T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/637
KARAR NO : 2020/717
KARAR TR: 23.11.2020
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
.
KARAR
Davacı : H.K.
Vekilleri: Av. V.M. - Av. N.A.
Davalı :Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi (ŞUSKİ) GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. N.A.
OL A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle;müvekkiline ait 34 ... plakalı aracın davalıtarafın kusuru ile 30.12.2019 tarihinde neden olduğu zincirlemetrafik kazası neticesinde hasar gördüğü, onarımıiçin masraf yapıldığından bahisle, hasar vedeğer kaybı bedelinin bankalarca mevduata uygulanacak en yüksekfaiz ile birlikte davalıdan tazmini, yargılama giderleri ve vekaletücretinin de davalı tarafa yükletilmesi istemleriyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: E:2020/58 sayılı dosyasında"... Dava, davalı kurumun sebebiyet verdiği iddia olunan maddihasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı iletamir bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100sayılı HMK 1 maddesi; 'Mahkemelerin görevi, ancak kanunladüzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.'düzenlemesi içermektedir.
HMK114/1-b; 'yargı yolunun caiz olması davaşartlarındandır' düzenlemesi içermektedir.
HMK115 maddesi; 'Mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler.'düzenlemesi içermektedir.
Somutolayda dava dilekçesi incelendiğinde; davalının, gerekliizinleri almadan çalışma yaptığı veçalışma yapılan yola gerekli işaret ve uyarıcılevha bırakmadığı belirterek davaaçılmış olup, iddianın ilerisürülüş şekline göre davada hizmet kusurunadayanılmıştır. Kamu hizmeti görmekle yükümlüolan kuruluşlar, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir.(GAZİANTEP BAM 17. HD. 2018/1168E, 2019/2001 K, & Yarg. 17 HD. 2016/18377 E, 2019/8057 K, & Yarg. 17HD. 2016/18488 E, 2019/7769 K, &Yarg. 17 HD. 2016/14025 E, 2019/9516 K,)
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve2015/17-731, 2015/2366 K.sayılı kararı ile de; 'davalının hizmet kusurunadayalı zararın tazmini için açılan eldekidavanıntam yargı davası olması nedeniyle davada idariyargı mercileri görevli olduğundan yerel mahkemece davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasayaaykırıdır.' denilmek suretiyle hizmet kusuruna dayanılarakaçılan davalarda idari yargının görevli olduğubelirtilmiştir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuksistemine dahil yargı kollarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığa hangiyargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelkoşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir.Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalıtarafın, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmetkusurundan dolayı açılan davaların, İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca tamyargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85. vedevamı maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Tarafiddia ve savunması, dava dilekçesinde iddianın ilerisürülüş şekli ve tüm dosya kapsamınagöre, davalı aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak husumetyöneltildiği anlaşılmakla; hizmet kusuruna dayanılarakdavalı aleyhine açılan bu davaya bakma görevi idariyargıya ait olduğundan, davanın, HMK'nın 114 1-b maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usuldenreddine ..." dair verdiği 6.7.2020 gün, K:2020/224sayılı karar verilmiş olup, hüküm, 9.9.2020 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı yöndeki taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞANLIURFA1. İDARE MAHKEMESİ: E:2020/1084 sayılı dosyasında" ... 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta verilen UyuşmazlıkMahkemesinin 24.12.2018 tarih ve E:2018/869, K:2018/850 sayılıkararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.2020 tarihve E:2020/58, K:2020/224 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerineMahkememizde açılan davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu sonucuna varıldığından,Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca, adli yargı yerince verilen öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyasıda temin edilmeksuretiyle görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvuru yapılmasına,Uyuşmazlık Mahkemesinden karar gelinceye kadar iş bu davahakkında karar verilmesinin ertelenmesine, Şanlıurfa 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2020/58, K:2020/224 sayılıdosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmeküzere istenilmesine, ..." dair 30.9.2020 tarihinde ara karar vererek,20.10.2020 gün ve E:2020/1084 sayılı yazı ile Mahkememizemüracaat etmiş, başvuru 30.10.2020 tarihinde kayıtaltına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Burhan ÜSTÜN’ünBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.11.2020günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimBurak CenkİLHAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;meydana gelen trafik kazasında oluşan zararın, olayınoluşumunda kusurlu olduğu ileri sürülen davalıkurumdan tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, "Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; "Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır" hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" denilmiştir.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…" (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden,Şanlıurfa 1.İdare Mahkemesi'nin başvurusunun kabulü ile Şanlıurfa5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6.7.2020 gün ve E:2020/58,K:2020/224sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6.7.2020 gün veE:2020/58, K:2020/224 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 23.11.2020 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.11.2020
ÜYE
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy