T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/163KARAR NO : 2026/219KARAR TR : 04/05/2026 ÖZET: Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışan davacının, iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A RDavacı: M. Ö. D.
Vekili: Av. F. Ö.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. A. B.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 06/07/2021 - 30/08/2024 tarihleri arasında Zeytinburnu Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100 TL kıdem tazminatı alacağının iş akdinin feshedildiği 30/08/2024 tarihinden itibaren, 100 TL ihbar tazminatı alacağı, 100 TL UBGT alacağı, 100 TL fazla mesai ücret alacağı ve 100 TL yıllık izin ücret alacağının ise arabuluculuğa başvuru tarihi olan 23/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Bakırköy 15. İş Mahkemesi 17/06/2025 tarih ve E.2024/300, K.2025/171 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi 11/09/2025 tarih ve E.2025/1484, K.2025/1441 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 18/12/2025 tarih ve E.2025/9043, K.2025/10113 sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Somut olayda, davacıların davalıya bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işyerinde Devlet Memurları Kanunu'nun 89.maddesine tabi olarak birim saat ücreti karşılığında çalıştığı ihtilafsızdır. Bunun yanında 657 sayılı Kanun’un 89. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan Esaslarda, ders görevi alacakların taşıması gereken nitelikler, göreve alınma, çalışma koşulları ile yapılacak ödemeler önceden düzenlenmiş, idareye göreve alma ve sonlandırma gibi konularda üstün yetkiler verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığı, davacıların murisi ile Bakanlığa bağlı Zeytinburnu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü arasındaki ilişkinin idarece yapılan görevlendirmeye dayalı olduğu, göreve alınma, çalışma koşulları ile ödenecek ücretin statü hukuku içinde düzenlendiği sabittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/9-786 Esas 2021/1518 Karar sayılı içtihatı da bu
Esas No : 2026/163 Karar No: 2026/219
doğrultudadır. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Hukuku açısından primlerin 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi, davacının özel hukuk kapsamında sözleşme ile çalıştığını göstermez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 30.11.2021 tarih,2019/9-786 esas, 2021/1518 karar sayılı kararı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2020 tarih, 2016/19230 esas, 2020/6243 karar sayılı kararı). Bu nedenlerle davacıların murisinin usta öğretici görevi ile Zeytinburnu İlçesi Halk Eğitim Merkezi'ndeki çalışmasının iş sözleşmesine dayanmadığı, usta öğreticinin 4857 sayılı Kanun kapsamında işçi sayılmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, statü hukuku kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. Maddesi hükümlerine dahil olduğu, ihtilafında idari yargının görevlerinden olduğu kanaatine vardığından, davacı tarafından açılan davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine... " 3. Davacı vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 20/02/2026 tarih ve E.2026/248 sayılı kararı ile, davacının, davalı idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, bu hizmet ilişkisine dayanılarak dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"..Dava dosyasının incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan Zeyinburnu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde 06/07/2021-30/08/2024 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışan davacı tarafından, 30/08/2024 tarihinde iş akdinin sona erdirilmesine karşın hak kazandığı Kıdem Tazmınatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti, Fazla Mesai Ücreti, Ulusal Bayram Genel Tatil Ücreti konulu alacakların ödenmediğini ileri sürülerek Kıdem Tazmınatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti, Fazla Mesai Ücreti, Ulusal Bayram Genel Tatil Ücreti konulu alacakların davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada Bakırköy 15. İş Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarih ve E:2024/300, K:2025/171 sayılı kararıyla, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yönünde karar verildiği, anılan kararın 18/12/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı tarafından aynı taleplerle bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlıkta, davacının davalı idare bünyesinde hizmet akdiyle usta öğretici olarak çalıştığı döneme ilişkin işçilik alacak ve tazminat kalemlerinin davalı idareden tazmini istemine yer verildiği görülmektedir.Bu durumda, davacının, davalı idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, davacının idare tarafından görevlendirilmiş olmasının bu ilişkiye statü hukuku niteliği kazandırmayacağı, talep edilen tazminatların İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır..."5. İstanbul 13. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
Esas No : 2026/163 Karar No: 2026/219
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."9. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar
Esas No : 2026/163 Karar No: 2026/219
Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2026/163 Karar No: 2026/219
B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Hâkim Hatice COŞKUN'un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, davacının 06/07/2021 - 30/08/2024 tarihleri arasında Zeytinburnu Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatının ve diğer parasal alacağının yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.20. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İstanbul 13. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 17/06/2025 tarih ve E.2024/300, K.2025/171 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İstanbul 13. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 17/06/2025 tarih ve E.2024/300, K.2025/171 GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN