T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/84KARAR NO: 2025/192
KARAR TR: 03/03/2025ÖZET: 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen “1. maddede gösterilen adli ve idari yargı mercilerince verilmiş kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı bulunması" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.K A R A R Hüküm Uyuşmazlığının Giderilmesini İsteyen
(Asliye Ceza Mahkemesi kararında sanık) : O. A.I. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK 1. Davacı, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzere Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçesinde; Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2010 tarih ve E.2010/360, K.2010/791 sayılı kararı ile hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E.2021/17250, K.2021/22651 sayılı kararı ile usulden bozulduğunu ancak aynı Dairenin 21/01/2026 tarih ve E.2015/15671, K.2016/81 sayılı kararı ile başka bir sanık hakkında davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğini, kendisi hakkında da zamanaşımından davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğini, kararlar arasında çelişki bulunduğunu ve hüküm uyuşmazlığı meydana geldiğini ileri sürerek, bu durumun giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur. 2. Başvuranın hüküm uyuşmazlığı oluştuğunu ileri sürdüğü kararlar şöyledir: II. DAVA SÜRECİ 1.Karar3. Başvurun sanık hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davasında Silahla Yaralamaya Teşebbüs, Korku, Kaygı veya Panik Yaratabilecek Tarzda Silahla Ateş Etme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, suçundan yargılamasının yapılarak cezalandırılması istenmiştir4. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2010 tarih ve E.2010/360, K.2010/791 kararı ile, ''Sanık hakkında her ne kadar Silahla Yaralamaya Teşebbüs suçundan suçundan kamu davası açılmış isede, Sanığın savunması, mağdurun anlatımı ve tüm dosya kapsamından sanığın olay tarihinde genel güvenliği tehlikeye düşürecek şekilde ateş ettiği anlaşılmış olup, sanığın yaralama kastı ile hareket ettiği tespit edilmediğinden, sanığa isnad edilen silahla yaralamaya teşebbüs suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın hakkında silahla yaralamaya teşebbüs suçundan açılan davadan CMK 223/2-c-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekmiştir.Sanığın savunması, mağdurun anlatımı, tanıklar Ayhan Örnek, Veysel Avcının beyanları, polis tarafından düzenlenen teşhis tutanağı, polis tarafından düzenlenen olay araştırma, muhafaza altına alma, teslim tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamından, mağdur Fatih Rüştü Zorla Cd. üzerinde arabası ile hareket halindeyken sanığın olay tarihinde ruhsatsız tabancası ile iki el ateş ettiği, tabancadan çıkan mermilerden bir tanesi araca isabet ettiği, sanığın boş kovanları alıp kaçtığı, olayın polise bildirildiği, sanığın Avrupa oto yıkama isimli iş yerinden cebinde 8 adet 9 mm çapında fişek, bir adet 9,65 MM Çapında fişek ile yakalandığı, poliste sanığın canlı olarak Ali Yener tarafından teşhis
Esas No : 2025/84 Karar No: 2025/192
edildiği, anlaşılmış olup, sanığın ruhsatsız tabanca taşıyarak 6136 sayılı yasaya muhalefet ettiği ayrıca şehir içinde caddede korku kaygı, panik yaratacak şekilde ateş ederek genel güvenliği tehlikeye düşürdüğü sabit olduğundan sanığın eylemine uyan 6136 sayılı yasanın 13/1 TCK 170/1-c maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediğini söylemiş isede polis tarafından düzenlenen 19/05/2010 tarihli olay araştırma, muhafaza altına alma ve teslim tutanağında sanığın üzerinde 9 adet fişek ile yakalandığının belirtildiği, canlı teşhis tutanağında da Ali Yener isimli şahsın olay günü sanığın üzerinde bulunan elbise ile teşhisteki elbisenin aynı olduğunu beyan ettiği, ayrıca üzerinde yeşil elbisesi olan şahsın elinde tabanca olduğunu şahsın yere eğilmiş durumda yerden bir şeyler aldığını gördüğünü beyan ettiği, mağdurun da polisteki ifadesinde sanığın da kendilerine kin duyduğunu söylediği, polis memuru tanık Veysel Avcının beyanında olay günü teşhiste fotoğraf çektiğini söylediği anlaşılmış olup, sanığın savunması kedisini cezadan kurtarmaya yönelik olarak kabul edilmiş mağdurun mahkemedeki beyanı sanığı korumaya yönelik olarak kabul edilmiş, mağdurun polisteki anlatımı, poliste düzenlenen canlı teşhis tutanağı, olayla ilgili düzenlenen olay araştırma muhafaza altına alma ve teslim tutanağında belirtilen hususlar arasında tam bir uygunluk olduğundan ve olayın oluş şekline uygun düştüğünden sanığın kaçamaklı savunmasına itibar edilmemiş, sanığın ruhsatsız tabanca taşıdığı, tabancanın atışa elverişli olduğu, vehamet arz etmediği, ayrıca genel güvenliği tehlikeye düşürecek şekilde ateş ettiği kanaatine varıldığından cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Suçun işlenmesindeki özellikler, suç neden ve saikleri, olayın oluş tarzı, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kişiliği göz önüne alınarak TCK nun 61 mad. gereğince sanığa işlediği suçların cezanın alt sınırının üzerinde takdiren ve teşdiden ceza verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile
sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş, karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulmuş, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31/10/2013 tarih ve E.2012/22947, K.2013/25904 sayılı kararı ile, hükmün onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11/11/2021 tarih ve 2021/120414 sayılı itirazı ile kararın bozulması için başvuruda bulunmuştur.5. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 14/12/2021 tarih ve E.2021/17250, K.2021/22651 sayılı kararı ile, kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''Hüküm tarihinde başka suçtan Samsun (Kapatılan) E Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunup kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince, BOZULMASINA,''2. Karar6. Başvuranın, hüküm uyuşmazlığı oluştuğunu iddia ettiği ve başka bir sanık hakkındaki karar şöyledir: 7. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 21/01/2026 tarih ve E.2015/15671, K.2016/81 sayılı kararının ilgili kısmı şu şekildedir: 'Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık dava zamanaşımının, hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönler incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan
Esas No : 2025/84 Karar No: 2025/192
yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/e ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE),..." 8. Dilekçe içeriği ile iddiaya konu kararlar incelendiğinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile Danıştay Başsavcısının görüşlerinin alınmasına gerek görülmemiştir.III. İLGİLİ HUKUK9. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un “Mahkemenin görevi” başlığını taşıyan 1. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.”10. 2247 sayılı Kanun'un 3. Bölümünde, "Hüküm Uyuşmazlığı" üst başlığı altındaki 24. maddesi şöyledir:"(Değişik birinci fıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) 1 nci maddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir. (Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesini istiyebilir. Bu halde olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılması ile ilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kuralları uygulanır."11. 2247 sayılı Kanun'un "Hüküm uyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı 25. maddesi şöyledir:"Hüküm uyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırı olmayan hükümlerini uygulamak suretiyle anlaşmazlığın esasını da karara bağlar. (Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hüküm uyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek karara bağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya istek üzerine tarafları dinleyebilir."12. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇE13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 03/03/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Esas No : 2025/84 Karar No: 2025/192
14. 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının ortaya çıkabilmesi için:a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idari yargı mercileri tarafından verilmesi,b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d) Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. 15. Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen yargı kararlarının incelenmesinden, kararların aynı yargı kolu içerisindeki aynı Ceza Dairesinden verilmiş kararlar olduğu ve var olduğu ileri sürülen uyuşmazlığın Uyuşmazlık Mahkemesince giderilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Zira aralarında hüküm uyuşmazlığı olduğu belirtilen kararlar, Kanun'un 1. maddesinde belirtilen adli ve idari yargı mercileri tarafından verilmemiştir.16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan başvurunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 03/03/2025 tarihinde OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN