T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 116
KARAR NO : 2020 / 119
KARAR TR : 24.2.2020
ÖZET: Karayolunda seyir halindeki minibüs ile askeri zırhlı aracın çarpışması sonucu uğranıldığı ileri sürülen manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1-Ş.G. ve diğ.
Vekili :Av. D.A.
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili :Av. P. Ç. T.
O L A Y : Davacılar vekili dilekçesinde; … PlakalıTTZA kobra tabir edilen askeri zırhlı aracın konvoy halindeŞemdinli ilçesi istikametinden, Beyyurdu Köyü istikametinedoğru sol tarafı dağ ve sağ tarafı şarampol olankarayolundan aracın geniş olması nedeniyle (2.30m) yoluortalayarak seyrederken, karşı yönden gelen ve yol sathındakasis(çukur) bulunduğundan dolayı karayolunu yine ortalayarakseyreden 08 … 724 plakalı minibüs ile yol kenarındabulunan ağaçlar vesilesi ile görüşalanının kısıtlandığı Harmanlıköyü yakınlarındakarşılaştıklarını ve her iki aracın da kazayapmamak ve şarampole yuvarlanmamak, yolun dağ tarafınadoğru yönelmeleriyle, askeri aracın sağ yan önkısmı ile minibüsün sol yan önkısımlarının çarpışmaları neticesindeçift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafikkazası meydana geldiğini; ayrıca askeri aracın araç figürünegöre 10-6 bölgelerinin, 08 … 724 plakalı kamyonetin ise9-5-1-6-10 bölgelerinde maddi hasar oluştuğunu, kazada …plakalı kobra tabir edilen askeri araç sürücüsüH. K.'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84.Maddesinde belirtilen asli kusurlardan 07(şeride tecavüz) maddesiniihlal ettiğinden asli nispette kusurlu olduğunu, 08 … 724kamyonet sürücüsü T.G.'in de yine aynı kanun maddesini07(şeride tecavüz) ihlal ettiğinden asli nispette kusurluolduğunun kaza yerinde yapılan tetkikle veölçümlerden tespit edildiğini, bu kaza sonrasındamüvekkillerinin sakat kaldıklarını, bu nedenle acı,elem ve ızdırap duyduklarından bahisle olay tarihinden reeskontfaiz uygulamak üzere müvekkillerinin sakatlanmasına neden olankaza dolayısı ile; İ. G. için 50.000 TL, Ş.G.için 5.000 TL, N.G. için 5.000 TL, M. G. için 5.000 TL N.G.için5.000 TL manevi zararın ödenmesi istemiyle Milli SavunmaBakanlığı ile İçişleriBakanlığına karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Van 5.AsliyeHukuk Mahkemesi: 4.4.2018 gün ve E:2017/450 sayı ile, “(…)2-Davalıİçişleri Bakanlığına açılandavanın iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına,
3-Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/254 Esas sayılı dosyasınıniş bu dosyamız arasına alınmasına, (…) kararvermiştir.
Van 5.AsliyeHukuk Mahkemesi: 26.9.2018 gün ve E:2018/22, K:2018/388 sayı ile,“(…)Dava dosyası Davalı İçişleribakanlığı yönünden Mahkememizin 2017/450 Esassayılı dosyasında tefrik edilerek bu esasa kaydedilmiştir.
Davalıİçişleri Bakanlığı süresiiçerisinde yetki itirazında bulunmakla kazanın meydanageldiği yerin ve davacıların ikametgahınınŞemdinli davalının ikametgahının Ankara olduğu busuretle mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmaklamahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın Şemdinli Asliye HukukMahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere
1-MahkememizinYETKİSİZLİĞİNE…” karar vermiş, dosyaŞemdinli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
ŞEMDİNLİASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 10.9.2019 gün ve E:2019/76, K:2019/327sayı ile, “(…) Toplanan deliller ve tüm dosyakapsamına göre yapılan incelemede: 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesine göre idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar için idare aleyhine idari yargıda tam yargıdavası açılması gerektiği düzenlendiğindendava konusu somut olayda idarenin eylemini ilgilendiren bir durum olduğuanlaşıldığından idare mahkemelerinin görevliolduğu görülmüştür. Her ne kadar 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. Maddesinde bu kanundandoğan sorumluluk davalarında görevli mahkemelerin adliyargının olduğu belirtilmiş ise de bu hükümdenanlaşılması gerekenin araç sürücüsünedava açılması durumundaki görevli mahkemenin adliyargı merciilerinin olduğu, somut olayda ise araçsürücüsüne değil de doğrudan idare aleyhine davaaçıldığından İYUK 2/1-b maddesinin uygulanmasıgerektiği anlaşılmıştır. HMK 114/1-b maddesinegöre yargı yolunun caiz olması dava şartlarındanolduğundan mahkememizin görevsizlik kararı vermesigerekmiş, işbu açıklanan sebeplerleaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-HMK 114/1-b maddesi gereğince idare mahkemelerinin görevli olduğuanlaşıldığından dava dilekçesinin görevyönünden REDDİ ile MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardanbirinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasınıngörevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde HMK'nın20.maddesi gereğince, dosyanın yetkili ve görevli Van İdareMahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nun 20.maddesi hükmü uyarınca süresi içinde dosyanıngörevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halindedavanın açılmamış sayılmasına kararverilmesine…” karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılarvekilinin istemi üzerine dosya Van İdare MahkemesiBaşkanlığına gönderilmiştir.
VAN4.İDARE MAHKEMESİ: 8.1.2020 gün ve E:2019/606 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesi hükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdiktensonra; “(…)2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin yukarıda bahsedilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği açıktır.
Bu itibarla,dava konusu uyuşmazlığın idareye ait olan askeriaracın sebep olduğu trafik kazasından kaynaklanan sorumlulukdavası olması nedeniyle 2918 sayılı kanunun 110. maddesikapsamında, işbu uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar dosyanın incelenmesinin ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 24.2.2020günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosyanın, 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden:2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde,“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş, adli ve idari (2) yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir." ve 27. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder" denilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin birincifıkrasında(Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.),“İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergimahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmışimzalı dilekçelerle açılır" ve 9. maddesininbirinci fıkrasında; “1. (Değişik: 5/4/1990-3622/2md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargıyerlerine açılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde, bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargımerciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergimahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.(1) "hükmü yer almıştır.
Hukuk uyuşmazlıklarında,görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanıngörev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasınıngörevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi, ancak aynıyargı düzeni içinde yer alan mahkemeler arasındaolanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesiyle 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a)bendinin ikinci cümlesinde yer alan “görev”kuralları, aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, görevli olduğundan bahisle farklı biryargı düzeninde yer alan mahkemeye dava dosyasınıngönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenlemebulunmamaktadır.
Göreve ilişkin kararın,işbölümü esasına göre veya yargı yolubakımından verilmiş olması farklı sonuçlardoğurmaktadır. Şöyle ki; işbölümüesasına göre verilen görevsizlik kararı sonucu davadosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi durumunda, davabaşvuru tarihi itibariyle görevli mahkemedeaçılmış sayılmaktadır. Yargı yolunudeğiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumunda ise,görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, bu yargıyerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarak yenidendava açılması zorunlu bulunmaktadır.
Olay kısmında belirtildiği üzere, adliyargı yerince, “2-Taraflardan birinin,görevsizlik kararı süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasınıngörevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde HMK'nın20.maddesi gereğince, dosyanın yetkili ve görevli Van İdareMahkemesine GÖNDERİLMESİNE, / 3-HMK’nun 20. maddesihükmü uyarınca süresi içinde dosyanıngörevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halindedavanın açılmamış sayılmasına kararverilmesine..." karar verildikten ve kararkesinleştikten sonra, davacılar vekilinin talebi üzerine davadosyası bir üst yazıyla idari yargı yerinegönderilmiş ve bu yargı yerince, kendisine gelen adli yargıyerine ait dava dosyası üzerinde inceleme yapılarak,-sonuç itibariyle- 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına karar verilmiş olup, yukarıda yapılanaçıklamalara göre, 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun3. ve 9. maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygunolarak idari yargı yerine açılmış bir davabulunduğundan söz etmek olanaksızdır.
Durum böyle olmakla birlikte, kamudüzenine ilişkin bulunan usul eksikliğinin tespiti vedüzeltilebilmesi Uyuşmazlık Mahkemesi’nin görev veyetkisi dışında kaldığından, UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının varlığı kabul edilerekçözüme kavuşturulması, Anayasa’nınekonomiklik ve sürerlilik prensiplerine, dava ekonomisine ve UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına da uygun düşecektir.
Diğer taraftan; Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu–Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04); İdariYargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığı hususu da gözetildiğinde;olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiamacıyla, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinegöre yapılan başvurunun esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeki minibüs ile askerizırhlı aracın çarpışması sonucuuğranıldığı ileri sürülen manevizararların tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; ancak aksine bir hüküm yoksa; karayoludışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park,bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis veakaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerlerde de bu Kanun hükümlerininuygulanacağı; Kanunun, 4.maddesi ve devamında, Karayolugüvenliği konusunda hedefleri tespit etmek, uygulatmak ve koordinasyonusağlamak amacıyla oluşturulan Kuruluşlar ve,Komisyonlar ile bunların görev ve yetkilerine, Kanunun 5 ila 12maddelerinde; Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez,bölge, il ve ilçe trafik kuruluşlarının; JandarmaGenel Komutanlığı trafik kuruluşlarının, Trafik zabıtası ve genelzabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkilerinin sayıldığı; bu kapsamda da, Kanunun 10.maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiş; Kanunun13.maddesinde de, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları hükmüne yerverilmiştir.
AynıKanunun "İşleten ve araç işleticisininbağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukukisorumluluğu" başlıklı 85. maddesinde;"(Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."denilmiş,
"Devleteve Kamu Kuruluşlarına Ait Araçlar"başlıklı 106. maddesinde; "(Değişik: 25/6/1988 -KHK - 330/7 md.; Aynen kabul: 31/10/1990 - 3672/6 md.)
Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere,ilözel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerineve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebepoldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bukuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olansorumluluklarının karşılanmasını sağlamaküzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigortaşirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmaklayükümlüdürler." hükmüne yerverilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; kobra tabir edilen askeri zırhlı aracın seyirhalinde Hakkari ili, Şemdinli ilçesinden Beyyurdu Köyüistikametine doğru gitmekte iken davacılarıniçinde bulunduğu minibüs ileçarpıştığı; yol kenarında bulunan ağaçlarvesilesi ile görüş alanınınkısıtlandığı Harmanlı köyüyakınlarında araçlarınkarşılaştıkları, her iki aracın da kazayapmamak ve şarampole yuvarlanmamak, yolun dağ tarafınadoğru yönelmeleriyle, askeri aracın sağ yan önkısmı ile minibüsün sol yan önkısımlarının çarpışmaları neticesindeçift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafikkazası meydana geldiği; kaza sonucu davacılarınyaralanıp sakat kaldıklarından bahisle,uğranılan manevi zararların tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Van 4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, ŞemdinliAsliye Hukuk Mahkemesinin 10.9.2019 gün ve E:2019/76, K:2019/327 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Van 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.9.2019 gün ve E:2019/76, K:2019/327sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.2.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy