T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 656 KARAR NO : 2015 / 659 KARAR TR : 28.9.2015 ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı; 2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı :P. D. Vekilleri :Av. İ. D. & Av. T. P.D. Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı (ŞanlıurfaOtelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Müdürlüğü) Vekilleri : Av. I.Y. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; “Davacı müvekkil, Şanlıurfa'daOtelcilik Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli'nde belirsiz süreli işakdiyle usta öğretici olarak çalışırken,iş akdi hiçbir gerekçe gösterilmedenfeshedilmiştir. Davacı müvekkil,davalı Bakanlığa bağlı iş yerinde 01.04.2010tarihinden 05.04.2013 tarihine kadar aralıksızçalışmıştır. Davacı müvekkilçalıştığı süre içerisinde işyasasında öngörülen süreden daha fazlaçalıştırılmasına rağmen kendisine fazlamesai ücreti ödenmemiştir. Şöyle ki; müvekkilinnormal mesai saati 07:00-15:00 olup, iş yoğunluğu nedeniylehemen her gün 18:00-19:00'a kadar çalışma devametmektedir. Turizm sektöründe özellikle Şanlıurfa'damevsimsel özellikler dikkate alındığında, turizmsektöründeki tüm çalışanların fazla mesaiyaptığı bir gerçektir. Bu şekilde sürekli fazlamesai yapan müvekkile fazla mesai ücreti ödenmemiştir. Müvekkil sağlıksorunları, aile problemleri gibi istisnalar hariç haftalıkizin kullanmamıştır. Gün içerisinde ancak 15 dakikayemek için işe ara vermekte, bunun dışındasürekli çalışmaktadır. Müvekkil bu şekildesürekli fazla mesai yapmış, bunun karşılığıolan ücreti almamıştır. Bunun yanında müvekkilyıllık izin de kullanmamıştır Müvekkile, haftatatili ücreti, bayram-genel tatil ücretleri dini milli bayramücretleri de ödenmemiştir. Müvekkile bugüne kadarherhangi bir ödeme yapılmadığından, fazlaya ilişkindava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilikaşağıda gösterilen tazminat ve alacağındavalıdan tahsilini teminen işbu davayı açma zaruretihâsıl olmuştur. NETİCE-İ TALEP:Yukarıda açıklanan nedenlerle DAVAMIZIN KABULÜYLE; Fazlaya ilişkin haklarımızsaklı kalmak kaydıyla davalıdan şimdilik; 100.00 TLkıdem tazminatı, 100.00 TL ihbar tazminatı, 100.00 TL fazlamesai ücreti, 100.00 TL hafta tatili ücreti, 100.00 TLbayram ve genel tatil ücreti, 100.00 TL yıllık izin ücretiolmak üzere toplam 600,00 TL tazminat ve alacağın, kıdemtazminatı için iş akdinin fesih tarihinden, diğeralacaklara ise borçlunun temerrüde düşmüşsayıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin dedavalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talepederim.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Şanlıurfa3.İş Mahkemesi:17.02.2014 gün, E:2013/74, K:2014/55 sayılı kararındaözetle; davanın kabulüne karar vermiştir. İşbu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay9. Hukuk Dairesi 09.12.2014 gün ve E:2014/11184, K:2014/37697sayılı ilamı ile; “657 sayılı DevletMemurları Kanunu’nun 89. maddesinde “Her derecedekieğitim ve öğretim kurumlan ile Üniversite ve Akademi(Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapankurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veyaöğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere,öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahutaçıktan atanacaklara ücret ile ek ders göreviverilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, dersgörevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgiliBakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespitolunur", hükümleri yer almaktadır. Bu maddeye istinadençıkarılan, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı kuramlarındasözleşmeli veya ek ders görevi ile görevlendirilecek uzmanve usta öğreticiler hakkında yönetmeliğin 5/2 maddesiuyarınca da, Uzman ve Usta Öğreticilerin 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca 02/12/1998tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ileyürürlüğe konulan Milli EğitimBakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve EkDers Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek dersgörevi verilebileceği belirtilmiştir. Görev konusu kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkatealınmalıdır. İş mahkemeleriningörev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarınagöre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun1. maddesini esas alarak belirleyecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki,işçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halindeiş mahkemesine açılan davada, davanın esastan reddi usuleaykırıdır. Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddive adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekir. idari Yargınıngörevli olması halinde “dava dilekçesinin yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesigerekir. İdari Yargı görevli ise mahkemece göndermekararı verilemez. 5521 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İşKanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununadayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm yeri işmahkemeleridir. Davacınındışarıdan ücretli usta öğretici olarakgörevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657Sayılı Devlet Memurları kanununun 89.maddesine uygun olarakBakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ders ücretleriyle ödendiğianlaşılmaktadır. Davacının sosyalgüvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumukapsamında gösterilmesi iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez. Davacı 657 sayılıyasanın 89. maddesinde belirtilen statü içindegörevlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasındaiş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkininstatü hukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukukiilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez. Bu hukuki olguya göreuyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıolup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirkenuyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesihatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” şeklindekigerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Şanlıurfa 3.İş Mahkemesi:Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 30.03.2015gün ve E:2015/74, K:2015/124 sayılı kararı ile özetle;davada idari yargı yerinin görevli olduğundan bahisledavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı vekili 13.04.2015tarihli dilekçe ile dosyanın ŞanlıurfaNöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesini talepetmiş, bu aşamadan sonra dosya Şanlıurfa 2. İdareMahkemesinin 2015/662 Esas sırasına kaydedilmiştir. Şanlıurfa 2.İdareMahkemesi:23.06.2015 gün ve E:2015/662 sayılı kararı ile özetle;uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 28.9.2015 günlü toplantısında;Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın 2247 sayılıYasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinde, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir”, 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler. (Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi budurumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, mahkemelerce re’senyapılan başvuruların 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi kapsamında olduğunun kabul edilerek UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlıklarının çözümekavuşturulmasının, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkeme-sinin kuruluş amacına uygunolacağı düşüncesiyle görevuyuşmazlıklarının esasını inceleyerek esasailişkin karar vermektedir. Öte yandan;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevsizlik veyayetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler”başlıklı 20.maddesinin 1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararıverilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği andakesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanınaçılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeriyargı yerlerine açılmış bulunan davalarıngörev noktasından reddi halinde bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerine verilecekkarar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek davadosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,(…) karar verilir” denilmiştir. Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yeralan “görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır. Göreve ilişkinkararın, işbölümü esasına göre veyayargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, buyargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarakyeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda, idare mahkemesine hitabenyazılmış dilekçeyle açılmış birdava bulunmadan, davanın görev yönünden reddine karar verenŞanlıurfa 3.İş Mahkemesinin işbu kararının kesinleşmesiüzerine, davacı vekilinin istemi üzerine söz konusu dava dosyasıŞanlıurfa İdare Mahkemesine gönderilmiş ve idari yargı yerince,kendisine gelen adli yargı yerine ait dava dosyası üzerindeninceleme yapılarak Uyuşmazlık Mahkemesine başvurudabulunulmuş olup, yukarıda yapılan açıklamalaragöre, İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9. maddelerindeöngörülen şekilde usulüne uygun olarak idariyargı yerine açılmış bir dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarınıngerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi veelindeki işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak,başvuru koşullarının incelenebilmesi içinöncelikle, yargı yerinde usulüne göreaçılmış bir dava bulunması gerektiği tartışmasızdır. Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu–Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04); asliye hukukmahkemesine açılan tazminat davasında bu mahkemecedavanın görev yönünden reddine, başvuranlarınkararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davaaçmaları halinde dava dosyasının yetkili idaremahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davacılarınöngörülen sürede başvurmaları üzerine yinebu mahkemece dava dosyasının ilgili idare mahkemesinegönderildiği, İdare Mahkemesince de mahkemelerine İdariYargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre davacılartarafından açılan bir davanın mevcutolmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesinin ihlaledildiği sonucuna varıldığı görülmektedir.Mahkememizce konuya ilişkin idari yargı içtihatlarıüzerinde yapılan araştırmada; Danıştay 6. Dairesiuygulamasında AİHM’nin temas edilen kararınaişaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararısonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesineyaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukukenolanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden davadosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde, dosyamahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesinegeçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemiolmaksızın doğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmükarşısında esasa kaydedilmeyerek veya esasa hataenkaydedilmiş ise dosya kaydının kapatılarak mahkemesineiadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Şanlıurfa 3. İş Mahkemesince verilengörevsizlik kararı, davacı vekilinin talebi üzerineŞanlıurfa 2. İdare Mahkemesine gönderilmiş; ancak bumahkemece usul yönünden bir karar (dilekçe reddi) verilmeyip,davada görevsiz olunduğu düşüncesiyle önceliklegörev ret kararı verilmiş ayrıca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine dosyanıngönderilmesine de karar verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idariyargı yerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymakzorunda olduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492sayılı Harçlar Kanununun ilgili hükümleri vetarifeleri gereğince böyle bir davanın harca tabi olduğuizahtan varestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda, ortada idaremahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 28.9.2015 gününde ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy