T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/198KARAR NO: 2026/279
KARAR TR: 04/05/2026 ÖZET: 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 6/1. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle 23/1-b maddesi uyarınca, davacı firma hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: A. D. T. v. D. H. S. T. A.
Vekilleri: Av. E. Ş.
, Av. H. T.
Davalı: Ulaştırma ve Altyapı BakanlığıVekili: Av. A. S. T.
I. DAVA KONUSU OLAY1.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğünce yapılan denetim sonucunda, davacı firmanın araçta ATP veya BTP uygunluk belgesi olmadan bozulabilir gıda taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle, Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 6/1. maddesini ihlal ettiğinden bahisle 23/1-b maddesi uyarınca 11/09/2025 tarih UAB-ELK-A seri ve 275500 sıra numaralı tutanak ile 10.167 TL idari para cezası verildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, davacı vekili bu tutanağın iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliği 27/11/2025 tarih ve D.İş No.2025/8489 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle Hakimliklerinin görevsizliğine karar vermiş, karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği 16/12/2025 tarih ve D.İş No: 2025/11363 sayılı karar ile itirazın reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü denetim birim elemanlarınca 11.09.2025 tarihinde Tuzla Karayolu Denetim İstasyonunda yapılan denetim sonucunda
plakalı taşıtın ATP / BTB uygunluk belgesinin bulunmaması nedeniyle söz konusu firmaya ihlal tespit tutanağının düzenlendiği ancak Danıştay 15. Dairesinin 2014/8893 Esas, 2014/9361 Karar sayılı kararında belirtildiği hususlar dikkate alındığında ihlal hakkında İdari Yargının görevli olduğu, bu nedenle hakimliğimizin bu hususta karar vermesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde belirtildiği üzere hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Hakimliğimizin GÖREVSİZLİĞİNE..."
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. İstanbul 14. İdare Mahkemesi 28/01/2026 tarih ve E.2025/2433 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: " ...Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, Bozulabilir Gıda Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 6.maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak ekipmana ilişkin onay kuruluşunca düzenlenmiş ATP ve BTP belgesi olmadan bozulabilir gıda taşımacılığı yapıldığı gerekçesiyle aynı yönetmeliğin 23/1-B gereği 10.167,00-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü'nün UAB-ELK-A Seri ve 275500 Sıra Nolu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, 655 sayılı KHK'nın 28.maddesine istinaden uygulanan idari yaptırım niteliğindeki "idari para cezası" na karşı açılan davada uygulanan cezanın idari yaptırım kapsamında bulunması ve idari para yaptırımlarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemiş olması karşısında, göreve ilişkin genel ilkelere göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekmektedir.Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunun, taraflar için bir müktesep hak oluşturmayacağı, yargı mercilerince davanın her aşamasında re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğu ve geçmişe de etkili olacağı bilinen bir genel hukuk ilkesidir.5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3/a maddesinde, bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı hükmü getirilmiş olup; buna göre, Kabahatler Kanunu'nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; ancak diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi halinde ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Bakılan uyuşmazlıkta; 655 sayılı KHK'nın 28.maddesi kapsamında uygulanan idari yaptırım niteliğindeki "idari para eczası" na karşı açılan dava; uygulanan cezanın 5326 sayılı Kanun'un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, ancak 655 sayılı KHK'da bu tür cezalara itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır.Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanması gerektiği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerin dikkate alınacağından, idari yaptırım niteliğindeki idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, 5326 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca adli yargı merciinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Şu halde; her ne kadar tarafları, konusu ve sebebi aynı olan uyuşmazlıkta İstanbul Anadolu 9.Sulh Ceza Hakimliği'nce 27.11.2025 tarih ve 2025/8489 D.İş sayılı görevsizlik kararı verildikten sonra yapılan itirazın İstanbul Anadolu 10.Sulh Ceza Hakimliği'nin 16.12.2025 tarih ve 2025/11363 D.İş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmesinden sonra mahkememiz nezdinde yeni bir dava ikame edildiği görülmekteyse de, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, işbu uyuşmazlığın Sulh Ceza Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanı içerisinde bulunmadığı ve davanın önceki görevsizlik kararı veren İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin görev alanı içerisinde kaldığı sonucuna varıldığından, yukarıda hükmüne yer verilen 2247 sayılı Kanun uyarınca görevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmak gerekmiştir...."
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
5. İstanbul 14. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır."7. 4925 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir.[3]İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir.Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali, (…) olağanüstü hal ve doğal afet durumlarında uygulanacak hükümler saklıdır." 8. 02/07/2021 tarihli ve 31529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) Bu Yönetmelikte geçen;...b) ATP: Bozulabilir Gıda Maddelerinin Uluslararası Taşımacılığı ve Bu Taşımacılık Faaliyetinde Kullanılacak Özel Ekipmana İlişkin Anlaşmayı,c) ATP İşletme Yetki Belgesi: Bu Yönetmelikte ve bu Yönetmelik uyarınca yayımlanan düzenleyici işlemlerde belirtilen yükümlülükleri yerine getiren ve faaliyete geçebilecek durumda olan muayene ve tip test merkezlerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilen belgeyi,ç) ATP muayene merkezi: Bu Yönetmelik kapsamında yalıtımlı ekipman ve soğutucu/ısıtıcı cihazların muayene ve doğrulamalarını yapmak üzere belirtilen şartları sağlayan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ATP İşletme Yetki Belgesi verilen tesisleri,d) ATP tip test merkezi: ATP Anlaşması kapsamında yalıtımlı ekipman ve soğutucu/ısıtıcı cihazların testlerini yapmak üzere belirtilen şartları sağlayan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ATP İşletme Yetki Belgesi verilen tesisleri,
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
e) ATP Uygunluk Sertifikası/Belgesi: Bozulabilir gıda taşınan özel ekipmanların ATP Anlaşmasında belirtilen standartlara uygunluğunun denetiminin test/muayene raporuyla teyidi sonucunda, bu rapora dayanılarak ATP Anlaşmasının EK 1, İlave-3 bölümünde yer alan formata ve içeriğe uygun olarak düzenlenen belgeyi,f) Bakanlık: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını,g) Bozulabilir gıda: ATP Anlaşmasıyla belirlenmiş olan bozulabilir gıdaları,ğ) Bozulabilir Gıda Taşıma Belgesi: ATP Anlaşmasının gerekliliklerini sağlayamayan ancak, yurt içinde ve ATP Anlaşmasına taraf olmayan ülkelere bozulabilir gıda taşımacılığında kullanılmak kaydıyla eski araçlar için Bakanlığın belirlediği usul ve esaslara göre düzenlenen belgeyi,h) (Değişik:RG-21/2/2025-32820) Durum Tespit Belgesi: Onay Kuruluşu tarafından, bozulabilir gıda taşımacılığında kullanılan ve ATP Anlaşmasına uygun üretilmeyen ekipmanları kayıt altına almak amacıyla düzenlenmiş olan belgeyi,...m) Özel nakliye ekipmanı: ATP Anlaşmasının Ek 1’inde tanımlanan yalıtımlı kutu/ekipman ve varsa soğutucu/ısıtıcı cihazdan oluşan ekipmanları (araç üstyapıları, konteynerler, yalıtımlı taşıma kapları ve benzeri),..."9. Yönetmeliğin "Özel nakliye ekipmanı kullanıcısının yükümlülükleri" başlıklı 6. maddesi şöyledir:"(1) Bozulabilir gıdaların taşımacılık faaliyetinde yer alan özel nakliye ekipmanı kullanıcılarının yükümlülükleri şunlardır:a) Nakliye ekipmanının, taşınan gıdaya göre ATP veya Bakanlıkça yayımlanan usul ve esaslar uyarınca uygun işaret sınıfına sahip olmasını sağlamak. b) Ekipmana ilişkin onay kuruluşunca düzenlenmiş ATP Uygunluk Belgesi veya Bozulabilir Gıda Taşıma Belgesi bulundurmak ve nakliye ekipmanını bu belgelere uygun olarak işaretlemek.c) Periyodik muayene tarihi gelen veya herhangi bir tamirat tadilat sonucu istisnai muayene yapılması gereken nakliye ekipmanlarının muayenelerini yaptırarak belgelerinin güncelliğini takip etmek ve yapılan denetimlerde bu belgeleri ibraz etmek için ekipmanla birlikte bulundurmak."10. Yönetmeliğin“İdari para cezası” başlıklı 23. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) Bu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunanlara yönelik yapılacak yol kenarı ve işletme denetimlerinde, aşağıda yer alan ihlallere 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi uyarınca;...b) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden taşımacıya, her bir bent için iki bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır.."11. 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Ortak görevler ve hükümler" başlıklı 28. maddesi şöyledir: " (Değişik: 2/7/2018-KHK-703/31 md.)(1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırladıkları ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Bakanlık idari düzenlemelerinde, bu düzenlemeleri ihlal edecek hizmet üretenler ile hizmetten yararlananlar için;a) Hangi hallerde uygulanacağını açıkça belirtmek kaydıyla; uyarma, geçici faaliyetdurdurma ve yetki iptali şeklinde idari müeyyideler öngörmek ve ihlal edenlere belirlenen idari müeyyideleri uygulamakla görevli ve yetkilidirler.b) (Değişik: 27/12/2023-7491/83 md.) Hangi hallerde uygulanacağını ve miktarınıaçıkça belirtmek kaydıyla; Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü bir milyon Türk
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
lirasına kadar, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü ve Denizcilik Genel Müdürlüğü beş milyon Türk lirasına kadar idari para cezası uygulaması öngörmek ve ihlal edenlere belirlenen miktarda idari para cezası karar tutanağı düzenlemek veya düzenletmekle görevli ve yetkilidirler.c) Hangi konularda ve ne şekilde yapılacağı ile sınırlarını açıkça belirtmek şartıyla;Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınırkapılarındaki birimleri, belediyelerin denetim birimlerini de denetimle yetkilendirebilir ve bunlara mensup kamu personeli eliyle denetim yaptırabilir ve ihlal veya idari para cezası karar tutanağı düzenlettirebilirler.(2) (Ek: 27/12/2023-7491/83 md.) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı karayolu taşıtları için birinci fıkra kapsamında uygulanacak olan idari para cezaları, tebligat şartı aranmaksızın sürücüsü bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilir. Cezalar tahsil edilmeden, cezaya muhatap yabancı plakalı taşıtın ülkeyi terk etmesine izin verilmez. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bakanlıkça müştereken altı ay içinde belirlenir. Uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır ."12. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”13. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”14. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” 15. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.ve 8. fıkrası şöyledir:“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.(Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dava dosyası ekinde, adli yargı dava dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi17. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, davacı hakkında Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 6/1. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle düzenlenen 11/09/2025 tarih UAB-ELK-A seri ve 275500 sıra numaralı tutanak ile verilen 10.167 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır. 19. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.20. İncelenen uyuşmazlıkta, 4925 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 23/1-b maddesi uyarınca verilen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle 4925 sayılı Kanun’da ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Yönetmelikte görevli yargı yerine ve kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. 21. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağından, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas No : 2026/198 Karar No: 2026/279
22. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, İstanbul 14. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/11/2025 tarih ve D.İş No.2025/8489 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 14. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/11/2025 tarih ve D.İş No.2025/8489 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN