T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/94KARAR NO: 2025/191
KARAR TR: 03/03/2025 ÖZET: Davacının Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde usta öğretici olarak çalışırken emeklilik sonucu işten ayrılması nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı: M. A.Vekili: Av. C. K.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili: Av. E. S., Av. K. N. C.I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Akçaabat Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 2001 - 2023 yılları arasında muhtelif dönemlerde iş akdiyle usta öğretici olarak görev yaptığını, emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 120 TL kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, tediye/ücret alacağı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, tatil alacağı ve sair işçilik alacaklarının en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 10. İş Mahkemesi 11/06/2024 tarih ve E.2023/707, K.2024/423 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E.2024/2942, K.2024/3064 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Davacı vekili; Davacının davalıya ait işyerinde usta öğretici sıfatıyla çalıştığını, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay'ın istikrar kazanan kararları ile usta öğreticilere ilişkin davaların görüm ve çözüm yerinin adli yargı/İş Mahkemesi olduğu kesinleştiğini beyan etmiştir.Davalı vekili; Yargı yolunun caiz olmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, Halk eğitim merkezinde çalışan davacı ile Halk eğitim merkezi arasındaki ilişkinin hizmet akdine değil statü hukukuna dayandığını, davacı ile ek ders ücreti karşılığı usta öğretici olarak part-time çalıştığını, beyan etmiştir.Davacı 657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş ve davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğunun emsal istinaf ve yargıtay kararları doğrultusunda kabulü gerekmiştir. Bu kapsamda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez. Aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/9-786 E. 2021/1518 K. Nolu kararında "29. Yukarıda açıklanan sözleşme maddelerinin içeriği, davacının Kaymakam onayı ile görevlendirilmesi ve ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödendiği dikkate alındığında, taraflar arasında is sözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğu sonucuna varılmıştır. 30.Bununla birlikte, sosyal güvenlik yönünden
Esas No : 2025/94 Karar No: 2025/191
Sosyal Güvenlik Kurumuna primlerinin yatırılmış olmasının da davacının is sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceği açıktır. 31.Bu itibarla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görev alanına girmediği kabul edilmiştir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2017 tarihli ve 2015/9-736 E., 2017/25 K. sayılı kararı da aynı yöndedir." denildiği açıkça görülmektedir.Tüm dosya kapsamı, emsal kararlar ve yargıtay genel kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde dosyanın esası yönünden iş hukuku ve ilgili mevzuatlarca dosyanın esasına yönelik bir inceleme yapılamayacağı, dava konusunun idari yargı denetimini gerektiren yasal düzenlemeleri ilgilendirdiği anlaşılarak idari yargı yolunun görevli olduğu tespit edilmiş ve HMK 114/1-b maddesi kapsamında yargı yolunun caiz olmaması ve HMK 115/2 Maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.(Ankara BAM 9.HD. E: 2024/772 K: 2024/943, Ankara BAM 6.HD E: 2023/224 K: 2024/1258) ..."3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Trabzon İdare Mahkemesi 10/01/2025 tarih ve E.2024/1677 sayılı kararı ile, "davacı ile davalı idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacakların İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı" gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. 5. Trabzon İdare Mahkemesi tarafından 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder. ..."
Esas No : 2025/94 Karar No: 2025/191
9. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş
Esas No : 2025/94 Karar No: 2025/191
Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 03/03/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, davacının Akçaabat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 2001 yılından itibaren emekliye ayrıldığı 2023 yılına kadar iş akdiyle usta öğretici olarak görev yapmakta iken, emeklilik sebebiyle işten ayrılmasından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, toplam 120 TL kıdem tazminatı ve sair işçilik alacaklarının, fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.20. Davacının idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, davacının Bakanlık tarafından görevlendirilmiş olmasının bu ilişkiye statü hukuku niteliği kazandırmayacağı, talep edilen işçilik alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas No : 2025/94 Karar No: 2025/191
21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 10. İş Mahkemesinin 11/06/2024 tarih ve E.2023/707, K.2024/423 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Trabzon İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 10. İş Mahkemesinin 11/06/2024 tarih ve E.2023/707, K.2024/423 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,03/03/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN