T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020 / 533
KARAR NO : 2020 / 576
KARAR TR : 26.10.2020
ÖZET : Davacının, 6/10/1983 tarihinde Emekli Sandığı kapsamında, 657 sayılı yasaya tabi devlet memuru olarak 11 günlük fiilen çalışması bulunduğundan bahisle, sigorta başlangıç tarihinin 6.10.1983 tarihi olarak tespiti/ bu tarihte işe başlama olarak kabul edilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E. G. Vekili : Av. K.F. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. B.Y. O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;müvekkilinin 06/10/1983 tarihinde mecburi hizmetini ifa için MaliyeBakanlığı Eskişehir Defterdarlığıbünyesinde devlet memurluğu görevinebaşladığını, Ankara Üniversitesi SiyasalBilgiler Fakültesini kazanınca memuriyete başlamasından 11gün sonra 17/10/1983 tarihinde mecburi hizmetini ertelettirerek memuriyettenistifa ettiğini; Üniversite öğreniminitamamladıktan sonra, 20/09/1990 tarihinde Maliye BakanlığıAnkara Defterdarlığında memuriyetebaşladığını ve mecburi hizmetini tamamladıktansonra 31/01/1994 tarihinde memuriyet görevindenayrıldığını; bir süre farklıtüzel kişilikler bünyesindeçalıştığını, en son SermayePiyasası Merkezi Kayıt Kuruluşu GenelMüdürlüğünde çalışmaya başladığını, 08/12/2016 tarihinde iş akdinin fesih edildiğini; bununüzerine, işe ilk giriş tarihi 06/10/1983 günüolduğundan, 34 yıllık sigortalılığıbulunduğundan ve 6.670 gün pirimyatırıldığından dolayı 15/12/2016 tarihindeİstanbul Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüneyaşlılık aylığı bağlanmasınıistediğini; davalı kurumun, 60 günlük sürede cevapvermeyerek taleplerini zımnen reddettiğini; idareyetkililerinin şifahi olarak; müvekkilinin ilk sigortalılıkbaşlangıç tarihi olan 06/10/1983 yılında 11günlük devlet memurluğunda kısıt maaşlardanemekli sandığı keseneği kesilmemesi uygulamasıgereğince emekli keseneği (sigorta primi)yatırılmadığından, müvekkilinin 11günlük memuriyetinin işe giriş tarihi olarak kabuledilmeyeceği ve yaşlılık aylığınınbağlanamayacağını ifade ettiklerini; müvekkilinindevlet memurluğuna 06/10/1983 yılındabaşladığının Maliye Bakanlığıkayıtları ile sabit olduğunu, bu konuda biruyuşmazlık bulunmadığını;uyuşmazlığın, işveren MaliyeBakanlığının, emekli sandığıkeseneğinin yatırıp yatırmadığının,işe başlama tarihinin kabulünde esas alınıpalınmayacağı noktasındankaynaklandığını; ancak 5510 Sayılı Kanunun‘‘SigortalılığınBaşlangıcı” başlıklı 7 inci maddesinin (c)bendinde sigortalılığın başlangıcı;(Değişik: 17/4/2008-5754/5 md) (c) bendi kapsamındasigortalı sayılanlar için, görevebaşladıkları.... tarihten itibaren başlar. hükmügereğince, sigortalılık başlangıçtarihinin esas alınmasında prim ödeme şartınınaranmadığını, sadece işe başlamasınınyeterli görüldüğünü; bu hukukidüzenleme karşısında dava konusu işlemingerekçesi{06/10/1983 tarihinde işe başlandığıhalde Maliye Bakanlığınca emekli keseneğigönderilmediğinden (sigorta primiyatırılmadığından) yaşlılıkaylığının bağlanamayacağı} hukuka uygunolmadığından, işlemin iptalinin gerektiğini ifadeederek; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı,İstanbul Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğünün, 15/12/2016 tarihliyaşlılık aylığı bağlanma taleplerininzımnen reddine ilişkin işleminin (emeklisandığına bağlı olduğu dönemde 06/10/19983tarihinde işe başlama olarak kabul etmeme işleminin) iptaline vemüvekkiline 15/12/2016 tarihinden itibaren yaşlılıkaylığı bağlanması ve faiziyle birlikte ödenmesitaleplerinin kabulüne karar verilmesi istemiyle 10.4.2017 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 8.İDAREMAHKEMESİ: 21.4.2017 gün ve E:2017/783, K:2017/969 sayı ile,“(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddesinde; "bu Kanundaaksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarıniş mahkemelerinde görüleceği"düzenlenmiştir. Dava dilekçesi ve eklerininincelenmesinden; bakılmakta olan davanın; davacının, EmekliSandığı'na bağlı olduğu dönemde ilk işegiriş tarihinin, 06/10/1983 tarihi olarak tespit/kabul edilerekyaşlılık aylığı bağlanması isteminiiçeren 15/12/2016 tarihli talebinin, Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğü'nce zımnen reddine ilişkinişlemin iptali ile 15/12/2016 tarihinden bu yana yaşlılıkaylığının bağlanması ve aynı tarihtenitibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemleriyleaçıldığı; davacının taleplerinin, ilk işegiriş tarihi olan 06/10/1983 tarihinin tespitinedayandırıldığı; diğer bir anlatımla;davacının taleplerinin incelenmesinde, ilk işe giriştarihinin tespiti hususunun önemli bir husus olduğu; diğeryandan, yaşlılık aylığınınbağlanması şartlarının oluşupoluşmadığı hususlarının da bu davada irdelenmesigerektiği, davacının sigortalılığınınbaşlangıcının tespitinde, hukuki durum/delilleryanında fiili durumların da önemli olduğu; diğer biranlatımla; davacının sigorta başlangıçtarihinin tespitinin, bu davadaki taleplerin de temelini oluşturduğuaçıktır. Bu durumda; somutuyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanundan kaynaklananbir uyuşmazlık olduğunun tartışmasız olduğu,yukarıya aktarılan 5510 sayılı Kanun'un 101'inci maddesindede düzenlendiği gibi, 5510 sayılı Kanunda aksidüzenlenmediği durumda bu Kanundan kaynaklananuyuşmazlıklarda Adli Yargının görevli olduğu,somut uyuşmazlıktaki taleplerle ilgili yargılamanın daancak Adli Yargı Düzeninde var olan delillerleyapılabileceği, davacının işe başlayıştarihinin tespiti ve bu tespitten sonraki hukuksal durumlarla ilgiliyargılama yapma yetki ve görevinin Adli Yargı olduğusonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönündenreddine…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 41.İş Mahkemesi:21.6.2018 gün ve E:2017/156, K:2018/191 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek;“(…)Davacının sigortalılıkbaşlangıç tarihinin Anadolu Üniversitesi MuhasebeMüdürlüğü ve Bütçe DaireBaşkanlığında çalışmayabaşladığı 06/10/1983 tarihi olduğunun, tahsis taleptarihi olan 15/12/2016 tarihini takip eden aybaşı olan 01/01/2017 tarihindenitibaren yaşlılık aylığına hakkazandığının, 15/03/2017 tarihinden başlamaküzere geç ödenen yaşlılık aylıklarınaay be ay yasal faizi ile birlikte davacıya ödemesi gerektiğinintespitine,…” karar vermiş, bu karara karşı istinafyoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge AdliyeMahkemesi 11.Hukuk Dairesi: 26.6.2019 gün ve E:2018/2556, K:2019/1415sayı ile, “(…)Dava konusu uyuşmazlık 657sayılı kanun kapsamında memur olarak çalışmayabaşladığı 06/10/1983 tarihinin sigortalılıkbaşlangıcına esas alınarak, yaşlılıkaylığı tahsisine karar verilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunun 1. maddesine göre mahkemelerin görevi, ancakkanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamudüzenindendir. Anılan Kanunun 114/1-b maddesi gereğince yargıyolunun caiz olması dava şartı olup, 115. maddesine göreMahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. 5510 sayılı Kanunun101. maddesine göre, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür.” 5434 sayılı Kanununsağlık yardımlarına ilişkin hükümleri 5510sayılı Yasa'nın 106/8 maddesiyle yürürlüktenkaldırılmıştır. Ancak, 5510 sayılı KanununGeçici 4. maddesinde, bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı taktirde; iştirakçi iken bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4/1-cmaddesi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olarak çalışmış olup buKanunun 4/l-c maddesine tabi olarak yeniden çalışmayabaşlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı belirtilmiştir. Statü hukukuna tabiolanlarla ilgili uyuşmazlıkların çözümündegörevli mahkemenin (yargı yolunun) 5510 sayılı Kanunun 101ve Geçici 4. maddesindeki düzenlemeler birlikte değerlendirilerekbelirlenmesi gerekir. 5510 sayılı Kanunun 101ve Geçici 4. Maddeleri ile birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar ile bunların emeklileri ve hak sahipleri yönünden, dahaönce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği, bu kişileryönünden yapılan muamelelerin “idari işlem” ve“idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceğindenbunların iptali için açılan davalarınçözüm yerinin İdari yargı yeri olduğuaçıktır. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.12.2012gün 2012/251E, 263K sayılı; 24.12.2012 gün 2012/536E, 433Ksayılı kararları da bu yöndedir. Dosya kapsamına göre1170 gün 5434 sayılı Yasa kapsamında, 6.670 gün 506sayılı Yasa kapsamında ve 5510 sayılı Yasanın4/1-a bendi kapsamında sigortalılığı ve 06.10.1983 ile17.10.1983 tarihleri arasında Emekli Sandığıiştirakçi numarası verilerek aday memur olarakçalışmaları bulunan davacının, aybaşından sonra işe girilmesi halinde, sonraki aybaşına kadar kesenek kesilemeyeceğini düzenleyen 5434sayılı Yasa'nın 14. maddesine dayalı olarak kesenekkesilmemesi nedeniyle çalışmalarına ilişkin hizmetverilemediği anlaşılmakla, Emekli Sandığı sigortabaşlangıcının belirlenmesi yönündeki isteminidari yargının görev alanına girmesi nedeniyle, yargıyolu yanlışlığı nedeniyle usulden reddine, kabulegöre de; yaşlılık aylığıbağlanması istemine ilişkin talep yönündenuyuşmazlığı çözme görevinin 5510sayılı Yasa'nın 101. maddesi uyarınca iş mahkemelerineait olduğu gözetilerek, aylık bağlanmasınailişkin istem bakımından 15.12.2016 tarihli tahsis talebinin vereddine dair Kurum yazısı getirtilerek, idari yargıtarafından verilecek karar bekletici mesele yapılıp,davanın esasına ilişkin deliller toplanarak sonucuna görekarar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usulve yasaya aykırı olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100sayılı HMK 353/l-a.4 maddesi uyarınca kabulü ile mahkemekararının kaldırılmasına karar vermekgerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı Kurum vekilininistinaf isteminin HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca KABULÜ ile,Ankara 17. İş Mahkemesine ait 21.06.2018 gün ve 2017/156 E. -2018/191 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın yenidengörülmesi için dava dosyasının mahkemesineGÖNDERİLMESİNE…” karar vermiştir. ANKARA 41.İŞMAHKEMESİ: 18.2.2020 gün ve E:2019/194, K:2020/61 sayı ile,“(…)bozma ilamı doğrultusunda davacınınyaşlılık aylığı bağlanması istemineilişkin talep yönünden uyuşmazlığıçözme görevinin 5510 sayılı Yasa'nın 101.maddesi uyarınca iş mahkemelerine ait olduğu gözetilerek,bu istem yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği,söz konusu dosyanın mahkememizin 2020/37 esas sayılısırasına kaydedildiği, Emekli Sandığı sigortabaşlangıcının belirlenmesi yönündeki isteminidari yargının görev alanına girmesi nedeniyle, davayabakma görev ve yetkisi İdari Yargıya ait olmakla HMK 114/1- b,115/2. maddeleri gereği dava şartı yokluğundan USULDENREDDİNE, daha önce bu istem yönünden dava konusu olay ileilgili İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2017/783 esas, 2017/969 kararsayılı ilamı ile davaya adli yargı yerindebakılmasına dair karar verildiğinden mahkememiz kararıkesinleştikten sonra davacının talebi halinde dosyanınolumsuz yargı yolu uyuşmazlığının giderilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararverilmiş, söz konusu yargılama ile ilgili 2020/37 esassayılı dosyadan yargılama devam ettiğinden davacıtaraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: 1-Davacınınyaşlılık aylığı bağlanması istemineilişkin talep yönünden uyuşmazlığıçözme görevinin 5510 sayılı Yasa'nın 101.maddesi uyarınca iş mahkemelerine ait olduğu gözetilerek,bu istem yönünden dosyanın tefrikine, tefrik işlemlerinindavacı vekili tarafından takip edilereksonuçlandırılması için iki hafta kesin süreverilmesine, 2-Emekli Sandığısigorta başlangıcının belirlenmesi yönündekiistemin idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle,davaya bakma görev ve yetkisi İdari Yargıya ait olmakla HMK114/1- b, 115/2. maddeleri gereği dava şartı yokluğundanUSULDEN REDDİNE, daha önce bu istem yönünden dava konusuolay ile ilgili İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2017/783 esas,2017/969 karar sayılı ilamı ile davaya adli yargı yerindebakılmasına dair karar verildiğinden mahkememiz kararıkesinleştikten sonra davacının talebi halinde dosyanınolumsuz yargı yolu uyuşmazlığının giderilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, BurhanÜSTÜN’ün Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ,Nurdane TOPUZ ve Bilal ÇALIŞKAN'ınkatılımlarıyla yapılan 26.10.2020 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Yasa’nın 14.maddesine göre olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için davanın“tarafları, konusu ve sebebinin aynı” olmasıkoşulunun öngörülmüş bulunmasıkarşısında, “adli ve idari yargı yerleriarasında, davacının Emekli Sandığı sigortabaşlangıcının belirlenmesi istemi yönünden”olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu; öteyandan; adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme aykırı olarak, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; idari yargı dava dosyasının Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile kararverildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava/olumsuz görevuyuşmazlığı, davacının, 6/10/1983 tarihindeEmekli Sandığı kapsamında, 657 sayılı yasaya tabidevlet memuru olarak 11 günlük fiilen çalışmasıbulunduğundan bahisle, sigorta başlangıç tarihinin 6.10.1983tarihi olarak tespiti/ bu tarihte işe başlama olarak kabul edilmesiisteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali/ istemindenibarettir. Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının 06.10.1983 tarihinde mecburihizmetini ifa için Maliye Bakanlığı EskişehirDefterdarlığı bünyesinde 5434 sayılı Kanun kapsamındadevlet memurluğu görevine başladığı veÜniversiteyi kazanması üzerine memuriyetebaşlamasından 11 gün sonra 17.10.1983 tarihinde mecburihizmetini ertelettirerek memuriyetten istifa ettiği; üniversiteöğretimini tamamladıktan sonra 20.09.1990 tarihinde MaliyeBakanlığı Ankara Defterdarlığında 5434sayılı Kanun kapsamında memuriyetebaşladığı; mecburi hizmetini tamamladıktan sonra31.01.1994 tarihinde memuriyetten ayrıldığı; 1.2.1994tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında ve 5510sayılı Yasanın 4/a kapsamında sigortalıçalışmaya başladığı ve 08.12.2016tarihinde iş akdinin feshedildiği, bunun üzerine ilk işegiriş tarihi 06.10.1983 günü olduğu, 34 yıllıksigortalılık süresi ve 6670 prim günü dikkatealınarak 15.12.2016 tarihinde yaşlılıkaylığı bağlanmasını talep ettiği; butalebin, idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği;idare yetkililerinin şifahi beyanlarına göre, davacının ilk sigortalılık başlangıcı olan06.10.1983 tarihinde, 11 günlük devlet memurluğunda kıstmaaşından Emekli Sandığı keseneği kesilmemesiuygulaması nedeniyle emekli keseneği yatırılmadığından,davacının 11 günlük memuriyetinin işe giriştarihi olarak kabul edilmeyeceği, yaşlılıkaylığının bağlanmayacağının ifadeedildiği ileri sürülerek; davacının 06.10.1983yılında Maliye Bakanlığı'ndaçalıştığının tartışmasızolduğu belirtilerek; davacının 06.10.1983 tarihindesigortalı olarak çalıştığının ve15.12.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığınahak kazandığının tespitine, 15.12.2016 tarihi itibariyleemekli aylığı bağlanması ve faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle adli ve idari yargıyerlerinde davalar açıldığı; adli yargıyerinde, davacının talepleri ayrılarak davanın tefrikedildiği; davacının yaşlılıkaylığı bağlanması istemine ilişkin talepyönünden uyuşmazlığı çözmegörevinin 5510 sayılı Yasa'nın 101. maddesi uyarıncaiş mahkemelerine ait olduğu gözetilerek, bu istemyönünden dosyanın tefrikine; Emekli Sandığısigorta başlangıcının belirlenmesi yönündekiistemin idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle,davaya bakma görev ve yetkisinin İdari Yargıya ait olduğugerekçesiyle de bu kısma ilişkin görevsizlik kararıverildiği; sonuç itibariyle, olumsuz görevuyuşmazlığının; davacının, 6/10/1983tarihinde Emekli Sandığı kapsamında, 657 sayılıyasaya tabi devlet memuru olarak 11 günlük fiilençalışması bulunduğundan bahisle, sigortabaşlangıç tarihinin 6.10.1983 tarihi olarak tespiti/ butarihte işe başlama olarak kabul edilmesi isteminin zımnenreddine ilişkin işlemin iptali isteminden ibaret olduğuanlaşılmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun "Bu Kanundanönce yürürlükte bulunan sosyal güvenlikkanunlarına tâbi geçen çalışmalariçin bağlanacak aylıkların hesabı"başlıklı geçici 2. Maddesinin ilkparagrafında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihlive 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılıkaylıkları aşağıdaki şekildehesaplanır:” denilmiş, maddenin (c)fıkrasının son bendinde ise, " Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebindebulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da buKanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasınatabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, buKanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göretespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindekihükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanunhükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılıKanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmasıgerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenleriçin, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendihükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. BuKanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 ncimaddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerinbirleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmaksuretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriuygulanır.”hükmüne yer verilmiştir. 5510 sayılıYasa'nın 106. Maddesinin 5.fıkrası ileyürürlükten kaldırılan 24/5/1983tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına TabiOlarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun,1.maddesinde, Kanununamacının; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarınatabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyleilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul veesaslarının düzenlenmesi olduğu; 2.maddesinde; Kanunun, T.C. EmekliSandığına, SosyalSigortalar Kurumuna, Esnaf ve Sanatkarlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna,506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 incimaddesine göre kurulan emekli sandıklarına, tabi çeşitlihizmet süreleri bulunanların emeklilik, malullük,yaşlılık ve bölümleri halinde kendilerine ve haksahiplerine sağlanacak hakları kapsadığı;4.maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerdeçalışmış olanların hizmet sürelerinin,aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylıkbağlanmasına hakkazanıldığındabirleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamınınaylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiş; “Sigortalılıksüresinin başlangıcı” başlıklı6.maddesinde; “Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunantarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. Şukadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hakkazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenlerhariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birinesigortalı olanların sigortalılık sürelerininbaşlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabuledilir.” hükmüne; “Aylığıbağlayacak kurum” başlıklı8.maddesinde; “ Birleştirilmiş hizmet süreleritoplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmetsüresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir. / Ancak,malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma(Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelereatanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunladeğiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göreaylık bağlanır.“ hükmüne; “Uygulanacakesaslar“ başlıklı 10.maddesinde; “BuKanun uyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde vekesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındakiesaslar uygulanır. ” hükmüne yer verilmiş; yine konuyla bağlantılı, mülga 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanununun 60.maddesinde de; yaşlılıkaylığından yararlanma esas ve şartlarının nelerolduğu belirtilmiştir. Yine, 5510 sayılıYasa'nın 106. Maddesiyle yürürlükten kaldırılan5434 sayılı Yasa’nın 14. maddesinin (a)fıkrasında; “Ay başlarından sonra vazifeye girenlerino aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Aybaşlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylıkveya ücretlerinden tam kesenek alınır. ” düzenlemesi, "Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı ”başlıklı 30. maddesinde "İştirakçilere bukanunun 13.maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14.maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınankeseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar. ”düzenlemesi yer almıştır. Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri”başlıklı Geçici 4.maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun bazıhükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda,5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanunagöre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği; davacının, 6/10/1983 tarihinde EmekliSandığı kapsamında, 657 sayılı yasaya tabi devletmemuru olarak 11 günlük fiilen çalışmasıbulunduğundan bahisle, sigorta başlangıç tarihinin6.10.1983 tarihi olarak tespiti/ bu tarihte işe başlama olarakkabul edilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptaliisteminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; davanınbu kısmının idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın, davacının Emekli Sandığıkapsamında, 657 sayılı yasaya tabi devlet memuru olarak 11günlük fiilen çalışması bulunduğundanbahisle, sigorta başlangıç tarihinin 6.10.1983 tarihiolduğu yönündeki iddiasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevliolduğundan, İstanbul 8.İdare Mahkemesinin 21.4.2017 gün veE:2017/783, K:2017/969 sayılı görevsizlik kararının,belirtilen bölüme ilişkin kısmınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanın;“davacınınEmekli Sandığı kapsamında, 657 sayılı yasaya tabidevlet memuru olarak 11 günlük fiilen çalışmasıbulunduğundan bahisle, sigorta başlangıç tarihinin 6.10.1983tarihi olduğu yönündeki iddiasının”görüm ve çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul8.İdare Mahkemesinin 21.4.2017 gün ve E:2017/783, K:2017/969sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ, “belirtilenbölüme ilişkin kısmının” KALDIRILMASINA, 26.10.2020 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Burhan Şükrü Mehmet Birol ÜSTÜN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Bilal TUNÇ TOPUZ ÇALIŞKAN
Full & Egal Universal Law Academy