T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/189KARAR NO : 2026/192KARAR TR : 13/04/2026 ÖZET: Davacı şirkete ait iş yerinde, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 8/C maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, 30 gün süreyle faaliyetten men edilmesine işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı : R. S. v. G. M. S. T. L. Ş.
Vekili : Av. A. B. M.
Davalı
: 1- Atakum Belediye Başkanlığı
2- Atakum KaymakamlığıI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait
adresinde bulunan ''R. S. '' unvanlı iş yerinin amacı dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle Samsun Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 29/01/2026 tarih ve
sayılı işlemi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 8/c maddesi gereğince 30 gün süreyle mühürleneceğine dair bildirim işlemi ile Atakum Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün 30/01/2026 tarih ve sayılı işleminin, haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptali istemiyle 04/02/2026 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.2. Samsun 3. İdare Mahkemesi 05/02/2026 tarih ve E.2026/149, K.2026/194 sayılı kararı ile, davacı vekilinin 04/02/2026 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle "konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar vermiştir. 3. Davacı vekili bu kez aynı istemlerle, adli yargı yerinde dava açmıştır .II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda4. Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliği 02/03/2026 tarih ve D.İş No: 2026/1301 sayılı kararı ile, açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 5326 sayılı Kanun’un 27/8. ve 28/1-b maddeleri uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara yapılan itiraz Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/03/2026 tarih ve D.İş No : 2026/1982 sayılı kararı ile, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir : "...Müşteki şirkete ait iş yerinde fuhuş yapıldığının tespiti üzerine 2559 SY'nın 8/c maddesi uyarınca iş yerinin 30 gün süreyle kapatılmasına karar verildiği, 02/02/2026 tarihinde saat I4:00'da mühürleme işlemi yapıldığı, bunun üzerine muteriz şirket vekilinin 04/02/2026 tarihinde mühürleme işleminin tedbiren durdurulmasına ve mühürleme işleminin kaldırılmasına yönelik itirazda bulunduğu anlaşılmakta ise de, mühürleme işleminin kamu gücüne dayalı idari işlem mahiyetinde olduğu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 2025/161 esas 2025/677 karar sayılı "Bu çerçevede, kamu gücüne dayalı olarak tesis edilen ve idarenin tek yanlı iradesiyle ilgililerin hukukî durumunda değişiklik doğuran söz konusu mühürleme işleminin, idari işlem niteliğinde olduğu açıktır. Bu tür işlemler, idare hukuku kuralları çerçevesinde tesis edilen ve kamu gücü kullanılmak suretiyle yürütülen idari faaliyet kapsamında bulunduğundan, bunlara karşı açılacak davaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin
Esas No : 2026/189 Karar No: 2026/192
idarenin kamu gücüne dayalı olarak tesis edilmiş bir idari işlem mahiyetinde olması nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 2-1/a maddesi uyarınca idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Şeklindeki ilamı uyarınca itirazı inceleme görev ve yetkisinin İdare Mahkemesinde olduğu, ayrıca Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 2024/995 Esas, 2025/2155 Karar, 2025/767 Esas, 2025/713 karar, Danıştay 4. Dairenin 2025/2020 esas, 2025/4251 karar sayılı ilamları ile benzer mahiyetteki istikrar kazanmış ilamlarında itiraz konusunda idari yargının esasa ilişkin kararlar verdiği, nitekim muteriz vekilinin idari yargıya iptal davası açtığı, yargılama devam ederken feragat dilekçesi verdiği, Samsun 3. İdari Mahkemesince 2026/149 esas, 2026/194 karar sayılı ilamınca dava hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla tüm bu nedenle itirazı inceleme görevi İdare Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla başvurunun usulden reddine..."5. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde yeniden dava açmıştır.B. İdari Yargıda6. Samsun 3. İdare Mahkemesi 12/03/2026 tarih ve E.2026/321 sayılı kararı ile, 2559 sayılı Kanun'da idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği , Kabahatler Kanununun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde 2559 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, işyerinin geçici süreyle kapatılması/mühürlenmesi işlemine karşı açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin (Sulh Ceza Mahkemesi) görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Samsun ili, Atakum ilçesi, Atakent Mahallesi, 3417. Sokak No: 136/A adresinde bulunan 'R.
' unvanlı işyerinin amacı dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salâhiyet Kanunu'nun 8/c maddesi gereğince 30 gün süreyle mühürlenerek kapatılmasına ilişkin Samsun Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 29.01.2026 tarih ve
işleminin ve anılan kararın icra edilerek işyerinin kapatılarak mühürleneceğine dair Atakum Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün 13/01/2026 tarihli,
sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle davalı idarelere karşı açılan davada Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2026 tarihli. Değişik İş No: 2026/1301 D.İş sayılı kararıyla davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2026 tarihli. Değişik İş No: 2026/1982 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine aynı istemle Mahkememizde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanununun. İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Bakılan davada, 2559 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca davacının işyerinin süresiz olarak değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 19. maddesinde belirtildiği üzere belirli bir süre için (30 gün) kapatılmasına ve kapatma işlemine bağlı olarak mühürlenmesine karar verildiği, dava konusu geçici süreyle kapatma/mühürleme işleminin bu haliyle 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 2559 sayılı Kanun'da idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmış, Kabahatler Kanununun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, 2559 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, işyerinin geçici süreyle kapatılması/mühürlenmesi işlemine karşı açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin (Sulh Ceza Mahkemesi) görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim; aynı nitelikteki uyuşmazlığa ilişkin olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin verilen
Esas No : 2026/189 Karar No: 2026/192
07/10/2024 gün ve E:2024/l 76, K:2024/322 sayılı kararı da bu yöndedir.Bu durumda, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu kanaatine varıldığından, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için yukarıda anılan amir hüküm uyarınca dosyaların Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır...''7. Samsun 3. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için, adli ve idari yargı dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"9. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 8. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: " (Değişik: 24/11/2004-5259/3 md.) Polisçe kat’i delil elde edilmesi halinde;...C) Mevzuata aykırı faaliyet gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler,...Mahallin en büyük mülkî amiri tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir.
Bu maddede yazılı fiiller sebebiyle bir yıl içinde üç defa faaliyetten men edilen işyerlerinde, bu fiiller tekrar işlendiği takdirde, işyeri açma ve çalışma ruhsatları, mahallin en büyük mülkî amirinin bildirimi üzerine, belediye veya il özel idaresi tarafından beş iş günü içinde iptal edilir.”10. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: "(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını
Esas No : 2026/189 Karar No: 2026/192
gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”11. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”12. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır”13. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir....(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Mahmut BALLI, Bilal ÇALIŞKAN ve Yüksel NAVDAR'ın katılımlarıyla yapılan 13/04/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dava dosyası ile adli yargı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hakim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:16. Dava,
adresinde bulunan ''R. S. '' adlı
Esas No : 2026/189 Karar No: 2026/192
işletmede amacı dışında faaliyet gösterdiği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 8/C maddesi uyarınca işyerinin 30 gün süreyle faaliyetten men edilmesine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün 30/01/2026 tarih ve
sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.17. Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.18. İncelenen uyuşmazlıkta, 2559 sayılı Kanun’un 8/C maddesi uyarınca davacı şirkete ait işyerinin bu maddede öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesinde belirtildiği üzere belirli bir süre için (30 gün) faaliyetten men edilmesine karar verildiği, kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 2559 sayılı Kanun’da idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. 19. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası bir arada değerlendirildiğinde, 2559 sayılı Kanun’un 8/C. maddesi uyarınca, onbeş (30) gün süreyle faaliyetten men işlemine karşı açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Samsun 3. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/03/2026 tarih ve D.İş No:2026/1301 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Samsun 3. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/03/2026 tarih ve D.İş No:2026/1301 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13/04/2026 tarihinde, Üyeler Bilal ÇALIŞKAN ve Yüksel NAVDAR’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Mahmut
Bilal
Yüksel
BALLI
ÇALIŞKAN
NAVDAR
Esas No : 2026/189 Karar No: 2026/192
K A R Ş I O YDava,
adresinde bulunan ''R. S. '' adlı işletmede amacı dışında faaliyet gösterdiği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 8/C maddesi uyarınca işyerinin 30 gün süreyle faaliyetten men edilmesine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün 13/01/2026 tarih ve
sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.5236 sayılı Kabahatler Kanununun 3., 16. ve 27. maddelerinde yer alan hükümlere göre idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı sulh ceza mahkemelerine, ilgili kanunlarda yer alan "diğer idari tedbirlere" karşı idari yargı mercilerine başvurabileceği, ancak diğer kanunlarda idari yargı merciine başvurulabileceğine ilişkin hüküm bulunması ya da idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararların verilmiş olması halinde idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına ilişkin uyuşmazlığın idari yargı merciince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Kabahatler Kanununun 19. maddesinde, belirli bir süre için işyerinin kapatılması yaptırımına ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümlerin ilgili kanunlarda Kabahatler Kanunu hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu belirtildiğinden, idarece kamu gücü kullanılarak tesis edilen bir idari işlem olması nedeniyle İdari Yargılama Usulü Kanununa göre iptal davasına konu edilmesi tabii bulunan "belirli bir süre için işyerinin kapatılması" yaptırımıyla ilgili olarak Polis Vazife ve Selahiyet Kanunuda "Kabahatler Kanununa uygun" değişiklik yapılarak sulh ceza mahkemesinin görevli olduğuna dair bir hükme yer verilinceye kadar yargısal denetim görevi idari yargı merciinde kalmaya devam edeceği açıktır.İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan otuz gün süre ile faaliyetten men cezasının 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu uyarınca verildiği, cezanın 5326 sayılı Kabahatler Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 2559 sayılı Kanun'un 8/C maddesinde öngörülen faaliyetten men işlemine karşı açılacak davalara bakacak yargı yerine ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, dolayısıyla bu işlem bakımından 5326 sayılı Kanun'un 19. maddesinde saklı tutulan hükümlere göre uygulanmaya devam edilmesi ve uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Bu durumda, davacı şirket hakkında otuz gün süreyle faliyetten men kararına karşı açılan davanın çözümünde, 5326 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile anılan Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası bir arada değerlendirildiğinde idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye
Üye Bilal ÇALIŞKANYüksel NAVDAR