T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/184KARAR NO : 2026/212KARAR TR : 04/05/2026 ÖZET: Davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin, davalı kurum görevlilerince yapılan tebligat işlemlerinin usule aykırı olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: M. E. E.
Vekilli: Av. E. K.
Davalı: Posta ve Telgraf Teşkilatı A. Ş.Vekili
: Av. S. O.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili aleyhine dava dışı V.P. tarafından Yahyalı İcra Müdürlüğünün 2023/291 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında, 4006315443613 Barkod numaralı tebligat ile ödeme emrinin müvekkiline tebliğe çıkarıldığını, söz konusu tebligatın, davalı kurum çalışanı olan dava dışı M.S. tarafından usul ve kanuna aykırı olarak tebliğ edilmiş gibi işlem yapılarak tebliğ mazbatasının ilgili icra müdürlüğüne gönderildiğini, ancak, söz konusu tebligat usul ve kanuna aykırı yapıldığından, müvekkilinin tebligattan haberi olmadığını ve yasal sürenin geçmesi nedeni ile icra dosyasında kesinleştirme işlemi yapılarak müvekkiline ait mal varlıkları üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin banka hesapları üzerine konulan haciz sonrası icra takibinden haberdar olduğunu, müvekkili tarafından Silifke Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/47 Değişik İş sayılı dosyası ile komşu H.G.'a ait adreste bulunan ve müvekkilinin evinin girişini gösteren kamera kayıtlarının alındığını, bu kayıtlardan o gün davalı kurum çalışanının müvekkilinin adresine gelmediği ve kapıya çağrı kağıdı/ihbarname yapıştırmadığının ortaya çıktığını, usulsüz tebligat işlemi nedeni ile Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/8810 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin usulsüz tebliğ işleminden haberdar olması üzerine icra dosyasına itiraz edildiği gibi, Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/28 Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat şikayetinin de yapıldığını, yapılan yargılama neticesinde mahkemece, tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulüne karar verilip bu kararın kesinleştiğini, usulsüz tebliğ işlemi nedeni ile müvekkilinin mağdur olup zarara uğradığını, uğradığı zarardan davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulü ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/02/2025 tarih ve E.2024/125, K.2025/55 sayılı kararı ile, davalının kamu hizmeti sunan bir kamu kurumu olduğu, kamu kurumu çalışanlarının görev sırasında yaptığı işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğunu ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi nedeniyle zarara uğrayan kişinin PTT'ye karşı idari yargıda tam yargı davası açabileceği gerekçesiyle, HMK'nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
''...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; usulsüz tebligat nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın tazmini talebine ilişkindir. Somut olayda; davalı PTT kamu hizmeti sunan bir kamu kurumudur ve kamu kurumu olduğu için çalışanlarının görev sırasında yaptığı işlemler idari işlem niteliğindedir. Usulsüz tebligat hizmet kusuru kapsamına girer. Kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi nedeniyle zarara uğrayan kişi PTT'ya karşı idari yargıda tam yargı davası açabilir. Eğer kişi doğrudan memura dava açmak isterse idarenin rücu etmesi dışında memur kişisel kusur işlerse adli yargı devreye girer. Ancak somut olayda hizmet kusuru söz konusu olduğundan asıl sorumlu davalı PTT olduğu ve davanın idari yargıda açılması gerektiği kanaati ile davanın reddine...''3. Davacı vekili bu kez, dava konusu zarar miktarının görevsizlik kararı veren Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2024/125, K.2025/55 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile hesaplandığını belirterek, 125.834,43 TL'nin faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Mersin 1. İdare Mahkemesi 09/09/2025 tarih ve E.2025/1023, K.2025/1395 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: ''...17.07.1953 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6145 sayılı Kanun ile “Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi” kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Kanun’la değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmış; 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Kanun ile de “Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü” adını almış olup, 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ana Statü’nün “Hukuki Bünye” başlıklı 3. maddesinin 1 numaralı bendinde, bu Ana Statü ile teşkil olunan Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nün, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin 2 numaralı bendinde de, 233 sayılı KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğuna işaret edilmiştir.Buna göre, Posta ve Telgraf Teşkilatı, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü ile, özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı açık olup, posta hizmetini yürüten Kuruluş ile bu hizmetten yararlananlar arasındaki hukuki ilişkinin, kuruluşun günlük iktisadi faaliyetlerinden doğan bir özel hukuk ilişkisi niteliğini taşıdığında kuşku bulunmamaktadır.6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun ‘’ Kuruluş ‘’ başlıklı 21.maddesinde; ‘’ (1) Bu Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur... (4) 16/7/1965 tarihli ve 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ve sıkıyönetim ve seferberlik hâllerinde posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır. ‘’ hükümleri,‘’ Faaliyet Konuları ve Nitelikleri ‘’ başlıklı 22.maddesinde; (1) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütür...''Sorumluluk, Başvuru Hakkı ve Zamanaşımı ‘’ başlıklı 29.maddesinde de; ‘’ (1) Hizmet akdiyle görev yapan işçiler hariç diğer PTT çalışanları ve acenteleri, PTT'nin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. (2) PTT hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmak ve PTT'nin sorumlu olduğu hâllerde dava etme hakkı o hizmetten yararlanana aittir. (3) PTT hizmetleri ile ilgili olarak talepte bulunma ve dava açma hakkı faaliyet konusu işlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar. Bu süre, PTT'ye başvuru ile kesilir ve yapılan inceleme ve araştırmaların sonucunun ilgililere bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar. Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez. (4) PTT anlaşmazlık konusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır. Ancak mahkemeye, icra dairesine ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğ edilmesi hâlinde, anlaşmazlık konusu evrak ihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır. (5) Mahkemeye, icraya ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulması hâlinde zamanaşımı süresi hariç genel hükümler uygulanır.‘’ hükümleri yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; dava dışı V. P.
tarafından Yahyalı İcra Müdürlüğünün E:2023/291 sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin çıkartılan ödeme emri tebligatın davalı kurum çalışanı olan dava dışı M. S.
tarafından usul ve yasaya aykırı olarak tebliğ edilmesi sebebiyle idarenin hizmet kusurundan kaynaklı 125.834,43-TL zarara uğradığından bahisle tazmin talebiyle açılan Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2024/125, K:2025/55 sayılı dosyasında davanın açıldığı, bu davada verilen görevsizlik kararı üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, olayda bir idari işlem ya da eylemden doğmuş bir zarar söz konusu olmayıp, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan dolayı kuruluşun tazmin yükümlülüğünün saptanmasına ilişkin bulunan davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/10/2018 tarihli ve E:2018/590, K:2018/657 sayılı kararında da bu tür davaların görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu vurgulanmıştır...''5. Davacı vekili dilekçesi ile, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Mersin 1. İdare Mahkemesince idari yargı dosyası, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.IV. İLGİLİ HUKUK6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3]3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"7. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesi şöyledir:" (1) Bu Kanun; posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar."8. 6475 sayılı Kanun'un ''Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" başlıklı İkinci Kısmının "Kuruluş, Faaliyet Konuları ve Nitelikleri" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan "Kuruluş" başlıklı 21. maddesi şöyledir: "(Mülga: 2/7/2018-KHK-703/87 md.)(2) (Mülga: 2/7/2018-KHK-703/87 md.)(3) PTT, bu Kanun ve 6102 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanan esas sözleşmesinin Genel Kurul tarafından onaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü aranır. 6102 sayılı Kanunun ayni ve nakdî sermayesinin vaz’ına müteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmü PTT hakkında uygulanmaz.(4) 16/7/1965 tarihli ve 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ve sıkıyönetim ve seferberlik hâllerinde posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır.(5) (Ek: 10/9/2014-6552/139 md.) T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi işyerleri hakkında; 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 3 üncü maddesi ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 81 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.(6) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/117 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/109 md.) Yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu hükümleri PTT ve iştirakleri hakkında uygulanmaz.(7) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/117 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/109 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenlenen fıkra: 4/7/2024-7519/22 md.) Sermayesinin yarıdan fazlası PTT’ye ait olan şirketlerde kamu kurum ve kuruluşlarına personel istihdam edilmesine dair mevzuat hükümlerine tabi olunmaksızın 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa tabi personel istihdam edilir. Şirketlerde istihdam edilecek personelin işe alınması ve mali hakları hususlarında; görev yapılan unvan, eğitim, tecrübe, dil bilgisi ve alanında uzmanlığı esas alınmak kaydıyla ilgili şirketlerin yönetim kurulları yetkilidir."9. 6475 sayılı Kanun'un "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar'' başlıklı 31. maddesinin 3. fıkrası şöyledir:''(3) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin “B–Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)” ibaresi listeden çıkarılmıştır. Diğer mevzuatta mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT’ye yapılmış sayılır.''
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
10. 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan (4) sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Kuruluş" başlıklı 385. maddesi şöyledir:"(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.(2)PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir. (Mülga cümleler: RG-5/2/2019-30677-CK30/8)"11. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 386. maddesinin (1). fıkrasında, PTT'nin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, diğer mevzuat ve esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği; 391. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, PTT personelinin 375 sayılı KHK’nın Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği hüküm altına alınmıştır.V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyası ve ekinde adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Hâkim Hatice COŞKUN’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde, takibe ilişkin tebligatın usulsüz yapılmasından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmıştır.15. 17/07/1953 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6145 sayılı Kanun'la kurulan Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair 4000 sayılı Kanun ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü şeklinde yeniden yapılandırılmış olup, Posta ve Telgraf Tesis ve İşletmesine ilişkin hizmetlerin Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ) tarafından yürütüleceği düzenlenmiştir. 4502 sayılı Kanun'la "T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü" (PTT) olarak değiştirilmiştir. 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) kurulmuş ve 02/09/2013 tarihinde Ticaret Siciline kayıtla faaliyetine başlamıştır. Aynı tarih itibariyle T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü faaliyetlerine son vermiştir. Aynı Kanun'un 31. maddesinin 3. fıkrası gereğince, 08/06/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin "B - Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK) bölümünde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)" ibaresi listeden çıkarılmış ve diğer mevzuatta mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT'ye yapılmış sayılmıştır. Ayrıca, 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan (4) sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385. maddesinde, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur" hükmüne yer verilmiştir.16. PTT A.Ş. tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 4 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 233 sayılı KHK ve Ana Statü ile özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 26 ve 27. maddeleri uyarınca istihdam edileceği 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle belirtilmiştir. 17. Buna göre, dava konusu olayda idari işlem ya da eylemden doğmuş bir zarar söz konusu olmadığından, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir davadan da söz etmenin olanaksız olduğu, özel hukuk hükümlerine tâbi olan davalı kurumun, tebligat işlemini hatalı yapmasından dolayı posta alıcısının uğradığı ileri sürülen maddi zararın tazmin yükümlülüğünün saptanmasına ilişkin olarak açılan davanın, görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2025 tarih ve E.2024/125, K.2025/55 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2025 tarih ve E.2024/125, K.2025/55 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde Üyeler Ahmet ARSLAN ile Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
K A R Ş I O YDava, davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde, takibe ilişkin tebligatın usulsüz yapılmasından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmıştır.Davalı PTT A.Ş.; 23/05/2013 günlü ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük olarak kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin "B - Kamu İktisadî Kuruluşları (KİK)" bölümünde yer almış, 6475 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte, özel hukuk hükümlerine tâbi Anonim Şirket (mülga 21/1. madde) olarak yeniden yapılandırılmıştır.6475 sayılı Kanun'un, PTT A.Ş.'nin kuruluşuna ilişkin hükümleri, 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış, 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle, PTT A.Ş.'nin kuruluşu yeniden düzenlenmiştir. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde, bu kararnamede düzenlenen hususlar ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tâbi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hâzineye ait olduğu belirtildikten sonra devamı maddelerde, PTT A.Ş.'nin, 6475 sayılı Kanun ve diğer mevzuat ile esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği, yurt içinde veya dışında şirket kurma veya kurulu olanlara ortak olmasının usûl ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği, uluslararası kuruluşlarda posta sektörünü temsil etmeye yetkili olduğu belirtilmiş; PTT A.Ş.'nin yönetim ve teşkilat yapısı, aynı Kararnamenin 387 ilâ 390. maddelerinde düzenlenmiş, 391. maddesinde, PTT A.Ş. personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği 796. maddesinde ise bağlı, ilgili, ilişkili ve diğer kurum ve kuruluşların, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda İdarî düzenleme yapabileceği kurala bağlanmıştır. 6475 sayılı Kanun hükümleriyle 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne benzer şekilde, PTT A.Ş.'ye özel hukuku aşan bazı kamu gücü ayrıcalıkları tanınmıştır. Nitekim, anılan Kanun'un 21. maddesinde; PTT A.Ş. işyerlerinin, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Kanun'un işyeri açma ruhsatı verme mercilerini düzenleyen 3. maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 81. maddesinde belirtilen işyeri izin harcından muaf olduğu, yapım ihalelerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tâbi olduğu, 22. maddesinde; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na tâbi olmaksızın bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti verebileceği, her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetlerin PTT A.Ş. tarafından yapılacağı, 29. maddesinde ise işçiler hariç PTT çalışanları ve acentelerin para ve para hükmündeki evrak ve senetlere karşı işledikleri suçlar ile görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları belirtilmiştir.Özel hukuka tâbi olduğu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen PTT A.Ş.; kuruluş, teşkilat ve yönetim yapısı, bazı faaliyetlerde tekel yetkisine sahip olması, personelinin kamu hukukuna tâbi olması ve kamu personeli gibi cezalandırılması, yapım işlerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi olması gibi özel hukuku aşan bir çok kamu gücü ayrıcalığı ile donatılmış ve kamusal yükümlülüklere tâbi kılınmıştır. Bu itibarla, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan PTT A.Ş., klasik kamu tüzel kişilerinden farklılaşsa da ağırlıklı olarak bir kamu kurumu özelliği taşıdığı görüldüğü gibi Anayasa Mahkemesinin E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında da Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu belirtilmiştir.6475 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 3. fıkrasında, PTT A.Ş. Esas Sözleşmesi'nin, Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu, Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanacağı ve Genel Kurul tarafından onaylanmasına müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçeceği, esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşünün aranacağı kurala bağlanmıştır.Özel hukuk hükümlerine tâbi olmakla birlikte, kamu kurumu niteliği ağır basan PTT
Esas No : 2026/184 Karar No: 2026/212
A.Ş.'nin organlarının oluşumu ve karar alma sürecinin özelliği, Esas Sözleşmesi'nin oluşturulması ve değiştirilmesi konusunda merkezî idarenin etkisi, organlarının ve personelinin kamu görevlilerinden oluşması, tekel niteliğindeki birçok kamu hizmetinin Şirket tarafından yürütülmesi gibi hususlar gözönüne alındığında, yapısı ve işlevleri yönünden kamusal alanda yer alan PTT A.Ş.'ye karşı açılan tazminat davasının görüm ve çözümünde kamu hukuku kuralları uygulanacağından İdarî yargının görevli olduğu açıktır.Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerlerine ait olduğu oyu ile davanın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu yolunda verilen karar katılmıyoruz.
Üye
ÜyeAhmet ARSLAN
Bilal ÇALIŞKAN