T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/522
KARAR NO : 2020/605
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.K.
Davalı : Adalet Bakanlığı
O L A Y : Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıSoruşturma Bürosunun 16.09.2010 gün ve 2010/13501sayılı ihbar yazısı üzerine,yapılan soruşturmada A.Y. tarafından geçici olarakTürkiye’de kullanılmak üzere getirilen 2821 Z...plakalı Mercedes marka 1997 model aracın kanuni yurtta kalma süresinin01.02.2007 tarihi olmasına rağmen yurt dışıedilmediği ve yurtta kalmaya devam ettiği, daha sonra bu aracın, Diyarbakır Gümrük Müdürlüğündenhurda olarak satılan araç üzerinde motor ve şasenumarası değişikliği yapılarak 34 DV 7487 plakalıaraç üzerinde davacı A.K. tarafından çençyapılarak kullanıldığının tespit edildiğibelirtilerek, A.Y.’ın 2821 Z... plakalı aracı yurdagirişinden sonra yasal süre içinde yurt dışınaçıkarmadığı gibi çok uzun süre deçalıntı veya kayıp ihbarında bulunmadığıve davacının da yabancı plakalı aracı yurtiçinde usulsüz olarak çenç yaparak dahildekullandığı nedeniyle, davacı ile A.Y.’ın eylemlerininkabahat olduğu değerlendirilerek, davacı ile A.Y. adınaBüyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosunun 04.11.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/1889,Karar No:2010/2238 sayılı kararı ile, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ayrı ayrı 55.605,00TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı, idari yaptırımkararının kaldırılması istemiyle adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE 1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 23.05.2013gün ve D.İş:2010/2623 sayı ile; 5607sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 4. İDARE MAHKEMESİ; 28.01.2020 gün ve E:2019/2347 sayı ile, 5607 sayılı Kanun’unolay tarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca,Cumhuriyet Savcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınacağı,anılan Kanun’un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarıncave aynı maddesinin altıncı fıkrasında, soruşturmakonusu fiilin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenenbu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulünün 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ünbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2020 tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosya sureti de teminedilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.
5607 sayılı Kanun’un“Suçlar ve Kabahatler” başlığıaltında düzenlenen 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasında,“Geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrükkontrolü altında işleme rejimi çerçevesindeülkeye getirilen eşyayı, gümrük işlemlerinigerçekleştirmeksizin serbest dolaşıma sokan kişiye,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinegöre kanun yoluna başvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3.maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenindokuzuncu fıkrası ise, “İhracatgerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermekya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsafveya fiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayankişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve ekibelgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşyaarasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde,sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunuhükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54.maddesi ile yeniden düzenlenmiş, fıkrada yer alan“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerinegöre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmaksuretiyle haksız çıkar sağlayan” ibaresi“İlgili kanun hükümlerine göre teşvik,sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracatgerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibigösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins,miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren”şeklinde, 18.6.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunun 89. maddesiile değiştirilmiş, 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış, aynı Kanunun 64. maddesi iledüzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise,“Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulü5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır” hükmü yeralmıştır.
4458 sayılı GümrükKanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsabile, gümrük işlemlerine başlanmadan veya bu işlemlerbitirilip gümrük idaresinin izni alınmadan antrepolardan veyagümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerdenkısmen veya tamamen eşya çıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra, buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“(Değişik: 28/3/2013-6455/12md.) 1. Serbest dolaşıma girişrejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ilemuayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsaeşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasınınyanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dörtkatı idari para cezası verilir.
b) (a) bendindeki eşyanındeğersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idaripara cezası; dökme halinde gelen eşya için tonbaşına otuz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halindekap başına altı yüz Türk Lirası olarakhesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
c) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.)Eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği vegümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans,izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlıolmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmişya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğununtespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrükvergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir.
d) (c) bendindeki eşyanındeğersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idaripara cezası; dökme halinde gelen eşya için tonbaşına sekiz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halindekap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanırve eşya yurtdışı edilir.
e) (Ek:24/10/2019-7190/12 md.)Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendindebelirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkinbelge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluştarafından gerçekleştirilen denetimin olumlusonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 incimaddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezasıverilir.
2. İhracat rejimine tabi tutulaneşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetlemeveya kontrol sonucunda;
a) Eşyanın genel düzenleyiciidari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğununtespiti halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerininiki katı idari para cezası verilir.
b) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.)Eşyanın ihracı, belli kuruluşların vereceği vegümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans,izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiyebağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabideğilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğununtespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin ondabiri kadar idari para cezası verilir.
c) (Ek:24/10/2019-7190/12 md.)Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b) bendindebelirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğunailişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veyakuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlusonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 incimaddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezasıverilir.
3. Yolcuların, gümrük mevzuatınagöre kişisel ve hediyelik eşya kapsamıdışında olup beyanlarına aykırı olaraküzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.)Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a) bendindebelirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuzgün içinde mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşunuygun görüşü ile doğrudan üçüncüülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veyaüçüncü ülkeye transit edilmeyen eşya,ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibincekarşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzerebulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
b) Birinci fıkranın (c) bendindebelirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusundamahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygungörüşü ile doğrudan ya da serbest bölgeüzerinden üçüncü ülkeye transit veyaihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibincekarşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzerebulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra kontrol sonucundauygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanıngümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine kararverilir.
5. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.)Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varışgümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transitrejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın,yapılan kontrol veya muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme vearaştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilinniteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transitrejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın,hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varışgümrük idaresine varışından önce ya davarış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veyamuayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespitedilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın(c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılır. Bufıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamındadeğerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile budurumların tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkçabelirlenir.
a) Farklı çıkaneşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edileneşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olmasıdurumunda farklı çıkan eşyaya ilişkingümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkaneşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalininlisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolması durumunda farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir.
c) Beyana göre eksik olduğununtespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkingümrük vergilerinin alınmasının yanı sıraeşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari paracezası verilir.
d) Beyana göre fazla olduğununtespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanıngümrük vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazlaçıkan eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerinegöre tasfiyeye tabi tutulur.
6. (Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Birinci veikinci fıkralarda belirtilen aykırılıklarıngümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyansahibi tarafından bildirilmesi durumunda bu fıkralara görehesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.” şeklinde 28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un12. maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılıKanun’da kaçakçılık fiillerine ilişkinkabahatlerle ilgili düzenlemeler tamamen ortadankaldırılmış, 4458 sayılı Kanun ilekaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatler yenidendüzenlenmiştir. Bu Kanun’un “ İtirazlar ”başlığı altında düzenlenen 242. maddesinde ise,“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilengümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal eden itirazlar otuzgün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğedilir.
3. İtiraz dilekçelerininsüresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazsüresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkilimakama ulaştırılır.
4. İtirazın reddikararlarına karşı işlemin yapıldığıyerdeki idari yargı mercilerine başvuru-labilir” hükmü yer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyetsavcısının karar verme yetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde ise, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanundaaçıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahatdolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeyeyetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıylabaşlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatinişlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısıdurumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendiside idarî yaptırım kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyetsavcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir.Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındanidarî yaptırım kararı verilmemiş olmasıgerekir” denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuruyolu” başlığı altında düzenlenen 27.maddesinin altıncı fıkrasında, “Soruşturma konusufiilin suç değil de kabahat oluşturduğugerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde;kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazedildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşıbaşvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ;
5252 sayılı “Türk CezaKanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli HakkındaKanun”un, “Lehe olan hükümlerin uygulanmasındausul” başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde de, “ ….. (3) Lehe olanhüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasısuretiyle belirlenir ” hükmü yeralmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosuncayapılan soruşturma sırasında, yapılan ihbarüzerine, olay kısmında anlatılan eylemlerin kabahatolduğu değerlendirilerek, davacı ve diğer kişiadına, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosunun 04.11.2010gün ve Kabahat Defteri No:2010/1889, K:2010/2238 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasıuyarınca ayrı ayrı 55.605,00 TLidari para cezası verildiği anlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri,idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,
uygulanır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsizmahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için)davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, 5607sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunanmaddesi ve yapılan soruşturma sırasında,soruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin dikkatealınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğugerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde;kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazedildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşıbaşvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesiile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da,bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmünegöre yapılacağı belirtildiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 4. İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Büyükçekmece 1. Sulh CezaMahkemesince verilen 23.05.2013 gün veD.İş:2010/2623 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 4. İdareMahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23.05.2013 gün ve D.İş:2010/2623 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.10.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Bilal
ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy