T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/112KARAR NO: 2026/108
KARAR TR: 09/03/2026ÖZET: 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'na dayanılarak çıkartılan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 30/4. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, davacı firma hakkında (50) uyarma cezası verilmesine ve karşılığı 29.550 TL uygulanmasına ilişkin ihlal tespit tutanağının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: B. A. T. T. Ö. S. H. v. S. A. Ş.
Vekilleri: Av. A. A.
- Av. F. T. A.
Davalı: Ulaştırma ve Altyapı BakanlığıVekili: Av. A. S. T.
I. DAVA KONUSU OLAY1.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğünce yapılan denetim sonucunda,
plakalı araçla gerçekleştirilen transfer faaliyeti nedeniyle, davacı firmanın Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30/4. maddesini ihlal ettiğinden bahisle, 03/10/2023 tarih UAB-ELK-A ve 104259 sıra nolu ihlal tespit tutanağı tutularak, 50 uyarı puanı verilmesi ve karşılığı 29.550 TL ceza verildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, davacı vekili bu tutanağın iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Gaziosmanpaşa 3.Sulh Ceza Hâkimliği 23/12/2025 tarih ve D.İş No.2025/5478 sayılı kararı ile, Karayolu Taşıma Yönetmeliği Uyarınca Düzenlenen İhlal Tespit Tutanağının iptali isteminin Sulh Ceza Hakimliğince incelenebilecek kararlardan olmadığı , idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle , 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28/1-b maddesi uyarınca başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Tüm dosya birlikte değerlemndirildiğinde, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne göre verilen ''Uyarma'' cezası 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde sayılı idari yaptırım türlerine yönelik niteliği bulunmadığı, buna ilişkin Danıştay 15. Dairesi 09/12/2014 tarih, 2014/8893 Esas ve 2014/9361 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında, ''işlemin idarece tek taraflı kamu gücüne dayalı irade beyanı ile tesis edilen ''idari işlem'' olduğundan, bu işlemin hukukla aykırılığı ileri sürülerek iptali isteminin idari yaptırım yargının görev alanına girdiği'' hususunun belirtildiği, bu haliyle talebin idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla görev yönünden reddine..."
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. İstanbul 8. İdare Mahkemesi 27/01/2026 tarih ve E.2026/101 sayılı kararı ile, para cezası ve uyarma cezasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirkete ait aracın 03.10.2025 tarihinde yapılan denetimde Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30/4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 50 Uyarı Puanı verilmesine ve karşılığı 29.550,00-TL uygulanmasına ilişkin UAB-ELK-A Seri nolu, 104259 Sıra nolu işlemin iptali istemiyle davacının ilk olarak Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin E:2025/5478 D.İş esasına kayden dava açtığı, anılan Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 23/12/2025 tarih ve E:2025/5478 D.İş sayılı karar ile idari yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın ise 12/01/2026 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.Uyuşmazlıkta, 4925 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca davacı şirkete verilen uyarma cezasına ilişkin idari yaptırım kararına dayanak oluşturan tutanağın 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle 4925 sayılı Kanun’da ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Yönetmelikte görevli yargı yeri hususunda hüküm bulunmadığı, kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, para cezası ve uyarma cezasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen 07/10/2024 tarih ve E:2024/315, K:2024/319 sayılı kararı da bu yöndedir.
..."5. İstanbul 8. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır."7. 4925 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
"Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.
Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir.
İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir. Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali, olağanüstü hal ve doğal afet durumlarında uygulanacak hükümler saklıdır." 8. 4925 sayılı Kanun'un "Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur."9. 4925 Sayılı Kanun 'un "idari para cezaları " başlıklı 26. maddesinin ilgi kısımları şöyledir: "(Değişik: 12/7/2013-6495/32 md.)(Değişik fıkra: 27/3/2025-7546/5 md.) Bu Kanunun;a) 5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan veya yetki belgesi aldığı halde yetki belgesi kapsamına uygun olmayan faaliyetlerde bulunanlara 17.000 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar, yetki belgesi olduğu halde taşıtını yetki belgesine kaydettirmeden kullananlara 8.500 Türk lirasından 85.000 Türk lirasına kadar,...idari para cezası verilir.(Ek fıkra: 27/3/2025-7546/5 md.) Birinci fıkranın;a) (a), (b), (f), (h) ve (1) bentlerine göre idari para cezası verilenler hakkında 48 saat geçmeden,...aynı kabahat için ikinci bir ceza verilmez.(Ek fıkra: 27/3/2025-7546/5 md.) Bu Kanuna aykırılık teşkil eden kabahatlerin kapsamı, niteliği ile cezanın caydırıcılığı göz önünde bulundurularak; bu madde kapsamında uygulanacak idari para cezalarına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.(Ek fıkra:27/12/2023-7491/46 md.) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı taşıt için birinci fıkra kapsamında uygulanacak olan idari para cezaları, tebligat şartı aranmaksızın sürücüsü bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilir. Cezalar tahsil edilmeden, cezaya muhatap yabancı plakalı taşıtın ülkeyi terk etmesine izin verilmez. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bakanlıkça müştereken altı ay içinde belirlenir. Uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır."10. 4925 sayılı Kanun'un "Ceza uygulaması" başlıklı 27. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
" (Değişik: 25/6/2009-5917/34 md.)
Bu Kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiği Bakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbeli jandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ile bunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkilidir.
Bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez."
11. 08/01/2018 tarihli ve 30295 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı, karayolu taşımacılık faaliyetlerini ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek; taşımacılık faaliyetlerinde düzeni ve güvenliği sağlamak; taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, (Değişik ibare:RG-15/5/2025-32901) kurye işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetleri için mali yeterlilik, mesleki yeterlilik, mesleki saygınlık ilkelerine uygun olarak pazara giriş şartları ile bu faaliyetlerde bulunanların, gönderenlerin, yolcuların, çalışanların haklarını, sorumluluklarını, yükümlülüklerini tespit etmek; taşımacılık faaliyetlerinde istihdam edilenler ile taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerinin niteliklerini belirlemek; karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini, denetimini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır."12.
Yönetmeliğin "Kapsam " başlıklı 2. maddesinin 1. ve 2. fıkraları şöyledir:"(1) Bu Yönetmelik, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, (Değişik ibare:RG-15/5/2025-32901) kurye işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetlerini yapanlar ile taşıma işlerinde çalışanları, taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerini kapsar.(2) Servis taşımaları hakkındaki usul ve esaslar, Bakanlıkça ayrıca düzenlenir."13. Yönetmeliğin “Yetki belgesi alma zorunluluğu” başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) Bu Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, (Değişik ibare:RG-15/5/2025-32901)(5) kurye işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacakları faaliyetlere uygun olan yetki belgesini/belgelerini Bakanlıktan almaları zorunludur."14. Yönetmeliğin "Taşıt belgelerine kayıtlı taşıtların kullanılması ve istisnai haller" başlıklı 30. maddesinin 4. fıkrası şöyledir:"(4) (Değişik:RG-15/5/2025-32901) A1, B2, D2 ve S yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, bir takvim yılı içinde on kez uyarma
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
düzenlenmesi ve bu uyarmaların tebliğ edilmesi halinde, ilgili yetki belgesi iptal edilir."15. Yönetmeliğin "ihlal ve idari para cezası karar tutanağı düzenlenmesi " başlıklı 67 . maddesi şöyledir : "(1) Kanunda öngörülen ve bu Yönetmelikte belirtilen kusurları ve/veya ihlalleri işleyenler hakkında, 66 ncı maddede belirtilen görevliler tarafından idari para cezası ve/veya ihlal tespitine dair tutanak düzenlenir.(2) Tutanaklar, para cezası gerektiren kusurlar için idari para cezası karar tutanağı, uyarma gerektiren mevzuat ihlalleri için ihlal tespit tutanağı olmak üzere iki şekilde düzenlenir.(3) Birden fazla kusurun bir arada işlenmesi halinde her kabahat için ayrı idari para cezası karar tutanağı düzenlenir.(4) Birden fazla mevzuat ihlalinin bir arada işlenmesi halinde her ihlal için ayrı ihlal tespit tutanağı düzenlenir. (Ek cümle:RG-21/11/2020-31311) Ancak, bu fıkra kapsamında ayrı ayrı düzenlenmesi gereken ihlal tespit tutanakları, yapılan ihlaller ve karşılığındaki uyarma adetleri ayrı ayrı belirtilmek suretiyle elektronik ortamda tek bir ihlal tespit tutanağı olarak düzenlenebilir.(5) İdari para cezalarına ilişkin diğer hususlarda (Değişik ibare:RG-15/11/2019-30949) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan mevzuat esas alınır.(6) Bu maddeye göre düzenlenecek tutanaklar, elektronik olarak da düzenlenebilir. Elektronik olarak düzenlenecek tutanaklara ilişkin hususlar, Bakanlıkça düzenlenir."16. Yönetmeliğin "İdari para cezası ve diğer idari yaptırımların birlikte uygulanması" başlıklı 72. maddesi şöyledir: "(1) Kanunda öngörülen idari para cezaları, Kanunda ve bu Yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal gibi idarî müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez.(2) Birden fazla kabahatin bir arada işlenmesi halinde her kabahat için ayrı ayrı idari para cezası uygulanır.(3) Kanun veya bu Yönetmeliğe muhalefet nedeniyle, elektronik ortamda tespit edilecek kabahat ve ihlal için, denetimle görevli Bakanlık personeli gıyaben işlem tesis eder."17. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”18. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”19. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır”20. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.ve 8. fıkrası şöyledir:“(1)İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme21. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 09/03/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, yeterli bilgi ve belgenin olması nedeniyle adli yargı dosyasının istenilmediği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi22. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:23. Dava, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 30/4. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, davacı firma hakkında (50) uyarma cezası ve karşılığı olan 29.550 TL verilmesine ilişkin 03/10/2023 tarih ve UAB-ELK-A seri, 104259 sıra numaralı ihlal tespit tutanağının iptali istemiyle açılmıştır. 24. Dava dosyasının incelenmesinde, davacı şirkete ait aracın 03.10.2025 tarihinde yapılan denetimde Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30/4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 50 Uyarı Puanı verilmesine ve karşılığı 29.550 TL uygulanmasına ilişkin UAB-ELK-A Seri nolu, 104259 Sıra nolu işlemin iptali istemiyle davacının ilk olarak Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2025/5478 D.İş esasına kayden dava açtığı, anılan Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 23/12/2025 tarih ve E:2025/5478 D.İş sayılı karar ile idari yargı yerlerinin
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 12/01/2026 tarihinde kesinleştiği, davacının sözkonusu görevsizlik kararı üzerinde aynı istemle idari yargıda dava açtığı, idari yargı yerinin idari para cezası ve uyarma cezasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine, karar verdiği görülmüştür .25. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.26. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.27. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.28. İncelenen uyuşmazlıkta, 4925 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca süreli ya da süresiz faaliyetin durdurulmasına ilişkin bir idari yaptırım kararının bulunmadığı, 50 uyarma cezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle 4925 sayılı Kanun’da ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Yönetmelikte görevli yargı yerine ve kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. 29. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, uyarma cezasına ilişkin kararlara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.30. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 8. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 23/12/2025 tarih ve D.İş No.2025/5478 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜM
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 8. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 23/12/2025 tarih ve D.İş No.2025/5478 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 09/03/2026 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN
Esas No : 2026/112 Karar No: 2026/108
KARŞI OY Dava, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 30/4. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, davacı firma hakkında (50) uyarma cezası ve karşılığı olan 29.550 TL verilmesine ilişkin 03/10/2023 tarih ve UAB-ELK-A seri, 104259 sıra numaralı ihlal tespit tutanağının iptali istemiyle açılmıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, bu Yasanın; İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, İdarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu; idari tedbirlerin, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu öngörülmüş; Kanun'un 27. maddesinin 8. fıkrasında ise, İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında, aynı kişi ile ilgili olarak İdarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; İdarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali istemiyle birlikte İdarî yargı yerlerinde görüleceği hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan; iptal davalarının konusunu, ilgililerin hukukunu etkileyen, bu özellikleri nedeniyle de idari yargı düzeni içinde yargısal denetime tabi tutulan idari işlemler oluşturmaktadır.İdari işlem; idarenin, hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklaması olup; bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara, bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.Uyuşmazlık, davacıya Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30/4. maddesi uyarınca uyarma cezası verilmesine yönelik olarak tutulan ihlal tespit tutanağından kaynaklanmakta olup; karayolu taşıma mevzuatının yetki belgesi sahiplerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirilmesinin sağlanması için, davalı idarece kamu gücüne dayalı olarak, tek yanlı irade beyanı ile tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerine yönelik bir niteliği bulunmamaktadır.Buna göre idari yaptırım uyuşmazlığından kaynaklanmayan, karayolu taşıma mevzuatının yetki belgesi sahiplerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanı ile tesis ettiği bir idari işlemden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girmektedir.Açıklanan nedenlerle, yukarıda yer alan kanun hükümleri uyarınca davanın görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.ÜyeAhmet ARSLANÜyeBilal ÇALIŞKAN