T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİESAS NO : 2025/745KARAR NO: 2026/73
KARAR TR: 16/02/2026 ÖZET: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u uyarınca verilen idari para cezasının tahsiline yönelik ödeme emrinin ve icra takibinin iptaline ilişkin davanın, aynı Kanun'un 88. maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: H. A. T.
Vekili : Av. A. Ç.
Davalı: Yalova Sosyal Güvenlik İl MüdürlüğüVekili: Av. Z. P.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde hizmet ve kazançları kuruma eksik bildirilen sigortalılarla ilgili 2022/02 ve 2022/03 aylarına asıl veya ek niteliğindeki muhtasar ve prim hizmet belgesinin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin (m) fıkrasının 4. bendine istinaden davalı kurum tarafından 09/09/2022 tarih ve 51774070 sayılı işlem ile 10.008 TL tutarında idari para cezası düzenlendiğini, idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açtıklarını, ancak davalı kurum tarafından müvekkiline 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı 2022/4 dönemine ait 10.008 TL asıl, 1.253 TL gecikme borcuna ilişkin ödeme emri gönderildiğini ve haksız şekilde icra takibi yapıldığını ileri sürerek, ödeme emrinin ve icra takibinin iptali istemiyle 19/04/2023 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. (iptali istenilen ödeme emrinin içeriğinde 5.004 TL asıl, 626,52 TL gecikme borcu olduğu halde davacı vekilince hatalı olarak yukarıda belirtilen miktarın yazıldığı görülmüştür.)2. Davacı vekili, Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Arnavutköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 6183 sayılı Kanun uyarınca tanzim ve tebliğ edilen 09/04/2023 tarih ve E...-70033948 sayılı 2022/2,3,4 dönemine ait 15.012 TL asıl ve 1.831,89 TL gecikme faizi borcuna ilişkin ödeme emrinin ve müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptali istemiyle 19/04/2023 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Yalova İş Mahkemesi 01/02/2024 tarih ve E.2023/265, K.2024/46 sayılı kararı ile, işbu dosya ile Mahkemelerinin E.2023/264 sayılı dosyası arasında irtibat bulunduğu davacısı ve davalısının ortak olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, iki dava dosyasının birleştirilmesine karar vermiştir. 4. Yalova 2. İş Mahkemesi 25/06/2025 tarih ve E.2024/195, K.2025/243 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
03/10/2025 tarih ve E.2025/2049, K.2025/2004 sayılı kararıyla hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:"Asıl ve birleşen dava, idari para cezasının iptali istemine ilişkindir. ...Asıl ve birleşen dava dilekçelerinin incelenmesinde tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali istemi ile dava açıldığı anlaşılmaktadır.5510 sayılı Yasa'nın 102. maddesine göre; idari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kurum'a ya da Kurum'un ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kurum'a itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. İtirazı Kurum'ca reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Yukarıda yer alan yasa hükümlerine göre; idari para cezasının ilgiliye tebliği zorunlu olup itiraz edilmesi ve Kurum'ca itirazın reddi halinde idari para cezasının Kurum alacağı olarak 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsil işlemleri yapabileceği gibi bu bağlamda ödeme emri de gönderebilir. Kurum'un, idari para cezasını tebliğ etmediği veya itiraz hakkında komisyonca bir karar alınmadığı hallerde, Kurum'un davacıya gönderdiği ödeme emrine konu Kurum alacağı, takip ve tahsili mümkün olan bir alacak haline gelmediğinden mahkemeceyargı yolu görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddi yerine ödeme emrinin iptaline karar verilmelidir. (Yargıtay 21 inci Hukuk Dairesinin 2016/16837 esas ve 2018/4287 karar sayılı ilamından)Somut olayda ise; davalı Kurum tarafından davacıya, yazı ile idari para cezasının bildirildiği, idari para cezasına davacı tarafından yapılan itirazın ise davalı Kurum tarafından oluşturulan komisyonca reddedildiği, red kararının davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafından iş bu davanın açıldığı, idari para cezasının iptali istemine ilişkin eldeki davaya İdari Yargı'da bakılması gerektiği açıktır. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “ yargı yolunun caiz olmaması ” nedeniyle, asıl ve birleşen davaların usulden reddine... "5. Davacı vekili bu kez; sadece 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı ödeme emrinin ve icra takibinin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda6. Yalova İdare Mahkemesi 04/12/2025 tarih ve E.2025/903 sayılı kararı ile,
dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 2 8623 01 01 1096778 077 02-31 sicil numaralı işyeriyle ilgili olarak 2022/4 dönemi için davacı hakkında uygulanan 5.004,00-TL idari para cezası ve 626,52-TL gecikme zammı toplamından oluşan 5.630,52-TL'nin tahsili amacıyla davacı adına Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nce düzenlenen 09.04.2023 tarih ve 70033950 sayılı ödeme emrine karşı açılan davada Yalova 2. İş Mahkemesi'nin 25.06.2025 tarih ve E:2024/195, K:2025/243 sayılı kararı ile davanın idari para cezasının iptali istemiyle açıldığından bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle asıl ve birleştirilen davaların usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2025 tarih ve E:2025/2049, K:2025/2004 sayılı kararı ile hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca idari para
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
cezası verilmesine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda idare mahkemeleri görevli ise de söz konusu cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davaların adli yargının (iş mahkemelerinin) görevinde olduğu anlaşılmaktadır. ..."7. Yalova İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari dava dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun "Prim belgeleri ve işyeri kayıtları" başlıklı 86. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(Değişik birinci fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir....(Değişik dördüncü fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.(Değişik beşinci fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurumca istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi veya ibraz edilen bilgi ve belgelerin geçerli sayılmaması halinde otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur....Bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci maddeye göre işlem yapılır...."9. 5510 sayılı Kanun'un "Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “(Değişik: 17/4/2008-5754/52 md.)...Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. (Ek cümle: 18/5/2017-7020/16 md.) Cumhurbaşkanı, Kurumun 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacakları için anılan Kanunun 48/A maddesini; en az üç yıl süreyle prim yükümlüsü olup son üç yıl içerisinde verilmesi gereken bildirgeleri kanuni sürelerinde vermiş olanlardan başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmemiş borcunu borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş olanlar hakkında uygulatmaya ve uyumlu prim borçlularını belirlemeye yetkilidir. (Ek cümleler: 28/11/2017-7061/87 md.) 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince reddiyat yapılması durumunda anılan maddenin birinci fıkrasına göre yapılacak mahsuptan sonra Kurumun prim ve diğer
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
alacaklarından muaccel olanlara mahsup yapılır. Kurumun tahsil ettiği prim ve diğer alacaklardan reddi icap edenler, istihkak sahiplerinin Kuruma olan muaccel borçlarına mahsubundan sonra Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlara mahsup edilmek üzere reddolunur. Bu suretle yapılan ödemelerde, reddedilen tutarın Kuruma ve/veya alacaklı tahsil dairesinin hesabına geçtiği tarihte ödeme yapılmış sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Kurum tarafından müştereken belirlenir. Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlü teminat almaya yetkilidir. Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz. Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz....(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/52 md.) Sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmaması şartıyla, sigortalılarca ödenen prim ve prime ilişkin borcun noksan tahakkuk ettirildiğinin Kurumca sonradan tespit edilmesi hâlinde tespit edilen fark prime ilişkin borç aslına, tebliğ tarihinden itibaren 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. ...”10. 5510 sayılı Kanun'un "Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü" başlıklı 100. maddesi şöyledir:"(Değişik: 17/4/2008-5754/59 md.)5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar Kurumun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.(Değişik birinci cümle: 15/2/2018-7099/19 md.) Kurum, bu Kanun gereği verilecek her türlü belge veya bilginin internet, elektronik ve benzeri ortamda gönderilmesi hususunda, gerçek veya tüzel kişiler ile yazılı sözleşme ile yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişilere izin vermeye, bu kişileri aracı kılmaya veya zorunlu tutmaya, Kuruma verilmesi gereken her türlü belge, bildirge ve taahhütnamenin, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara verilmesini mecbur kılmaya, söz konusu belgeleri diğer kamu idarelerine ait formlarla
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
birleştirmeye ve bu belgeleri kamu idarelerinin elektronik bilgi işlem ortamından almaya, bu kişilere yapılacak bildirimleri Kuruma verilmiş saymaya, bu Kanunun uygulaması ile ilgili işveren, sigortalı ve diğer kurum, kuruluş ve kişilerin talepleri üzerine veya re’sen düzenleyeceği her türlü bilgi ve belgeyi bilgi işlem ortamında oluşturmaya, bu şekilde hazırlanacak olan bilgi ve belgelerin sadece internet ve benzeri iletişim ortamından ilgili kişilere verilmesini kararlaştırmaya yetkilidir. Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.Belge veya bilgileri internet, elektronik ve benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kişilerin, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, bu Kanunda öngörülen sürenin son gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde ödeyememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiş kabul edilir.(Ek fıkra: 18/2/2009-5838/3 md.) Üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde yetkilendirilen kamu idaresi, yetkilendirildiği hususlarla sınırlı olarak kendi mevzuatında yer alan yetkileri kullanabilir.(Ek fıkra: 25/6/2009-5917/41 md.) Kurum, genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmalarına esas bilgilerinin, sağlayacağı elektronik alt yapı üzerinden girilmesini kamu idarelerinden, işverenlerden ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılardan isteme yetkisine sahiptir. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde belirtilen şartlara uygun olarak veya Kurumca belirlenecek sürede bilgi girişlerini yapmayanlar hakkında bu Kanunun 102 nci maddesine göre idari para cezası uygulanır.Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."11. 5510 sayılı Kanun’un “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesi şöyledir:“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.”12. 5510 sayılı Kanun'un “Kurumca verilecek idarî para cezaları” başlıklı 102. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(Değişik: 17/4/2008-5754/60 md.)Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;...i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/45 md.) Ancak 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır....İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. (İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 28/11/2013 tarihli ve E.: 2013/40, K.: 2013/139 sayılı Kararı ile.) (…) Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. ..."13. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un "Çeşitli Mali Hükümler" başlıklı 37. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: “Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşür ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mustafa EROL, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/02/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu ve İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,, adli ve idari yargı yerlerinde ortak talep konusu olan '' 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı ödeme emrinin ve icra takibinin iptali'' istemi yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi15. Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü;16. Dava, 5510 sayılı Kanun'a göre Sosyal Güvenlik Kurumunca davacıya idari para cezası verilmesinden sonra, bu alacağın tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.17. Somut olayda; davacıya ait işyerinde hizmet ve kazançları kuruma eksik bildirilen sigortalılarla ilgili 2022/02 ve 2022/03 aylarına asıl veya ek niteliğindeki muhtasar ve prim hizmet belgesinin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle; 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin (m) fıkrasının 4. bendi uyarınca Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Arnavutköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacı adına 09/09/2022 tarih ve 51774070 sayılı işlem ile 10.008
Esas No : 2025/745 Karar No: 2026/73
TL tutarında idari para cezası düzenlendiği, idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açıldığı, yine davacı adına 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı işlem ile tesis edilen 2022/4 dönemine ait 5.004 TL asıl, 626,52 TL gecikme borcuna ilişkin ödeme emri, 09/04/2023 tarih ve E...-70033948 sayılı işlem ile tesis edilen 2022/2,3,4 dönemine ait 15.012 TL asıl ve 1.831,89 TL gecikme faizi borcuna ilişkin ödeme emri düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, adli yargıda davanın belirtilen tüm ödeme emirlerinin iptaline ilişkin olduğu, idari yargı yerinde sadece 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı ödeme emrinin ve icra takibinin iptalinin talep edildiği, adli ve idari yargı yerinde ortak dava konusunun da; 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı işlem ile tesis edilen 2022/4 dönemine ait 5.004 TL asıl, 626,52 TL gecikme borcuna ilişkin ödeme emri olduğu anlaşılmıştır.18. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezalarının dava tarihi itibarıyla kesinleşip tahsil aşamasına geçildiği ileri sürülmüş, aynı Kanun'un 88. maddesi uyarınca Kurumun idari para cezaları dahil tüm kesinleşmiş alacaklarının tahsiline yönelik 6183 sayılı Kanun'un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir.19. Bu düzenlemelere göre, dava konusu idari para cezasının tahsili maksadıyla düzenlenen ödeme emrine ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun'un uygulamasından doğan bir uyuşmazlık bulunduğu ve açılan davanın 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi gereğince iş mahkemesinde görülmesi ve çözümlenmesi gerektiği, yine davacının her ne kadar icra takibinin iptaline ilişkin talebi bulunmakta ise de; ödeme emrinin iptali davasının sonucuna göre bu hususunda çözümleneceği anlaşıldığından davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yalova İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Yalova 2. İş Mahkemesinin 25/06/2025 tarih ve E.2024/195, K.2025/243 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Yalova İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile; 09/04/2023 tarih ve E...-70033950 sayılı ödeme emrinin ve icra takibinin iptali istemine yönelik hüküm yönünden, Yalova 2. İş Mahkemesinin 25/06/2025 tarih ve E.2024/195, K.2025/243 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/02/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Bayram
Döndü Deniz
Mustafa
YAŞAR
ŞEN
BİLİR
EROL
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN