T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/202KARAR NO : 2026/216KARAR TR : 04/05/2026 ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 2. ve 16. fıkrası uyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı
: Y. C. R. v. G. S. T. L. Ş.
Vekili : Av. O. G.
Davalı
: İçişleri Bakanlığı Sultangazi KaymakamlığıI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait "G. J. C." isimli işletmenin bulunduğu adreste, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan denetimlerde, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un ilgili hükümlerine üçüncü kez aykırı hareket edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, işletmenin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 16. fıkrası uyarınca 10 gün süre ile faaliyetten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Sultangazi Kaymakamlığı'nın 18/02/2026 tarih ve 2026021811465298057 sayılı idari yaptırım kararının kaldırılması istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hâkimliği 03/03/2026 tarih ve D.İş No: 2026/1232 sayılı kararı ile, idari yaptırım kararı kapsamında verilmiş bir idari para cezası bulunmadığı, sadece idari işlem mahiyetindeki faaliyetten men kararını inceleme görevinin Sulh Ceza Hakimliklerinde olmadığından başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara itiraz edilmesi üzerine Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Hâkimliği 06/03/2026 tarih ve D.İş No:2026/1621 sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Görevsizlik Kararın ilgili kısmı şöyledir."...Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar muteriz vekili tarafından şirketin faaliyetten men edilmesi kararına itiraz edilmiş ise de; itiraz eden vekili tarafından başvuru dilekçesinde işletmenin faaliyetten men kararına itiraz edildiği, bu işlem kapsamında verilmiş bir idari para cezası bulunmadığı, sadece "idari işlem" mahiyetindeki "faaliyetten men" kararını inceleme görevinin Sulh Ceza Hakimliklerinde olmadığı açık olmakla idari işlem ile ilgili hukuka aykırılık iddiasının idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden talebin görev yönünden reddine..."3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2026/202 Karar No: 2026/216
B. İdari Yargıda4. İstanbul 8. İdare Mahkemesi 16/03/2026 tarih ve E.2026/499 sayılı kararı ile, davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılması kararına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, Sultançiftliği Mahallesi, Eski Edirne Asfaltı Caddesi, B Blok, No:625/1B adresinde bulunan G. J. C. isimli işletmede yapılan denetimde kapalı alanda sigara içildiği hususunun üçüncü ihlal tekerrürünün tespit edildiğinden bahisle 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca iş yerinin 10 gün süreyle kapatılmasına karar verilmesi üzerine, anılan karar doğrultusunda iş yerinin mühürleneceğinden bahisle 24 (yirmi dört) saat içerisinde mühürleme (kapama) işlemine hazır hale getirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.İdari yaptırımlara karşı başvurulacak kanun yolu hakkında yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta; 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 16. fıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre (10 gün) için davacıya ait iş yerinin kapatılmasına yönelik olarak tesis edilen idari yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu ve 4207 sayılı Kanun’da iş yerinin belirli bir süre ile kapatılmasına ilişkin kararlara karşı başvurulacak kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşıldığından; görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacak olup, bu durumda “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin kararın uygulanmasına yönelik işleme karşı açılan iş bu davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır..."5. İstanbul 8. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları UYAP üzerinden Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:“(Değişik: 3/1/2008-5727/3 md.)(1) Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında,
Esas No : 2026/202 Karar No: 2026/216
c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde,tüketilemez. ”7. 4207 sayılı Kanun'un “Ceza hükümleri” başlıklı
5. maddesinin 2. ve 16. fıkraları şöyledir:" (Değişik: 3/1/2008-5727/6 md.)...
(2)(Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2. maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”(16) (Ek: 13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de iş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”8. 5326 sayılı Kabahatler Kanun’un "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “ (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”9. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”10. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” 11. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları
Esas No : 2026/202 Karar No: 2026/216
şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UYAP üzerinden Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Hâkim Hatice COŞKUN'un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. ve 16. fıkrası uyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen, idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılmıştır.15. Dava dosyasının incelenmesinden;
adresinde faaliyet gösteren "G. J. C." tabela ismi ile faaliyet gösteren Y. C: R. v. S. T. L.t.d. Ş.t.i.'ne ait işletme hakkında, İlçe Sağlık Müdürlüğü Ekiplerince tütün mamullerinin tüketildiğine dair yapılan denetimler neticesinde elde edilen tespitlere istinaden, iş yeri hakkında 22/07/2025 tarihindeki tespitte 19.476 TL, 24/07/2025 tarihindeki 1. tekerrürde 38.952 TL ve 17/10/2025 tarihindeki 2. tekerrürde 175.284 TL idari para cezaları verildiği, yine anılan işyerinde 07/02/2026 tarihinde gerçekleştirilen denetim neticesinde aynı ihlalin 3. tekerrür olarak saptanması üzerine, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 16. fıkrası uyarınca söz konusu işyerinin 10 (on) gün süreyle kapatılmasına ilişkin Sultangazi Kaymakamlığı'nın 18/02/2026 tarih ve 2026021811465298057 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine, mezkûr işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.16. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde
Esas No : 2026/202 Karar No: 2026/216
uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.17. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.18. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.19. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 20. Somut uyuşmazlıkta davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre için "10 gün" kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının; 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerinin kapatılması …….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olduğu, 4207 sayılı Kanun’un ilk kez, 13/02/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24/05/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve "iş yerinin belirli bir süre için kapatılmasına" ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. 21. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, iş yerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/03/2026 tarih ve Değişik İş No.2026/1232 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;
Esas No : 2026/202 Karar No: 2026/216
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İstanbul 8. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/03/2026 tarih ve Değişik İş No.2026/1232 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN