T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/175 KARAR NO : 2026/191KARAR TR : 13/04/2026 ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 2. ve 16. fıkrası uyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı
: Y. E. L.
Vekillleri : Av. G. F.
Davalı
: Yeşilyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin işletmecisi olduğu
adresinde faaliyet gösteren "C. M.
" isimli iş yerinde yapılan denetimlerde 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun hükümlerine 4. kez aykırı hareket edildiğinden bahisle, işletmenin 10 (on) gün süreyle kapatılmasına ilişkin Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğünün bila tarih ve E-20302303/280 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu, işyerinin kapalı alanlarında sigara içilmediği, eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği ileri sürülerek, iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır . II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliği 30/05/2025 tarih ve Değişik İş No.2025/2574 sayı ile, itiraza konu Yeşilyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün 14/03/2025 tarih ve E-20302303/280 sayı numaralı işlemin 4207 sayılı kanun kapsamında verilen kapatma cezası olduğu, idari işleme itirazlarda idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş; davacının bu karara yönelik yaptığı itiraz, Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/06/2025 tarih Değişik iş no: 2025/3712 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiş, karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir."...İtiraza konu Yeşilyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün 14/03/2025 tarih ve E-20302303/280 sayı numaralı işlemin 4207 sayılı kanun kapsamında verilen kapatma cezası olduğu, idari işleme itirazın idare mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, ..."3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Malatya 3. İdare Mahkemesi 17/06/2025 tarih ve E.2025/627, K.2025/791 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddesinin 1. fıkrası gereğince adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca görev yönünden reddine, karar vermiş; kararın
Esas No : 2026/175 Karar No: 2026/191
istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 30/10/2025 tarih E.2025/1989 K. 2025/2991 sayılı kararında; davacıya ait işyerinde, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun hükümlerine 4. kez aykırı hareket edildiğinden bahisle işletmenin 10 (on) gün süreyle kapatılmasından kaynaklandığı anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesine ait bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının esas kaydının kapatılarak Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine karar vermiştir. 5. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesi 06/01/2026 tarih ve E.2025/2792, K.2026/529 sayılı kararı ile, görülmekte olan davada adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşan İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, görevli mahkemenin belirlenmesi için adli yargıda verilen görevsizlik kararına ilişkin dosya temin edilmek suretiyle ve gerekçeli başvuru kararıyla Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, davanın görev yönünden reddi yolunda karar verilmesinde, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'a uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Malatya 3. İdare Mahkemesince verilen 17/06/2025 tarih ve E.2025/627, K.2025/791 sayılı "davanın görev yönünden reddine" ilişkin kararın kaldırılmasına, yukarıda aktarılan hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir . 6. Malatya 3 İdare Mahkemesi 18/02/2026 tarih ve E.2026/139 sayılı kararı ile, davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılması kararına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden, Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, T. M.
, M. D. C. , N.
adresinde faaliyet gösteren, davacının işletimindeki "C. M.
" isimli iş yerinde yapılan denetimlerde 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun hükümlerine 4. kez aykırı hareket edildiğinden bahisle işletmenin 10 (on) gün süreyle kapatılmasına ilişkin Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğü'nün bila tarih ve E-20302303/280 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda aktarılan 4207 sayılı Kanun'un mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu'nun yayımından sonra dava konusu işleme dayanak teşkil eden 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun hükümlerinde iş yerlerinin kapatılmasına ilişkin işlemlerin hangi şartlarda yapılabileceği belirtilmiş, ancak bu tür işleme karşı hangi mahkemede dava açılabileceğine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin, davacıya ait işyerinin, kapalı alanda tütün ürünü tüketilmemesine ilişkin yasakların uygulanması ve tedbirlerin alınmasıyla ilgili yükümlülüklere uyulmadığından bahisle 4207 sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden 10 (on) gün süreyle kapatılmasından kaynaklandığı görülmekle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddesinin 1. fıkrası gereğince adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/09/2025 tarih ve E:2025/382, K:2025/519 sayılı kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin
Esas No : 2026/175 Karar No: 2026/191
belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, dava dosyasının Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/05/2025 tarih ve E:2025/2574 D. İş sayılı dosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar davanın incelenmesinin ertelenmesine,,..."7. Malatya 3. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:“(Değişik: 3/1/2008-5727/3 md.)(1) Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde,tüketilemez. ”9. 4207 sayılı Kanun'un “Ceza hükümleri” başlıklı
5. maddesinin 2. ve 16. fıkraları şöyledir:" (Değişik: 3/1/2008-5727/6 md.)...
(2)(Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2. maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”(16) (Ek: 13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de iş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”10. 5326 sayılı Kabahatler Kanun’un "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “ (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”
Esas No : 2026/175 Karar No: 2026/191
11. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”12. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” 13. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir....(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ 'in başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mahmut BALLI, Bilal ÇALIŞKAN ve Yüksel NAVDAR'ın katılımlarıyla yapılan 13/04/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi15. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:16. Dava, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. ve 16. fıkraları uyarınca davacıya ait
Esas No : 2026/175 Karar No: 2026/191
işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen, idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılmıştır.17. Dava dosyasının incelenmesinden; adresinde faaliyet gösteren "C. M.
" davacının işletmecisi olduğu isimli iş yerinde, İlçe Emniyet Müdürlüğü Ekiplerince tütün mamullerinin tüketildiğine dair yapılan denetimler neticesinde elde edilen tespitlere istinaden, iş yeri hakkında idari para cezaları verildiği, yine anılan işyerinde 14/03/2025 tarihinde gerçekleştirilen denetim neticesinde aynı ihlalin ( 3. Tekerrür ) 4. İhlal olarak saptanması üzerine, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 2. ve 16. fıkraları uyarınca söz konusu işyerinin 10 (on) gün süreyle kapatılmasına ilişkin Yeşilyurt Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün bila tarih ve E-20302303/280 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine, mezkûr işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.18. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.19. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.20. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.21. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 22. Somut uyuşmazlıkta davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre için " 10 gün" kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının; 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerinin kapatılması …….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olduğu, 4207 sayılı Kanun’un ilk kez, 13/02/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24/05/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilerek yeniden
Esas No : 2026/175 Karar No: 2026/191
düzenlendiği ve "iş yerinin belirli bir süre için kapatılmasına" ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. 23. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, iş yerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Malatya 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/05/2025 tarih ve Değişik İş No.2025/2574 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Malatya 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/05/2025 tarih ve Değişik İş No.2025/2574 GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13/04/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Mahmut
Bilal
Yüksel
BALLI
ÇALIŞKAN
NAVDAR