T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/614
KARAR NO : 2020/703
KARAR TR: 23.11.2020
ÖZET : Davacının 18 yaşını doldurana kadar erkek yetiştirme yurdunda kaldığının tespiti istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : N.T.
Davalı : Malatya İl Sosyal HizmetlerMüdürlüğü
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle;müvekkilinin, Arapkir Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.1973gün ve E:1973/69, K:1973/53 sayılı kararı ile Malatyaİli hesabına koruma altına alındığını;daha sonra erkek yetiştirme yurduna nakil edildiğini; babasıvefat ettiği için ailesinin bakacak durumunun olmamasınedeniyle 18 yaşını tamamlayıncaya kadar aynı kurumdakaldığını; koruma kararının ne zaman veyanasıl kaldırıldığı davacı tarafındanbilinmemekle birlikte kendisine de herhangi bir tebligatyapılmadığını; davacının işe girmekiçin yaptığı başvuru sırasında yurttan nezaman ayrıldığına dair kayıtbulunmadığından mağduriyetinin söz konusu olduğunuileri sürerek, 5.4.1985 tarihine kadar yani; 18 yaşınıikmal edene kadar erkek yetiştirme yurdunda kaldığınıntespitine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
MALATYA ÇOCUK MAHKEMESİ: 10.12.2019 gün veE:2017/112, K:2019/429 sayı ile, her ne kadar davacı 5.4.1985tarihine kadar yani; 18 yaşını ikmal edene kadar erkekyetiştirme yurdunda kaldığının tespitini talepetmiş ise de; söz konusu talebin mahkemelerinin görevalanında olmadığı, İdari Yargı koluna konuedilebilecek bir talep olduğu, Mahkemelerinin görevlerinin kanun iletahdidi olarak sayıldığı, söz konusutalebindeğerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,yine idari yargıda devam eden bir süreç bulunduğununduruşmada beyan edildiği anlaşılmakla; mahkemelerininyetkili ve görevli bulunmadığı kanaatine varılmakla;mahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MALATYA 1. İDARE MAHKEMESİ: 5.10.2020 gün veE:2020/815 sayı ile, 2577 sayılı Kanun'da sayılan davatürleri içerisinde "tespit davası"nınolmadığının görüldüğü; bu nedenlegörülmekte olan dava bakımından mahkemelerinin görevliolmadığı sonucuna varıldığı,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin E:2002/24, K:2002/23 sayılıkararında da tespit istemli açılan davada adliyargının görevli olduğunun açıkça ortayakonulduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.11.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının 18 yaşını doldurana kadarerkek yetiştirme yurdunda kaldığının tespiti istemiyleaçılmıştır.
Görev uyuşmazlığınınçözümü için, öncelikle, tespitdavasının hukukumuzdaki yerinin incelenmesi gereklidir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda tespitdavasını düzenleyen açık ve genel bir hükme yerverilmemekte ise de; doktrinde ve yerleşik yargısaliçtihatlarla, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığınınsaptanması için tespit davası açılabileceğikabul edilmiş bulunmakta; tespit davasının esasınınincelenebilmesi için de, genel dava koşullarınınyanısıra, dava konusunun bir hukuki ilişki olması ve buhukuki ilişkinin var olup olmadığının önceliklesaptanmasında hukuki yarar bulunması koşullarıaranmaktadır. Buna göre, özel hukuk alanınıilgilendiren bir hukuki ilişkinin saptanması için adliyargı yerinde müstakil olarak bir tespit davasıaçılabilmesi olanaklı bulunmaktadır.
Buna karşılık, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “ İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari davatürleri: iptal, tam yargı ve tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmışolup, tespit davası şeklinde bir dava türüne idariyargıda yer verilmemiştir. Anılan Yasanın “İdariDavalarda Delillerin Tespiti” başlıklı 58/1. maddesi“Taraflar, idari dava açtıktan sonra bu davalara ilişkindelillerin tespitini ancak davaya bakan Danıştay, idare ve vergimahkemelerinden isteyebilirler” hükmünü taşımaktaolup, idari yargıda, ancak, açılmış bir idari davaile ilgili bulunan “delillerin tespiti”nin istenilmesine olanakbulunmaktadır. Buna göre, idari dava türleri arasındasayılmayan tespit davasının, yorum yoluyla idariyargının görevine müstakil bir dava olarak dahil edilmesinehukuken olanak bulunmadığından, idari yargı yerinde, idarehukuku alanını ilgilendiren bir hukuki ilişkininvarlığının ancak açılmış bulunan biridari davaya bağlı olarak delil tespiti kapsamındasaptanabileceği açıktır.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun"Amaç" başlıklı 1. Maddesinde;
"Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardımaihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğerkişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleriyürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş,görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas veusulleri düzenlemektir.";
"Kapsam" başlıklı 2. Maddesinde;
" Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum vekuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuktüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarındaçalışan personeli,sosyal hizmetlerden faydalananları vefaydalanacak durumda olanları kapsar." denilmiş;
Aynı Kanunun "Tespit ve inceleme"başlıklı 21. Maddesinde;
" Kurum, korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olanaile, çocuk, engelli ve yaşlılar ile sosyal hizmetlereihtiyacı olan diğer kişileri tespit ve incelemeklegörevlidir.
Bukişilerin Kuruma duyurulmasında ve incelemeye ilişkin olarakKurum ile işbirliğinde bulunulmasında mahalli mülkiamirler, sağlık kuruluşları ve köy muhtarları ilegenel kolluk kuvvetleri ve belediye zabıta memurlarıyükümlüdürler.";
"Korunma kararı" başlıklı 22.Maddesinde;
"Korunmaya ihtiyacı olan çocukların reşitoluncaya kadar bu Kanun hükümlerine göre Kurumca kurulan sosyalhizmet kuruluşlarında bakılıp yetiştirilmeleri ve birmeslek sahibi edilmeleri hususundaki gerekli tedbir kararı 3/7/2005tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre yetkilive görevli mahkemece alınır. Bu karar için gereklibelgeler Kurumca düzenlenir ve ilgili mahkemeye gönderilir.
Haklarında derhal korunma tedbiri alınmasında zorunlulukgörülen çocuklar mahkeme kararı alınıncayakadar, bu Kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda veya aileyanında mahalli mülki amirin onayı alınmak suretiylebakım altına alınır.
(Ek fıkra: 6/2/2014-6518/17 md.) Sosyal hizmet kuruluşlarınınkendisine teslim edilen çocuk hakkında yapacağı incelemesonucunda hazırlayacağı raporda, 5395 sayılı Kanunun 9uncu maddesi uyarınca çocuğun derhâl korunma altınaalınmasını gerektiren bir durum olmadığı veailesine teslim edilmesinde herhangi bir sakıncabulunmadığı kanaatine varması hâlinde mülkiidare amirinin onayı ile çocuk ailesine teslim edilebilir.":
"Korunma kararının süresi vekaldırılması" başlıklı 24. Maddesinde;
"Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olanakadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararına neden olanşartların ortadan kalkması halinde Kurum yetkililerininönerisi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan öncekaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra daçocuğun rızası alınmak şartıyladevamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunmakararının devamı aşağıda belirtilen şartlarabağlıdır.
a) 18 yaşını tamamlamış olan korunmayaihtiyacı olan çocuklardan;
1. Ortaöğrenime devam edenlerin 20 yaşına kadar,
2.Yükseköğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar korunmakararları uzatılabilir.
b)Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuşçocukların bir iş veya meslek sahibi edilerek kendikendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir.
Bunlardan korunma kararı kalkmış; ancak tek başınayaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kızçocukları, Kurumca himaye olunur. Bu çocukların emekkarşılığı iaşe, ibate veharçlıkları Kurumca karşılanmak kaydıyla Kurumhizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir.
c)Bedensel,zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle sürekli bakımaihtiyacı olan ve çalışmaktan aciz olanÇocukların korunma kararı uzatılır.
Korunma kararı kalkan çocukların Kurumla ilişkilerinindevamı sağlanır. Bu çocuklara gerektiğinde imkanlarölçüsünde Kurumca yardımcı olunur."denilmiş; ve
Ek 1. Maddede;
"Ek Madde 1 – (Ek: 25/2/1988-3413/1 md.; Değişik:6/2/2014-6518/20 md.)
Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarındakorunma veya bakım tedbir kararı alınmış olupfasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil ikiyıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal PolitikalarBakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardanreşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devamedenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul veesaslar çerçevesinde yapılır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangistatüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonlarıtoplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekleriçin ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişiistihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden azolması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az birhak sahibi istihdam edilir.
b) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Bu hükümdenyararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve korunma,bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himayeonayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıliçinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınabaşvururlar. Bu madde hükümleri çerçevesinde Aileve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahibiolduğu onaylananlar Devlet Personel Başkanlığınabildirilir. Hak sahiplerinin atamaları il tercihleri de dikkatealınarak Başkanlıkça kura usulü ileyapılır. İşe yerleştirmede öncelik,sırasıyla lisans, ön lisans ve ortaöğretimmezunlarına verilir.
c) (Mülga: 21/3/2018-7103/24 md.)
ç) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Yerleştirmeyapılacak kadro sayısı 13/12/1983 tarihli ve 190sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında KanunHükmünde Kararnameye tabi kurumların serbest memurkadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları veişçi kadro sayısının toplamının bindebiridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesindeyerleştirme yapılacak yılın başındaki verileresas alınır. Devlet Personel Başkanlığınca bumadde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadrosayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir.Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşrateşkilatları itibarıyla dağıtımınıyaparak yerleştirme dönemlerinde Devlet PersonelBaşkanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerinyerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üstöğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusundaöğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yeralması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara,bunların dışında kalan ortaöğretim veyükseköğretim mezunları için memur unvanlıkadro ve pozisyonlara, diğer öğrenim mezunları içinise yardımcı hizmetler sınıfında yer alan kadro vepozisyonlara yılda üç defadan az olmamak üzere DevletPersonel Başkanlığınca yapılır veyayaptırılır. Ek 1 inci madde kapsamında yerleştirmeyapılacak kurumlarca teşkilat bazındadağıtımın bildirilmemesi hâlinde Devlet PersonelBaşkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinderesen yerleştirme yapılır.
d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktanyararlanarak yerleştirilen ancak herhangi bir nedenle iştenayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri iştenayrılmayı takip eden bir ay içinde, hâlençalışmakta olanların bilgilerini ise yönetmeliktebelirlenecek zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ileDevlet Personel Başkanlığına bildirir.
Birinci fıkra ile sağlanan istihdam hakkından sadece birkez yararlanılabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro vepozisyonlara her ne surette olursa olsun yerleştirilenler bu maddedeverilen hakkı kullanmış sayılır.
190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamıdışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamlayükümlü oldukları kadro ve pozisyonları DevletPersonel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bukurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talepettikleri kadro ve statüler esas alınır.
Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde;yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ilebirlikte diğer kanunlardaki hükümlerebakılmaksızın ve başka bir işleme gerekkalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarınakadrolar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve ilgili kurumun 190sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki ilgili cetvel vebölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdasedilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlindebaşka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmişsayılır.
Yerleştirilen hak sahiplerine ilişkin bilgiler, görevebaşlama tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Aile veSosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilir.
Birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özelsektörde çalıştırılmaları hâlinde,31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesine göreödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarıncabelirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerindenhesaplanan malullük, yaşlılık ve ölümsigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genelsağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesiprimlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birincifıkrasına göre ödenmesi gereken işsizliksigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamısigortalının işe giriş tarihinden itibaren beşyıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bufıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenleryararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanansigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıyaödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarıncateşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumunaverilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresiiçinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin yasalsüresi içinde ödenmesi şarttır.
İşe yerleştirmeyükümlülüğünün takip ve denetimi,yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesi,yerleştirme ve kuraya ilişkin usul ve esaslar ile diğerhususlar, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal PolitikalarBakanlığının olumlu görüşleri üzerineDevlet Personel Başkanlığı tarafından bu Kanununyayımını takip eden üç ay içindeyürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir."hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalara göre tespit istemiyle amaçlanankonu incelendiğinde:
Olayda, tespit davası olarak açılan bu dava ileamaçlanan, 3413 sayılı Yasa ile 2828 sayılı Yasayaeklenen 1. maddeden faydalanmak isteyen davacının, 18yaşına kadaryetiştirme yurdunda kaldığınınsaptanmasıdır. Davacının istemi doğrultusundayapılacak bu tespitin, idari bir işlem tesisi istemiyle davalıidareye ibraz edilmek üzere belge elde etmek amacıylakullanılacağı anlaşılmıştır.
Belirtilen durum karşısında istemin, edadavasının öncüsü niteliğinde bir özel hukukilişkisinin tespitine ilişkin olmayıp, davacının 18yaşına kadar yetiştirme yurdunda kaldığınıntespitine yönelik olduğu ve bu davaya bakılıpbakılamayacağı konusunda idari yargı yerinin görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde idari yargı yeri görevliolduğundan, Malatya 1. İdare Mahkemesince yapılan 5.10.2020gün ve E:2020/815 sayılı başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Malatya 1.İdare Mahkemesince yapılan 5.10.2020 gün ve E:2020/815sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 23.11.2020 gününde ÜyelerdenŞükrü BOZER, Birol SONER, Aydemir TUNÇ'un KARŞIOYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy