T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR NO : 2014 / 1013 KARAR TR : 17.11.2014 ÖZET : Trafik kazası sonucu sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Y. K. S. A.Ş. Vekilleri : Av.A. S., Av.Ç. K. Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü Vekili : Av. D. G.Ç. O L A Y : Davacı şirket vekili, davadilekçesinde; müvekkili Şirket tarafından kaskosigortası yapılan F:T.nin sevk ve idaresindeki 04 P 0060 plakalıaracın, 13.03.2013 günü 280-02 sayılıDevlet yolunun 22.450 kilometresinde(Tedaş Önü) Patnos'tanErciş istikametine seyir halinde iken, yol üzerindeki 20x30 cmebatlarında taş parçasına çarparak hasargördüğünü; söz konusu trafik kazasınınoluşumunda; yolun yapım, onarım ve bakımından sorumluolan davalının kusurlu olduğunu; 2918 SayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 47/1. maddesindeki "trafikgüvenliği ile ilgili diğer kural, yasak veyükümlülüklere uymamak" kusurunu ihlal ederek yolunbakımı ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğini; olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında dayolun bakımından sorumlu davalının kusuru sonucukazanın meydana geldiğinin ifade edildiğini; 6001sayılı Yasada karayollarının emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek,işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak şeklindeöngörülen görevlerin davalı tarafça tam veeksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıylayürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, kazanedeniyle meydana gelen idari eylemden doğan söz konusu zarardahizmet kusuru bulunduğunu; sigortalı araçta meydanagelen 5.157,00 TL tutarındaki hasarın, 22.04.2013 tarihinde müvekkiliŞirketçe sigortalıya ödendiğini; bumiktarın, hasardan sorumlu olan davalıdan 22.04.2013 tarihli mektuplatalep edildiği halde bugüne kadar ödeme yapılmadığınıifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklıtutularak 5.157,00 TL alacağın, 22.04.2013 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle11.7.2013 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır. ERZURUM 1.İDAREMAHKEMESİ:19.8.2013 gün ve E:2013/805, K:2013/837 sayı ile, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun Karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğunun belirtildiği; öte yandan, 2918 sayılıYasa'nın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. / Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denildiği; Belediye aleyhine idare mahkemesinde açılanbaşka bir tazminat talepli tam yargı davasında, idareMahkemesinin 2918 sayılı Yasa'nın 110. maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasayaaykırı olduğu kanısına vardığı,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün Ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanundan doğan, sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir” kararına vardığı; dosyanınincelenmesinden; davacı sigorta şirketi tarafından, kaskopoliçeli sigortalısı 04 P 0060 plakalı aracın13.03.2013 tarihinde Ağrı ili Patnos ilçesinden Van iliErciş ilçesi istikametine seyir halinde iken meydana gelen kazada,davalı idareden, yolun gerekli bakım ve onarımınıyapmayarak, kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ilerisürülen 5.157,00.-TL maddi zararın 22.04.2013 tarihinden itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiylegörülmekte olan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; olayda, 2918 sayılıYasa'nın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı verinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı; nitekim, 01.08.2013tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin01.07.2013 gün ve E: 2013/762 K2013/1083 sayılıkararının da aynı yönde bulunduğu gerekçesiyle,2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş,bu karar Erzurum Bölge İdareMahkemesinin 11.12.2013 tarih, E:2013/705, K:2013/644 sayılıkararıyla onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Davacı şirket vekili bu kez,aynı istemle 7.10.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. VAN 3.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:21.1.2014 gün ve E:2013/391, K:2014/9 sayı ile,davanın davacı şirket tarafından kasko sigortasıyapılan Fırat Türkan'ın kullandığıaracın yol üzerinde taş parçalarına çarparakhasar görmesi nedeniyle, kazaya yolun yapım onarımbakımından sorumlu olduğu iddiasıyla davalı kurumdanzararın tazmini talepli açılan dava olduğu; 6100sayılı HMK’nun 3. maddesinin 1. fıkrası"Hertürlü idari ve eylem ve işlemler ile idarenin sorumluolduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminini ilişkin davalara Asliye Hukuk Mahkemesibakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerdendoğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalardadahi bu hüküm uygulanır." hükmünün AnayasaMahkemesinin kararı ile iptal edilmiş olduğu, iptal sonucundaHMK 3. maddenin iptalinden önce Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılmış bulunan davaların Anayasa Mahkemesikararları geriye yürümeyeceğinden, adli yargıda devamedeceği, iptal kararının yürürlüğegirmesinin ardından ve mezkur konudaki davaların idari yargıdaaçılacağı; Anayasa Mahkemesinin 2011/35 Esas2012/23 Karar sayılı iptal kararının 16/02/2012 tarihindekarara çıkmış olduğu, Mahkemelerindegörülen dava bu tarihten sonra açılmışolduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesigerektiğinden, davada idare mahkemesinin görevli olduğugerekçesiyle; açılan davanın yargı yolu nedeniylereddine karar vermiştir. Davacı vekilinin, olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi istemlidilekçesi, temyiz dilekçesi gibi algılanarak Yargıtay’agönderilmiş; incelemeyi yapan Yargıtay 17.Hukuk Dairesi10.7.2014 gün ve E:2014/13590, K:2014/11066 sayı ile, temyizisteminin süre yönünden reddine karar vermiş; davacıvekilinin, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesiistemli ikinci dilekçesi üzerine dosya Mahkememize intikalettirilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme aykırıolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği; dosyaiçerisinde uyuşmazlığı çözmeye yeterlibilgi ve belgelerin olması nedeniyle İdari yargıdosyasının istenilmediği; idari yargı kararınınkesinleşme durumunun ise UYAP üzerinden teyit edildiği vesonuçta usule ilişkin başka bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47md.) d) Trafik ve araçtekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarınınüstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, (1) g) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğiniilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışıpark yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanlarıtasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, i) (Mülga: 3/5/2006 –5495/4 md.) j) (Değişik: 17/10/1996 -4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga :28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı sigorta şirketi tarafından, kaskopoliçeli sigortalısı 04 P 0060 plakalı aracın,13.03.2013 tarihinde Ağrı ili Patnos ilçesinden Van iliErciş ilçesi istikametine seyir halinde iken meydana gelen kazada,davalı idareden, yolun gerekli bakım ve onarımınıyapmayarak, kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ilerisürülen 5.157,00.-TL maddi zararın 22.04.2013 tarihindenitibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davalarınadli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemeninkamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Van 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 3.Asliye HukukMahkemesi’nin 21.1.2014 gün ve E:2013/391, K:2014/9 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 17.11.2014gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 969
Full & Egal Universal Law Academy