T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/254
KARAR NO : 2024/284
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Davacının satın aldığı ithal aracın, yurt dışında kullanılmış olduğu halde "sıfır araç" olarak beyan edilmiş olması nedeniyle, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinden dolayı mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A.B
Vekili : Av. D.D
Davalı :Ticaret Bakanlığı Gebze GümrükMüdürlüğü
Vekili : Av. S.D.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, A.O.Tic.Ltd.Şti. adına tescilli, 31/03/2008 tarihli ve 4893sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile, yeni vekullanılmamış olarak beyan ve ithal edilip, bilahare davacıtarafından satın alınan WBAWK.......şasi numaralıaraçla ilgili olarak, aracın eski olup yurt dışındakullanılmış olduğundan bahisle, 4458 sayılıGümrük Kanunu'nun 235. maddesinin dördüncüfıkrası uyarınca Gebze GümrükMüdürlüğü tarafından alınan 30/09/2014tarihli ve 3032995 sayılı "mülkiyetinkamuya geçirilmesi" kararı sebebiyleuğranıldığı ileri sürülen, 125.000 TL maddizararın tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Kocaeli 2. İdare Mahkemesi 23/02/2016 tarih ve E.2016/141, K.2016/234sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünde "4458sayılı Gümrük Kanunu'nun 235.maddesindeki düzenlemeuyarınca vergi mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine, dosyanın yetkili vegörevli Kocaeli Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş vebu karar kesinleşmiştir.
3.Kocaeli 2. Vergi Mahkemesi 20/04/2017 tarih ve E.2016/558, K.2017/575sayılı kararı ile, "hizmetkusurundan kaynaklı tazminat davalarında idare mahkemesiningörevli olduğu" gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine ve 2577 sayılı Kanun'un 43/1-bmaddesi uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin dosyaların, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
4.İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi24/05/2017 tarih ve E.2017/1009, K.2017/886 sayılı görevliyargı yerinin belirlenmesi kararı ile, uyuşmazlıkta idaremahkemesinin görevli olduğuna kesin olarak karar vermiş veKocaeli 2. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararınıkaldırmıştır. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Uyuşmazlık, yurtdışından ülkeye kaçak eşyasokulmasını önleme, izleme ve araştırmaklayükümlü idarelerin aracın yurt dışındanithal edilerek trafik siciline kaydının yapılmasıöncesinde üzerine düşen dikkat ve özenigöstermeyerek, hizmeti kusurlu işlettikleri, davacışirketin aracın kaçak olarak yurda getirilmesinde bir ilgisive kusuru bulunmadığı, gümrük idaresince işlemlertamamlanarak ithal edilen aracı satın alıp trafik sicilinetescil ettiren iyi niyetli 3. kişi durumunda bulunduğu, ithalatıgerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı ithalettiklerinden bahisle aracına el konulması nedeniyleuğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği ilerisürülerek tazminat talebinde bulunulmasından kaynaklanmakta oluptazminat talebinin temelinde, davalı idarenin mevzuatla kendisine verilendenetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi sonunda, idareninkayıtlarına güvenerek tasarrufta bulunan kişilerin zarara uğramasınasebebiyet verildiği iddiasının bulunduğunun ve tazminattalebinin vergi mahkemesinin görev alanında bulunan aracınmülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin işlemdenkaynaklanmadığının anlaşılması karşısındadavanın görüm ve çözümünde idare mahkemesigörevlidir.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 43. maddesi uyarıncauyuşmazlığın görüm veçözümünde İdare Mahkemesinin görevlikılınmasına, kararın taraflara tebliği içindosyanın görevli kılınan Kocaeli 2. İdare Mahkemesinegönderilmesine..."
5.Kocaeli 2. İdare Mahkemesi 29/11/2017 tarih ve E.2017/771, K.2017/1920sayılı kararı ile, "2918sayılı Kanun'un 110.maddesi kapsamındaki uyuşmazlıktaadli yargının görevli olduğu" gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararakarşı yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 15/05/2018 tarih veE.2018/1472, K.2018/1274 sayılı kararı ile esastan kabuledilerek istinafa konu karar kaldırılmış ve dosyamahkemesine iade edilmiştir. İstinaf mercii kararınınilgili kısmı şöyledir:
"Dava yurtdışından ülkeye kaçak eşyasokulmasını önleme, izleme ve araştırmaklayükümlü idarelerin aracın yurt dışındanithal edilerek trafik siciline kaydının yapılmasıöncesinde üzerine düşen dikkat ve özenigöstermeyerek, hizmeti kusurlu işlettikleri, davacınınaracın kaçak olarak yurda getirilmesinde bir ilgisi ve kusurubulunmadığı, gümrük idaresince işlemlertamamlanarak ithal edilen aracı satın alıp trafik sicilinetescil ettiren iyi niyetli 3. kişi durumunda bulunduğu, ithalatıgerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı ithalettiklerinden bahisle aracına el konulması nedeniyleuğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği ilerisürülerek tazminat talebinde bulunulmasından kaynaklanmaktaolup, tazminat talebinin temelinde, davalı idarenin mevzuatla kendisineverilen denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi sonunda,idarenin kayıtlarına güvenerek tasarrufta bulunan kişilerinzarara uğramasına sebebiyet verildiği iddiasıbulunduğundan ve bu durumun ancak idare hukuku ilke ve kurallarınagöre belirlenebileceğinden, bu sebeple açılacak tamyargı davalarınınidari yargı yerindeçözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11/01/2011 tarihli ve 6099sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik"Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanunhükmünde, "bu kanundan doğan sorumluluk davaları"ifadesiyle 2918 sayılı Kanun'da yer alan hukuki sorumluluğailişkin kuralların uygulanacağı davalarlasınırlı biçimde görevli yargı yerininbelirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla görevliyargı yeri belirlenirken, söz konusu Kanun'da motorluaraçların verdiği zararlarla sınırlıbiçimde düzenlenen sorumluluk kurallarının, dava konusuuyuşmazlığa uygulanamayacağı ortadadır...."
6.Kocaeli 2. İdare Mahkemesi 18/12/2019 tarih ve E.2018/780, K.2019/1308sayılı kararı ile davanın esastan kabulüne kararvermiş, bu karar davalı idarece istinaf edilmiştir.
7. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi 16/02/2022 tarih ve E.2020/1763, K.2022/298sayılı kararı ile, bu kez istinaf başvurusununesastan kabulü ile istinafa konu kararınkaldırılmasına ve uyuşmazlığınçözümünde "2918sayılı Kanun'un 110.maddesindeki düzenleme uyarınca adliyargının görevli olduğu" gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine kesin olarak kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
" Her ne kadar, dava konusuolayda davacının zararına sebebiyet veren eylemler, davadışı kişi ya da kişilerin işlemleri ile idareyanıltılarak trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’ninaraçların tesciline ilişkin hükümlerineaykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı, 2918sayılı Kanun’un 110. maddesinde de, madde ayrımıyapılmaksızın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğideğerlendirilmiştir (Uyuşmazlık Mahkemesi, 05.04.2021 tarihve E:2021/178, K:2021/228).
Yine yurt dışından kaçak olarak veyaithalat rejimine aykırı olarak ithal edilen araçlarıikinci el olarak satın alan kişiler tarafından, trafik tescilişleminde hizmet kusuru bulunduğundan bahisleİçişleri Bakanlığa, gümrük denetimindehizmet kusuru olduğundan bahisle gümrük idareleri aleyhinekarşı tazminat davalarında Uyuşmazlık Mahkemesinin28.09.2020 tarih ve E:2020/417, K:2020/551; 05.04.2021 tarih ve E:2021/110,K:2021/158; 05.04.2021 tarih ve E:2021/178, K:2021/228; 31.01.2022 tarih veE:2021/621, K:2022/42 sayılı kararları ile diğer pekçok kararında da benzer uyuşmazlıklarıngörüm ve çözümündeadli yargınıngörevli olduğu belirtilmiştir.
Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, davanın hersafhasında görev kurallarının dikkatealınacağıbilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye CumhuriyetiAnayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihatlarıneticesinde uygulamada birlik sağlanması ve benzeruyuşmazlıklardan bir kısmının adli yargıda birkısmının idari yargıda görülmesinin deönüne geçilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıdaözetine yer verilen karar gerekçesinde yer verildiğiüzere, bakılan bu davanın görüm veçözümü adliyargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmaktadır..."
8.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
9.Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/10/2023 tarih ve E.2022/94, K.2023/311sayılı kararı ile,davanın esastan kabulüne karar vermiş, bu karara karşıyapılan istinaf başvurusu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 02/02/2024 tarih ve E.2024/59, K.2024/236 sayılıkararı ile esastan kabul edilerek, istinafa konu karar kesin olarakkaldırılmış ve yargı yoluna ilişkin olarakyeniden bir karar verilmek üzere dosya mahkemesine iade edilmiştir.İstinaf mercii kararının ilgili kısmışöyledir:
"Dava; davacınınsatın aldığı araca yeni ve kullanılmamışolarak tescilli iken eski olduğunun tespit edilmesi nedeniyle elkonulmasında gümrük denetimleri yetersiz kalan davalıidarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi zararıntazmini istemine ilişkindir.
Davalı, kamu tüzelkişiliği olup; işlem ve eylemleri kural olarak idari niteliktaşır. Somut olayda, davalı idarenin mevzuatla kendisineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmediğiileri sürülmüştür. Gümrük gözetimi vekontrolleri ile devamındaki araç tesciline ilişkin olarakyapılan işlemler idari nitelikte olup, hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre, görevin hiçveya gereği gibi yerine getirilmemesi de hizmet kusuruniteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi gereğinceİdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekir.
Bu durumda, davalı idareninhizmet kusuru ya da başka bir nedenle hukuki sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin 2577sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır. (UyuşmazlıkMahkemesi'nin 16/09/2022 tarih, 2022/127 Esas ve 2022/441 Karar sayılı ilamı
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle İdareye karşı idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekir.Görev sorunu açıkca veya hiç ileri sürülmesede kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır.
İlk derece mahkemesinceuyuşmazlığın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu gözetilerek yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirkenişin esasının incelenmesi usul ve yasaya uygundüşmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4maddesi gereğince işin esası ve diğer istinafitirazları incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına..."
10. Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/02/2024 tarih veE.2024/42, K.2024/47 sayılı kararı ile, yargıyolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundandavanın (usulden) reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Sakarya Bölge AdliyeMahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamı ve tüm dosyaiçeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalınınkamu tüzel kişiliği olduğu, işlem ve eylemleri kuralolarak idari nitelik taşıdığı, gümrükgözetimi ve kontrolleri ile devamındaki araç tescilineilişkin olarak yapılan işlemler idari nitelikte olup buişlemlerin hiç yapılmaması, geçyapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususları hizmet kusuru niteliğindeolduğu, bu zararın talep edilmesinin idari yargı yeriningörevi dahilinde kaldığı, idarenin hizmet kusurundandoğan zararlarından dolayı 2577 sayılı Kanun’un2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerektiği, dolayısıyla yargı yolunun caiz olmadığıanlaşılmıştır. (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin16/09/2022 tarih, 2022/127 Esas ve 2022/441Karar sayılı ilamı)
Yargı yolunun HMK 114 1/bmaddesi gereği dava şartları arasında yeraldığı, dava şartlarının yargılamanınher safhasında dikkate alınabileceğianlaşıldığından dava şartı olan yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş..."
III. İLGİLİ HUKUK
11.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdariYaptırımlar" ana başlıklıÜçüncü Bölümünün "Yaptırım türleri" başlıklı16. maddesi şöyledir:
" (1) Kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idarîyaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerdenibarettir.
(2) İdarî tedbirler,mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alandiğer tedbirlerdir."
12.5326 sayılı Kanun'un "Mülkiyetinkamuya geçirilmesi" başlıklı 18. maddesişöyledir:
(1) Kabahatin konusunu oluşturanveya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hükümbulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar, eşyanın;
a) Kullanılmaz halegetirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surettekullanılması,
Koşullarından birininyerine getirilmesine bağlı olarak belli bir süregeciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerinegetirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamukurum ve kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi;eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanınmülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgilikamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.
(5) Eşyanınmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi içinfail hakkında idarî para cezası veya başka bir idarîyaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerinmülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuyageçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesimümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerinegetirilir."
13.Bakanlar Kurulunun 20/12/1995 tarih ve 95/7606 sayılı İthalatRejimi Kararı'nın "Genelhükümler" ana başlıklı 7. maddesişöyledir:
"Eski,kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) veyatık (zamanla dayanıklılığınıyitirmiş) malların ithali izne tabidir."
14.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun "Vergi kaybına neden olan işlemlere uygulanacakcezalar" ana başlıklı İkinciBölümü'nün 235. maddesinin somut olayla ilgilikısımları şöyledir:
"Değişik:28/3/2013-6455/12 md.)
1. Serbest dolaşımagiriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılanbeyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
...
c)(Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ithali, bellikuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazıveya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeleryerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgialınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesihâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
...
4.(Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Cezai hükümler saklıkalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a)bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusundaotuz gün içinde mahrecine iade ya da ilgili kurum ya dakuruluşun uygun görüşü ile doğrudanüçüncü ülkeye transit edilir. Bu süreiçerisinde mahrecine iade veya üçüncü ülkeyetransit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya damasrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyletasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terkedilir.
b) Birinci fıkranın (c)bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusundamahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygungörüşü ile doğrudan ya da serbest bölgeüzerinden üçüncü ülkeye transit veyaihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibincekarşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzerebulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra kontrol sonucundauygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanıngümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine kararverilir.
..."
15.4458 sayılı Kanun’un "İtirazlar"başlıklı 242. maddesi şöyledir:
"(Değişik:18/6/2009-5911/64 md.)
1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerininsüresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazsüresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkilimakama ulaştırılır.
4. İtirazın reddikararlarına karşı işlemin yapıldığıyerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir."
16.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıfıkrası şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ’inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-Hâkim MuratUÇUR'un davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
19.Dava, ticari bir şirket adına tescilli 31/03/2008 tarihli ve 4893sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ilesıfır araç olarak beyan ve ithal edilip, bilahare davacıtarafından satın alınan hususi aracın yurtdışında kullanılmış ve ithali bu nedenle iznetabi olmasına rağmen sıfır araç olarak beyanedilmesi nedeniyle aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesikararından dolayı, davacının söz konusu aracınbeyan edildiğinden farklı şekilde ithalinde bir kusurununbulunmadığı ve mülkiyet hakkının ihlaledildiği iddiasıyla maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
20.Davalı idare, kamu tüzel kişiliğini haiz olup, kuralolarak, işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. 5326sayılı Kanun hükümlerinde düzenlendiğişekliyle, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesikararı, idari tedbir niteliğinde bir idariyaptırımdır. 4458 sayılı Kanun'un yukarıdaanılan 242. maddesi gereğince, bu idari yaptırımakarşı itiraz yolunun nihai olarak idari yargı yerineyapılacağı düzenlenmiş olmakla birlikte,uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafça idariyaptırıma karşı bir itiraz ya da başvuruyapılmamış, bu yaptırımdan dolayıuğranılan maddi zararın tazmini talep edilmiştir.
21.Olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındadavalı idarenin sorumluluğuna ilişkin bir iddia, olgu ya dadüzenleme bulunmadığından, bu Kanun'un uygulanmasısöz konusu değildir. Bu durumda, aynı zamanda bir idariişlem olan ve idari tedbir niteliğindeki mülkiyetin kamuyageçirilmesi kararından dolayı, mülkiyet hakkı ihlaledilen ("kişisel hakkıdoğrudan muhtel olan") davacınınaçtığı tazminat (tam yargı) davasının,2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi uyarınca idariyargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin16/02/2022 tarih ve E.2020/1763, K.2022/298 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Davanınçözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin16/02/2022 tarih ve E.2020/1763, K.2022/298 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN