T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/182KARAR NO : 2026/186KARAR TR : 13/04/2026 ÖZET: İdari yargı yerinde açılan davanın öncesinde adli yargı yerinde aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca, BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.K A R A R Davacı
: Kamu Denetçiliği Kurumu BaşdenetçiliğiVekili
: Av. B. U.
Davalı
: Y. A.
Vekili
: Av. M. G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçiliği vekili, davacı kurum ile davalı arasında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 6'ncı maddesi ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli Personel İstihdamına ilişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında imzalanmış olan hizmet sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı feshi sebebiyle 310.177,53 TL tazminatın 06/06/2022 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı kurumun banka hesabına ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/09/2024 tarih ve E.2022/353, K.2024/368 sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar vermiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 05/11/2025 tarih ve E.2024/1389, K.2025/1389 sayılı kararı ile, davanın niteliğine göre idari yargı yolunda görülmesi gerektiği halde mahkemece esas yönünden hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı görülerek, HMK’nın 353/1/a/3. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 3. Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesi 10/12/2025 tarih ve E.2025/568, K.2025/461 sayılı kararı ile, davanın niteliğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari nitelikte bulunması nedeniyle, yargı yolunun caiz olmaması ve dava şartı eksikliği gözetilerek 6100 sayılı HMK 114/1/b ve 115/2 maddeleri gereğince, davanın usulden reddine karar vermiş,karar istinaf edilmiş ,dosya aslı istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2026/182 Karar No: 2026/186
"... Somut olayda; Uyuşmazlık, davalının yaptığı feshin haksız olduğu iddiasına dayalı, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.İdarenin, kamu görevlisi sayılan personeli ile arasındaki ilişki, idare hukuku ilkelerine dayanan ve idare hukuku ilkeleriyle düzenlenen bir kamu hukuku ilişkisidir. Gerek üye-kurum ilişkisinin idare kurallarına göre belirlenmesi ve gerekse kurumun kuruluş amacı olarak belirlenen hizmetleri yerine getirdiği sırada karar ve yürütme organlarınca, kamu gücüne dayanılmak suretiyle resen ve tek yanlı olarak tesis edilen işlemlerin idari nitelik taşıdığının açık bulunması nedeniyle, kurumun üyeleriyle arasındaki özel kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yerinin de idari yargının görevine girdiği kabul edilmelidir. (Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/04/2024 tarih ve 2024/15 Esas, 2024/137 Karar sayılı kararı ile mahkemenin diğer yerleşik kararları, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile idari yargı birimlerinin emsal nitelikteki tüm karar ve uygulamaları da aynı istikamettedir.) Buna göre, somut uyuşmazlıkta da, davalının çalışma biçimi ile idareyle imzalanan sözleşme hükümlerine bakıldığında, idarenin 375 sayılı KHK ve diğer hükümler uyarınca ve kamusal nitelikte üstün hak ve yetkilere dayanarak yaptığı sözleşmenin idari nitelikte olduğu, davacının sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı sözleşmeden doğan tazminat alacağının tahsilini talep ettiği tespit edilmekle, davacı kurum bünyesinde sözleşmeli personel statüsünde bilişim uzmanı olarak hizmet sözleşmesine istinaden çalışan davalının sözleşme kapsamına göre adli yargının görev alanına giren bir hukuki durumunun bulunmadığı istinaf mahkemesi kararında belirtilmiş olup, mahkememizce de bu gerekçeye iştirak edilmiştir.Bu itibarla; yargı yolunun caiz olmaması davanın şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce resen gözetileceğinden, davanın niteliğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari nitelikte bulunması nedeniyle yargı yolunun caiz olmaması ve dava şartı eksikliği gözetilerek İdari Yargılama Usulu Kanununun 2.maddesi ile 6100 sayılı HMK 114/1/b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine...''4. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Ankara 2. İdare Mahkemesi 05/02/2026 tarih ve E.2026/105 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir : "... Olayda, davacı kurum ile davalı gerçek kişi arasında akdedilen bir hizmet sözleşmesinin davalı gerçek kişi tarafından haksız yere tek taraflı feshi sebebiyle sözleşmede belirtilen hükümlere göre hesap edilen tutarda tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen dava türlerinden olmadığı gibi idari yargı yerlerinde gerçek kişilere karşı açılıp görülebilecek bir dava türünün bulunmadığı ve söz konusu tazminat talebinin hizmet sözleşmesinden kaynaklı olduğu göz önüne alındığında uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığından, bu uyuşmazlığın esasının mahkememizce incelenmesi hukuken mümkün değildir.Öte yandan, görülmekte olan dava, Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/12/2025 tarih ve E:2025/568, K:2025/461 sayılı "Davanın Usulden Reddine" (görevsizlik ) kararı üzerine Mahkememizde açıldığından görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..."6. Ankara 2. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ve adli yargı dava dosyasına esas Uyap çıktıları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
Esas No : 2026/182 Karar No: 2026/186
III. İLGİLİ HUKUK7. Anayasa'nın "F. Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir..." 8. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesi şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.
Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır."9. 2247 sayılı Kanun’un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”10. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir : "Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mahmut BALLI, Bilal ÇALIŞKAN, Yüksel NAVDAR'ın katılımlarıyla yapılan 13/04/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:12. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun incelenebilmesi için, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen koşulların bulunması gerektiği tartışmasızdır.
Esas No : 2026/182 Karar No: 2026/186
13. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı kurum ile davalı Y. A.
arasında 01/01/2022 - 31/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalının 06/04/2022 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, bunun üzerine davacı kurum tarafından aralarında akdedilen hizmet sözleşmesi ve yönetmelik hükümleri uyarınca hesaplanan 310.177,53 TL tazminatın 06/06/2022 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle ödenmesi istemiyle davalı Y. A.
'a karşı açılan davada, Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/12/2025 tarih ve E.2025/568, K.2025/461 sayılı kararı ile ''davacının davasının yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine'' kararı verilmesi üzerine, henüz bu karar kesinleşmeden, idari yargı yerinde aynı istemle dava açıldığı, idari yargı yerince uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.14. Ankara 2. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulabilmesi için, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunması gerekmektedir. Oysa olayda, adli yargı yerince davacı hakkında aynı konuya ilişkin olarak verilmiş bir görevsizlik kararı bulunduğu halde bu kararın kesinleşmediği, böylece ortada Kanun'da öngörülen biçimde, idari yargı yerinde açılan davanın öncesinde, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı görülmektedir.15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun öncesinde adli yargı yerince davacı yönünden aynı konuda verilmiş ancak, kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 05/02/2026 tarih ve E.2026/105 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 05/02/2026 tarih ve E.2026/105 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 13/04/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Mahmut
Bilal
Yüksel
BALLI
ÇALIŞKAN
NAVDAR