T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/122KARAR NO : 2026/194KARAR TR : 13/04/2026 ÖZET: Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışan davacının, iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: S. A.
Vekili: Av. M. T. T.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili: Av. E. Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsünde 22/10/2018-28/07/2021 tarihleri arasında, yine Keçiören Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 22/11/2021-Temmuz 2022 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmaktayken, davalı idare tarafından iş akdinin feshedildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50 TL kıdem tazminatı, 50 TL ihbar tazminatı, 50 TL eksik ödenen ücret alacağı, 50 TL yıllık izin alacağı, 50 TL ilave tediye alacağı, 50 TL ayrımcılık tazminatı alacağı olmak üzere toplam 300 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. 2. Davacı vekili 22/08/2023 tarihli dilekçesi ile, 50 TL kıdem tazminatı alacağını 16.491,51 TL, 50 TL ihbar tazminatı alacağını 9.870 TL, 50 TL yıllık izin ücreti alacağını 6.415,08 TL, 50 TL eksik ödenen ücret alacağını 6.421,60 TL, 50 TL ilave tediye alacağını 8.581,22 TL, 50 TL ayrımcılık tazminatı alacağını 18.328,84 TL'ye arttırarak ıslah etmiştir.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Ankara 43. İş Mahkemesi 09/11/2023 tarih ve E.2022/466, K.2023/547 sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 20/02/2025 tarih ve E.2024/332, K.2025/475 sayılı kararı ile, davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğinden taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğunun kabulü gerektiği, bu maddi ve hukuki olgulara göre uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olup mahkemece davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı görülerek, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Esas No : 2026/122 Karar No: 2026/194
4. Ankara 43. İş Mahkemesi 22/05/2025 tarih ve E.2025/93, K.2025/338 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dosya içeriğine göre, davacı hakkında uyuşmazlık mahkemesi kararı bulunmadığı, davacının davalı nezdinde çalışması için 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu hâlde davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğinden taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgulara göre uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup Mahkemece davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. (Aynı mahiyette; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23/01/2023 tarih, 2022/17656 Esas-2023/1210 Karar sayılı kararı.)O halde, bir kez daha belirtelim, mahkemece yapılması gereken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermektir.", gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu itibarla BAM ilamı göz önüne alınarak dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu kabul edilmekle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine..." 5. Davacı vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda6. Ankara 25. İdare Mahkemesi 09/10/2025 tarihi ve E.2025/1200 sayılı kararı ile, davacı vekilinin davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine ilişkin görev itirazının reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından görev itiraz dilekçesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2025 tarih, UY-2025/124739 sayılı kararı ile, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına yer olmadığına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.7. Ankara 25. İdare Mahkemesi 18/02/2026 tarih ve E.2025/1200 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden; davacının Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsü'nde 22/10/2018 - 28/07/2021 tarihleri arasında, yine Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Keçiören Halk Eğitim Merkezi'nde 22/11/2021 - Temmuz 2022 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yaptığı ve sonrasında iş akdinin haksız yere sonlandırılmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğinden bahisle, kıdem tazminatı/ ihbar tazminatı/ yıllık izin ücreti/ eksik ödenen ücret ve ilave tediye olmak üzere şimdilik 300,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Esas No : 2026/122 Karar No: 2026/194
Uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı tarafından önce adli yargı yerinde dava açıldığı, bu davanın Ankara 43. İş Mahkemesinin 22/05/2025 tarih ve E:2025/93, K:2025/338 sayılı kararıyla, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından reddedildiği; anılan kararın 22/07/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür.Olayda, davacıyla idare arasındaki ilişkinin bir iş ilişkisi olduğu, talep edilen tazminatın İş Kanunundan kaynaklanan hak olduğu anlaşılmakta olup, yukarıda anılan düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin (iş mahkemelerinin) görevli olduğu sonucuna varılmıştır..."8. Ankara 25. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası, ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK9. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 10. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."11. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."12. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.13. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."
Esas No : 2026/122 Karar No: 2026/194
14. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."15. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.16. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."17. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."18. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar."
Esas No : 2026/122 Karar No: 2026/194
19. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mahmut BALLI, Bilal ÇALIŞKAN, Yüksel NAVDAR'ın katılımlarıyla yapılan 13/04/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi21. Raportör-Hakim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:22. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ankara Olgunlaşma Enstitüsü'nde 22/10/2018 - 28/07/2021 tarihleri arasında, yine Keçiören Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 22/11/2021 - Temmuz 2022 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatının ve diğer parasal alacaklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.23. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 25. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 43. İş Mahkemesinin 22/05/2025 tarih ve E.2025/93, K.2025/338 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2026/122 Karar No: 2026/194
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 25. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 43. İş Mahkemesinin 22/05/2025 tarih ve E.2025/93, K.2025/338 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13/04/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Mahmut
Bilal
Yüksel
BALLI
ÇALIŞKAN
NAVDAR