T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/589
KARAR NO : 2021/617
KARAR TR : 29/11/2021
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :E. K.
Vekili :Av.A.T.
Davalı :Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. G.G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili dava ve tarafta iradi değişiklikdilekçesinde özetle; müvekkiline ait 52 ... 324 plakalıaracın dava dışı S.K.'ın sevk ve idaresinde ikendireksiyon hakimiyetini kaybedip kaldırıma çıkmasıneticesinde trafik kazası meydana geldiğini; davalı belediyenintesis ve işletme sorumluluğundaki alanda bulunan sokakaydınlatma lambalarınınsöküldüğünü ve elektrik kablolarınınaçıkta bırakıldığını, bu nedenle açıktabırakılan kabloların aracın alt kısmına temasetmesiyle aracın yanarak kullanılamaz hale geldiğini, Sulh HukukMahkemesinin dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de budurumun tespit edildiğini, davalının yapması gerekenbakım görevini yapmayarak zararın meydana gelmesine sebebiyetverdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 2.000 TL'nin (bedelin artırılmasıyla 37.000TL'nin) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/06/2020 tarihli ve E.2018/199,K.2020/211 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 07/10/2020 tarihli ve E.2020/1128, K.2020/1609sayılı kararı ile, davaya bakma görevinin idariyargıya ait olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının esasıincelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın yenidengörülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesinekarar vermiştir.
3. Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/12/2020 tarihli ve E.2020/613,K.2020/579 sayılı kararı ile, davanın HMK 114/1-b,115/2. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması sebebiyledava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 5. Hukuk Dairesi 15/06/2021 tarihli ve E.2021/849, K.2021/902sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK 353/1-b.l maddesi gereğince esastan reddine kesinolmak üzere karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava tazminat istemine ilişkindir.Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir."
4. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Ordu İdare Mahkemesi 17/08/2021 tarihli ve E.2021/449sayılı kararı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 1., 2., 3., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca2918 sayılı Kanun'un 110. maddesininbirinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye HukukMahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;Mahkemelerininuyuşmazlığa bakmakla görevli olmaması ve görevliyargı yerinin adlî yargı mahkemeleri olduğugerekçesiyle, hangi Mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesiamacıyla 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarıncadosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, bakılmakta olan davanı ise meydana gelentrafik kazası neticesinde oluşan zararın, davalınınkusuru nedeniyle oluştuğundan bahisle, tazmini istemiyleaçıldığı görülmüş olup;davacının tazmin istemine dayanak yol güvenliğininsağlanmasının 2918 sayılı Kanun kapsamında yeraldığı, davalı idarenin karayolu, yaya yolu(kaldırım) ve duraklardaki eksiklik ve kusurlardan dolayıaraç yolunun emniyetle kullanımını sağlamasorumluluğunu yerine getirmediği iddiasıyla meydana geldiğiöne sürülen kazalar neticesinde oluştuğu belirtilenzararların tazmini istemiyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dikkatealındığında, meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan işbu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 25.06.2018 tarih ve E.2018/429, K.2018/447sayılı kararı da bu şekildedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
7. 2918 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu ifade edilmiştir.
8. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafikgüvenliği” başlıklı 13.maddesinde de, karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
9. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
“İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”
10. 2918 sayılı Kanun'unGeçici 21. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz”
B. Yargı Kararları
11. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147)kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Birol SONER, NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 29/11/2021 tarihlitoplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası UYAP örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
14. Dava, karayolunda meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddizararın, davalı idarece tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
15. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,yukarıda belirtilengerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir.
16. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesinin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
17. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak; Ordu 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Fatsa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin15/12/2020 tarihli ve E.2020/613,K.2020/579 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ordu 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileFatsa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve E.2020/613, K.2020/579sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
29/11/2021 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Birol Nilgün Doğan
TOPAL SONER TAŞ AĞIRMAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy