T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 64
KARAR NO : 2020 / 188
KARAR TR : 27.4.2020
ÖZET : Davacı şirkette çalışan dava dışı Ü.Y.’nin geçirdiği iş kazasında işverenin kusurlu olduğundan bahisle 5510 sayılı Yasa'nın 21/1 ve 76/4 maddeleri uyarınca tahakkuk ettirilen borcun/cezanın iptali ve ödenen miktarın iadesi istemiyle açılan davanın, aynı Kanunun 101.maddesi uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.Ç. B. Profil Sanayi VeTicaret Anonim Şirketi Vekili : Av. A.O. B. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı (Ankara İlMüdürlüğü) Vekilleri : Av. E., Av. A. C.T. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkili şirkette çalışmaktaolan Ü. Y.’ın 22.06,2013 tarihinde iş kazasıgeçirdiğini; kaza nedeniyle davalı kurum tarafındanyapılan sağlık masrafları kazanıngerçekleşmesinde müvekkili şirketin %80 oranındakusurlu olduğu iddiasıyla 25.09.2017 tebliğ tarihli20170615003947 nolu belge ile 23,856,84-TL bedelli idari para cezasıtahakkuk ettirildiğini; bunun müvekkili şirketeödettirildiğini; müvekkilinin cezaya itiraz ederek ödenenmiktarın iadesini talep ettiğini; davalının itirazı hukukaaykırı gerekçelerle reddettiğini; tahakkuk ettirilenidari para cezasına dayanak olarak 5510 sayılı SosyalGüvenlik Kanunun 76/4 ve 21/1 maddeleri gereğince, işkazası nedeniyle kurumca verilen sağlık hizmetleri bedelininişverene rücu şartı olarak iş kazası ve meslekhastalığının oluşmasında işverenin işsağlığı ve güvenliği mevzuatınaaykırı hareketi ve ya kasıtlı bir davranışısonucunda gerçekleşmiş olmasının sayıldığını; oysa bunun gerçeği yansıtmadığını; adı geçen işçinin, görevi ile ilgili gerekliiş güvenliği eğitimlerini aldığını, müvekkilininkaza ile ilgili bir kasti veya ihmali bir kusurunun bulunmadığını; 22.06.2013 tarihindeki iş kazasının yine aynı tarihliiş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu itedavalı kuruma bildirildiğini, o tarih itibari ile yapılanincelemeler sonucunda herhangi bir kusur atfedilmediğini ifade ederek; hukukaaykırı olarak tahakkuk ettirilen ve itirazlarınarağmen sonuç alınamayan idari para cezasınıniptaline; ödenmiş olan miktarın iadesine karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 13.İDAREMAHKEMESİ: 26.12.2018 gün ve E:2017/3571, K:2018/2683 sayı ile,“(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 21/1. maddesi: "İş kazası vemeslek hastalığı, işverenin kastı veyasigortalıların sağlığını koruma ve işgüvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucumeydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanungereğince yapılan veya ileride yapılması gerekenödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihtekiilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya haksahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarlasınırlı olmak üzere, Kurumca işvereneödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitindekaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır."Hükmüne, 76/4. maddesi: "İş kazası ile meslekhastalığı, işverenin kastı veya genel sağlıksigortalısının iş sağlığını korumave iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerineaykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılansağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir.İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlıkilkesi dikkate alınır." hükmüne, 96. maddesi:"Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlısigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların haksahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunlarınbakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersizolarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındakiher türlü ödemelerin, a) Kasıtlı veya kusurludavranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemintespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık süredeyapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığıtarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerindenkaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriyedoğru en fazla beş yıllık sürede yapılanödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihtenitibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerdefaizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonrayapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacakolan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağıvarsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genelhükümlere göre geri alınacağı"hükmüne sahiptir. Aynı kanunun 101.maddesi;"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmüile uyuşmazlıklarda görevli mahkeme gösterilmiş,102.maddesinde ise bu kanundan doğan ve idari yargınıngörev alanına giren hususlar hüküm altınaalınmıştır. Yukarıdaki mevzuathükümlerinden Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun ayrıca belirtmiş olduğu hususlardışında kalan ve bu kanundan doğan tüm uyuşmazlıklarınçözümünde görevli yerin İş Mahkemeleriolduğu ve 96.maddede belirtilen hallere ilişkinuyuşmazlıkların çözümünde ayrıca birdüzenleme olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirket bünyesinde sigortalıçalışan Ü. Y. isimli çalışanıngeçirdiği iş kazasında 5510 sayılıYasa'nın 21/1 ve 76/4 maddeleri uyarınca işverenin kusurluolduğundan bahisle 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine istinadenFazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca borç23.856,84-TL çıkartılması üzerine bakılmaktaolan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın,işyerinde çalışan sigortalınıngeçirdiği iş kazasında 5510 sayılıYasa'nın 21/1 ve 76/4 maddeleri uyarınca işverenin kusurluolduğundan bahisle 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine istinadenFazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca borççıkartılmasına ilişkin işlemin iptaliisteminden kaynaklandığıanlaşıldığından, 5510 sayılı Kanununyukarıda belirtilen 101. maddesi hükmükarşısında, davanın görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin değil adliyargı yerinin (iş mahkemesinin) görevli bulunduğu sonucunavarılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15/1-amaddesi davanın görev yönünden reddine…” kararvermiş; bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 17.İŞMAHKEMESİ: 18.11.2019 gün ve E:2019/98, K:2019/454 sayı ile,“(…)Getirtilen belgeler ve dosya kapsamına göre; taraflararasındaki uyuşmazlığın davacıya aitişyerinde gerçekleşen iş kazası sonucu davalıkurum müfettişlerince yapılan denetim sonucu belirlenen kusuroranı ve buna göre oluşturulan idari para cezasınıniptali gerekip gerekmediğine yönelik olduğu, SGK kayıtlarınagöre davacıya ait işyerinde kurum denetmenlerince mahallindedenetim yapılıp, kurum sigortalısı davacı şirketçalışanı Ümit Yılmaz'ın 22/06/2013 tarihindegeçirdiği iş kazası sonucu davacı işvereninolayda %80 oranında kusurlu olduğu belirlenip, kurumcasigortalıya ödenen iş göremezlik ödemeleri ve tedavigiderleri açısından borç tahakkuk ettirildiği,idari para cezası uygulanıp davacı itirazınınreddedildiği, emsal nitelikli Yargıtay 10. H.D'nin 2016/15644 E ,.2019/1970 K sayılı ilamı ve benzer ilamlarında dabelirtildiği üzere dava, idari para cezasının iptaliistemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 5510sayılı Kanun'un 102. maddesinde, işverenin kanunladüzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halindeidari para cezası ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir.“Kurumca verilecek idari para cezaları”başlığını taşıyan 140’ıncımadde, idari para cezaları, cezayı uygulayacak makam, cezaya itirazve itirazı inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen kararakarşı ilgililerce başvurulacak yargı yolu vezamanaşımı konusunda düzenleme içermektedir.İdari para cezasına karşı fiilin işlendiğitarihteki yasal düzenlemeye göre süresi içinde kurumaitiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yinesüresi içinde ilgili mahkemeye dava açılmaması yada ilgili mahkemece itirazın reddine karar verilmesi hallerinde idari paracezası kesinleşir ve Kurum alacağınadönüşür. Kesinleşen idari para cezasınakarşı İş Mahkemesi’nde menfi tespit ve itirazdavası açılamaz. Burada söz konusu olan idari paracezasının kendisinin iptali olup, tahsili nedeniyle tanzim edilenödeme emrinin iptali ya da borçlu olmadığınıntespiti talepleri iş mahkemesinin görev alanındadır. Davayakonu idari para cezasının iptali istemi ile açılandavada, 5510 sayılı yasanın 102. maddesi gereğince davakonusu idari para cezasına itirazı inceleme ve karara bağlamagörevi İdare Mahkemesi'ne aittir, Görev konusu kamudüzeni ile ilgili olup, mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir.İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuşistisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanun'un 134.maddesinde bu Kanunların uygulamasından doğanuyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerindegörüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’incimaddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılıKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği düzenlenmiştir. Yargıtay 10. HD'nin2015/12415 E 2017/8173 K sayılı ilamı da bu yöndedir. Yargılama ve dosyakapsamına göre; az önce özetlenen yasal düzenleme vegetirtilen kayıt ve belgelere göre, dava idari paracezasının iptaline yönelik olup, İş Mahkemesiningörevli olmadığı, 5510 sayılı yasahükümleri dikkate alındığındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği, bu nedenle mahkememizingörevsiz olup, davada idari yargının görevli olduğu,01.10.20-11 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılıHMK'nın dava şartları başlıklı 114/1 -bmaddesinde yargı yolunun caiz olmamasının dava şartıolarak öngörüldüğü, mahkememizce yapılantespite göre, davada idari yargı görevli olup, mahkememizgörevsiz olduğundan dava şartının noksan olduğu,HMK 115/1 maddesi gereği dava şartı noksanlığımahkemece ve her aşamada kendiliğindenaraştırılıp 115/2 maddesi gereği dava şartınoksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddigerekeceğinin belirtilmesi karşısındaaşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle; Dava idari yargınıngörev alanına girdiğinden mahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK 114/1-bmaddesine göre, yargı yolunun caiz olmaması dava şartıolup, HMK 115/2 maddesi gereği dava şartınoksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan 27.4.2020 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargıdosyasının bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketteçalışan dava dışı Ü.Y.’ningeçirdiği iş kazasında işverenin kusurluolduğundan bahisle 5510 sayılı Yasa'nın 21/1 ve 76/4 maddeleriuyarınca tahakkuk ettirilen 23.856,84-TL borcun/cezanın iptali veödenen miktarın iadesi istemiyleaçılmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirket bünyesinde sigortalıçalışan Ü.Y. isimli çalışanıngeçirdiği iş kazası geçirdiği; olayın meydanagelmesinde davacı işverenin %80 kusurlu bulunduğundanbahisle, davalı kurum tarafından sigortalıya ödenen işgöremezlik ödemeleri ve tedavi giderlerinin davacışirkete rücu edilmesi amacıyla; 5510 sayılıYasa'nın 21/1 ve 76/4 maddelerinin uygulanması yoluna gidildiğive davacı şirket adına 25.9.2017 tarih ve 11.523.888sayılı işlem ile 23.856,84-TL borç tahakkukettirildiği; davacı tarafından bu miktarınödendiği; yapılan itirazın davalı idarece 31.10.2017tarih ve …-E.5473588 sayı işlem ile reddedilmesi üzerine;tahakkuk ettirilen borcun, -idari para cezası olarak nitelendirilmeksuretiyle- iptali ve ödenen miktarın iadesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu işleme dayanakoluşturan mevzuat hükümlerine bakıldığında: 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun“İş kazası ve meslek hastalığı ilehastalık bakımından işverenin veüçüncü kişilerin sorumluluğu”başlıklı 21.maddesinin birinci fıkrasında; “İş kazası ve meslek hastalığı, işvereninkastı veya sigortalıların sağlığınıkoruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı birhareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya haksahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılmasıgereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığıtarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veyahak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarlasınırlı olmak üzere, Kurumca işvereneödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlıkilkesi dikkate alınır.” Hükmüne; Kanunun“İşverenin, genel sağlıksigortalısının ve üçüncü kişilerinsorumluluğu” başlıklı 76.maddesinindördüncü fıkrasında; “ İş kazasıile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısınıniş sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırıhareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmetigiderleri işverene tazmin ettirilir. İşvereninsorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesidikkate alınır.” Hükmüne; "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri” başlıklı 101.maddesinde ise“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.”hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ve somut olay birliktedeğerlendirildiğinde; davacı şirketteçalışan sigortalının geçirdiği işkazasına ilişkin olarak, işverenin veüçüncü kişilerin sorumluluğu kapsamındatahakkuk ettirilen borçtan kaynaklanan uyuşmazlık konusu düzenlemelerin5510 sayılı Kanunda yer aldığı; davacışirket ve adli yargı yerince, bu işlemin idari para cezasıolarak değerlendirilmesine karşın, tahakkuk ettirilen borcunidari para cezası olmadığı, dolayısıyla, buKanundan (5510 sayılı Kanun) doğanuyuşmazlığın, aynı Kanunun 101.maddesi uyarıncaadli yargı yerince(İş Mahkemesi) çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Ankara 17.İşMahkemesinin 18.11.2019 gün ve E:2019/98, K:2019/454 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara17.İş Mahkemesinin 18.11.2019 gün ve E:2019/98, K:2019/454 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.4.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Suat DURSUN BOZER AKSU ARSLAN Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy