T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS
NO : 2025/92KARAR NO: 2025/288
KARAR TR: 08/04/2025ÖZET: Davacının tutuklu bulunduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, ziyaretçileriyle yaptığı kapalı görüşlerin kayda alındığı iddiasıyla, uğradığı manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: M.I Davalı: Maliye HazinesiVekili: Av. N. GI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı, Silivri 1 No'lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 10/05/2015 tarihinden bu yana tutuklu bulunduğunu, 2021 yılı Ocak ayında ceza infaz kurumu idaresine yazdığı dilekçe ile o güne kadar yaptığı kapalı görüş kayıtlarının silinmesini ve bundan sonra da kayıt yapılmamasını talep ettiğini, bu talebe yazılı bir cevap verilmediğini, şifahi olarak konu ile ilgili infaz hakimliğine başvuruda bulunabileceğinin bildirildiğini, 12/02/2021 tarihinde aynı taleple Silivri 2. İnfaz Hakimliğine başvuruda bulunduğunu, Mahkemece 16/02/2021 tarih ve E.2021/367, K.2021/435 sayılı karar ile, yasal dayanaktan yoksun, kurum idaresince elde edilen kapalı görüşlere ait seslerin ve görüntü kayıtlarının silinmesine ve imha tutanağının tarafına tebliğine karar verildiğini, Silivri 1 No'lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 03/03/2021 tarihli tutanağında kendisine ait 100 (yüz) adet kapalı görüş ses kaydının silindiğinin bildirildiğini, daha önce tutuklu bulunduğu Silivri 6 No'lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 02/03/2021 tarihli tutanağında 15/02/2015-10/05/2015 tarihleri arasında kendisine ait kapalı görüş kayıtlarının silindiğinin belirtildiğini, her ne kadar sonradan silinmiş olsa da söz konusu kayıtların alındığı süreçte idarenin yoğun ve haksız eylem ve işlemlerine maruz kaldığını ifade ederek, yaşadığı üzüntü ve ızdırap nedeniyle 50.000 TL manevi zararın tazmini istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/09/2021 tarih ve E.2021/111, K.2021/229 sayılı kararı ile, davacıya verilen kesin süre içinde muhtıraya rağmen harç ve gider avansının yatırılmaması nedeniyle davacının davasının açılmamış sayılmasına karar vermiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 14/06/2023 tarih ve E.2022/13, K.2023/1988 sayılı kararı ile, dava dilekçesinin, Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlikten dolayı usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle, istinaf talebinin usulen kabulü ile Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermiştir.3. Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/07/2023 tarih ve E.2023/162, K.2023/176 sayılı kararı ile, davanın HMK'nın 114/1-c, 115/2 uyarınca görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
Hukuk Dairesi 25/10/2023 tarih ve E.2023/3263, K.2023/3029 sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; manevi tazminat davasının, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi gereğince başvurulması halinde dava dosyasının görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde ilk derece mahkemesince HMK'nın 20. ve 331. maddeleri gereğince işlem yapılmasına karar vermiş, davacının talep etmesi üzerine dosya Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesi 28/02/2024 tarih ve E.2024/105, K.2024/101 sayılı kararı ile, Mahkemelerinin CMK'nın 142/2 maddesi gereğince yetkisizliğine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. 4. Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesi 09/10/2024 tarih ve E.2024/128, K.2024/328 sayılı kararı ile, davadaki taleplerle ilgili karar verme görevinin idari yargıda olduğu, adli yargı mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle, CMK'nın 4. ve devamı maddeleri uyarınca Mahkemelerinin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... davacının talebi, ilgili mevzuat ve davacının talebine dayanak idari işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı ceza evinde yapmış olduğu kapalı görüşmelerin kayda alınması nedeniyle haklarının ihlal edildiğini, manevi olarak zarara uğradığını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı CMK’nun 141’inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup davaya konu işlemlerin bunlar arasında sayılmadığı, davacının ceza evinde yapmış olduğu görüşmelerin kayda alınması nedeniyle hak ihlali olduğunun iddia edildiği, söz konusu davanın konusunun idari bir işlem olduğu, davacının talepleriyle alakalı karar verme görevinin idari yargıda olduğu anlaşılmakla yargı yolu yönünden mahkememizin görevsizliğine, davacının taleplerine ilişkin yargılama yapılması için talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir ..."5. Davacı bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda6. İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 22/01/2025 tarih ve E.2025/53 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava, davacının Silivri 6 nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu 15.02.2015-10.05.2015 tarihleri arası dönem içerisinde kapalı ziyaretlerde yapılan görüşmelerinin dinlenilerek kaydedildiğini öğrenmesi üzerine uygulamanın sonlandırılması isteminde bulunduğu, talebinin Silivri 2. İnfaz Hâkimliğinin 16/02/2021 tarih ve E.2021/367, K.2021/435 sayılı kararıyla kabul edildiği, yaptığı kapalı görüşlerin dinlenilmesi ve kaydedilmesi nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için tarafına manevi tazminatın ödenmesi istemiyle mevcut davayı açtığı anlaşılmıştır. Olayda, davacı iddiasının, yukarıda hükümlerine yer verilen 4675 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasındaki "...dışarıyla ilişkileri…" konusuna ilişkin olup, bu şikayetleri incelemenin ve karara bağlamanın İnfaz Hâkimliğinin görevinde olduğu düzenlemesine istinaden, bu konulardaki şikayetlere bakmakla adli yargı yerinin görevli olduğu belirlenmiş olup, aynı şikayetten kaynaklanan tazminat istemli davalara da adli yargı yerinde bakılacağı sonucuna varılmıştır..."
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
7. İstanbul 3. İdare Mahkemesince görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83. maddesi şöyledir:“(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.[30](2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.(4) (Ek:17/6/2021-7328/8 md.) Önceden bilgilendirilmek suretiyle, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülerin birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki kişilerle yapacakları görüşmeler, kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kurum yönetimi tarafından dinlenebilir ve elektronik cihazlar da dâhil olmak üzere kaydedilebilir. Bu fıkra uyarınca tutulan kayıtlar, amacı dışında kullanılamaz ve kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz. Bu kayıtlar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir. Silme işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.”9. 5275 sayılı Kanun’un “Tutukluların hakları” başlıklı 114. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar koyabilir."10. 5275 sayılı Kanun’un“Kısıtlayıcı önlemler” başlıklı 115. maddesi şöyledir: “(1) Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince aşağıdaki tedbirler uygulanabilir:a) Tutuklunun tek başına, sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi.b) Belirli süre ile dışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin kısıtlanması.c) Gerekiyorsa kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyici biçimde hazırlanmış özel bir odada barındırılması ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi.d) Saldırganlık göstermesi hâlinde belirli süreyle kelepçelenmesi veya hareketlerinin engellenmesi.e) Yüksek güvenlikli bir kuruma nakledilmesi.”
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
11. 5275 sayılı Kanun’un “Tutukluların yükümlülükleri” başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bu Kanunun; ... ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, ... konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir...."12. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi şöyledir: “Bu Kanunun amacı, infaz hâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usullerini düzenlemektir.(Değişik ikinci fıkra:14/4/2020-7242/1 md.) Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.(Mülga üçüncü fıkra: 2/7/2018 – KHK/700/133 md.)”13. 4675 sayılı Kanun'un “İnfaz Hâkimliklerinin Görevleri” başlıklı 4. maddesi şöyledir: “ İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır."14. 4675 sayılı Kanun'un “İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü” başlıklı 5. maddesi şöyledir:"Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir."15. 4675 sayılı Kanun'un “İnfaz Hâkimliğince Şikâyet Üzerine Verilen Kararlar” başlıklı 6. maddesi şöyledir: "Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 - 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.(Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.[7]İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…)[8] yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 08/04/2025 tarihli toplantısında 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.17. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, davacının Silivri 1 ve 6 No'lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında tutuklu bulunduğu süre içerisinde, kapalı ziyaretlerde yapılan görüşmelerinin dinlenilerek kayda alınması nedeniyle uğradığı manevi zararın ödenmesi istemiyle açılmıştır.19. Olayda, davacı iddiasının, yukarıda hükümlerine yer verilen 4675 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasındaki "...dışarıyla ilişkileri…" konusuna ilişkin olup, bu şikayetleri incelemenin ve karara bağlamanın İnfaz Hâkimliğinin görevinde olduğu düzenlemesine istinaden, bu konulardaki şikayetlere bakmakla adli yargı yerinin görevli olduğu belirlenmiş olup, aynı şikayetten kaynaklanan tazminat istemli davalara da adli yargı yerinde bakılacağı; ancak, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içerisinde hangi yargı merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı gözetildiğinde, bu belirlemenin ilgili yargı kolunun kendi içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2024 tarih ve E.2024/128, K.2024/328 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2024 tarih ve E.2024/128, K.2024/328 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08/04/2025 tarihinde, Üye Nilgün TAŞ'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
Esas No : 2025/92 Karar No: 2025/288
KARŞI OYDosya kapsamına göre, davacının tazminat talebinin dayanağı tutukluluğu sırasında ceza infaz kurumunda ziyaretçileriyle yaptığı kapalı görüşlerin kayda alınmasına ilişkin idari işlem olup; yargısal nitelik taşımayan ve CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen suçun soruşturması veya kovuşturması sırasında "hakim ve Cumhuriyet Savcılarının verdiği (telefon dinleme, mallara el koyma vb. gibi) kararlar ve işlemlere ilişkin" değildir. Bu haliyle, yargısal nitelik taşımayan, suçun kovuşturması ve soruşturması ile ilgili olmayan, ceza evindeki tutuklunun telefonla görüşmesinin düzenlenmesine ilişkin olan idari eylem ve işlem nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde İYUK'nun 2/b maddesi uyarınca idari yargı görevli olup ağır ceza mahkemesinin de görevine girmediğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
Nilgün TAŞ