T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/248KARAR NO : 2026/252KARAR TR : 04/05/2026 ÖZET:Davacının Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, emekliliği nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğinden bahisle, hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: S. A.
Vekilleri : Av. T. B.
Davalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili: Av. M. F. K.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 1991 - 2023 tarihleri arasında çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak görev yapmakta iken, emekliliği nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100 TL kıdem tazminatının iş akdinin feshedildiği tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsili istemiyle 29/05/2025 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.2. Davacı vekili, 27/10/2025 tarihli birleştirme talebini içerir yazılı dilekçesiyle; müvekkilinin 1991 - 2023 tarihleri arasında çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak görev yapmakta iken, emekliliği nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğini belirterek, müvekkilinin bu süreçte yıllık izin kullanmamasına rağmen bunun karşılığının ödenmediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10 TL yıllık ücretli izin alacağının hakkın doğum tarihinden geçerli olmak üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz (bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin yasal faizden düşük olması durumunda ise yasal faizi ile birlikte ) tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır . II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Amasya İş Mahkemesi 27/10/2025 tarih ve E.2025/405, K.2025/368 sayılı kararı ile, yıllık ücretli izin alacağına ilişkin iş bu yargılama dosyası ile aynı kişiye ilişkin
Esas No : 2026/248 Karar No: 2026/252
mahkemenin 2025/220 Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, mahkemenin 2025/405 Esas sayılı iş bu dava dosyası ile 2025/220 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, 2025/405 Esas sayılı yargılama dosyası esasının bu şekilde kapatılmasına karar vermiş, karar kesinleşmiştir. 4. Amasya İş Mahkemesi 11/12/2025 tarih ve E.2025/220, K.2025/463 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevine girmesi nedeniyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Somut olayda; davacının ücretli usta öğretici olarak Valilik onayı ile görevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretleriyle ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında olması iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermez. Taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez.Bu açıklamalar kapsamında; Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 2024/13220 E.-2025/723 K, 2025/7756 E.2025/9042 K., 2025/8494 E.-2025/9038 K, 2025/8544 E.- 2025/9040 K., sayılı kararlarında da MEB nezdinde usta öğretici olarak çalışan kişilerin açtığı davalar bakımından
uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, dava şartı (yargı yolunun caiz olması gerektiğine yönelik dava şartı) yokluğundan davanın usulden reddine..."5. Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL kıdem tazminatı ve 10 TL yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere toplamda 110 TL alacağın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda6. Amasya İdare Mahkemesi 27/03/2026 tarih ve E.2026/299 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1991-2023 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken emeklilik sebebiyle iş akdinin sonlandırıldığından bahisle fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,000-TL kıdem tazminatı ve 10,00-TL yıllık izin ücretinin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1991-2023 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken emeklilik sebebiyle iş akdinin sonlandırıldığından bahisle fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,000-TL kıdem tazminatı ve 10,00-TL yıllık izin ücretinin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargıda dava açıldığı, Amasya 1. İş Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarih ve E:2025/220, K:2025/463 sayılı kararı ile davanın çözümünün idari yargının görevine girdiğinden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesi
Esas No : 2026/248 Karar No: 2026/252
üzerine aynı istemle Mahkememizde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı idare arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, davacının Valilik onayı ile görevlendirilmiş olmasının bu ilişkiye statü hukuku niteliği kazandırmayacağı ve talep edilen işçilik alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu görüldüğünden, işbu davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır..."7. Amasya İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ekinde adli yargı dava dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 9. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."11. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.12. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."13. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/248 Karar No: 2026/252
"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."14. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.15. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."16. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."17. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 18. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/248 Karar No: 2026/252
"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dava dosyası ekinde adli yargı dava dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi20. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:21. Dava, davacının çeşitli Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, emekliliğinden kaynaklanan kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açılmıştır.22. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Amasya İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Amasya İş Mahkemesinin 11/12/2025 tarih ve E.2025/220, K.2025/463 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2026/248 Karar No: 2026/252
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Amasya İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Amasya İş Mahkemesinin 11/12/2025 tarih ve E.2025/220, K.2025/463 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,04/05/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN