T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 55
KARAR NO : 2020 / 44
KARAR TR : 27.1.2020
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. H. B. U.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekilleri : Av.S. C. Vediğ.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan İbrahimHalil Saat’e ait 27 … 662 plaka sayılı aracın,10.03.2017 tarihinde Kahramanmaraş Türkoğlu ilçesiMinelhöyük yolu 3. Kilometresinde seyir halinde iken yolçalışmasından dolayı yolun 2,5 metrelikkısmını kapsayacak şekilde mıcırların üzerineçıkması sonucu maddi hasar meydana geldiğini; hasarbedelinin müvekkili tarafından sigortalısınaödendiğini; kaza tutanağında, kazanınolduğu bölgede yol çalışması olduğunu,yolun yapımı ve bakımı ile ilgili kuruluşa gereklitedbiri ve önlemi almadığından ve yolda gerekliişaretlemeleri yapmadığından dolayı kusurverildiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla; 7.099,58TL’nin 23.03.2017 ödeme tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KAHRAMANMARAŞİDARE MAHKEMESİ: 14.8.2017 gün ve E:2017/1036, K:2017/1088sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2.,10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110. maddesininbirinci fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra; "(...) Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Nitekim,adli, idari ve askeri yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılıYasa’nın 110. maddesinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlıolarak verdiği kararlarda, adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine…” kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari DavaDairesi: 28.2.2018 gün ve E:2018/64, K:2018/229 sayı ile, istinafbaşvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Kahramanmaraş2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.11.2018 gün ve E:2017/404, K:2018/466sayı ile, uyuşmazlığın esasınıinceleyerek, 6.626,42.-TL'nin ödeme tarihi olan 23/03/2017 tarihindengeçerli yasal faizi ile birlikte davalı yandan alınarakdavacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi: 31.5.2019 gün veE:2019/1243, K:2019/1211 sayı ile uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindeolduğunu belirterek; “(…) Dosyaya sunulanKahramanmaraş İdare Mahkemesinin 14.08.2017 tarih, 2017/1036 E-2017/1088 K. sayılı ilam örneğinden davanın dahaönce idari yargıda açıldığı ve adliyargının görevli olduğuna dair karar verildiğibelirlenmiş ise de, söz konusu kararın kesinleşipkesinleşmediği anlaşılamamıştır.
(…)
Bu durumdamahkemece, idare mahkemesi kararının kesinleşipkesinleşmediğinin araştırılması,kesinleşmemiş ise, yargı yolu bakımından davaşartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,kesinleşmiş ise dava dosyasındaki yargılamayı durdurmaksuretiyle (2247 sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanın külhalinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılışekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(…)
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalıvekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
1-Kahramanmaraş2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2018 tarih, 2017/404 esas, 2018/466 kararsayılı kararının HMK'nın 353/1-a,4. maddesiuyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanındavanın yeniden görülmesi için MAHALLİNEİADESİNE…” kesin olarak karar vermiştir.
KAHRAMANMARAŞ2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.11.2019 gün ve E:2019/478 sayıile, “(…)
1-) G.AntepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2019/1243 esas 2019/1211 kararsayılı Kaldırma kararında da belirtildiği üzere;İş bu dosyada davacı vekili tarafından, davalıKarayolları Genel Müdürlüğünün yoldaçalışma yapılırken gerekli güvenliktedbirlerini almadığı ve yeterli işaretlemeleriyapmadığı iddiasıyla hizmet kusuru nedeniyle davaaçıldığı, kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idarelerin kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabiolmadıkları, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararların niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olduğu, bu zararların tazminiamacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi uyarınca idariyargı mahkemelerinde tam yargı davası açılmasıgerektiği anlaşılmakla;
Kahramanmaraşİdare Mahkemesinin 14.08.2017 tarihli 2017/1036 E- 2017/1088 K.sayılı ilamı ile davanın daha önce idari yargıdaaçıldığı ve adli yargının görevliolduğuna dair verilen kararın kesinleştiği nazaraalınarak 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunu'nun 19.maddesinde; adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin,davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varması halinde, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvuracağı ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteleyeceğihüküm altına alındığı nazara alınarak,her iki dosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine UyuşmazlıkMahkemesi tarafından bir karar verilinceye kadar yargılamanınertelenmesine dair ara karar vermek gerekmiştir.
Dair, Dosyaüzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.
Her ikidosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine
UyuşmazlıkMahkemesi tarafından bir karar verilinceye kadar yargılamanınertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2020günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, adli yargı dosyasının Mahkemece, ekinde idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında davalı idarenin kusuru bulunduğundanbahisle sigortalıya ödenen tazminatın birkısmının, faiziyle birlikte, davalı idareden rücuentazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşunateslim etmek,
k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek,
l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacışirket tarafından sigortalı bulunan 27 … 662 plakasayılı aracın, 10.03.2017 tarihinde KahramanmaraşTürkoğlu ilçesi Minelhöyük yolu 3. Kilometresindeseyir halinde iken yol çalışmasından dolayı yolun2,5 metrelik kısmını kapsayacak şekildemıcırların üzerine çıkması sonucu maddihasar meydana geldiği; meydana gelen kazada yolun bakım veonarımından sorumlu davalı idarenin kusurlubulunduğundan bahisle, 7.099,58TL’nin 23.03.2017 ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kahramanmaraş 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 28.11.2019 gün ve E:2019/478 sayılı başvurusununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kahramanmaraş 2.Asliye HukukMahkemesinin 28.11.2019 gün ve E:2019/478 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 27.1.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.27.1.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy