T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 646
KARAR NO : 2020 / 693
KARAR TR : 23.11.2020
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.M. D.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili : AvZ. D.
İhbar olunan(Adli Yargıda): İ. Yapı Turizm Elektrik İnşaat San. veTic. Ltd.Şti.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirketin sigortaladığı 34 …. 6335 plakalı aracın, 20.11.2016 tarihinde, sürücüsününkontrolünde Diyarbakır-Elazığ yolu üzerindenDiyarbakır istikametine seyri esnasında maddi hasarlı bir trafikkazası geçirdiğini; maddi hasarın; "yolun yapımve bakımından sorumlu olan kurum ve kuruluşların gerekliuyarı ve yön levhalama ve işaretlemelerini hiçyapmadığından ya da mevzuata uygunyapmadığından" meydana geldiğini; yolunbakımı, onarımı, aydınlatılması.uyarıcı levha, sinyal, ışık ve işaretlemeninyapılması, yolun bilimsel yöntemlere göre inşaedilmesi, coğrafi kurallara uygun olarak yapılması ve yoliçindeki yabancı maddelerden arındırılması,çukurların kapatılması ve buna benzeryükümlülükleri (Bkz. 2918 SK.m.7/l-a.b..c m.l3/l-b.c..m.15/1) olan davalı kurumun bu görevini olay mahallinde savsakladığınıve yol güvenliğini tehlikeye attığını; bu nedenledavalı idarenin olayda asli (%100 oranında) kusurlu bulunduğunu,sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuzolduğunu; müvekkili sigorta şirketinin, poliçekapsamında toplam 7.006,19 TL tazminatı, Şubat 2017günü ödediğini, bu nedenle, Türk TicaretKanunu’nun 1472. maddesi hükmüne göre, müvekkilinin sigortalıaraca hasar verenlere karşı, talep ve dava haklarıbakımından sigortalısının kanuni halefi olduğunu;davalının karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü bulunduğunu; davalı idareyezararlarının karşılanması içinyaptıkları başvurunun reddedildiğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.006,12TL alacağın, ödeme tarihi olan 01.02.2017’den itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiliistemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır3.Asliye Hukuk Mahkemesi: 27.2.2019 gün ve E:2017/877, K:2019/167sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kısmen kabul ve kısmen reddine kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi: 11.10.2019 gün veE:2019/1739, K:2019/1842 sayı ile, kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararların,niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu, buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiği; açılan davada yargı yolu bakımından davanınreddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekildekarar verilmesinin yerinde görülmediğigerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusununHMK'nın 353/1-a,4 maddesi uyarınca kabulü ile, Diyarbakır3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/02/2019 tarih, 2017/877 Esas- 2019/167 Kararsayılı kararının kaldırılmasına; dosyanındaireleri kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmeküzere mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak kararvermiştir.
DİYARBAKIR3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27.1.2020 gün ve E:2019/449, K:2020/43sayı ile, bozma ilamına uyduktan sonra; “(…) Tümdosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11/10/2019 Tarih, 2019/1739E,2019/1842K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere,davalı Karayolları Genel Müdürlüğü kamutüzel kişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunması nedeniyle kamu hizmeti sırasında verdiği iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumluluğun özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlardan olduğu, buzararların tazmini amacıyla davalı idareye karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca idari yargı yerinde tamyargı davası ikame edilmesi gerektiği anlaşıldığından,davanın HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından, HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmişve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere:
1-DavanınHMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davaşartı yokluğundan USULDEN REDDİNE…” kararvermiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR2.İDARE MAHKEMESİ: 16.7.2020 gün ve E:2020/839 sayı ile,”(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasayaaykırı görmeyerek iptal istemini oy birliğiylereddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararına yer verdikten sonra; “(…)Bu durumda, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığından, davaya bakmaklagörevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulması gerektiği sonuç ve kanaatineulaşılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Diyarbakır 3. Asliye HukukMahkemesinin dosyası (dava dilekçesi, Mahkeme Kararı,kesinleşme şerhi) ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıylayapılan 23.11.2020 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında davalı idarenin kusuru bulunduğundanbahisle sigortalıya ödenen hasar bedelinin faiziyle birlikte, davalıidareden rücuen tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşunateslim etmek,
k)(Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamındatakoğraf ve çalışma-dinlenme süreleriyönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmakve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemek,
l)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatlarıböldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğünün görüşünüalarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecekmenfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,
m)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarındankaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafestel çit yapmak,
n)(Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşamalanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarındauyarıcı levhalara yer vermek,
o) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yerverilmiştir.
Kanunun “Karayolu trafikgüvenliği” başlıklı 13.maddesinde de,karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete sigortalı 34… 6335 plakalı aracın geçirdiği trafik kazasıneticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindearaçta maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği, olayın ve maddi hasarın meydana gelmesinde, yolda uyarıları, yön levhalama ve işaretlemelerini mevzuata uygun yapmayan davalıidarenin kusur ve sorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek; 7.006.12TL alacağın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticariavans faizi ile birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 2.İdareMahkemesinin başvurusun kabulü ile Diyarbakır 3.Asliye HukukMahkemesinin 27.1.2020 gün ve E:2019/449, K:2020/43sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUN KABULÜ ile Diyarbakır 3.Asliye HukukMahkemesinin 27.1.2020 gün ve E:2019/449, K:2020/43sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.11.2020 gününde, Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Burhan Şükrü Mehmet Birol
ÜSTÜN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.23.11.2020 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy