunduğundan söz edilemeyecektir. 14. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen biçimde, "Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı" bulunmadığından, olumsuz görev uyuşmazlığının oluşmadığı anlaşılmış olup, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca başvurunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca REDDİNE,13/04/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Mahmut
Bilal
Yüksel
BALLI
ÇALIŞKAN
NAVDAR