T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/161KARAR NO: 2026/276
KARAR TR: 04/05/2026 ÖZET: Mülkiyeti davacılara ait taşınmazın yanında gerçekleştirilen yol genişletme çalışması nedeniyle, uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacılar: 1- O. Y.
, 2- H. Y.
, 3- S. Y.
Vekilleri: Av. Ş. G. Y.
, Av. F. S. E.
Davalı: Karayolları Genel MüdürlüğüVekilleri
: Av. B. T.
, Av. S. A.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, müvekkillerinin hissedar maliki olduğu
de kayıtlı taşınmazın arsa vasfında, konut ve sanayi bölgesi içerisinde hatta işletme fabrika ve konutlarla sınır bir konuma sahip olduğunu, taşınmaza hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın Çankırı karayolunun genişletilmesi sebebiyle müdahale edildiğini, taşınmazdan toprak alma, yapılan çalışmalar nedeniyle taşınmazda çatlama, toprak kayması gibi durumların ortaya çıktığını, bu durumların halen devam ettiğini, verilen zararların giderilmediğini, davalı idareye yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, değer ve m2'ye ilişkin hakları, taşınmazın hiç kullanılmayan ve gereği gibi kullanılmayan kısımlarına ilişkin hakları, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillere hisseleri oranında tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.2. Davacılar vekilleri, 29/10/2022 havale tarihli dilekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 54.547 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle ıslah talebinde bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi 07/03/2023 tarih ve E.2020/116, K.2023/84 sayılı karar ile, davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 16/01/2024 tarih ve E.2024/21, K.2024/69 sayılı karar ile, istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinde Dairelerinin görevsizliğine, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 18/02/2025 tarih ve E.2024/364, K.2025/525 sayılı karar ile, istinaf itirazının kabulü ile Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi 07/03/2023 tarih ve E.2020/116, K.2023/84 sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine iadesine karar vermiştir.
Esas No : 2026/161 Karar No: 2026/276
4. Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi 17/03/2025 tarih ve E.2025/148, K.2025/156 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle HMK 114/1-b maddesi kapsamında yargı yolunun caiz olmaması ve HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın yol ve kamulaştırma güzergahı dışında olduğu, civar taşınmazlardan geçirilen yolun inşaatı sırasında oluşan toprak kayması sonucu 3.314,92m² yüzölçümündeki kısmın kullanılmaz hale geldiği, bu durumda davalı idarenin dava konusu taşınmaza doğrudan bir el atmasının bulunmadığı anlaşıldığından 11.02.1959 gün ve 17/19 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davaya bakmak idari yargının görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine ..."5. Davacılar vekili bu kez, 93.547,04 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerine başvurmuştur. 6. Ankara 23. İdare Mahkemesi 04/02/2026 tarih ve E.2026/113 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle Hakimliklerinin görevsizliğine, görevli yargı yolunun belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar dosya hakkında incelemenin ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Olayda; bakılan davaya ait uyuşmazlığın ilk olarak 22/06/2020 tarihinde Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinde E:2020/116 sayılı dosyasında kayden işlem görmeye başladığı, akabinde anılan mahkemenin 07/03/2023 tarih ve E:2020/116, K:2023/84 sayılı kararında özetle; "Akyurt ilçesi Karacakaya Mahallesi Dağ Tarla mevkiindeki 2632 ada 118 nolu parselin 71.231,25m² yüzölçümlü ve tarla niteliğinde olduğu, davacıların 1/3 hisse oranı ile taşınmazda malik oldukları, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında kadastro parseli olduğu, belediye sınırları içerisinde yer aldığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, meskun alanda bulunmadığı, Söz konusu taşınmaz için her hangi bir kamulaştırma kararı alınmadığı,parselin kamulaştırma sınırları dışında bulunduğu, Karayolları Genel Müdürlüğünce 3314,92m²'lik kısmına yol yapımı çalışmalarından sonra fiilen el atılan ve sonrasında göçerek, kayarak kullanılmaz hale gelen kısıma Kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığı" gerekçesiyle 'davanın kabulüne' karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18/02/2025 tarih ve E:2024/364, K:2025/525 sayılı kararında özetle; "Taraf vekillerinin istinaf itirazının kabulü ile Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/03/2023 tarih ve 2020/116 - 2023/84 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine iadesine" karar verildiği, akabinde iadesine karar verilen dosya sonucunda Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2025/148, K:2025/156 sayılı kararında özetle; "dava konusu uyuşmazlık idari yargının görev alanına girmesi sebebiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi kapsamında yargı yolunun caiz olmaması ve HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine" gerekçesiyle 17/03/2025 tarihinde davanın usulden reddine kesin olarak karar verdiği görülmüştür.Bu bağlamda; mülkiyeti davacılara ait olduğu ifade edilen taşınmazda, hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadan ve herhangi bir izin alınmadan haksız fiil kapsamında Çankırı karayolunun genişletilmesi sebebiyle davaya konu taşınmazdan toprak alma, yapılan çalışmalar sebebiyle taşınmazda çatlama, toprak kayması vb. olayların gerçekleştiği iddia edilerek, uğranılan zararın tazmini söz konusu olduğundan, davanın haksız fiilden doğan bir tazminat davası olduğu görünmektedir.Bu durumda; belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni bir hakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işin esasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyle uğranılan zararın
Esas No : 2026/161 Karar No: 2026/276
tazmininin istenilmemiş bulunulması karşısında, haksız fiilden doğan zararların tazmini davasının ikame edildiği göz önüne alındığında, uyuşmazlığın adli yargı yerinde özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümü gerektiği sonucuna varılmıştır.Nitekim; benzer bir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesince verilen 23/01/2023 tarih ve E:2022/372, K:2023/34 sayılı kararı da bu yöndedir. ..." 7. Ankara 23. İdare Mahkemesince, Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ekinde adli yargı dava dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat8. 15/7/2018 ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) "Karayolları Genel Müdürlüğü" başlıklı Onyedinci Bölümde yer alan "Amaç ve kapsam" başlıklı 208. maddesi şöyledir: (1) Bu Bölümün amacı; karayolları ağının ulaştırma ana planı, stratejik plan ve programlar çerçevesinde ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde ulusal düzeyde geliştirilerek yaygınlaştırılmasına; karayolları ve karayollarıyla ilgili altyapı ile diğer yatırım ve hizmetlerin, ekonomik ve sosyal gelişmenin gereklerine uygun, diğer ulaşım sistemleri ile uyumlu, güvenli ve çevreye duyarlı bir şekilde yapılması ve/veya yaptırılması ve Karayolları Genel Müdürlüğünün çalışma usul ve esasları ile teşkilat ve görevlerine ilişkin hükümleri düzenlemektir.9. 4 No'lu CBK'nın "Görev ve yetkiler" başlıklı 211. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri şunlardır:...c) Görev alanına giren karayolu ağlarının yapımı, bakımı, onarımı ve diğer hususlar hakkında teknik nitelik ve şartları tespit etmek veya ettirmek ve gerekli şartnameleri hazırlamak....g) Karayollarının yapım, bakım ve onarımı ile emniyetle işlemesi için gerekli olan garaj ve atölyeleri, makine ve malzeme ambarları ile depolarını, servis ve akaryakıt tesislerini, laboratuvarlarını, deneme istasyonlarını, dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetini sağlamaya yönelik bina ve lojmanları, alıcı verici telsiz istasyonları ile gerekli haberleşme şebekelerini, Genel Müdürlüğün görevlerini daha verimli şekilde yerine getirmesine yönelik eğitim tesisleri ile sosyal tesisleri ve diğer bütün yan tesisleri hazırlayacağı ve hazırlatacağı plan ve projelere göre yapmak, yaptırmak, donatmak, işletmek veya işlettirmek, bakım ve onarımını yapmak veya yaptırmak, kiralamak...."B. Yargı Kararı10. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11/02/1959 tarihli E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III. Bölümü şöyledir: “İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin
Esas No : 2026/161 Karar No: 2026/276
vazifesi içindedir. Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayan yerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelen zararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkı bulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır. Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır. Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlara şümulü yoktur.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı ve adli yargı dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi12. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:13. Dava, mülkiyeti davacılara ait taşınmazın yanında gerçekleştirilen yol genişletme çalışması nedeniyle, taşınmazdan toprak alma, taşınmazda çatlama ve toprak kayması gibi nedenlerle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmıştır.14. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.15. Belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararına yukarıda yer verilmiştir.
Esas No : 2026/161 Karar No: 2026/276
16. Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından hissedar maliki oldukları
de kayıtlı taşınmazın yanında gerçekleştirilen Çankırı karayolunun genişletilmesi çalışmaları sırasında, taşınmazdan toprak alma, taşınmazda çatlama ve toprak kayması gibi durumların ortaya çıkması iddiaları nedeniyle meydana gelen zararın tazmini söz konusu olduğundan, davanın haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılacağı kuşkusuzdur. Nitekim 24/05/2021 tarihli Fen Bilirkişi Rapor'unda, yapılan ölçümler ve incelemeler neticesinde dava konusu arazinin 3.314,92 m2 yüzölçümlü kısmına, yol yapımı çalışmalarından sonra fiilen el atıldığı, sonrasında göçüp, kayarak kullanılamaz hale geldiği belirtilmektedir.17. Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni bir hakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işin esasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenilmemiş bulunması karşısında kamu hizmetinden veya hizmet kusurundan kaynaklanmayıp, haksız fiilden doğan zararların tazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır.18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 23. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/03/2025 tarih ve E.2025/148, K.2025/156 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 23. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/03/2025 tarih ve E.2025/148, K.2025/156 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN