T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/249KARAR NO: 2026/229
KARAR TR: 04/05/2026ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda hayvancılık faaliyetinin menine ilişkin idari yaptırımın iptali istemiyle açılan davanın; idari para cezasına konu işlem kapsamında, hayvancılık faaliyetinin süresiz menine ilişkin verilen kararın da davaya konu edilmesi nedeniyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, İDARİ YARGI yerinde çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: Z. A.
Vekili : Av. E. G.
Davalı: Arnavutköy Belediye BaşkanlığıVekili : Av. A. A. K.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili hakkında adresindeki taşınmaz üzerinde 27/02/2025 tarihinde davalı idarece yapılan denetimde, betonarme malzemeden oluşan yapıların ahıra çevrilerek hayvancılık yapıldığından bahisle, 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanun'un 1. maddesi gereğince faaliyetten men edilmesine ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince 2.953 TL idari para cezası verilmesine ilişkin, Arnavutköy Belediye Başkanlığı Encümeninin 12/03/2025 tarih ve 479 sayılı kararına itiraz istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İstanbul 12. İdare Mahkemesi 21/04/2025 tarih ve E.2025/635, K.2025/768 sayılı kararı ile, mahkemeden "itiraz" şeklinde talepte bulunmaksızın ve dava dilekçesinin konu, açıklamalar ve netice-i talep kısımlarında hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ifade edilip, tarih ve sayı belirtilerek açıkça "iptal" isteminde bulunarak ve söz konusu işlem dava dilekçesine eklenmek suretiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek yeniden dava dava açılmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. 3. Davacı vekili yenilenen dava dilekçesi ile, 27/02/2025 tarihinde davalı idarece
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
yapılan denetimde, betonarme malzemeden oluşan yapıların ahıra çevrilerek hayvancılık yapıldığından bahisle, 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanun'un 1. maddesi gereğince faaliyetten men edilmesine ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince 2.953 TL idari para cezası verilmesine ilişkin, Arnavutköy Belediye Başkanlığı Encümeninin 12/03/2025 tarih ve 479 sayılı kararının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. 4. İstanbul 12. İdare Mahkemesi 17/10/2025 tarih ve E.2025/932, K.2025/1878 sayılı kararı ile, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca, görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''...1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, "Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, ... uygulanır." hükmüne; "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesinde; "Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir. İdari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir." düzenlemesine; anılan Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27/1. maddesinde de, "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir" hükmüne yer verilmiştir.1608 sayılı Yasa’nın mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.Dava dosyasının incelenmesinden, adresindeki taşınmaz üzerinde bulunan ahırda 27.02.2025 tarihinde davalı idarece yapılan denetime istinaden, betonarme malzemeden oluşan yapıların ahıra çevrilerek hayvancılık yapıldığından bahisle 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanun'un 1. maddesine dayanılarak faaliyetten men edilmesine ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesine dayanılarak 2.953,00-TL para cezası verilmesine ilişkin 12.03.2025 tarih ve 479 sayılı Belediye Encümen Kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda uyuşmazlık, adresindeki taşınmaz üzerinde bulunan ahırda 27.02.2025 tarihinde davalı idarece yapılan denetime istinaden, betonarme malzemeden oluşan yapıların ahıra çevrilerek hayvancılık yapıldığından bahisle 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanun'un 1. maddesine dayanılarak faaliyetten men edilmesine ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesine dayanılarak 2.953,00-TL para cezası verilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararından kaynaklanmakta olup, bu haliyle encümen kararının 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu, 1608 sayılı Kanunda ise, idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim, Danıştay 2. Dairesi'nin 09/06/2021 tarih E:2021/133 K:2021/2010 sayılı
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
kararı da aynı doğrultudadır...''5. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda6. Gaziosmanpaşa 4. Sulh Ceza Hakimliği 05/02/2026 tarih ve D.İş No:2025/6431 sayılı kararı ile, talep konusunda Hakimliklerinin görevsizliğine, dosyanın CMK'nın 17/1 maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğinin kanunda düzenlendiği, söz konusu işlemin de idari para cezası ile birlikte süresiz faaliyetten men kararı olması nedeniyle ilgili kanun maddeleri ve Yüksek Yargı kararları göz önüne alındığında idari işlem niteliği kapsamında değerlendirilerek Hakimliğimizin görevsizliğine, itiraza konu karar yönünden İstanbul İdare Mahkemesi'nin görevli olduğuna, İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nin 17/10/2025 tarih 2025/932 esas ve 2025/1878 sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar vermiş olması ve bu kararın kesinleşmesi dikkate alındığında Hakimliğimiz ile İdare Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olmakla, karar kesinleştiğinde dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..."7. Gaziosmanpaşa 4. Sulh Ceza Hakimliğince görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli yargı dava dosyası, ekinde idari yargı dosyasına ilişkin UYAP çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Encümenin görev ve yetkileri" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi şöyledir:"Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:...e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek...."9. 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) tarih ve 486 Numaralı Kanun'un Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesi şöyledir: “(Değişik: 23/1/2008-5728/66 md.)Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir. Bu madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”10. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdarî yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır."11. 5326 sayılı Kanun’un "Tanım" başlıklı 2. maddesi şöyledir: “(1)Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.”12. 5326 sayılı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir:"(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”13. 5326 sayılı Kanun’un “Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesi şöyledir: "(1)Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.(2)Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir."14. 5326 sayılı Kanun'un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."15. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir:
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
"(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,b) İşyerinin kapatılması,c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır."16. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”17. 5326 sayılı Kanun'un “Çeşitli Kabahatler” üst başlığı altında düzenlenen “Emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi şöyledir: “(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.”18. Arnavutköy Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü Belediye Yasakları Uygulama Yönetmeliği'nin "Evcil- Sokak ve Ahır Hayvanları ile İlgili Hükümler" başıklı 5. maddesinin (1). fıkrasının (a) bendi şöyledir:"(1) Evcil ve ahır hayvanları ile ilgili uyulması gerekli kurallar şunlardır.a. Belediyelerce tayin ve tespit edilen bölgeler haricinde hayvan ahırı yapılamaz ve hayvan beslenemez."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/05/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada, idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.20. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak, hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.21. Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008-5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir...” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.22. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.23. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciin belirtilmesi için karar kesinleştiğinde dosyanın re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.24. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uyulmamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek, adli yargı yerince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek usul ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi25. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:26. Dava, 1608 sayılı Kanun uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve faaliyetten men kararına ilişkin idari yaptırımın kaldırılması istemiyle açılmıştır. 27. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.28. Dava dosyasının incelenmesinden, adresindeki taşınmaz üzerinde 27/02/2025 tarihinde davalı idarece yapılan denetimde, betonarme malzemeden oluşan yapıların ahıra çevrilerek hayvancılık yapıldığının tespit edildiği, bu tespite istinaden Arnavutköy Belediye Başkanlığının 12/03/2025 tarih ve 479 sayılı Encümen kararı ile, Arnavutköy Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü Belediye Yasakları Uygulama Yönetmeliği'nin 5/1 maddesi uyarınca hayvancılık faaliyetinin menine ve 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca 2.953 TL para cezası verilmesine karar verildiği, bu kararın davacı tarafa tebliği üzerine 12/03/2025 tarih ve 479 sayılı Belediye Encümen Kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 29. Yukarıda anlatılan nedenler ile hayvancılık faaliyetinin meninin belli bir süre için değil süresiz olarak verildiği hususu dikkate alındığında, bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır. 30. Olayda, hayvancılık faaliyetinin menine ilişkin encümen kararının, idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olduğu ve 5326 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, hayvancılık faaliyetinin menine ilişkin işleme karşı açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.31. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca verilen idari para cezası, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olup, 1608 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkeme gösterilmemiştir. Ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak hayvancılık faaliyetinin menine ilişkin idari yaptırımın da iptali talep edildiğinden, idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. 32. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca Belediye Encümenince verilen idari para cezasının ve bu kapsamda hayvancılık faaliyetinin menine ilişkin idari yaptırımın iptali istemiyle açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.33. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Gaziosmanpaşa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 17/10/2025 tarih ve E.2025/932, K.2025/1878 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2026/249 Karar No: 2026/229
V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Gaziosmanpaşa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 17/10/2025 tarih ve E.2025/932, K.2025/1878 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 04/05/2026 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
YAŞAR
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN