T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/631
KARAR NO : 2022/31
KARAR TR : 31/01/2022
ÖZET: Davacının maliki olduğu taşınmazın imar planında "kent parkı alanı" olarak ayrılmasından sonra aynı parselin bir kısmına yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız fiilî el atılmasına ilişkin açılan davanın, taşınmazın tamamının bir bütün olarak ele alınması ve ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.S.
Vekili : Av. A.F.D. -Av. B.D.
Davalılar: 1- Osmangazi BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. R.B.
2- Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M.A.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacının mülkiyetinde bulunantaşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilenve hukuken el atıldığından bahisle tazminat istemiyle adliyargı yerinde dava açılmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞAİLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/06/2012tarihli ve E.2011/588, K.2012/396 sayılı kararı ile,"imar planından kaynaklı kısıtlamanın idariişlem olması" gerekçesiyle yargı yoluyönünden davanın reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 20/12/2012tarihli ve E.2012/18914, K.2012/27715 sayılı kararı ilekararın bozulmasına karar verilmiş ise de; aynı Dairenin25/11/2013 tarihli ve E.2013/10151, K.2013/20616 sayılı kararıile, karar düzeltme başvurusunun kabulüne ve temyize konukararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.Böylelikle, adli yargı yerince verilen görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
4. Davacı, bunun üzerine aynıistemle idari yargı yerinde tam yargı davasıaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Bursa 3. İdare Mahkemesinin15/05/2015 tarihli ve E.2014/243, K.2015/548 sayılı kararı ile; "hukukenel atılan kısım yönünden davanın kısmenkabulüne, fiilen el atılan kısım yönünden isedavanın görev yönünden reddine" kararverilmiştir.
6. Danıştay Altıncı Dairenin21/11/2016 tarihli ve E.2015/8445, K.2016/7516 sayılı kararı ile;"taşınmazın bir kısmına fiili el atmaolduğundan taşınmazın bir bütün olarak elealınması ve taşınmazın bütünübakımından adli yargı yerinin görevli olduğu" gerekçesiyledavanın kısmen kabulüne ilişkin kısmınınbozulmasına karar verilmiştir.
7. Bursa 3. İdare Mahkemesinin 23/08/2021tarihli ve E.2021/785 sayılı ara kararı ile, "taşınmazınbir kısmına kamulaştırmasız fiilen elatıldığı ve adli yargının görevliolduğu" kanaatiyle 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar verilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun "İmarprogramları, kamulaştırma ve kısıtlılıkhali" kenar başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"Belediyeler; imar planlarınınyürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, buplanı tatbik etmek üzere 5 yıllık imarprogramlarını hazırlarlar. Beş yıllık imarprogramlarının görüşülmesi sırasındailgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcilerigörüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısınakatılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonrakesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarınatahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beşyıllık imar programları sınırları içindekalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleriilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içindekamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamukuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlereayrılan yerler ile özel kanunları gereğincekısıtlama konulan gayrimenkullerkamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceyekadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devameder."
9. 3194 sayılı Kanun'un “İmarplanlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler" kenarbaşlıklı 13. maddesi şöyledir:
"(Birinci fıkraiptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51sayılı Kararı ile)
İmar programınaalınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlakvergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanınyapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihiarasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayıyapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılıyerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plandeğişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen birmaksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibarengeçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.
(Üçüncüfıkra iptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51sayılı Kararı ile)
Onaylanmış imarplanlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa vearazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklıkpayı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerinceilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terkişlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisialınmaz."
10. 2942 sayılı Kanun'a 6745 sayılı Kanun'un33. maddesi ile eklenen ek 1. madde şöyledir:
"Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliği yapılır/yaptırılır.Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmamasıhâlinde taşınmazların malikleri tarafından, buKanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca davaaçılması hâlinde taşınmazın ya daüzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindekideğeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişiincelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufununkısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihtekinitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir vetaşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veyaterkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalantaşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, buKanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü,yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önceaçılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararıkesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancakhenüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında isegeçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesininsekizinci fıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzdeiki oranındaki ödenekler, yüzde dört olarakayrılır. İlave olarak ayrılan yüzde ikioranındaki ödenekler, münhasıran bu ek madde ilegeçici 11 inci ve geçici 12 nci maddeler kapsamındayapılacak ödemelerde kullanılır. Yapılacaködemelerin toplam tutarının ilave olarak ayrılanödeneğin toplamını aşması hâlinde,ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6 ncı maddeninsekizinci fıkrası hükmüne göre yapılır."
11. Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindede, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerindendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır.
B. Yargı Kararları
12. Yargıtay İçtihadıBirleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15sayılı kararının, III. bölümüşöyledir:
“İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veya projeyeaykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan bir davadanibaret olacaktır.
Bubentte anılan davalar, içtihadı birleştirmekararının dışında kaldıklarındankararın bunlara şümulü yoktur”
13. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6. maddesinin bazı fıkralarının iptaliyönündeki taleple Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz (somut normdenetimi) başvurusunda Anayasa Mahkemesi 25/09/2013 tarihli ve E.2013/93,K.2013/101 sayılı kararıyla; yapılan itiraz başvurusu,başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Türk hukukunda 'fiili yol'un enkarakteristik örneği, 'kamulaştırmasız elatma'lardır. Kamulaştırmasız el atma, idarenin, birkişiye ait taşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmayailişkin usul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedelödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklindetanımlanmaktadır. Buna göre, kamulaştırmasız elatmadan söz edilebilmesi için, kişiye ait gayrimenkulünidarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgaledilmiş olması ve bu işgalin kanunda öngörülenusul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırmaişlemine dayanmadan gerçekleştirilmiş olmasıgerekmektedir. Bu şekilde, idarenin hukuk dışı eylemindenkaynaklanan fiili el atmaların, özel kişilerin haksız fiilteşkil eden eylemlerinden hiçbir farkının bulunmadığı,bu nedenle bu tip eylemlerden doğan zararların da özelkişilerin haksız fiilinden doğan zararlarda olduğu gibiadli yargıda dava konusu edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Başvuran Mahkemede görülen davayakonu olayda, davacıya ait taşınmaz, imar planlarıyla 'deremutlak koruma alanı' sınırları içinealınmış ve bu nedenle davacının taşınmazüzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmıştır.Davacının tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının,davacının mamelekinde azalma meydana getirebileceğitartışmasızdır. Ancak, davacının mülküüzerinde tasarruf etme hakkının kısıtlanması,idarenin bir eyleminden değil, idari bir işlem niteliğindeolduğu tartışmasız olan imar planındankaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koyma niteliğitaşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksine kanunenyapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.
Öte yandan, kamulaştırmasızel atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, Mahkemedegörülen davaya konu olayda olduğu gibi 'imarkısıtlamaları'nda taşınmaz zilyetliği maliktekalmaya devam etmekte olup yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgilimevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalmasısöz konusu olmaktadır.
Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında 'dere mutlak korumaalanı'nda bırakılması nedeniyle tasarruf hakkınınkısıtlanmasının kamulaştırmasız el atmaolarak nitelendirilemeyeceği, bunun, idari bir işlem olan imarplanlarının zorunlu bir sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin görev alanına girmemektedir.
Nitekim, Anayasa'nın 158. maddesiyle,adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir..."
14. 6745 sayılı Kanun’la 2942 sayılı Kanun'aeklenen Ek Madde 1'in birinci fıkrasının "Bu süreiçerisinde belirtilen işlemlerin yapılmamasıhâlinde taşınmazların malikleri tarafından, buKanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir." şeklindekiikinci cümlesi; Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.2016/181,K.2018/111 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
15. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün11/04/2016 tarihli ve E.2016/180, K.2016/224 sayılı kararında;"dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen elatıldığı belirtilmiş ise de, taşınmazın... tek bir imar planı kapsamında yol ve park olarakayrıldığı ve bu itibarla tek bir taşınmaza tekbir imar planı kapsamında yapılan el atmanın,taşınmazın tamamı için bir bütün olarakele alınması ve değerlendirilmesi gerektiği, nitekim davakonusu taşınmaza ilişkin dosyaya yansıyan birkamulaştırma kararı ya da mahkeme kararı dabulunmadığından bu yöndeki değerlendirmeninyargılama salahiyeti ve usul ekonomisi ilkelerinin de bunugerektirdiği sonucuna varılarak" davanınçözümünde adli yargının görevliolduğuna hükmedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16. Uyuşmazlık Mahkemesinin MuammerTOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER,Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, NurdaneTOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 31/01/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'undavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin veDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
18. Dava, davacının maliki olduğutaşınmaza kamulaştırma bedeli ödenmeksizin, idaretarafından hukuken ve fiilen el atıldığından bahisleoluştuğu ileri sürülen zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
19. Dosyanın incelenmesinden; 1/5000ölçekli Osmangazi Nazım İmar Planında 1.derece sitalanı sınırı içinde "kent parkı" olarakplanlanan ve davacının maliki olduğu Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Çekirge Mahallesi, 4181 ada, 7 parselsayılı parsele 2942 sayılı Kanun'un 7. maddesiuyarınca şerh konulduğu, bunun üzerinden beşyıldan uzun bir süre geçmesine rağmenkamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı,yargılama sürecinde parselin 76,51 m²'lik kısmına yolyapılmak suretiyle fiilen de el atıldığı, bu maddiolguların gerek davalı idarelerin kabul içeriklibeyanları, gerekse yapılan keşif ve sonrasındadüzenlenen bilirkişi raporları ile sabit olduğuanlaşılmıştır.
20. İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu;özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
21. Davacının planlakısıtlamadan kaynaklı fiilî el atma iddiasınındosya kapsamı, davalı vekillerinin bu yöndeki kabulleri vekeşif ve bilirkişi incelemesi ile doğrulandığı;aynı parsele ilişkin tek bir uygulama imar planı kapsamındagerçekleştirilen el atmalarda taşınmazın birbütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ve hukuken elatılan kısım yönünden dosyanın tefrikinin hukukenve usul ekonomisi yönünden uygun olmadığıdeğerlendirilmiştir.
22. Bu durumda, aynı imar planıkapsamında dava konusu tek bir taşınmazın birkısmına fiili el atmanın bulunduğu değerlendirilendavanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
23. Belirtilen nedenlerle; Bursa 3. İdareMahkemesinin 12/04/2021 tarihli ve E.2019/196 sayılıbaşvurusunun kabulü ile Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/06/2012tarihli ve E.2011/588, K.2012/396 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde ADLİYARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Bursa 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile,Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/06/2012 tarihli ve E.2011/588,K.2012/396 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
31/01/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ ile KESİNOLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Birol Nilgün Doğan
TOPAL SONER TAŞ AĞIRMAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy