T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/179KARAR NO: 2026/225
KARAR TR: 04/05/2026 ÖZET: Sağlık hizmeti sunucusu olan davacı şirkete ait Ö. M. I. İ. H.
nde, geçici olarak görev yapan acil tıp uzmanı doktorun, acil servis nöbetlerinde MEDULA kaydının aktif olamayacağının bildirilmesine ilişkin davalı işleminin iptali istemiyle açılan davanın, 5510 sayılı
Kanun'un 73. ve 101. maddeleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı : M. H. İ. A.
Vekili
: Av. Y. O. Ö.
Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı-İzmir Sosyal Güvenlik İl MüdürlüğüVekili
: Av. M. G.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı şirket vekili, Ö. R. G. H. T. M.
nde kadrolu olan acil tıp uzmanı Dr. S. K.
'ın, aynı zamanda müvvekkili şirketin sahibi olduğu Ö. M. İ. İ. H.
nde, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 16/7. maddesi uyarınca nöbet tutması için Sağlık Bakanlığına müracaat edildiğini, bu müracaat üzerine Bakanlık tarafından, adıgeçen hekimin mesai saatleri dışında nöbet tutabileceğinin bildirilmesi üzerine davalı Kuruma hekimin servis nöbetlerinde MEDULA kaydının aktif olup olamayacağının sorulduğunu, 27/08/2025 tarih ve 124800542 sayılı cevabi yazı ile "medula kaydının aktif olamayacağının... adına personel çalışma belgesi düzenlenmeyen hekimin sağlık tesisine tanımlanması ve SGK'lı hastalara hizmet sunup kuruma fatura edilmesinin uygun olmadığı... adıgeçen hekimin acil tıp uzmanı olması ve nöbet hizmetlerini yürüteceği dikkate alındığında belge düzenlense dahi 9.2.1 maddesine göre kapsam dışı olarak görev yapamayacağı, bu kapsamda imzalamış olduğunuz 2025 yılı SGK sözleşmesi hükümlerine uygun hareket edilmesi ve aykırı durum tespitinde aynı sözleşme hükümleri çerçevesinde işlem tesis edileceğinin" bildirildiğini, aynı Yönetmelik hükümleri uyarınca nöbet tutulabileceği Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülmesine rağmen, davalı kurum tarafından hekimin medula kaydının aktif olamayacağının bildirilmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğunu belirterek; davalı Kurumun 27/08/2025 tarih ve -124800542 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.2. Davalı vekili, süresinde sunduğu savunma dilekçesinde davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek yargı yolu itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
A. İdari Yargıda3. İzmir 7. İdare Mahkemesi 23/12/2025 tarih ve E.2025/1800 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin yargı yoluna ilişkin itirazının reddine ve mahkemelerinin görevliliğine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''...Dava dosyasının incelenmesinden, Ö. R. G. H. T. M.
nde kadrolu, Ö. Ç. M. T. M.
nde geçici kadrolu statüde görev yapan, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce, 30.01.2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 16. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, mesai saatleri dışında çalışma belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutabileceği belirtilen Acil Tıp Uzmanı Dr. S. K.
'ın, davacı şirketin sahibi olduğu Ö. M. İ. İ. H.
ndeki acil servis nöbetlerinde Medula kaydının aktif olamayacağının bildirilmesine ilişkin 27.08.2025 tarih ve 124800542 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında, "idarede kanunilik" ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup; işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetiminin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır.İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir. Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.Bu durumda; davalı idare ile davacı arasında imzalanan idari sözleşme niteliğindeki sözleşmenin uygulanmasından doğan dava konusu uyuşmazlığın hukuka uygunluğunun denetiminin de görüm ve çözümünde İdare Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin görev itirazının reddine...''4. Davalı idare vekili tarafından, süresi içerisinde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava, sağlık hizmeti sunucusu olan davacı şirkete ait Ö. M. I. İ. H. nde geçici kadrolu statüde görev yapan acil tıp uzmanı doktorunun acil servis nöbetlerinde MEDULA kaydının aktif olamayacağının bildirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında, idarede kanunilik ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı, resen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetiminin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır.Diğer taraftan; idari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir. Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise. genelde özel hukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.Davaya konu işlemin dayanağı olan 2025 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi'nin incelenmesinden, "Personele İlişkin Hükümler ve Ceza Koşulları" ana başlıklı 9. maddesinin 9.2.1. bendinin ilk cümlesinde; "SHS, Kurumla yaptığı sözleşme kapsamında yer alan her bir branşta ayrı ayrı olmak üzere görev yapan hekimlerin (acil serviste görev yapan hekimler hariç olmak üzere) en az %60'ı üzerinden hizmet sunmak zorundadır." hükmüne, 9.2.2. bendinde; "SHS, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde göreve başlayacak olan hekimlerini başlangıç tarihinden itibaren 5 (beş) iş günü içinde Kuruma bildirmek zorundadır. SHS, bildirim sırasında hekimlere ait Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereğince düzenlenen personel çalışma belgesini, çalışma süresini gösterir hekim ve mesul müdür imzalı formu ve adli sicil kaydını gösterir belgeyi Kurum ilgili birimine eksiksiz olarak teslim eder. Kurum ilgili birimi tarafından uygun görülmesi halinde teslim edildiği tarihi izleyen 5 (beş) iş günü içinde ve Kurum ilgili biriminin kayıtlarına alındığı tarih itibarıyla hekim MEDULA Sisteminde aktif hale getirilir. SHS tarafından bildirilmediği tespit edilen hekim, personel çalışma belgesine istinaden MEDULA Sisteminde Kurumca re'sen aktif hale getirilir..." hükmüne yer verilmekle birlikte, "Sözleşmenin Feshi" ana başlıklı 13. maddesinin 13.1. bendinin ilk cümlesinde, tarafların yirmi iş günü önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshedebileceklerine ilişkin hüküm dikkate alındığında, sözleşmenin tarafların serbest iradelerine dayandığı anlaşılmaktadır.Öte yandan, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 16. maddesinin yedinci fıkrasına; "Özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde çalışma belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır." hükmü bulunmakla birlikte, uyuşmazlık, çalışma belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutulmasının mümkün olup olmadığı hususundan değil, çalışma belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutan hekimin MEDULA kaydının aktif edilip edilmeyeceği hususundan kaynaklandığından. Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanma imkânı bulunmamaktadır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesi ve bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerine göre taraflar arasından imzalanan sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı, dolayısıyla, bu Kanun'dan doğan uyuşmazlığın, aynı Kanun'un 101. maddesi uyarınca adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.5510 sayılı Kanun'un 101. maddesiyle ilgili olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin 04.03.2024 tarihli ve 2023/594 Esas. 2024/60 Karar sayılı, 26.12.2022 tarihli ve 2022/452 E., 2022/698 K. sayılı; 28.02.2022 tarihli ve 2021/557 E., 2022/117 K. sayılı ve 14.12.2020 tarihli ve 2020/597 E., 2020/768 K. sayılı kararlarında da benzer hususların vurgulandığı görülmektedir.Açıklanan nedenlerle, açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verildi."6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcılığının da yazılı düşüncesi istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ7. Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulü gerektiği yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:''...Uyuşmazlık, davacı hastanede geçici süreli görev yapan acil tıp uzmanı hekimin MEDULA sisteminde kaydının aktif olamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kemeraltı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından tesis edilen işlemden kaynaklanmaktadır.5510 sayılı Kanun'un 101. maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görülmesi gerekmekte olup, anılan Kanun hükümlerine dayanılarak davacı hastane ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı idare tarafından davacı hastane bünyesinde geçici süreli görev yapan acil tıp uzmanı hekimin MEDULA sisteminde kaydının aktif olamayacağına dair tesis edilen işleme karşı açılan davanın görüm ve çözümü 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca adli yargının görev alanına girmektedir.SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulü gerektiği düşünülmektedir."
IV. İLGİLİ HUKUK8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinin birinci ve ondördüncü fıkraları şöyledir:"(Değişik: 17/4/2008-5754/45 md.)Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır....Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." 9. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir:"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
10. 5510 sayılı Kanun'un "İdarî yaptırımlar ve fesih" başlıklı 103. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(Değişik: 17/4/2008-5754/61 md.)Kurumca yapılan inceleme neticesinde;a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı,tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satınalınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz....(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/54 md.) Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmaz. Söz konusu sağlık hizmeti sunucusunun devri hâlinde ise feshe neden olan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve en az bir yıllık fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez...."11. 26/03/2016 tarihli ve 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri; Kurum ile yurt içindeki ve/veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler/protokoller yoluyla sağlanır.(2) Sözleşmeler/protokoller yoluyla satın alınacak sağlık hizmetleri, bu hizmetlerin 24/3/2013 tarihli ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde tanımlanan sağlık hizmeti sunucularının hangilerinden karşılanacağı ile sağlık hizmetlerinin satın alımına ilişkin kurallar Kurum tarafından belirlenir.(3) Kurum, sunulan sağlık hizmetleri karşılığında, SHS’lere ilgili mevzuat ile sözleşmelerde/protokollerde belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda ödeme yapar.(4) Kurumca genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile sağlık hizmeti sunucularına, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen her türlü ödeme, ilgili mevzuata göre geri alınır.(5) Kurum, sağlık hizmetleri sunumunda gerekli gördüğü hallerde SHS tarafından sözleşme/protokol kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin veri ve bilgiye ulaşma ve temin etme hakkına sahiptir. Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık bilgilerinin gizliliği esastır.
(6) Sözleşmelerin/protokollerin akdedilmesine ilişkin süreç ile bu aşamada ibraz edilmesi gereken belgeler Kurum tarafından belirlenir.(7) Sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebilir. (Danıştay
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
Onbeşinci Dairesinin 27/11/2018 tarihli ve E.:2016/3732; K.:2018/7862 sayılı kararı ile iptal ikinci cümle; Danıştay İDDK’nın 17/1/2022 tarihli E.:2021/545, K.:2022/1 sayılı Onama kararı ile mezkûr karar kesinleşmiştir.) (8) Sözleşmelerde/protokollerde ceza koşulu veya fesih uygulamasını gerektiren fiillerin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yönünden de suç oluşturması halinde ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.(9) Kurumca bu Yönetmelikte belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili mevzuata uygun şekilde sözleşmelerde/protokollerde değişiklik yapılabilir.
10) Sözleşmelerde/protokollerde SHS’nin, Kurumdan doğmuş ve doğacak alacaklarını devir ve temlik edemeyeceğine ilişkin hükümlere yer verilir.(11) Sözleşmelerde/protokollerde SHS’nin, kişilere ve Kuruma ait bilgilerin gizliliği ile ilgili yasal yükümlülüklere uyacağına ilişkin hükümlere yer verilir.(12) Sözleşmelerde/protokollerde, SHS’nin; sahip, unvan, ortak ve adres değişiklikleri ile devri halinde hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümlere yer verilebilir.(13) SHS’nin işletme hakkının devri, kiralama da dahil olmak üzere işletmenin devri gibi sonuç doğurur. Bu kapsamda devreden ile devralanın her türlü Kurum alacakları yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluğu devam eder. Hem devredenin hem de devralanın Kurum alacakları tahsil edilmeden devralan SHS ile sözleşme/protokol yapılmaz.(14) Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş SHS ile feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmaz.(15) Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş SHS’nin devri halinde feshe neden olan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez.(16) Sözleşmelerde/protokollerde, mücbir sebeplerin varlığı halinde, ceza koşulu ve feshe ilişkin yaptırımların uygulanmayacağına ilişkin hükümlere yer verilebilir.(17) Sözleşmelerde/protokollerde, ek sözleşmelerin/ek protokollerin SHS’ler tarafından imzalanmaması durumunda, sözleşmelerin/protokollerin feshedileceğine ilişkin hükümlere yer verilebilir.(18) Kurum, sözleşme/protokol kapsamında her türlü inceleme ve denetim yapmaya ve buna ilişkin kurallar belirlemeye yetkilidir.(19) Kurum, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi sağlık hizmeti sunucuları tarafından yatan ve/veya günübirlik tedavi kapsamındaki hastalarda kullanılacak ve Kurumca belirlenecek olan tıbbi malzemeleri ve temini zorunlu ilaç ve/veya ilaç gruplarını, tıbbi malzeme tedarikçilerinden veya ecza depolarından temin etmek amacıyla sözleşme yapabilir, Kurum tarafından bu SHS’lere yapılan ödemeler, sağlık hizmeti sunucusunun Kurumdaki alacağından mahsup edilir.(20) 18/4/2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliğinin, sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması, akdedilmesi ve yürürlüğe konulmasına ilişkin hükümleri birlikte uygulanır." 12. Yönetmeliğin "Sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması" başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) Sözleşmeler/protokoller, kanunlarla tanımlanmış istisnalar hariç olmak üzere Kurum tarafından hazırlanır.(2) Kamu idareleri sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler/protokoller, Kurum ve kamu idaresi yetkili makamının onayı ve taraflarca imzalanması ile geçerlilik kazanır.(3) Kamu idareleri sağlık hizmeti sunucuları dışındaki diğer sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler/protokoller, kanunlarla tanımlanmış istisnalar hariç olmak üzere Kurum onayı ile yürürlüğe girer, Kurum ve taraflarca imzalanması ile geçerlilik kazanır.
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
(4) Kurum, Kanunun 73 üncü maddesi gereği, sözleşme ücretine tabi olan SHS’den sözleşme imzalamak için ücret alabilir.(5) Sözleşmelerin/protokollerin geçerlilik süresi altı aydan az olamaz. İhtiyaç duyulan alanlarda oluşturulacak alternatif geri ödeme modelleri üzerinden sağlık hizmetinin finansmanı için yapılacak sözleşmelerde süre Kurum tarafından belirlenir...."13. 2025 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin "SHS’de hizmet sunan sağlık personeli" başlıklı 9.2. maddesinin 9.2.1. ve 9.2.2. bendi şöyledir:"9.2.1. SHS, Kurumla yaptığı sözleşme kapsamında yer alan her bir branşta ayrı ayrı olmak üzere görev yapan hekimlerin (acil serviste görev yapan hekimler hariç olmak üzere) en az %60’ı üzerinden hizmet sunmak zorundadır. Hizmet sunmak zorunda olunan hekim sayısının hesaplanmasında, yarım ve üzerindeki küsuratlar yukarı, altındaki küsuratlar ise aşağı tamamlanır. SHS’de görev yapan tüm hekimler sözleşme başvurusu sırasında Kuruma bildirilir. Aksi takdirde her bir hekim için 22.807 TL ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir.9.2.2. SHS, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde göreve başlayacak olan hekimlerini başlangıç tarihinden itibaren 5 (beş) iş günü içinde Kuruma bildirmek zorundadır. SHS, bildirim sırasında hekimlere ait Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereğince düzenlenen personel çalışma belgesini, çalışma süresini gösterir hekim ve mesul müdür imzalı formu ve adli sicil kaydını gösterir belgeyi Kurum ilgili birimine eksiksiz olarak teslim eder. Kurum ilgili birimi tarafından uygun görülmesi halinde teslim edildiği tarihi izleyen 5 (beş) iş günü içinde ve Kurum ilgili biriminin kayıtlarına alındığı tarih itibarıyla hekim MEDULA Sisteminde aktif hale getirilir. SHS tarafından bildirilmediği tespit edilen hekim, personel çalışma belgesine istinaden MEDULA Sisteminde Kurumca re’sen aktif hale getirilir ve her bir hekim için 22.807 TL ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir. " 14. Sözleşmenin "Sözleşmeye İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı 15. maddesinin 15.1. bendi şöyledir:"15.1. SHS, Kurumun ücret, koşullar ve şekil şartlarında tek taraflı olarak değişiklik yapma hakkına sahip olduğunu ve yapılan değişikliklere aynen uymayı kabul ve taahhüt eder. Kurum sözleşme şartlarında ek sözleşme ile değişiklik yapabilir. SHS, sözleşmenin yürütümü sırasında yapılan değişikliklerin gereğini belirlenen süreler içinde yerine getirmekle ve talep edilmişse durumu Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Aksi halde SHS gerekli bildirimleri yapana kadar MEDULA Sisteminde pasif hale getirilir ve bu süre içinde sunulan hizmet bedelleri ödenmez."V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, sağlık hizmeti sunucusu olan davacı şirkete ait Ö. M. I. İ. H.
nde geçici olarak görev yapan acil tıp uzmanı doktorun, acil servis nöbetlerinde MEDULA kaydının aktif olamayacağının bildirilmesine ilişkin davalı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.18. Dosyanın incelenmesinden; Ö. R. G. H. T. M.
nde kadrolu acil tıp uzmanı olan Dr. S. K.
'ın, aynı zamanda davacı şirketin sahibi olduğu Ö. M. İ. İ. H.
nde, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 16/7. maddesi uyarınca nöbet tutması için Sağlık Bakanlığına müracaat ettiği, bu müracaat üzerine Bakanlık tarafından, adıgeçen hekimin mesai saatleri dışında nöbet tutabileceğinin davacı şirkete (Ö. M. İ. İ. H.
ne) bildirilmesi üzerine, bu defa davalı kurumdan hekimin nöbetlerinde MEDULA kaydının aktif olup olamayacağı hususunun sorulduğu, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi 27/08/2025 tarih ve 124800542 sayılı yazı ile "medula kaydının aktif olamayacağının... adına personel çalışma belgesi düzenlenmeyen hekimin sağlık tesisine tanımlanması ve SGK'lı hastalara hizmet sunup kuruma fatura edilmesinin uygun olmadığı... adıgeçen hekimin acil tıp uzmanı olması ve nöbet hizmetlerini yürüteceği dikkate alındığında belge düzenlense dahi 9.2.1 maddesine göre kapsam dışı olarak görev yapamayacağı, bu kapsamda imzalamış olduğunuz 2025 yılı SGK sözleşmesi hükümlerine uygun hareket edilmesi ve aykırı durum tespitinde aynı sözleşme hükümleri çerçevesinde işlem tesis edileceğinin" davacı şirkete bildirilmesi üzerine davacı şirket tarafından, aynı yönetmelik hükümleri uyarınca hekimin nöbet tutulabileceğinin Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülmesine rağmen, davalı kurum tarafından MEDULA kaydının aktif olamayacağının bildirilmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu ileri sürülerek, davalı kurumun 27/08/2025 tarih ve 124800542 sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. 19. İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir. Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.20. Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında, idarede kanunilik ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup; işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetiminin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılması gerekmektedir.21. Mevzuat hükümleri ve dava dosyası birlikte incelendiğinde; 2025 yılı Sosyal
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşmenin taraflarının, Sosyal Güvenlik Kurumu ile özel sağlık hizmeti sunucusu olduğu, Sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin amacının, sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan kişilere kaliteli, eşit, erişilebilir ve tıp biliminin genel kabul gören kurallarına uygun sağlık hizmeti sunulması, sağlık hizmeti sunucularının Sosyal Güvenlik Kurumu ile olan ilişkilerinin kurallara bağlanması şeklinde belirlendiği, 4. maddesinde sözleşmenin konusunun, sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan kişilere; SHS’nin, diş hekimliği ve Kurum tarafından bedeli ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda vermeyi kabul ve taahhüt ettiği hizmetlerle sınırlı olmak üzere, sağlık hizmetlerinin sağlanmasının usul ve esasları ile karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi olduğu görülmüştür. Sözleşmenin 5. maddesinde "SHS (Sağlık Hizmeti Sunucusu): Sağlık Bakanlığı tarafından ikinci basamak veya üçüncü basamak olarak ruhsatlandırılmış özel sağlık kurumları, vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü olan sağlık hizmeti sunucuları ile diyaliz merkezleri ve Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri; Sağlık personeli: SHS’de bu sözleşme kapsamında yer alan branşlarda görev yapan hekim ve fizyoterapisti, ifade eder." şeklinde tanımlanmış, 7. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun ve SHS'nin hak ve yükümlülüklerine ilişkin genel ilkeler düzenlenmiştir.22. Diğer taraftan, söz konusu Sözleşmenin "SHS’de hizmet sunan sağlık personeli" başlıklı 9.2. maddesinin 9.2.1. bendinin ilgili cümlesinde, "SHS, Kurumla yaptığı sözleşme kapsamında yer alan her bir branşta ayrı ayrı olmak üzere görev yapan hekimlerin (acil serviste görev yapan hekimler hariç olmak üzere) en az %60’ı üzerinden hizmet sunmak zorundadır." hükmüne; 9.2.2. bendinde ise, "SHS, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içinde göreve başlayacak olan hekimlerini başlangıç tarihinden itibaren 5 (beş) iş günü içinde Kuruma bildirmek zorundadır. SHS, bildirim sırasında hekimlere ait Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereğince düzenlenen personel çalışma belgesini, çalışma süresini gösterir hekim ve mesul müdür imzalı formu ve adli sicil kaydını gösterir belgeyi Kurum ilgili birimine eksiksiz olarak teslim eder. Kurum ilgili birimi tarafından uygun görülmesi halinde teslim edildiği tarihi izleyen 5 (beş) iş günü içinde ve Kurum ilgili biriminin kayıtlarına alındığı tarih itibarıyla hekim MEDULA sisteminde aktif hale getirilir." hükmüne yer verildiği; dosya kapsamından, davalı idare tarafından, davacı talebinin sözleşmenin bu hükümlerine dayanılarak reddedildiği anlaşılmıştır.23. Sağlık Bakanlığı tarafından ikinci basamak veya üçüncü basamak olarak ruhsatlandırılmış özel sağlık kurumları olan SHS'lerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalamaları ve sözleşme hükümlerine uymayı kendi rızaları ile kabul edebilecekleri açıktır. Sözleşmenin, taraflara karşılıklı olarak çeşitli hak ve yükümlülükler getirdiği, tarafların serbest iradelerine dayandığı, ticari nitelikli olduğu, Kamu Hukukunun ve dolayısıyla kamu gücünün bu sözleşmede yerinin bulunmadığı, Sözleşmede tarafların karşılıklı fesih yetkilerinin bulunduğu görülmektedir.24. Bu durum karşısında, sözleşme kamu hukuku ağırlıklı değil, tarafların serbest iradesi ile oluşmaktadır. İdarenin sözleşmedeki fesih ve diğer yetkilerinin, karşı tarafın yetkilerinden fazla bulunması, bu sözleşmenin özel sözleşme niteliğini etkilemediği gibi; kamu hizmetine ilişkin bulunsa da idarenin üstün yetkilerle donatıldığı sonucunu doğurmamaktadır. Eldeki davada davacı talebinin, personel çalışma belgesi düzenlenmeksizin nöbet tutan hekimin, MEDULA kaydının aktif hale getirilmesine yönelik olduğu, bu talebe yönelik değerlendirmenin ise, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesi ve bu
Esas No : 2026/179 Karar No: 2026/225
madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanıp taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre yapılabileceği açıktır.25. Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanması ve bu Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde yapılan düzenleme karşısında adli yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır. 26. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun kabulü ile, davalı idarenin görev itirazının reddine ilişkin İzmir 7. İdare Mahkemesinin 23/12/2025 tarih ve E.2025/1800 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İzmir 7. İdare Mahkemesinin 23/12/2025 tarih ve E.2025/1800 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN