T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/602
KARAR NO : 2021/612
KARAR TR : 29/11/2021
ÖZET: Adli yargıda, davalı tarafından yapılan çalışma sırasında davacı şirkete ait tesislere zarar verildiği nedeniyle başlatılan ilamsız takip sonucunda açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemiyle; idari yargıda ise, davalı tarafın yaptığı çalışma nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın; 2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin kararı gözetilerek İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
Vekili :Av. M. Y. Ç.
Davalı :İSKİ Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. Ö. Y.Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili; davalı İSKİ GenelMüdürlüğü tarafından 04/07/2018 tarihindeKüçükçekmece İlçesi, İnünüMah. 4. Gül Sok. No:l adresinde yapılan çalışmaesnasında müvekkili şirketin enerji dağıtımaltyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, buhasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj,işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğerkayıpların müvekkili şirketin maddi zararına yolaçtığını,doğan hasar bedelinin ödenmemesiüzerine borçlu aleyhine, 3.250,67 TL'nin tahsili amacıylailamsız takip yapıldığını ve borçluyaödeme emri gönderildiğini, davalının borca itirazettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle iş bu itirazıniptali davasının açıldığını,takibindurdurulmasından sonra kısmi ödemeyapıldığını, 1.166,91 TL tutarında asılalacağın kaldığını, ilgili icra takipleriiçin bu tutar yönünden davalının sorumluluğununsürdüğünü ifade ederek;davalınınİstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün2018/39641 E. Sayılı takip dosyasına yapmışolduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibindevamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın%20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeyemahkum edilmesine karar verilmesi istemiyle 12/11/2020 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/03/2021 tarihli veE.2020/658, K.2021/230 sayılı kararı ile, hizmet kusurundankaynaklanan tam yargı davasının idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle 6100 SayılıHMK'nın114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince davanın usuldenreddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararınilgili kısımları şöyledir:
"**Dava, hizmet kusurundan kaynaklanan tamyargı davasına ilişkin olarak nitelendirilmiştir.
**İdari dava türlerinden biri olan veedim davası niteliğinde olan tam yargı davası ile idarehukuku alanında ihlal edilmiş olan hakkın yerine getirilmesi yada uğranılan zararın giderilmesi gerekir. İdareninverdiği zararlarının giderilmesi amacınıtaşıyan tazminat davaları da tam yargı davasıçeşitlerindendir. Davacı iddiası gereğince;davalı idarenin sorumluluğunda hizmet kusuru, kusur sorumluluğuolup; idari hizmetin işleyiş- kuruluş- düzeninin kötüolması/ geç olması veya hiç bulunmamasışeklinde gerçekleşir. Davalı idarenin sorumluluğundakusursuz sorumluluk halleri ise fedakarlığındenkleştirilmesi ilkesi ve tehlike ilkesine (sosyal risk/ mesleki risk/idarenin tehlikeli faaliyetleri ve araç- gereçleri) dayanır.İş bu davada da hizmet kusuru sorumluluğunadayanılmıştır. Genel görevli mahkeme iş budavalarda idare mahkemesidir. İş bu davada davalı idareİSKİ olup, davacı davalı idarenin çalışmayapması esnasında gereken dikkat ve özeni göstermeyerekkendilerine ait enerji dağıtım alt yapısına dahilkablo ve tesisata zarar verildiği şeklindeki hizmet kusurunadayanmıştır, bu durum karşısında görevlimahkeme idare mahkemesidir. 6100 sayılı HMK m.ll4 Davaşartları "... (1) Dava şartlan şunlardır: ... b)Yargı yolunun caiz olması. m. 115 Dava şartlarınınincelenmesi " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartınoksanlığının giderilmesi mümkün ise bununtamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içindedava şartı noksanlığı giderilmemişse davayıdava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. "hükümlerini ihtiva eder.
** Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; yargıyolunun caiz olması dava şartı olup iş bu davada idaremahkemeleri görevli bulunduğundan ve dava şartları heraşamada incelendiğinden aşağıdaki şekilde kanunen6100 Sayılı HMK m. 114/ 1-b; 115/2 gereğince davanınusulden reddine karar vermek gerekmiştir."
3. Davacı vekili, bu kez, davalı tarafındanmüvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğinin 04.07.2018tarihli tutanak ile tespit edildiğinden bahisle 1.166,91-TL maddizararın,hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktetazminine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İstanbul 9. İdare Mahkemesi 17/06/2021 tarihli veE.2021/1027 sayılı kararı ile, davanın görümve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için ilkgörevsizlik kararını veren İstanbul 6. Asliye TicaretMahkemesinin dava dosyasının ilgili mahkemeden getirtilerek,Mahkemelerinin dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"2004 sayılı İcra veİflas Kanunu’nun “İlamsız takip”başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerindetakip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde,takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veyaelektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş,değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icramüdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerdeitiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup,değişik 66. maddede, süresi içinde yapılanitirazın takibi durduracağı kuralabağlanmıştır.
İtiraz nedeniyle takibin durmasıüzerine alacaklıya, itirazın iptali için Kanunda iki yolabaşvurma imkanı tanındığı, bunlardan birinin 67.maddeye göre mahkemeye başvurmak, diğerinin ise 68, ek 68/a veek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazınkaldırılmasını istemek olduğu, dava konusu uyuşmazlıktaise alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptalidavası açıldığı görülmektedir.
2004 sayılı Kanunun 67. maddesi'nde;"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğitarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu, takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı,diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanınve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veyahükmolunan meblağın yüzde kırkındanaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veyamirasçı ise, borçlu hakkında tazminathükmolunması kötü niyetin sübutunabağlıdır.
Birinci fıkrada yazılıitirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumihükümler dairesinde alacağım dava etmek hakkısaklıdır ” bükümüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun değişik 1.maddesinin 1. fıkrasında ise, “Her asliye mahkemesininyargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur”denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddedesözü edilen “mahkeme” ile icra dairesinin bulunduğuyargı çevresi bakımından bağlı olduğuasliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgübulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda; davacı şirkettarafından 1.166,91 -TL'nin faizi ile birlikte tahsili amacıylaİstabul 3. İcra Müdürlüğü'nün2018/39641 esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsızicra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle İcra veİflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göreaçılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin24.02.2020 tarih ve E:2020/110, K;2020/174 sayılı kararı da buyöndedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5. Anayasa'nın "Uyuşmazlık Mahkemesi"başlıklı 158. maddesinin üçüncüfıkrası şöyledir:
"Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır."
6. Anayasanın 125. maddesinin yedinci fıkrasışöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının bbendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava türleri arasında sayılmıştır.
8. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Tanımlar"başlıklı 3. maddesine göre bu Kanunun uygulanmasında;Belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek niteliktekiihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve kararorganı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan,idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzelkişisini ifade eder.
9. 5393 sayılı Kanun'un "Belediyenin görev vesorumlulukları" başlıklı 14. maddesi şöyledir:
"Belediye, mahallî müştereknitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon,ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgisistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlikve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma veambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar;ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut;kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spororta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (BuKanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özelidareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesioldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştaydenetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait herderecedeki okul binalarının yapım, bakım veonarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet veyardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi veticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.(Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…) (Ekcümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleriile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar veçocuklar için konukevleri açmak zorundadır.Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerinideğerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleriaçabilirler.
b) (…) Devlete ait her derecedeki okulbinalarının inşaatı ile bakım veonarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlüaraç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarınıkarşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisiaçabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı,bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiatvarlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihibakımından önem taşıyan mekânların veişlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçlabakım ve onarımını yapabilir, korunmasımümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşaedebilir. (Değişik ikinci cümle: 12/11/2012-6360/17 md.)Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spormalzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdîyardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlüamatör spor karşılaşmaları düzenler, yurtiçi ve yurt dışı müsabakalarda üstünbaşarı gösteren veya derece alan öğrencilere,sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisikararıyla ödül verebilir. Gıdabankacılığı yapabilir.
(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/17 md.;Değişik: 12/7/2013-6495/100 md.) Belediyelerin birincifıkranın (b) bendi uyarınca, sporu teşvik etmekamacıyla yapacakları nakdi yardım, bir önceki yılgenel bütçe vergi gelirlerinden belediyeleri için tahakkukeden miktarın; büyükşehir belediyeleri için bindeyedisini, diğer belediyeler için binde on ikisini geçemez.
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin24/1/2007 tarihli ve E. 2005/95, K. 2007/5 sayılı Kararı ile. )
Hizmetlerin yerine getirilmesinde önceliksırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliğidikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara enyakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumundaengelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumunauygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetkialanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücaviralanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
4562 sayılı Organize SanayiBölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/29 md.) Sivil havaulaşımına açık havaalanları ile buhavaalanları bünyesinde yer alan tüm tesisler bu Kanununkapsamı dışındadır."
10. 5393 sayılı Kanun'un "Gelecek yıllarayaygın hizmet yüklenmeleri" başlıklı 67. maddesişöyledir:
"Belediyede belediye meclisinin, belediyeyebağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park,bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı vetamiri; araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemekhizmetleri; makine-teçhizat bakım ve onarım işleri;bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri;sağlıkla ilgili destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri;baraj, arıtma ve katı atık tesislerine ilişkin hizmetler;kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım veonarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı,sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgilihizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyaltesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilkmahallî idareler genel seçimlerini izleyen altıncıayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluylaüçüncü şahıslaragördürülebilir."
11. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 42.maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görevalanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz."
12. 2004 sayılı Kanun'un Geçici 13. maddesişöyledir:
"(Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul:1/2/2018-7078/9 md.)
İdari yargının görevalanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten önce başlatılmış ilamsızicra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarıncadosya üzerinden düşme kararı verilir ve kararalacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşmekararının tebliğinden itibaren yedi gün içindeşikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararınınkesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargımerciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veyadüşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüneilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez.
Birinci fıkra kapsamındaki ilamsızicra takipleri hakkında açılmış itirazın iptaliveya itirazın kaldırılması davalarında talepüzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ilevekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararınkesinleşmesi üzerine takip dosyası icramüdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birincifıkra uyarınca işlem yapılır. "
B. YargıKararları
13. Muğla1. Asliye Hukuk Mahkemesince Anayasa Mahkemesine yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi 22/10/2020 tarihli ve E.2020/78, K.2020/59sayılı karar gerekçesinin ilgili kısmışöyledir:
"... 2004 sayılı İcra veİflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncüfıkrasında 'İdari yargının görev alanınagiren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz. ', geçici13. maddesinde ise 'îdari yargının görev alanınagiren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten önce başlatılmış ilamsız icra takiplerihakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddeninüçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıyaresen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yolunabaşvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde davaaçılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşmekararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin kararkesinleşmeden takibe devam edilemez./ Birinci fıkra kapsamındakiilamsız icra takipleri hakkında açılmışitirazın iptali veya itirazın kaldırılmasıdavalarında talep üzerine, karar verilmesine yerolmadığına karar verilir. Tarafların yaptığıtakip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerindebırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takipdosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takiphakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır. 'hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da16/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1458, K.2018/1437 sayılıkararında idari yargının görev alanına giren konularailişkin uyuşmazlıkların itirazın iptali davasıyoluyla görülmesinin mümkün olmadığına ve buuyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine karar vermiştir.
Açıklanan nedenlerle bakılmaktaolan uyuşmazlık idari yargı mercileri tarafındançözülmesi gereken bir uyuşmazlık olup itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bu uyuşmazlığa bakmagörevi bulunmamaktadır. ..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Birol SONER, NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 29/11/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesinde öngörülen durumun aksine,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu, Mahkememizceeksikliğin giderilmesi amacıyla dosya iade edilmesinekarşın İdare Mahkemesince adli yargı dosyası teminedilmeden başvuru yapıldığı; yargılamanınsürüncemede kalmaması açısından dosyadaki bilgive belgelerle yetinildiği ve sonuçta usule ilişkin başkabir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
16. Dava; adli yargıda, davalı tarafındanyapılan çalışma sırasında davacışirkete ait tesislere zarar verildiği, oluşan hasar bedelinintahsili amacıyla icra müdürlüğü'nündosyası ile ilamsız takip yapıldığı veborçluya ödeme emri gönderildiği, itiraz üzerinetakibin durdurulduğundan bahisle, borçlunun itirazınıniptaline ve % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkartazminatına mahkum edilmesi istemiyle; idari yargıda ise,davalı tarafın yaptığı çalışmanedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılmıştır.
17. Kamu hizmeti yürüten Belediyenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan dava, olayda kamu hizmetininyöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevlibulunmaktadır.
18. Uyuşmazlık Mahkemesi'nce 2004 sayılı Kanun'undeğişik 67. maddesine göre açılan itirazıniptali davasının görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu yönünde kararlarverilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun'un 42. maddesininüçüncü fıkrasında yapılandeğişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.2020/78,K.2020/59 sayılı kararı doğrultusunda; idariyargının görev alanına giren konulara ilişkinuyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluylagörülmesi mümkün olmadığından içtihatdeğişikliğine gidilmiştir.
19. Bu kapsamda; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyleuğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak; İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli veE.2021/1027 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli veE.2021/1027 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
29/11/2021 tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Muammer Birol Nilgün Doğan
TOPAL SONER TAŞ AĞIRMAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
Dava; adli yargıda, davalı tarafındanyapılan çalışma sırasında davacışirkete ait tesislere zarar verildiği, oluşan hasar bedelinintahsili amacıyla icra müdürlüğü'nün dosyasıile ilamsız takip yapıldığı ve borçluyaödeme emri gönderildiği, itiraz üzerine takibindurdurulduğundan bahisle, borçlunun itirazının iptalineve % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkartazminatına mahkum edilmesi istemiyle; idari yargıda ise, davalıtarafın yaptığı çalışma nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemleriyle açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60.maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünceödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itirazailişkin hükümlere yer vehimiş olup, değişik 66.maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağıkurala bağlanmıştır.
İtiraz nedeniyle takibin durması üzerinealacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurmaolanağı tanınmış olup, bunlardan birincisi, 67.maddeye göre mahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68, ek 68/a ve ek68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazınkaldırılmasını istemektir.
İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundakidavacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeyebaşvurmak suretiyle itirazın iptali davasıaçılmıştır.
Söz konusu 67. madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik: 9/11/1988- 3494/1 md.) Bu davadaborçlunun itirazının haksızlığına kararverilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetligörülürse alacaklı; diğer tarafın talebiüzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunanşeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunanmeblağın yüzde kırkından aşağı olmamaküzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise,borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptalisüresini geçiren alacaklının umumi hükümlerdairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanundaöngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyettazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadakitalep esas alınır.” hükümlerinitaşımaktadır.
Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birincifıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargıçevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup,yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözüedilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargıçevresi bakımından bağlı olduğu asliyemahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgübulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nundeğişik 67. maddesine göre açılan itirazıniptali davasının görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu gibi olayda davalıidarenin, herhangi bir projeye veya plana dayalı olmaksızın,davacı şirkete ait tesislere zarar verdiğinden bahisle meydanageldiği ileri sürülen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılacağı ve özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varıldığından davanın görüm veçözümünün adli yargı yerlerine aitbulunduğu oyu ile davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum. 29/11/2021
Üye
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy