T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 440
KARAR NO : 2020 / 504
KARAR TR : 28.9.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : HDI Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. H. B.
Davalı : Kahramanmaraş Su Ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü
Vekili : Av.H. İ. G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirket nezdinde sigortalı 46 … 0762plaka sayılı aracın, 09.04.2019 tarihinde seyir halinde 57018 Nolu sokakta ilerlerkendavalı idareye ait kilitleri açık durumda olan rögarkapağına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini; davalıidarenin Trafik Kanununun 13.maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanınoluştuğunu; (Karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar,karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdür.); ekspertizincelemesince belirlenen 19.000,00-TL hasar bedelinin müvekkilşirket tarafından sigortalısına ödendiğini, şimdilikdavalı idarenin kusur oranına göre 14.250,00 TL’nindavalı idareden talep edildiğini; hasar ile ilgili olarakdavalıya başvuru yapıldığını ancakdavalı kurumun başvuruya yanıt vermediğini; ilgili kanunhükümlerine göre müvekkil şirketin sigortalısıyerine kaim olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla, 14.250,00 TLalacağın, ödeme tarihinden itibaren, işleyecek olanyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KAHRAMANMARAŞİDARE MAHKEMESİ: 1.8.2019 gün ve E:2019/686, K:2019/543sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2.,10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesi hükmüneyer verdikten sonra; “(…)2918 sayılı Kanununanılan 110. maddesinin, karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve- denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini içerdiği, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu açıktır.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 25/03/2019 tarihve E:2019/132, K:2019/253 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş ve bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır.
KAHRAMANMARAŞ6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 6.2.2020 gün ve E:2019/156, K:2020/36sayı ile, “(…) Dava tazminat davası olupsigorta ilişkisine istinaden ödenen bedelin rücu edilmesinedairdir. Dosyaya ibraz edilen kaza tespit tutanağına göre kazaaçık bulunan rögar kapağına davacınınsigortaladığı 46 U 0762 plaka sayılı aracınçarpması sonucu meydana gelmiştir. Tutanağa göresürücü KTK 52/1-b ve davalı KASKİ ise KTK 13 maddeleriuyarınca kusurludur. Her ne kadar davalı cevap dilekçesindedava dışı üçüncü kişinin de kusurluolabileceğinden bahsetmiş ise de dava bu üçüncükişiye karşı açılmamıştır. Kaldıki üçüncü kişinin eylemi kaza tespittutanağında anlatıldığı şekli ile kabuledilse bile, tutanağa göre rögar kapağınınkilitlerinin açık olması sebebi ileüçüncü kişinin müdahale imkanıolabilecektir, rögar kapaklarının kilitli veçalışır vaziyette bulundurulması davalı idareninsorumluluğundadır.
DavalıKASKİ 2560 Sayılı Kanunun EK 5. maddesi yollamasıylaKahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine bağlı,müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haizbir kuruluştur. Davalı kuruluşun görevleri 2560Sayılı kanunla belirlenmiştir. Bu kanunun 2/1-b maddesiuyarınca kullanılmış sular ile yağışsularının toplanması, yerleşim yerlerindenuzaklaştırılması ve zararsız bir biçimdeboşaltma yerine ulaştırılması davalınıngörevidir. Bu görevi yerine getirirken gerekli tesisleri yapmak, kurulutesisleri işletmek, bunların bakım ve onarımınıyaptırmak davalının görevi kapsamındadır.
Yasadasayılan görevlerin yerine getirilmesi davalı için kamuhizmetinin yerine getirilmesinden ibaret faaliyet olarak kabul edilmelidir.Kamu hizmetinin yerine getirilirken verilen zararlar hizmet kusurundankaynaklanan zararlardır. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarda ise 2577Sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca İdari YargıYolunda tam yargı davası açılabilecektir.
2918sayılı Yasanın 110.maddesindeki düzenleme işleteniveya sahibi devlet veya kamu kuruluşlarına ait araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil bu kanununuygulanmasından doğan davaların adli yargıdagörüleceğini düzenlemektedir. Oysa dava konusu olaydoğrudan 2918 sayılı Yasadan kaynaklanmamaktadır.Davalıya ait olduğu belirtilen rögar kapağınınyol seviyesinden yüksek olması nedeniyle meydana gelen kaza nedeniyleödenen bedelin tahsili istenmektedir. Dolayısıyla bu dava İdareninhizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu davaya bakmak İdariYargının görev alanına girdiği kanaatineulaşılmıştır.
6100sayılı HMK'nun 114 maddesi uyarınca yargı yolunun caizolması dava şartıdır. HMK 115 uyarınca davaşartı noksanlığı halinde mahkeme davayı usuldenreddedecektir. Daha önceden Kahramanmaraş İdare Mahkemesidavayı görev yönünden reddetmiş ve bu kararkesinleşmiş olmakla aşağıdaki şekildehüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanınidari yargı yolunda görülmesi gerektiğinden HMK 114, 115maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığınedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Kararınkesinleşmesi halinde görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili, bir dilekçe ile, mahkeme kararı gereğincedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talepetmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Birol SONER, Suna TÜRE, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28.9.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararından sonra davayıinceleyen adli yargı yerinin verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idari yargı yerinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, ikinci yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı verenyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasa koyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, idariyargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararından sonra adli yargı yerince, öncelikle görevsizlikkararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş, -dosyanın esaskaydı da kapatılıp karar numarası da alınarak-görevli merciin belirtilmesi için re’sen UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, mahkeme kararı doğrultusundadavacı vekilince başvuruda bulunulduğu da gözetilerek,Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında davalı idarenin kusuru bulunduğundanbahisle, sigortalıya ödenen tazminatın birbölümünün, faiziyle birlikte, davalı idareden rücuentazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu; Kanunun “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13.maddesindede, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından, kasko sigortapoliçesiyle sigortalanan 46 … 0762 plakalı aracın,09/04/2019 tarihinde seyir halinde iken davalı idareye ait rögarkapağının üzerinden geçtiği sıradakapağın kilitlerinin açık durumda olması nedeniylekapağa çarparak maddi hasar gördüğü; uğranılan zararda davalı idarenin kusur ve sorumluluğubulunduğu iddia edilerek; sigortalıya ödenen hasar bedeli19.000,00-TL.nin, davalı idarenin kusuruna tekabül eden14.250,00-TL'lik kısmının ödeme tarihinden itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiylebakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Kahramanmaraş 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddiile aynı Mahkemece ayrıca verilen 6.2.2020 gün ve E:2019/156,K:2020/36 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kahramanmaraş 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNREDDİ ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 6.2.2020 gün veE:2019/156, K:2020/36 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.9.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Birol Suna
ÜSTÜN BOZER SONER TÜRE
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.28.9.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy