T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 541
KARAR NO : 2018 / 541
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Davalı Belediyenin sorumluluk sahasındaki yolda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. I.
Vekili : Av. M. K.
Davalı : Malatya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. M. E. B.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/08/2014 tarihindeÇamlıca mevkiinde 72 .. ..7 plakalı motosiklet ile 72 .. ..2plakalı aracın çarpışması sonucumüvekkilinin ağır yaralanması olayında, davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürerek,uğranıldığı ileri sürülen 100,00-TL maddi,200.000.00-TL manevi olmak üzere toplam 200.100,00-TL tazminatın olaytarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle Batman Belediye Başkanlığı'nakarşı 18/04/2017 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMAN 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.12.2017 gün ve E:2017/231,K:2017/601 sayılı dosyada "Tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde; Davacının sosyoekonomik durumununkolluk marifetiyle tespiti edildiği; eldeki davanın 02.08.2014tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralanmalı ve maddihasarlı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemineyönelik olduğu; dava dilekçesinde iddianın ilerisürülüş şekli ve dava dilekçesi ekinde yer alanAdana 2. ASTM'nin 2014/2583 Esas sayılı dosyasında alınanbilirkişi raporunun incelenmesinden söz konusu kazada yol yapımve onarımdan sorumlu kuruluşun % 60 oranında kusurluolduğunun tespit edildiği; Karayolları GenelMüdürlüğü'nün 14.03.2016 tarihli yazıcevabında ise kazanın meydana geldiği yerdeki sorumluluğundavalı belediyede olduğunun ifade edildiği; böylelikletazminat sorumluluğunun davalı belediyenin kazanın meydanageldiği yoldaki yol yapım ve bakım sorumluluğunu yerinegetirmemesi kusuruna dayandırıldığı; söz konusukusurun idarenin hizmet kusuru mahiyetinde olduğu ve idari yargıdaaçılacak bir tam yargı davasında ilerisürülebileceği" şeklindeki gerekçeyle HMK md.114/1-b ve 115/2 uyarınca Davanın Usulden Reddine dair verdiğikarar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 17/04/2018gün, E:2018/530, K:2018/490 sayılı istinaf başvurusununreddi kararıyla kesinleşmiştir.
Davacılarvekili aynı taleple 31/05/2018 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ: 03.07.2018 gün ve E:2018/403 sayı ile"Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 02/08/2014tarihinde Çamlıca mevkiinde 72 EE 697 plakalı motosiklet ile72 KA 282 plakalı aracın çarpışması sonucuyaralanması olayının davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerekuğranıldığı ileri sürülen 100,00-TL maddi,200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 200.100,00-TL tazminatın olaytarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle Batman Belediye Başkanlığı'nakarşı ilk olarak Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/231esasına kayıtlı davanın açıldığı,bu davanın 13/12/2017 tarih ve E:2017/231, K:2017/601 sayılı kararile yargı yolu nedeniyle (görev yönünden)reddedildiği. Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğugörevsizlik kararının istinaf edilmesi üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2018 tarih veE:2018/530, K:2018/490 sayılı kararı ile istinafbaşvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusugörevsizlik kararının 21/05/2018 tarihindekesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından,31/05/2018 tarihinde 200.100,00-TL tazminatın olay tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam ”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yollan trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde; “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüne, geçici 21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ndeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Diğertaraftan, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 1.fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; "... AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesininbirinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dandoğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; bu kapsamda, davacı tarafından, 02/08/2014 tarihindeÇamlıca mevkiinde 72 EE 697 plakalı motosiklet ile 72 KA 282plakalı aracın çarpışması sonucuyaralanması olayının davalı idarenin kusurundankaynaklandığı ileri sürülerekuğranıldığı ileri sürülen 100,00-TL maddi,200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 200.100,00-TL tazminatın olaytarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince bu konuda karar verilinceyekadar ertelenmesine" karar vererek her iki dava dosyasını23.07.2018 tarih ve 2018/403 E. sayılı üst yazı ileMahkememize göndermiş, başvuru 13.08.2018 tarihindekaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindeki adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Belediyenin sorumluluk alanında meydana gelen vedavacının yaralanması ile sonuçlanan kaza sebebiyle,davalı Belediyenin kusurlu olduğu ileri sürülerek maddi vemanevi tazminat istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Batman İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Batman 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 13.12.2017 gün ve E:2017/231, K:2017/601sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Batman İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Batman 3. Asliye HukukMahkemesi’nin 13.12.2017 gün ve E:2017/231, K:2017/601sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy