T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/247KARAR NO : 2026/251KARAR TR : 04/05/2026 ÖZET: Davacının çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışırken emeklilik nedeniyle iş akdinin feshi sonucu işten ayrılması nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı: N. K.
Vekilleri: Av. F. D.
, Av. M. N.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. A. B. D.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde 1997/1-2022/6 dönemleri arasında kadrosuz işçi statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Malatya 4. İş Mahkemesi 09/12/2025 tarih ve E.2025/301, K.2025/528 sayılı kararı ile, davacının yaptığı işin özel hukuk ilişkisi kapsamındaki iş sözleşmesinden ziyade, statü hukukundan kaynaklanan istihdama ilişkin olduğu anlaşıldığından, davada idari yargı yerinin görevli olduğu ve yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Tüm dosya kapsamı, bilgi, belge ve deliller incelendiğinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı çeşitli Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak çalıştığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kıdem tazminatı alacağı istemine ilişkin olduğu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89.maddesinde; " Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve
Esas No : 2026/247 Karar No: 2026/251
Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun Kararı ile tespit olunur" hükmünün amir olduğu, Millî Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik'in 5 inci maddesinde, uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verileceğinin düzenlendiği, çıraklık ve halk eğitim merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın çalışan usta öğreticilerin, 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca ders ücreti karşılığında çalıştırıldıkları, davacı ile Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü arasındaki ilişkinin idarece yapılan görevlendirmeye dayalı olduğu, göreve alınma ve çalışma koşulları ile ödenecek ücretin statü hukuku içinde düzenlenmesi karşısında taraflar arasında bir iş sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, davacı ile Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü arasındaki ilişkinin 657 sayılı yasanın 89. maddesine göre idarece yapılan görevlendirmeye dayanarak Valilik onayı ile olduğu, göreve alınma, çalışma koşulları ile ödenecek ücretin statü hukuku içinde düzenlendiği, davacının yaptığı işin özel hukuk ilişkisi kapsamındaki iş sözleşmesinden ziyade, statü hukukundan kaynaklanan istihdama ilişkin olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun dava şartı olduğu, 115/2. maddesinde ise, Mahkemenin dava şartı noksanlığı tespit etmesi durumunda, davanın usulden reddine karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Mahkememizce yapılan değerlendirmede, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b, HMK 115/2maddeleri uyarınca dava şartı olan yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine..."3. Davacı vekili, bu kez aynı hukuki nedenlere dayanarak 1.000 TL kıdem/iş sonu tazminatının tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Malatya 3. İdare Mahkemesi 31/03/2026 tarih ve E.2026/306 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; Malatya ili, Yeşilyurt, Doğanşehir ve Akçadağ ilçeleri Halk Eğitim Merkezinde 1997/1-2022/6 dönemleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken iş akdinin feshedildiğinden bahisle kıdem/iş sonu tazminatı talebine karşılık şimdilik 1.000,00-TL tazminatın, bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bakılan davada; davalı Bakanlık bünyesinde bulunan Malatya ili, Yeşilyurt, Doğanşehir ve Akçadağ ilçeleri Halk Eğitim Merkezinde 1997/1-2022/6 dönemleri arasında usta öğretici olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin feshedildiğinden bahisle söz konusu döneme ilişkin kıdem tazminatının, bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı ve anılan süreç içerisinde davacı ile davalı idare arasında bir hizmet ilişkisinin kurulduğu görülmektedir.
Esas No : 2026/247 Karar No: 2026/251
Bu durumda; talep edilen tazminat alacaklarının 4857 sayılı İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklara ilişkin olduğu, davacının Valilik tarafından görevlendirilmiş olmasının da bu ilişkiye statü hukuku niteliği kazandırmayacağı değerlendirilmekle, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/12/2025 tarih ve E:2025/662, K:2025/810 sayılı kararı da bu doğrultudadır..."5. Malatya 3. İdare Mahkemesi tarafından 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder. ..."9. 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi ile 2.fıkrasının (f) bendi şöyledir: "Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,...sigortalı sayılırlar.Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;...f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,...hakkında da uygulanır."
Esas No : 2026/247 Karar No: 2026/251
10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
Esas No : 2026/247 Karar No: 2026/251
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyasına esas Uyap çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi17. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde 1997/1-2022/6 dönemleri arasında usta öğretici olarak çalışan davacının iş akdinin emeklilik nedeniyle feshedildiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.19. Davacının idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, davacının Bakanlık veya Kaymakamlık tarafından görevlendirilmiş olmasının bu ilişkiye statü hukuku niteliği kazandırmayacağı, talep edilen işçilik alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Malatya 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Malatya 4. İş Mahkemesinin 09/12/2025 tarih ve E.2025/301, K.2025/528 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2026/247 Karar No: 2026/251
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Malatya 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Malatya 4. İş Mahkemesinin 09/12/2025 tarih ve E.2025/301, K.2025/528 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN