T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 584
KARAR NO : 2015 / 596
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET : Adli ve idari yargı yerlerince, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararı bulunmadığından; 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen koşulu taşımayan başvurunun, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca reddi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.U. Vekili :Av.G.Ö. Davalı :Adana Valiliği Defterdarlık Milli Emlak DaireBaşkanlığı Vekili :Av. F.T. (Adli Yargıda) O L A Y : Adana İli, Çukurovaİlçesi, Kanalüstü Mahallesi 5069 ada 1 parsel arsavasfı ile 12279 m² olarak tapuda kayıtlıdır.Taşınmazın tapu kaydı müşterek mülkiyetolarak; 2/12279 hissesi imar sonucu09.01.1987 tarihinde Salih oğlu Seyfettin 241/12279 hissesi imar sonucu09.01.1987 tarihinde Ali oğlu Hasan 241/12279 hissesi imar sonucu09.01.1987 tarihinde Abdullah oğlu Durdu 69/12279 hissesi imar sonucu 09.01.1987tarihinde Süleyman oğlu Mevlüt 50/12279 hissesi imar sonucu09.01.1987 tarihinde Süleyman oğlu Mevlüt 1318/12279 hissesi imar sonucu09.01.1987 tarihinde M.Rasim oğlu Metin Uyanık 35/12279 hissesi hibe sonucu23.12.1998 tarihinde Maliye Hazinesi adına, kalan hisselerde üçüncükişiler adına kayıtlıdır. 5069 ada 1 parselsayılı taşınmaza hissedar olan A.oğlu D., S. oğluM., A. oğlu H. ve S.oğlu S.’in kim ve nerede olduklarıbilinmediğinden bu kişilere ait hisseler yönünden Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin E:2008/788 K:2008/2028, E:2008/784 K:2008/2025,E:2008/840 K:2008/2032, E:2008/785 K:2008/2029 sayılı kararlarıile Türk Medeni Kanun’un 427/1 maddesi gereğince Adana İliDefterdarı T.U.’nun kayyım olarak atanmasına kararverilmiştir. Davacı M.U.’ın zeminde 1350 m² yerkullandığı dolayısıyla malları kayyımlayönetilen kişilere ait hisselerin de davacı tarafındankullanıldığı gerekçesiyle Adana Valiliği,Defterdarlık Kayyımlık BürosuBaşkanlığı 27.04.2010 tarih 527/2-7594,7595,7599,7591, 7598sayılı yazıları ile söz konusu hisseler için21.11.2008-26.04.2010 tarihleri arasında takdir edilen toplam 551TLkullanım bedelinin ödenmesi için davacıya bildirimdebulunmuş, davacının talep edilen kullanım bedellerineilişkin itirazı da Defterdarlık Kayyımlık BürosuBaşkanlığı’nın 18.08.2010 tarih15153,15155,15154,15152,15151 sayılı cevabı yazılarıylareddedilmiştir. Diğer taraftan AdanaValiliği, Defterdarlık Milli Emlak DairesiBaşkanlığı, 5069 ada 1 parselin 35 m² likkısmının Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğunu;M.U.’ın zeminde bu 35 m² alanı fuzulen işgal ederek15.10.2008-29.11.2010 tarihleri arasında kullandığı tespitedildiğinden, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75.maddesi ve 19.06.2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresiHakkında Yönetmeliğin 85. maddesi uyarınca 01.12.2010 tarihve 1 sayılı komisyon kararına istinaden 385.00 TL’nin tahakkukettirildiğini açıklayarak 03.12.2010 tarih 20605 sayılıEcrimisil İhbarnamesi göndermiştir. Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Adana İli, Çukurova İlçesi,Kanalüstü Mahallesi 5069 ada 1 parselin 12.279 m² olarak arsavasfı ile kayıtlı olan taşınmazın 1318 m² sinindavacıya ait olduğunu, Adana Valiliği, Defterdarlık MilliEmlak Başkanlığı’nın bahsi geçentaşınmazda davacının hissesinden fazla olarak 35 m² likkısmı işgal ettiği iddiası ile 15.10.2008-29.11.2010tarihleri arasında 2 yıl, 1 ay, 15 gün için 385 TLecrimisil ödemesinin istediğini, oysa davacının hissesindenfazla yer kullanmadığı gibi hissedarların yerlerinin fiilenve hukuken belirlenmediğinden davacının 03.12.2010 tarih 20605sayı ile gönderilen ecrimisil ihbarnamesi nedeniyle borçluolmadığının tesbitine karar verilmesi istemiyle 25.04.2011tarihinde adli yargıda dava açmıştır. ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ:01.11.2011 gün ve E:2011/969 K:2011/2264 sayılı kararında“…davanın idarenin ecrimisil işlemi nedeniyledavacının borçlu olmadığının tespitineyönelik olduğu ve davaya bakma görevinin idare mahkemesine aitolduğu…” gerekçesiyle dava dilekçesinin görevyönünden reddine kesin olarak karar vermiştir. Davacı vekili bu kez 5069ada 1 parselde fazladan kullandığı kısım için AdanaValiliği, Defterdarlık Kayyımlık BürosuBaşkanlığı tarafından tahakkuk ettirilen kullanımbedelinin ödenmesine ilişkin işlemler ile bunlara yapılanitirazların reddine ilişkin işlemlerin iptali için22.11.2011 tarihinde idari yargıda dava açmıştır. ADANA 1. İDAREMAHKEMESİ: 02.12.2011 gün ve E:2011/2095 K:2011/1811 sayılıkararında; “… Adana Defterdarlık KayyımlıkBürosu Başkanlığı’nın kayyımsıfatıyla hareket ederek davacı adına kullanım bedelitahakkuk ettirilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın,yukarıda anılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunuhükümleri çerçevesinde kurulan kayyımlıkilişkisi uyarınca ve bu Kanun hükümleri uyarıncadavacı ile kayyımlık makamı arasındaki özel hukukilişkisine dayalı olarak - davacıdan kullanım bedeliistenilmesine ilişkin olduğu ve anılan kullanım bedelitahakkukuna esas olan arazi kullanımının 2886 sayılıDevlet İhale Kanunu kapsamında olmadığı ve uyuşmazlığınbu Kanunun uygulanmasından da doğmadığı dikkatealındığında, taraflar arasındaki özel hukukilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın adli yargıdaçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır…” gerekçesiyle davanın2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1/a bendi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve verilenkarar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. DANIŞTAY ONUNCUDAİRESİ: 18.11.2014 gün ve E:2012/1151 K:2014/6670sayılı kararında “…2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasında; adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varması halinde, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvuracağı ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteleyeceği;aynı maddenin 5791 sayılı Yasayla değişik 2.fıkrasında ise, yargı merciinin, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyasını da temin ederek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesine göndereceğihükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, Sulh HukukMahkemesinin görevsizlik kararı üzerine idari yargıyerlerinde açılan davada, İdare Mahkemesince,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmasıhalinde, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğincegörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması gerekirken, davanın tekrar görevyönünden reddedilmesinde hukuki isabetbulunmamaktadır…” şeklindeki gerekçeylekararın bozulmasına karar vermiştir. ADANA1. İDARE MAHKEMESİ: 06.05.2015 gün ve E:2015/582sayılı gönderme kararında “…2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesininkarar vermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir" hükmüne yerverilmiştir. 2576 sayılı Bölgeİdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi MahkemelerininKuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “İdareMahkemelerinin Görevleri” başlıklı değişik5. maddesinde; “1- İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleriningörevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecekolanlar dışındaki, a) İptal davalarını, b) Tamyargı davalarını, c) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerinden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarlaverilen işleri çözümler.2- Özel KanunlardaDanıştay’ın görevli olduğu belirtilen veİdari Yargılama Usulü Kanunu ile İdare Mahkemeleriningörevli kılınmış bulunduğu davalarıçözümler.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında idari dava türleri;idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden,davacı tarafından borçlu olmadığınıntespiti için Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan davadaanılan Mahkeme'nin 01.11.2011 tarih ve E:2011/969, K:2011/2264sayılı kararı ile davanın görüm veçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, adliyargı yerince verilen görevsizlik kararı üzerineMahkememizde bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Adana İli,Yüreğir İlçesi, Şeyhmurat Mahallesi, 5069 ada, 1parselde kayıtlı olan taşınmazdaki Mahkemece kayyımlıklaidaresine karar verilen gaip şahsa ait hissenin davacıtarafından kullanıldığından bahisle kullanımbedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemlere yapılanitirazın reddine ilişkin Adana Defterdarlık KayyımlıkBürosu Başkanlığı işlemlerinin iptali istemiyleaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır…” denilerek, 2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce bir karar verilmesinekadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 28.09.2015günlü toplantısında; Raportör-Hakim FilizBUDAK’ın, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 158.maddesinde, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili olduğu belirtilmiş; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 1. maddesinde, “UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir…”; 14. maddesinde, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. / Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.”; 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. / (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008– 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” denilmiştir. 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi ile, yargı merciilerinin UyuşmazlıkMahkemesi’ne re’sen başvurabilmelerine olanaktanınmış olup, böylece 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesine göre doğabilecek olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi bakımından dahaekonomik bir yöntem öngörülmüştür. Buna göre, 19. maddekapsamındaki bir başvuruda da, 14. maddedeöngörülen “... tarafları, konusu ve sebebi aynıolan dava...” koşulunun aranacağı doğaldır. Davasebebi; talep sonucunu haklı göstermeye yarayan maddi vakıalariken dava konusu; netice-i taleptir. Olayımızda her ikidavanın ortak olan dava sebebi; uyuşmazlığa konu parselde hissesahibi olan davacı Metin Uyanık’ın zeminde hissesindenfazla yer kullandığıdır. Ancak Milli Emlak Müdürlüğü,Hazine hissesi nedeniyle 2886 sayılı Kanun ve HazineTaşınmazlarının İdaresi HakkındakiYönetmelik hükümlerine dayanarak ecrimisil talebinde bulunurken,Kayyımlık Bürosu malları kayyımla yönetilen gaipkişiler adına kayıtlı taşınmaz hisseleriyönünden kullanım bedeli talep ettiklerinden her ikidavanın dava sebebindeki maddi vakıalar tamamı ile aynıdeğildir. Davanın konusuna gelince; adli yargıdaaçılan davanın konusu, 5069 ada 1 parselde Maliye Hazinesineait hisse yönünden ecrimisil ihbarnamesi ile talep edilenalacağın dolayısıyla davacının borçluolmadığının tesbitine ilişkin olmasına rağmen;idari yargıda 5069 ada 1 parselde gaip kişiler A.oğlu D., S.oğlu M., A.oğlu H., S. oğlu S.’e ait hisseleryönünden 3561 sayılı Kanun gereğince istenenkullanım bedelinin iptaline ilişkin olması nedeniyle görevuyuşmazlığı olduğu iddia edilen kararlar arasındadava konuları arasında da ayniyet mevcut değildir. Belirtilen duruma göre, 2247sayılı Kanun’un 19. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynıKanun’un 27. maddesinde yer alan “ Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder.”kuralı uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasa’nın19. Maddesinde öngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaREDDİNE, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy