T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/170
KARAR NO : 2020/199
KARAR TR: 27.04.2020
ÖZET : Devlete ait aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılandavanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. M. İ.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. H.D.
O L A Y: Davacı idare vekili dava dilekçesindeözetle; Van İl Emniyet Müdürlüğübünyesinde görevli F.Ş. idaresindeki 65 A... plakalıözel donanımlı zırhlı personel aracınınseyir halinde iken takla atması neticesinde kaza meydana geldiğini,trafik kazası tespit tutanağına göresürücünün kusurunun bulunmadığını,kazanın gizli buzlanma neticesinde meydana geldiğini, hasar tespitiiçin Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/11 D.İşdosyası ile tespit yapıldığını ilerisürerek, araçta meydana gelen 13.270,28-TL zararın kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 16.5.2013 gün ve E:2011/444,K:2013/245 sayıile, dava maddi tazminat talepli olup, genel mahkemelerdegörülmesi gerekli bir dava olduğundan davalı tarafıngörev itirazına itibar edilmemiş olup, bilirkişi raporu vedosyada bulunan belgeler bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde; davalı kuruma yüklenecek bir kusurbulunmaması nedeniyle davanın reddine karar vermiş, bu karardavacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 14.1.2016 gün veE:2015/19240, K:2016/367 sayı ile, idari karar ve eylemlerden doğanzararlar niteliğinde bulunan zararın ödetilmesi isteklerininYargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında değinildiğiüzere tam yargı davasının konusunuoluşturacağı, bu davaların ise 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünceidari yargı yerinde açılması gerektiği, yargıyolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi ve davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken,işin esasına girilerek yazılı şekilde kararverilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüylehükmün bozulmasına karar vermiştir.
VAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 14.7.2016 gün veE:2016/327, K:2016/707 sayı ile, bozma ilamına uyularak, kamu hizmetigörmekle yükümlü olan davalı tarafın kamuhizmetini yürütürken verdiği zarardan özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, bu durumda idari karar veeylemlerden doğan zararlardan dolayı 2577 sayılı İYUK2. Maddesi uyarınca idari yargıda dava açılmasıgerektiğinden davanın yargı yolu caiz olmaması nedeniyleusulden reddine karar vermiş, bu karar davacı vekili tarafındantemyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 7.11.2018 gün veE:2016/20135, K:2018/10283 sayı ile, dosya içeriğine, bozmayauygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığıdelillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde birisabetsizlik bulunmamasına göre davacıvekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunanhükmün onanmasınakarar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
VAN 3. İDARE MAHKEMESİ: 19.9.2019 günve E:2019/48sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suat ARSLAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan27.04.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, devlete ait aracın karıştığı trafikkazasından kaynaklanan zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Aynı Kanunun "İşleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesinde;"(Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilenbiletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." denilmiş,
"Devlete ve Kamu Kuruluşlarına Ait Araçlar"başlıklı 106. maddesinde; "(Değişik: 25/6/1988 -KHK - 330/7 md.; Aynen kabul: 31/10/1990 - 3672/6 md.)
Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeliidarelere,il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisaditeşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birincifıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasınısağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz millisigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmaklayükümlüdürler." hükmüne yerverilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Van İl EmniyetMüdürlüğü bünyesinde görevli F.Ş.idaresindeki zırhlı personel aracının takla atmasıneticesinde kaza meydana geldiği, hasar tespitiyapıldığı ve araçta meydana gelen 13.270,28-TLzararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Van 3. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen14.7.2016 gün ve E:2016/327, K:2016/707 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Van 3. Asliye HukukMahkemesince verilen 14.7.2016 gün ve E:2016/327, K:2016/707sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,27.04.2020 gününde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Suat
DURSUN BOZER AKSU ARSLAN
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
ÜYE
Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy